4 Eylül 1919 günü toplanıp 11 Eylül’de;
Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür parçalanamaz,
Kuvvay-ı Milliye’yi amil ve İrade-i Milliye’yi hakim kılmak esastır,
Manda ve himaye kabul olunamaz,
Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekûn direnecektir,
Bütün cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir
diyerek işgal altındaki Anadolu’nun ortasından emperyalizme ve işbirlikçilerine meydan okuyan Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümü kutlu olsun.
Büyük Atatürk’e, kongreyi açan 38 yiğit delegeye, Kuvvay-I Milliye kahramanlarımıza ve aziz şehit ve gazilerimize minnet, şükran ve saygıyla.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
#LaikÜniterUlusDevletimizDilBirliğimizBölünmezBütünlüğümüzTartışılamaz
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Emperyalist işgale karşı milli vicdandan doğan bütün milli cemiyetlerin “Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirildiği, Milli Mücadele'nin hukuki meşruiyet zemininin oluşturulduğu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Burada bir milletin kurtuluşunu hazırlayan kararlar verildi.” dediği Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümü kutlu olsun!
Büyük Atatürk ve Kemalist Devrimcilere minnetle.
#SivasKongresi #YenidenAtatürkCumhuriyeti #AtatürkteBirleşmeZamanı
“Nevruz Bayramı” deyip kentleri birbirine katan, 14 Ağustos PKK ihaneti başlangıcını “Diriliş Bayramı” utanmazlığıyla kutlamaktan çekinmeyen, “4 parça Kürdistan” söylemi peşinde emperyalizmin vatanımızı bölme projelerinin taşeronluğuna soyunan, ama lafa gelince sürekli “Kurtuluş Savaşı’nı birlikte yaptık, Cumhuriyet’i beraber kurduk” diyen DEM adlı siyasi partinin; Zafer Bayramı dahil hiçbir Ulusal Bayramımızı kutlamaması, ne kadar samimiyetsiz olduklarının ve sözlerinin gerçekle hiçbir ilgisi olmadığının somut kanıtıdır.
#LaikÜniterUlusDevletimizDilBirliğimizBölünmezBütünlüğümüzTartışılamaz
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Zafer'in 104. Yılında ATEŞLE OYNAMAYIN !
Genel Başkanımız Mustafa Hüsnü Bozkurt, bu haftanın “Kemalist Bakış” programında “27 Ağustos 2026” saat 21.00’den başlayarak siz değerli ADD TV YouTube Kanalı izleyicileri ile buluşuyor.
Programımızı izlemeniz dileğiyle...
İZLETİ BAĞLANTISI: https://t.co/lJJQEsSnUf
DESTEKLERİNİZLE GÜÇLÜYÜZ: Abone Ol, Beğen, Paylaş! #YenidenAtatürkCumhuriyeti #ATATÜRKTEBİRLEŞMEZAMANI #ADDTV
Herkes, ama özellikle siyasetçiler bilmek zorundadır!
1924 Anayasası 88. Madde:
“Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk ıtlak olunur (Türk adı verilir).
1982 Anayasası 66. Madde:
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.”
(Bu maddenin
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.” diyen 2. cümlesi 3 Ekim 2001’de yürürlükten kaldırılmıştır)
1982 Anayasası 10. Madde:
“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”(Böyleyken “Eşit Yırttaşlık” talebi nedir? Başka ne yazılırsa bazıları eşit yurttaş olacaktır?)
Atatürk/Vatandaş için Medeni Bilgiler Kitabı/1931:
“ Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
“Milli hudutlar içindeki Türk Milleti’ni etnik kökenlerine göre ayrıştırmak, birkaç düşman aleti beyinsiz mürteciden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir bırakmamıştır.
“Türk milletini etnik unsurlara ayırma çabaları, milletin toplumsal düzenini bozmaya çalışan vatansız ve milliyetsizlerin gizli ve kirli emellerdir.”
