GİT, KÜÇÜK EMRAH'TAN İSTE...
Onur Akın,
Selda Bağcan
Edip Akbayram Ailesi
Cahit Berkay
Zülfü Livaneli...
Bu onurlu isimler, "Butlancı" zihniyetin, eserlerini kullanmasına izin vermediklerini açıklamışlar.
Atanmış Genel Başkan ve çevresinin, bu durumda kimden şarkı ya da müzik isteyeceği merak ediliyor.
Baş örtülü bacılarımız diyerek yola çıktılar, bir anneyi çırıl çıplak arama ve çocuklarıyla tehdit etme noktasına geldiler.
Çünkü ortada suç yok.
Suç yaratmak için, işkencenin türlüsünü yapıyorlar.
Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Mansur Yavaş üçlüsüyle hiçbir şekilde başa çıkamıyorlar.
Karşımızda böyle bir iktidar, böyle bir troll ordusu olduğu sürece, hamdolsun, çok kolay olacak.
İBB davası sanığı, “Örgüt yöneticisi” dedikleri Murat Gülibrahimoğlu…
Kendi şirketinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 4 lüks araç tahsis etmiş. Bu araçlar 19 Mart sonrası da kullanılmış.
Kime tahsis etmiş?
Akın Gürlek’e…
İ��te çürümenin, yozlaşmanın belgesi!
Acımız çok büyük, kelimeler boğazımızda düğümleniyor...
Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız, Gülşah Durbay’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyim. O, sadece bir belediye başkanı değil; gençliğinin baharında, en zorlu hastalığa karşı bile "Halkım için çalışacağım" diyerek dimdik duran, azmiyle hepimize örnek olan bir mücadele insanıydı.
Hastalığının en ağır günlerinde bile yüzünden tebessümü, yüreğinden hizmet aşkını eksik etmedi. Biz ondan razıydık, Allah da ondan razı olsun. O mücadelesini, güler yüzünü ve cesaretini asla unutmayacağız.
Suruç’a komşu olan Ayn el-Arab’ta bulunan Kobani Üniversitesinde teröristler, silah eğitimi almaya başladı.
Bunların her biri gerektiğinde Türkiye tarafına geçerek TUSAŞ saldırısının bir benzerini yapabilecek yavru teröristler olarak büyütülüyorlar.
Ekrem İmamoğlu özellikle paylaşılmasını istiyor !!!
İbretiâlem için paylaşın saygıdeğer vatandaşlarım:
560 milyar yolsuzluk var dediler, İBB’nin 6 yıllık bütçesinin bile o kadar olmadığı açığa çıktı.
Terör bağlantısı var dediler, fos çıktı.
Evlerde para var dediler, çocukların kumbaraları çıktı.
Bedavaya villa aldı dediler, kapora çıktı.
Belediyeden vinçle kasa çıkardılar dediler, yalan çıktı.
Cenaze aracıyla rüşvet parasını yurt dışına kaçırdılar dediler, araçların yurt dışına çıkamadığı açığa çıktı.
Lüks villa dediler, konut çıktı.
Çöp kamyonu ile para taşıdılar dediler, iddianın kendisi çöp çıktı.
Parkelerin altına para koydular dediler, hayal ürünü çıktı.
1200 telefon dağıttılar dediler, yalan çıktı.
Kiptaş’tan daire dağıttılar dediler, yine yalan çıktı.
Lüks araçlar garajda dediler, arabalar başkasının çıktı.
Şirkete ihale yağdırıldı dediler, hiç ihale almadığı açığa çıktı.
Sağlam delil var dediler, hayal mahsülü tanıklar çıktı.
Ciddi belgeler var dediler “..duymuştum” “sanırım” çıktı.
MASAK raporu var dediler, 5 günde uyduruk rapor hazırlattıkları açığa çıktı.
Ciddi rapor var dediler, raporu imzalayacak uzman bulamadıkları ortaya çıktı.
Büyük yağma var dediler, kendi dönemlerindeki işler çıktı.
Aynı kurumda çalışan kişilere neden birbirinizle görüşüyorsunuz dediler, güzel bir komedi çıktı.
Veriler çalınıyor dediler, kuyruklu yalan çıktı.
İBB Berkay Gezgin’e para yolladı dediler, yalan çıktı.
Hepsi zenginleşti dediler, mal varlıklarında artış olmadığı ortaya çıktı.
Valizlerde para taşınıyor dediler, sinyal kesiciler çıktı.
Şikayet edenler CHP’li dediler, hepsi kendi adamları çıktı.
