Buda dini inancım,
dinim BARIŞ yani İSLAM kimin neye inandığı benim sorunum deği,
Barışı bozanlara bela olurum, herkes düşünce anlayışında hürdür ve istediği dini inancı yaşabilir, benim görevim onlara baskı yapılmamasıdır,
Saygıyla gelişimini beklerim
Arkadaşlar bugün bana ırk mantığıyla sorulduğuna inandığım bir yorum geldi,
Lütfen beni bu ırk mantığına sokmayın, ben TÜRK'üm bunu ırk mantığınla kullananlardan da değilim,
Irk mantığında olan benden uzak dursun lütfen
Kıssadan Hisseli Memleket Meselesi;
Sayın Hazine Ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ;
Şüphesiz; İbn-i Haldun / Mukaddime eserini bilirsiniz. Yoğun gündemimizde unutmuş olacağınızı düşünerek bahsi geçen eserde #Vergi konulu kısmını hatırlatarak dikkatinize sunarım ;
Vergilerin az veya çok oluşunun sebepleri
Mukaddime 38. Fasılda “Vergiler, vergilerin az veya çok oluşunun sebeplerine dair” başlığı altında şu hususlara yer verilmiştir.
Bil ki, devletin başlangıcında halka yüklenen vergiler az, ancak toplanan vergiden elde edilen yekûn çoktur. Bunun sebebi şudur: halkın toplam mallarından alınan vergi miktarı çok azdır. Miktar az olunca insanlar şevkle çalışır, ülke mamur hale gelip kalkınır, üretim artar ve müreffeh bir yaşama kavuşurlar. Ülke mamur hale gelip kalkınınca da vergi alınacak malların sayısı artar ve böylece elde edilen toplam vergi çoğalır.
Devletin yoluna devam etmesi, hükümdarların birbirini takip etmesi ve yönetimde akılcılığın hakim olmasıyla, sadelik ve insanların mallarından uzak durma gibi bedevilik özellikleri kaybolur. Bunun yerine akılcılığı esas alan koyu bir saltanat gelir. Bu dönemde devletin başındakiler bilgiçlik özelliklerine bürünürler, nimetlere ve lükse dalarlar, pahalı alışkanlıkları ve ihtiyaçları çoğalır.
Sonuçta çiftçilerin ve diğer kesimlerin üzerindeki vergi yükünü artırma yoluna giderler. Daha çok vergi geliri elde etmek için, her kalemdeki vergileri büyük miktarlarda artırırlar. Aşağıda değineceğimiz gibi, her alışverişe vergi koyarlar.
Sonra devleti idare edenlerin lükslerinin ve ihtiyaçlarının artışına bağlı olarak, vergiler de sürekli olarak kademe kademe artar. Ancak halk üzerindeki vergiler o kadar ağır olmasına rağmen, bu vergilere katlanırlar ve sanki alışılmış bir yükümlülük haline gelir. Çünkü artışlar çok az miktarlarda kademe kademe yapıldığı için, halk bu artışların kim tarafından yapıldığının veya bu vergilerin kim tarafından konulduğunun farkına bile varmaz. Sadece, bütün vergilerin, halkın alışılagelen bir yükümlülüğü olduğu bilinir.
Ancak, sürekli olarak artan vergiler, zamanla itidal ve kabul edilebilirlik sınırlarını aşar. Sonuçta halkın çalışma ve üretim şevki kaybolur. Çünkü ödedikleri vergiler ile kendi ellerinde kalan gelirleri karşılaştırdıklarında, (çalışmalarının karşılığı olarak) çok az bir menfaat elde ettikleri görülür. Bu durum onların kazanç elde etme emellerini yok eder ve böylece çok sayıda kişi çalışmaktan ve üretimden tamamen el çeker. Sonuçta tek tek fertlerden toplanan vergilerin azalmasıyla toplam vergi gelirleri de azalır. Ancak idareciler vergi miktarını daha da artırırlar ve bununla azalan vergi gelirlerinin düzeleceğini sanırlar. Ve nihayet vergi miktarları ulaşabileceği en üst sınıra dayanır. Çünkü artık üretim masrafları ve vergilerin her şeyi alıp götürdüğü ve geriye hiçbir menfaatin kalmadığı bir aşamaya gelinir.