Atatürk/10. Yıl Nutku/29 Ekim 1933
“Türk Milleti” hitabıyla başlar, “Ne mutlu Türküm diyene” diye biter (Ne mutlu Türk olana, Ne mutlu Türk ana babadan doğana değil)
Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasalarının da, kurucusu Atatürk’ün de “Türk” ve “Türk Milleti” tanımları ırk, kan, soy temelli değil, tarih, coğrafya ve kültür temelli tanımlardır. “Türk” bir etnik kimlik değil, bütün etnisiteleri içeren üst kimliktir, narın kabuğu, üzümün salkımı gibidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne hiçbir anayasa maddesinde ya da yasasında vatandaşları etnisiteleri veya inançları üzerinden ayrıştıran tek bir madde yahut cümle yoktur, olmamıştır.
Mikromilliyetçilik (etnikçilik) ve mezhepçilik emperyalizmin ulus devletleri (özellikle bölgemizdeki tek Antiemperyalist laik üniter ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ni) yıkma amaçlı kullandığı enstrümanlardır.
Türkiye Cumhuriyeti; üniter bir ulus devlettir, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür, dili Türkçe’dir!
NOKTA!
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Çerçeve Yasaya “EVET” diyenler; PKK terör örgütünün ve beraberinde İran PJAK’ının, Irak PÇTK’sının ve Suriye PYD/YPG’sinin üst yapısı KCK’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkumu elebaşına Türkiye Cumhuriyeti Devlet bürokratlarının yer alacağı “Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu”nda görev verilmesine ve böylelikle süreci yönetip yönlendirecek bir konuma getirilmesine ne diyorlar acaba, İLKESEL olarak tabii?
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
ÇERÇEVE YASA PKK’YI MEŞRULAŞTIRIYOR, DEVLETİ TERÖR ÖRGÜTÜ İLE EŞİTLİYOR!
Genel Başkanımız Mustafa Hüsnü Bozkurt, Cumhuriyet gazetesinden İklim Öngel’in sorularını yanıtladı.
- Bunun “ilk adım” olduğu söyleniyor...
İlk adım olduğunu Tom Barrack’tan terörist başına, iktidar sözcülerinden DEM başkanlarına, Kandil’den Oslo’ya söyleyen söyleyene. Ama bu ilk adım ile varılmak istenen hedefi en net belirten Barrack ve “Kurucu önder” İlan edilen terörist başı. Hedefin, siyasal İslamcı karşı devrim güçleri ve etnik ırkçı ayrılıkçı güçlerin ABD patronajında oluşturacakları üçlü ittifakla laik üniter ulus devletimizin çok uluslu, çok dilli, çok hukuklu, teokratik temelli bir federatif devlete dönüştürülerek parçalanması ve milletimizin etnisiteler temelinde bölünmesi olduğunu açık açık söylüyorlar. Yetmez mi?
- Sürecin 400 oyu aşarak yasalaşmasıyla yeni anayasa konusu da hemen açıldı. Bu süreci yeni anayasa tartışmalarıyla birlikte düşündüğünüzde ne öngörüyorsunuz?
Yasa PKK’yı meşrulaştırıyor, devleti terör örgütü ile eşitleyip Öcalan’ı tüm Kürtlerin lideri, DEM’i de tüm Kürt kökenli vatandaşların siyasi temsilcisi yapıyor. Böylelikle Türkiye’deki tüm Kürt kökenli yurttaşları PKK-DEM taraftarı olarak gösteriyor ve aynı zamanda referandumsuz yeni anayasa ve Erdoğan’ın yeniden seçilmesi için Meclis çoğunluğunu garanti altına alıyor, şimdilik tabii. Yasa ile yeni anayasanın önü açıldı, Erdoğan’ın adaylığı kesinleşti ve erken seçim mümkün hale geldi denebilir ve böyle ilerleneceği de anlaşılıyor.
