BU MECLİS'İN YENİ ANAYASA YAPMA YETKİSİ YOKTUR
Çünkü yeni anayasaları "tali iktidarlar" değil ancak "kurucu iktidarlar" yapabilir.
Bir hukukçunun Aslî Kurucu İktidar ile Tali Kurucu İktidar farkını bilmemesi düşünülemez.
Bu nedenle herkese anayasa Profesörü Kemal Gözler'in "ASLÎ KURUCU İKTİDAR - TALİ
KURUCU İKTİDAR AYRIMI:
TBMM YENİ BİR ANAYASA YAPABİLİR Mİ?" başlıklı makalesini okumanızı öneririm.
En önemli anayasacılarımızdan Gözler makalesinde diyor ki;
"Aslî kurucu iktidar, hukuk boşluğu (vide juridique, legal vacuum)” ortamında belirir. [s.47] Bir hukuk boşluğu ise ya baştan itibaren vardır; ya da sonradan yaratılmıştır."
"Aslî kurucu iktidar, ikinci olarak sınırsız bir iktidardır.
Zira hukuk-dışı niteliğini açıkladığımız yukarıdaki paragrafta belirttiğimiz gibi, bu iktidar devrim, hükûmet darbesi gibi olağanüstü durumlarda ortaya çıkmakta, mevcut rejimi devirmekte, anayasayı ilga etmektedir. Böyle bir iktidarı sınırlandırabilecek herhangi bir hukukî kural veya güç yoktur."
"Tali kurucu iktidar, bir anayasayı yine o anayasada öngörülmüş usûllerle değiştirme iktidarıdır."
Yani mevcut anayasadaki ilk dört madde değiştirilemez dendiğine göre, ilk dört maddeyi yeni anayasa adı altında değiştiremezsiniz.
Bunu değiştirmek için ancak bir darbe yaparak veya savaş kazanarak (Kurtuluş Savaşı) hukuku sıfırlamanız gerekir.
Özetle....
"Yukarıda açıkladığımız gibi kurucu iktidar, aslî kurucu iktidar ve tali kurucu iktidar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yeni bir anayasa yapma işi aslî kurucu iktidar, mevcut bir anayasada değişiklik yapma işi de tali kurucu iktidarın yetkisindedir. Diğer bir ifadeyle, yeni bir anayasa yapma işi, tali kurucu iktidarın değil, aslî kurucu iktidarın işidir."
Peki bir anayasa değişikliği ihtiyacı var mıdır?
Kesinlikle vardır.
16 Nisan 2017 anayasa değişikliği ile geçilen "güçler birliğinden", "mutlak güçler ayrılığına geçiş için bir anayasa değişikliği şarttır.
Bunu dayatması gereken de muhalefettir.
@herkesicinCHP@Akparti@RTErdogan@eczozgurozel
Ermeni Soykırım propagandasında kullanılan Malta yalanlarını belgelerle çürüterek, soykırım iddialarını Malta Yargılaması gerçeğini ortaya koyarak çökerten Sn. Bilal N. Şimşir'i (1976) ve Sn. Turgut Özakman'ı da (2005) saygı ve özlemle anıyoruz. Yapıtlarında yaşasınlar.
16 milyon emekli, dul/yetim ailesinin açlık sınırının altında bir gelire sahip olmasının nedeni; "ne enflasyon", "ne deprem", "ne de dış güçler"dir. Tek sorumlu AKP hükümeti ve uyguladıkları politikalardır.
Bu politikaların başında 2008 yılında %70 olan aylık bağlanma oranı(ABO) ile %100 olan gelişim hızını(refah payını) %30'lara düşürmesi yeralmaktadır. AKP hükümeti bilinçli bir şekilde emeklileri fakirleştirmiştir.
Bu yetmezmiş gibi 2012 sonrası da emeklinin birikimlerini yabancılara harcayarak adeta emeklileri "kuru ekmeğe" muhtaç hale getirmiştir.
AKP hükümeti, Türk emeklileri yerine yabancıların yaşam kalitesini iyileştirilmeyi tercih etmiştir.
Zafer Partisi'nin tercihi 16 milyon Türk emeklisidir. @zaferpartisi
13 Mayıs 1920
Ankara'da Meclis'in açılmasının ardından, 3 Mayıs 1920'de Padişah'ın desteklediği Düzce isyancıları Bolu'yu ele geçirirler.
-Bolu kaymakamı dahil 13 kişiyi parçalayarak öldürürler. Subayları çırılçıplak soyarak şehirde dolaştırırlar, sonra da kurşuna dizerek öldürürler.
-Padişah halkı ayaklandıran 16 kişiye, "Mecidiye Nişanı" (Madalya) verir. (13 Mayıs 1920).
Padişah Vahdettin, vatanın, milletin namus ve şerefini kurtarmak için işgalcilerle mücadele eden kahramanlara karşı böyle savaş açmıştı. Amacı koltuğunu korumaktı.
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı:
“Anayasa tartışmalarının olduğu dönemde ‘Yabancı dilde tabela bir haktır’ sözü çok tehlikelidir.
Atatürkçü olduğunu söyleyen siyasi partinin lideri söylüyorsa, bu daha da endişe vericidir. Allah, Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletini korusun.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2015 yılında yaptığı açıklamada ;
‘’Araç saltanatı diye ortalıkta bu işin istismarını yapanlar, topu topuna genel müdür ve üstünden bahsediyor.
