The most dangerous addiction today isn't a substance.
Research on 100,000 people confirms that heavy short-form video use is just voluntary cognitive decline. We are actively training our brains to fail at hard tasks.
If you can simply sit with a problem for 10 minutes without swiping, you have a massive competitive advantage.
Basically, boredom is the new IQ.
Yavaş yavaş anlayacaksınız bundan 100 sene once yaşayan insanlar gibi bizde yok olacagız sevinçlerimiz üzüntülerimiz endişelerimiz anlamsız olacak.
Bu platformlarda geçici ve anlamsız şeyler için başka başka insanlar kavga edecek kalp kıracak başka başka çiftler insanlar gruplar takımlar ekipler paylaşılacak linç edilecek takdir edilecek sempati veya nefret toplayacak belki biri kadın böyle olmalı erkek böyle olmalı yazacak başkası şu yaşta evlenin şunu yapın insan dedigin böyle olmalı böyle olmamalı gibi radikal fikirlerini paylasacak. Başka başka şeyler trend olacak yeni yeni modalar inanç sistemleri siyasi akımlar ve görüşler çıkacak başka insanlar çıkar için birbirini ezecek bambaşka yayıncıların ünlülerin draması dönecek ve başka insanlar onları savunacak veya yerecek ve hepsi bizim zannettiğimiz gibi o kazandıkları para mülk veya kazandıkları takipçi veya üstün geldikleri tartışma onları mutlu edecek kurtaracak zannedecek. Bu döngü ebediyete kadar devam edecek. Bu yüzden kalan zamanınızı mutlu geçirin yapabileceginiz en mantıklı şey bu olur. Nihayetinde herşey zaten anlamsız bu dünya kocaman bir ilüzyon.
Ben bu durumu yıllardır dile getiriyorum!
Amerikan Psikoloji Derneği ancak karar vermiş!
Sosyal medya doğru kullanılırsa çok yararlı bir araç, lakin sadece komik video izleyip sürekli kaydır yapıyorsanız büyük risk altındasınız!
Sürekli dopaminerjik uayaran ile hipotalamus büzüşmesi/beyin küçükmesine adaysınız!
Dahası dopamine karşı hissizleşmeye adaysınız!
ARTIK SİZİ MUTLU EDEN HER ŞEYE HİSSİZLEŞEREK MUTSUZ OLMAYA ADAYSINIZ!
Sürekli uyarı halinde HPA aksınız hep alarmda ve savaş kaç modundasınız!
Kotizolünüz tavan!
SOSYAL MEDYA KANSER YAPAR desem yeridir! Kortizol yüksekse, immün sisteminiz baskı altında her türlü hastalığa açıksınız!
Siz basit sanıyorsunuz ama işler öyle değil...
Araştırmalar gösteriyor ki, dünya genelinde evlilik oranları, doğurganlık ve gençler arasında cinsel ilişkiye yönelik ilgi belirgin biçimde düşüyor. Bu dönüşümün kök nedenleri arasında ise –yaygın kanaatin aksine– finansal yoksulluk ilk sırada yer almıyor.
Günümüzün en derin toplumsal kırılmalarından biri, sosyal medyanın yetersizlik hissini “tatmin etme” aracına dönüşmesi. İnsanlar kendi hayatlarını, başkalarının seçilmiş ve idealize edilmiş görüntüleriyle kıyaslayarak giderek daha yüksek bir aşağılık kompleksi geliştiriyor. Gösteriş kültürü bir “etkileşim yarışı”na evriliyor; etkileşim ise bir statü ölçütü gibi sunuluyor. Günün sonunda hakikati bilim ve adalet değil, sosyal medyada öne çıkarılan yapay gündemlerin etkileşim oranı belirliyor. Pazarlama endüstrisi önce insanlara “yetersizsin” duygusunu aşılıyor, ardından bu yetersizliği giderecek ürün ve yaşam tarzı vaat ediyor. Bunu da sosyal medyada gündem olan popüler kültür algısıyla yapıyor: Bu mekana gitmelisin, şunu yemelisin, şöyle giyinmelisin, şurada tatil yapmalısın, şu telefonu almalısın, şu sertifikayı CV'ne eklemelisin ve işte şimdi toplumda kabul gören biri haline geldin ve artık hazırsın! Fakat bu döngü, tüketimi artırsa da hiçbir zaman gerçek bir tatmin üretmiyor! Bunun aksine, bağımlılığı derinleştiriyor.