Röportajın tamamını okumak için:
https://t.co/LhvwYtA9xq
"…İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri, devlet işleri görülemez. ÇÜNKÜ BIR DEVLET IÇIN BAZI MESELELER PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR! Her uzlaşma barış değildir. Bazen geri çekilmek yalnızca karşı tarafın bir adım daha ileri gitmesine yol açar. Türk Vatanı'nın bir karış toprağı için bütün millet bir vücut olarak ayağa kalkar. Çünkü Vatan yalnızca haritada çizilmiş sınırlar değildir, hafızadır, şereftir, gelecektir. Tarih yalnızca yapılanları yazmaz, yapılması gerekirken yapılmayanları da yazar. VE BAZEN BIR ÜLKENİN KADERİNİ YÜKSEK SESLE SÖYLENEN SÖZLERDEN ÇOK SESSİZCE KABUL EDİLENLER BELİRLER. Bazen asıl mesele kimin ne konuştuğu değil, neye sessiz kalınıp neyin kabul edildiğidir…."
Atatürk/Nutuk/15-20 Ekim 1927
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Dün bir, bugün iki… Ağızlarından çıkanı kulakları duymayan, boylarını fersah fersah aşan tehditlerle akıllarınca siyaset yapan bu etnik ırkçılarla mı “Milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi” gelecek, toplumsal bütünleşme güçlenecek?
Geçiniz!
Akşehir Gölü’ne yoğurt mayası çal daha iyi.
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
22 Temmuz 1920 günü Padişah Vahdettin Saltanat Şurası’nı Yıldız Sarayı’nda topladı. Sultanın işaretiyle Damat Ferit Paşa’nın “Kabul edenler ayağa kalksın” çağrısı üzerine 43 üyeli şuranın 42 üyesi ayağa kalkarak vatanı paramparça, milleti esir ve perişan edecek Sevr Antlaşması’nı onayladı.
Tek başına oturmaya devam ederek antlaşmayı reddeden Topçu Feriki (1854-1921) Topkapılı Ali Rıza Paşa’nın, alaycı bir ifade ile “Paşam yalnız kaldınız” diyen Sadrazam Damat Ferit Paşa’yı“Ziyanı yok, yalnız değilim, TÜRK MİLLETİYLE BERABERİM” diye yanıtladığı söylenir.
Saltanat Şurası onayının alınması üzerine antlaşma 3 kişilik Osmanlı delegasyonu tarafından 10 Ağustos 1920 günü Paris’in banliyösü Sevr (Sevres) kasabasında imzalandı.
106 yıl sonra “TÜRK MİLLETİYLE BERABERİM” diyen günümüz Ali Rıza Paşalarına selam olsun.
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak ilk günden beri BUTLAN kararının, CHP’de karışıklık ve meşruiyet krizi yaratarak gündem değiştirip 2 yıldır milletin bir türlü ikna edilemediği “Terörsüz Türkiye” süreci ile ilgili gelişme ve olası kararların kamuoyunda tartışılmasını önlemek ve sessiz sedasız gerçekleştirilmelerini sağlamak işlevi göreceğine, dolayısıyla temelde bir CHP sorunu olmadığına dikkat çektik.
Süreç ile ilgili olarak Batı emperyalizminin Tom Barrack ağzından dillendirdiği, 4 bölgedeki (İran, Irak, Suriye, Türkiye) Kürtlerin devletleşmesinin (ülkemizin 23 ili koparılarak bölünmesinin), milletimize Osmanlı devlet düzeni ve merhametli monarşi yönetiminin, 1921 anayasasına, Lozan ve Cumhuriyet öncesine dönülmesinin önerilmesi ve bu amaçla çalışmalar yürütülmesi yanında, TBMM’de hazırlıkları süren “Çerçeve Yasa” nın terörist başının onayına sunulması ve PKK teröristlerine AF getirecek olması garabetleri de gündemde iken kamuoyunun Butlan CHP’si, figüran skandalı, CHP grup başkanı seçimi, parlamento aritmetiği, genel kurul oturma düzeni, Yeni Parti grup toplantı gün ve saati gibi konularla meşgul edilmesi sonucu bu yaşamsal gelişmeleri tartışamaması tam da dikkat çektiğimiz durumu göstermiyor mu?