Müdür bizi tehdit etti dediler, tam tersi çıktı.
Kamuyu zarara uğrattılar dediler, yine tam tersi çıktı.
Şikayetçiler suç makinesi çıktı.
Şahitler husumetli, kamudan rantları kesilen yağmacı çıktı.
Gizli gizli niye görüştünüz dedikleri insanların orada olmadığı açığa çıktı.
Birilerinden rüşvet istediler dediler, kendi dönemlerindeki işler çıktı.
Naylon fatura işi yapıyorlar dediler, kendi adamları çıktı.
Dosyada gizlilik var deyip her şeyi kendileri sızdırdılar, boy boy haberler çıktı.
Bunlar dış destekli dediler, darbe öncesi kendilerini dışarıdan icazet aldığı açığa çıktı.
Hasılı kelam; örgüt dediler örgüt çıkmadı, suç dediler suç çıkmadı.
Son birkaç günde yaşananlara bakınca şimdi de tutukluları, şantaj ve tehditle yalancı şahitliğe zorladıkları ayyuka çıkıyor.
“Daha neler neler var, turpun büyüğü, dananın kuyruğu, ahtapotun kolları var” diye konuşanların, şimdi ellerinde kala kala sadece tehditle ve şantajla aldıkları tutuklu beyanları kaldı.
Bu millet sizin uyduruk dosyanıza nasıl kanmadıysa, tutuklayıp hiç utanmadan çoluğu çocuğuyla, malı mülküyle tehdit ettiklerinizin zorla alınmış beyanlarına da kanmaz.
Bu satırlar 155 yıl önce sizin için yazılmış:
“Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan,
Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın?
En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”
Ekrem İmamoğlu @CBAdayOfisi
“Korkma. Ne ile karşılaşırsan karşılaş. Sevgiyle yürüyen, her fırtınalardan geçer sağ salim.”
Biz, kendimizi millete emanet edenleriz. Güzel ülkemiz için hapiste de dışarıda da olsak bu fırtınadan sağ salim geçeceğiz.
Bu milletin birliğini, dirliğini, huzurunu bozmak isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz, bu milletin iradesini yok sayanlara da teslim olmayacağız.
Arayanlara, soranlara, üzülenlere, kınayanlara teşekkür ediyorum.
Bugün İstanbul’da yarından itibaren de tüm Türkiye’de programımıza daha güçlü daha kararlı şekilde devam edeceğiz.
Genel Başkanımız Sn.Özgür Özel’e yapılan menfur saldırıyı kınıyorum.
Saldırganın ve tüm bağlantılarının ivedi bir biçimde ortaya çıkarılmasını talep ediyorum.
Ülkeyi idare edenlerin şuursuz bir biçimde “telef etmeyi” konuştuğu yerde, böyle kendini bilmez alçaklara, provokatörlere gün doğar.
Geçmiş olsun Sn.Genel Başkanım @eczozgurozel
İktidarın zulmünden bıkanlar, traktörlerinin sesini dünyaya duyuranlar meydanları doldurdu taşırdı, ezberleri bozdu.
'Kalem' diye övündükleri Yozgat'tan bir kez daha söz veriyorum, çiftçi kazanacak, köylü kazanacak, millet kazanacak!
Bizi eksiltebileceklerini sanıyorlar ama milyon milyon çoğalıyoruz. Samsun’dan başlayan yürüyüşümüz yurdun dört bir yanına yayılacak.
Milletimizi her haftasonu bir ilde, hafta içi İstanbul’da bir ilçede yapılacak mitinglere davet ediyorum.
Zulmedenler gidecek millet kazanacak.
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
Ne kara kışlar gördü bu ülke. Ne baskılar, zorbalıklar.
Kendini ev sahibi, milleti kiracı zannedenlerin hoyratlıklarını gördü.
Ama asla sinmedi, korkmadı, vazgeçmedi, geri adım atmadı.
Millet varsa demokrasi var, millet varsa hak, hukuk adalet mücadelesi var.
Millet yine kazanacak, ��ünkü millet büyüktür.
“Dolar 3 lira olursa yüzüme tükürün” diyen Yiğit Bulut’u, dolar 38 lira olduğunda saraya danışman yaparsan; bu ülke daha çok et, yumurta, ekmek kuyruklarına gebe olur, Erdoğan!
86 milyona sesleniyoruz:
Gıda kuyruklarında değil, bir pazar sabahı sandık kuyruklarında buluşalım!
Bu düzeni hep birlikte değiştirelim!