Toplam vergi gelirlerinin iyileştirileceği zannıyla, vergi oranlarındaki artış ve vergi gelirlerindeki düşüş, -üretimden elde edilecek bütün menfaat beklentilerinin yok olmasına bağlı olarak- toplumun (ve ülke ekonomisinin) zayıflayıp gerilemesine kadar devam eder. Ancak sonuç itibariyle bu durumun vebali ve zararları devlete döner. Çünkü toplumun iyi durumu, kalkınmışlığı ve üretici durumda bulunmasının faydası da devletin yararınadır. Eğer bütün bunları anladıysan, üretim ve kalkınmada en güçlü etkinin, üreticilere yüklenecek vergi oranlarının mümkün olduğu ölçüde az olması gerektiğini bilirsin.
#MehmetŞimşek #Ekonomi #Enflasyon #MerkezBankası #Faiz #Nass #Vergi #VergiAdaletsizliği #iktisat #Laffer #IbniHaldun
Günaydın yalnız ve güzel ülkemin sabah akşam vatan satanları ve onlara kanıksar gözlerle Bakanları ! İnsanları dostlarım kardeşlerim yurttaşlar Romalılar
ve Efendiler ! #Günaydın#pazartesi
Tarihe bir ADAM girdi ve tarihten silinmeye niyeti yok 😘
Türk'e bilincini bulacağı hedefi gösterdi,
bu adam olmayanları rahatsız etti
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Düşün anla, ADAM ol TÜRK ol 😘😘
https://t.co/j68HWJwL9h
Beceriksizlik falan değil yaptıklarının farkındalar hemde çok farkındalar
Kopyeleri sağlam
Buyrun koca Fatih'in verdiği bu nasihatın tamamı tersinden neden uygulanmıştır 🤔
Amaç devleti yıkmak dimi
Hayırmı, bunların hepsi tesadüfmü topunuzun AQ 😡😡😡
Adaletsiz Adalet partisi 😳 vay AQ,
uşağum bina yapmayla adalet sağlanmıyor
Aklın varsa çadırda da adaleti sağlarsın
Allah akıl dağıtırken hangi bok kuyusuna düştünüz AQ 🤔🤔
https://t.co/oMj0TeySbR
@isik_ozkefeli İşte bu mutevazilik insanı yüceltir😘
1150 odalı saray yapıp açılışınıda Papa'ya yaptırmak değil
Peşine yüz koruma takıp bakın ulan ben pide almaya gidiyorum şatafatası yapmak değil
İnsanı kendisi alçaltır ve günümüzdeki aslanlar gibi onu yapıyor
Sürüngenmi nedir AQ 🤔🤔
Bu topraklar için binlerce kan dökmüş şehitlerimiz, atalarımız var. Kimse bu şekilde aşağılayıcı şekilde konuşarak manevi duygularımızı ayaklar altına alamaz.
İlk görsel, yaklaşık iki hafta önce Bağcılar’da bulunan bir zincir marketten paylaşılan bir görüntü. Bu mağazanın kamera kayıtları incelendiğinde, kimliği ortaya çıkacaktır.
Tarih : 15/07/2024 Saat : 7:02
Atatürk ve kadın düşmanı bir profile denk geldim. Bu kişinin tek isteği, ülkede savaş çıkması ve çıkan savaşta yardıma ihtiyacı olan kadınları evlerine alıp cariyeleri yapmaktır. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e benzetmeler yapıp hakaret etmektedirler.
Bu insanların derdi din falan değil, tamamen ayrıştırmaktır.