Bu atmosferde, kadının bedensel meta haline gelmesi, erkeğin ise para ve statü üzerinden değersizleştirilmesi, bu ikisine erişim için her yolun (suç veya ahlaksızlık) meşru olduğu algısının öne çıkarılması sonucunda sosyal medya, flört uygulamaları, cinsel içerik ekonomisi üçgeninde yeni bir “takas kültürü” yaratıyor. Bu kültür, aile kurumunu yavaş ama istikrarlı biçimde aşındırıyor.
Bugün toplumların ortak davranışsal psikolojisi, sahip olduklarını sürekli “daha iyisi” ile kıyaslamak üzerine kurulu. İnsanlar bu kıyaslamanın peşinde koşarken vakitlerini, sağlıklarını, ilişkilerini, güven duygularını ve nihayetinde kendi benliklerini kaybediyorlar.
Ve asıl yoksulluk tam da budur: Kendi hayatını, başkalarının vitrinde sergilediği illüzyonlarla ölçerken, gerçek değerlerini yitirmek ve sahip olduğun asıl değerlerin bilincine asla varamamak...
📚https://t.co/l0qYvJOrzR
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
1997 yılında inşaa edilen yeni tiyatronun zemininde de aslına uygun olarak fındık kabuğu kullanılmak istenmiş. Uygun fındık Giresun’dan tedarik edilmiş. Bu da böyle bir bilgi.
Arkeolojik çalışmamalarda eski yapının zemininin çüruf, kül, çamur ve fındık kabuğundan oluşan bir harçla kaplı olduğu görülmüş. Fındık kabuğu yağmur suyunun toprağa hızlı karışması ve yerin kuru kalmasını sağladığı için kullanılmış.
Beyler bu hayat ile ölüm dengesi çok tuhaf lan, giyinmiş kuşanmış koca adam 2 gün önce gömüldüğü yerde dolaşıyor, 2 gün sonra kefenle gelip oraya gömülüyor. Yemin ederim iğneden ipliğe, yerden göğe kadar saçma sapan bomboş bir düzen içinde oyalanıyoruz. Ölüm var lan ölüm..
İki görsel arasında 2 hafta var.
Çocuklara ve halka layık gördükleri ülke bu.
Alttaki fotoğraf bir ilkokul öğrencisinin evinden okula götürdüğü 'öğün'.
Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş:
"İçki ve Sigara içmeme boykotu tam altın vuruş olur. 1 adet 70’lik şişe içkinin 1 kadehi sizin kalanı devletindir. 1 paket sigaranın içindeki 20 dalın 16 tanesi devletin kalan 4 dal sizindir."
Çeşitli ülkelerde, şehirlerde olan arkadaşlarımın hikayelerini izliyorum hiç birine özenmem de Gaziantep’e gidip lokanta lokanta gezene çok özeniyorum.
🚬sigara ve vape gibi nikotinli ürünleri bırakmayı kolaylaştırmak için bazı supplement tavsiyeleri ve genel öneriler vereceğim. bunları zamanında kendim için yeni bilimsel makalelerden bulmuştum. bende işe yaradı. çevremde çok insanda işe yaradı. 20-30 sene önceden kalma antika tavsiyelere benzemez. ihtiyaç duyan insanlara gönderebilirsiniz.
vücudumuza nikotin aldığımız zaman dopamin salgılıyoruz. bu bize kendimizi iyi hissettiriyor. fakat sigarayı ya da diğer nikotinli ürünleri bıraktığımız zaman bu dopamin eksikliğinden ötürü çok fena depresif bir moda düşüyoruz. ilk günler bırakma motivasyonuyla bunun üstesinden gelsek de 2. haftada falan bu moral bozukluğuna dayanamıyoruz. çoğu insan da buralarda geri başlıyor.