Aziz Türk Milleti; Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet, Dil Birliği, Lozan, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve “ Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” anlayışı beka güvencendir, Cumhuriyetinin kilit taşıdır!
Devletimizi yönetenler ve tüm siyaset kurumu dikkat etmelidir!
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
“PAROLAMIZ TEKTİR VE DEĞİŞMEZ YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM! (5)” başlıklı basın açıklamamız, bugün Cumhuriyet gazetesinde arka kapak tam sayfa olarak yayınlanmıştır.
BASINA VE KAMUOYUNA
PAROLAMIZ TEKTİR VE DEĞİŞMEZ YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM! (5)
UYARIYORUZ!
Gazi Meclis’in, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında “Çerçeve Yasa” ile 40 yıl boyunca devlete isyan ederek ülkemizi kana bulamış bebek katiline ve yancısı binlerce teröriste “demokrasi” kılıfı altında af çıkarıp siyaset yapma (!) olanağı vererek emperyalizmin Türkiye’yi 21. yüzyıl Sevr’i BOP uyarınca bölme amacına hizmet etme anlamına gelecek bir adım atmasına başta muhalefet partileri olmak üzere hiçbir siyasi parti destek vermemelidir.
Vebali büyük, telafisi güç, bedeli ağır, sonu acı olur!
Zira; emperyalist efendilerinin de, kendilerinin de defalarca belirttikleri üzere sonraki hedeflerinin, Laik Üniter Ulus Devlet yapımız, Türk Milleti kimliğimiz ve Dil Birliğimiz imha edilerek Çok Uluslu (Türklerin ve Kürtlerin Kurucu Unsur Olduğu Yeni Devlet), Çok Dilli (Anadilde Eğitim -bütün halklar(!) için-), Çok Hukuklu (Diyarbakır Hukuku) ve Teokratik Temelli (Merhametli Monarşi) bir Federatif Devlet (Osmanlı devlet düzeni) yapısını hayata geçirecek Yeni Anayasa (Federasyon Anayasası) olduğu açıktır.
Osmanlı'yı çökerttikten sonra, "Türkleri Anadolu'dan Asya steplerine sürme" hevesi kursağında kalan Batı Emperyalizminin; düzenlediği suikastlar, kışkırttığı dinci isyanlar, desteklediği etnik ayrılıkçı kalkışmalar, Asala'dan PKK'ya, FETÖ'den IŞİD'e, İBDA-C'den Hizbullah'a beslediği terör örgütlerinin alçak eylemleri, devşirdiği işbirlikçilerinin hıyanetleri ve tezgâhladığı darbelerle 100 yılı aşkın süredir laik cumhuriyetimizi yıkmaya, üniter ulus devletimizi dağıtmaya, ulusal birliğimizi yok etmeye ve ülkemizi parçalamaya çalıştığı sır değildir. Milletimiz bütün bu saldırıları Atatürk'ün akıl ve bilim yoluna sarsılmaz bağlılığı, ulus olma bilinci ve bağımsızlık tutkusuyla aşmıştır.
Uluslaşmayı başaramamış, aklı özgürleştirememiş, ulus devlet ve laik cumhuriyet olamamış komşularımızın hali ortadadır, ders alınmalı, sahip olduğumuz eşsiz kazanımların değeri bilinmelidir!
Şimdi artık, Atatürk gibi düşünmek, O'nun gibi devlet yönetmek zamanıdır!
Ve hiç unutulmamalıdır;
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına TÜRK MİLLETİ denir.
"Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk Devletidir."
"Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklâl Marşı'dır. Başkenti Ankara'dır."
Saygılarımızla.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL MERKEZİ