Taş çatlasa 2 bin genel müdür var. Hadi 40 müsteşar ve 100 müsteşar yardımcısı olsa abartıyorum, 26 bakan bunların hepsini toplasanız Türkiye’nin milli gelirinde, bütçesinde çerez parası değil, çerez...’’ demişti
Bugün Tasarruf Tedbirleri kapsamında yaptığı açıklamada ise ;
‘’Kamuda taşıt sayısı ve kullanımına sınır getirilecek. 3 yıl süreyle yeni araç alınmayacak ve kiralama yapılmayacak. ‘’ dedi.
Aklın yolu bir! Er geç doğru ortaya çıkar.
Emperyalizme, Saltanata ve Hilafete karşı kurtuluşa giden tarihsel devrimin ilk adımı… Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde nice 19 Mayıs’lara!. Kutlu olsun..
https://t.co/uThmpOICXM.
Zafer Partisi kurulduğu zaman CHP’nin 2 çalıştay yapıp, onlarca uzmanı konuşturup, 13 milletvekili ile hazırladığı resmi politikası “Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kuracağız, sığınmacılara vatandaşlık vereceğiz” şeklinde idi.
Şimdi CHP gençler “Ülkemde Mülteci İstemiyorum” diye bağırarak Zafer Partisi gençlik kollarının sloganlarından birisini kullanıyor.
Atatürkçü CHP’li gençler sonunda Zafer Partisi gençlik kollarının diğer sloganını da kullanacaklar. ZAFER GELECEK, SIĞINMCILAR GİDECEK. Çünkü biz samimiyiz, söylediklerimize inanıyoruz. @zaferpartisi@zafergenclikgm
Yıldırımlar yaratan bir ��rkın ahfadıyız, Tufanları gösteren, tarihlerin yâdıyız, Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti, Cehennemler kudursa, ölmez nigâhbanıyız.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun.
Atatürk'süz 19 Mayıs ha! Ne zavallıca, ne acınası bir düşünce bu! Bu zavallı, bu acınası düşüncenin sahipleri Atatürk'ü yenemeyeceklerini, Atatürk'ü halkın kalbinden söküp atamayacaklarını hala anlamadılar!
Atatürk'süz ne Çanakkale Muharebeleri, ne Kurtuluş Savaşı ne de Cumhuriyet anlatılabilir; iktidarın, Atatürk'süz yeni bir yakın tarih yazma çabası başarısızlığa mahkumdür. Buna izin vermedik, vermeyeceğiz.
Siz Atatürk'süz 19 Mayıs kutlamaya kalkarsanız, Türk milleti gelir Atatürk'ü olması gereken yere koyar, siz de aval aval bakakalırsınız.👏
Beni bütün samimiyeti ve nezaketiyle ağırlayıp oldukça samimi bir ortamda kendimi ifade edebilme imkânı sunan Sayın Fatih Altaylı'ya teşekkürlerimi sunuyorum. Ne mutlu ki bunca kötüye ve kötülüğe rağmen bu memlekette iyi, dürüst, vicdanlı insanlar hâlâ var.
Yıl 1919, İstanbul işgal altında.
İstanbul’dan ayrılacak Türk vatandaşlarına vize uygulaması.
-Bandırma Vapuru’nun Samsun’a gidişi için yolculara ve atlara da vize verilmiştir.
-İnsan bu vatanda yaşar da Atatürk’ü sevmez mi?
#19Mayıs1919
Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs ile en umutsuz görünen anlarda Türk milletinin cesaretini, iradesini ve bağımsızlık yolundaki kararlığını tüm dünyaya haykırmıştır. 19 Mayıs mücadelesi, Türk milletinin ruhuna işlemiştir ve kimse tarafından köreltilemeyecek kadar kutsaldır.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm kahramanlarımızı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun.
ŞİMDİ KONUŞSANA BURHAN...
Yakın geçmişte benim gibi "geçmişi belli, sicili tertemiz ve onur duyulacak" gazetecileri adeta "bir hain şer network'ü" içinde gizli faaliyet gösteren ajanlar" gibi fişleyerek raporlar yayınlayan SETA isimli kuruluşun başkanı BURHANETTİN DURAN beyefendi.
Yabancı yayın kuruluşlarında çalışmış olmayı, oralardan maaş almayı, ya da bazı basın-yayın organlarının AB benzeri yerlerden "fon" alarak faaliyet göstermesini, yayınladığınız "çakma istihbaratçıvari" raporlarla "Devlete - millete karşı işlenmiş suç" gibi gösteren sizlerin AB'den "fon aldıkları" ortaya çıktı.
İki çift lafınız, bir kelime özrünüz olacak mı?
Yaptığınız terbiyesizliğin, hain fişlemelerin ve seviyesiz saldırıların suçluluk duygusu azıcık çökmeyecek mi üzerinize?
Utanmadınız mı hiç?
Utanmadınız mı, alnı tertemiz, başı dimdik gazetecileri fişlemeye, milletin önüne "hain - ajan" diye atmaya?
UTANMIYOR MUSUNUZ?
(Görseller: SETA raporundan)