📣10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü
Çalışma ve özlük hakları için mücadele eden tüm Psikologların Dünya Psikologlar Günü kutlu olsun!
Haklarımız için #SESteÖrgütleniyoruz#PsikologlarGünü
17 NİSAN Sağlık Emekçilerine Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde dolayısıyla SES Ankara Şubemizin Hacettepe Hastanesi'nde yaptığı eylemde Eş Genel Başkanlarımız Nazan KARACABEY bir konuşma yaptı.
Anayasa Mahkemesi Nöbet Ücretinde 130 Saat Sınırını Zorla Çalıştırma Yasağının İhlali Kapsamında Değerlendirerek İptal Etti
Sendikamızın Konuyla İlgili Görüşü ve Açıklaması Aşağıdaki Gibidir:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre hekim ve sağlık çalışanlarına:
* Aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde ayda en fazla 60 saate kadar,
* Diğer sağlık kurumlarında ise 130 saate kadar nöbet ücreti ödeniyordu. Bu sınırların üzerindeki nöbetler için hiçbir ücret ödenmiyordu.
Anayasa Mahkemesi’nin bugün Resmi Gazetede yayınlanan, 26.11.2026 tarihli oybirliği ile alınmış kararı ile 657 sayılı Kanun’un Ek 33. maddesindeki bu düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.
Anayasa Mahkemesi 5.5.2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararıyla Ek.33 maddenin icap nöbeti için yapılacak ödemeyi 120 saatle sınırlayan benzer hükmünü de iptal etmişti. Her iki kararın temel gerek��esi sağlık emekçilerinin tutacağı nöbet/icap nöbetine bir sınırlama getirilmezken ücrete ilişkin sınırlama getirilmesi.
Anayasa Mahkemesinin icap nöbeti ücreti ödemlerine ilişkin bir önceki kararında “Anayasa’nın 50. maddesinin ikinci fıkrasında “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.” denilmek suretiyle çalışanların dinlenme hakkı güvence altına alınmıştır. Acil sağlık hizmetlerinin kesintisiz olarak yürütülmesi önemli olmakla birlikte bu hizmetler sağlık çalışanlarının dinlenme hakkının ortadan kaldırılması pahasına yürütülmemelidir.” Tespiti yer almaktadır. Yine Anayasa Mahkemesinin bu son kararında geçmiş kararına atıf yapılarak sağlık hizmetlerinin “sağlık çalışanlarının dinlenme hakkını ortadan kaldırılması pahasına yürütülmemesi gerektiği” tekrar edilmiştir.
Bu iptal kararına baktığımızda çalışılan sürenin karşılığının alınacak olması önemli bir kazanımdır. Sağlık iş kolu ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır. Sağlık işçiliği bedensel ve düşünsel işçiliğin içiçe geçtiği fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden de yıpratıcı meslekleri barındırmaktadır.
Türkiye de sağlık emekçileri OECD ve AB ülkelerindeki meslektaşlarının yarısı kadar sayı ile iki katı başvurucu ya hizmet vermektedirler. Yani AB ve OECD ülkelerindeki emsallerinin 4 katı çalışmayı onların yarı ücreti ile yapmaktadırlar.
Ülkedeki enflasyon ortamı, açlık sınırına yakın temel ücretler, teşvik performans vb uygulamaları nedeniyle biraz olsun ellerine geçen ücreti arttırmak için daha fazla mesai, daha fazla nöbet tutmaya rıza gösterir hale gelmişlerdir. İzin kullanımında ödenmeyen ücretler, emeklilikte aylık bağlama oranlarının düşüklüğü adeta ölünceye kadar bizleri dinlenme hakkını kullanmadan çalıştırmak zorunda bırakmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin bu haklı kararında dinlenme hakkına vurgu yapılmışsa da kararı ülkemizde kötüye kullanmak isteyecek "paranı nasılsa veriyorum diye sizi sınırsız çalıştırırım" diyecek çok sayıda liyakatsiz idareci olduğunu da biliyoruz.
Sağlık emekçileri olarak daha fazla çalışmak istemiyoruz.
- Yoksulluk sınırı üzerinde insanca yaşamaya yetecek ücret rejimi içinde çalışma saatlerinin hafta da 35 saate düşürülmesini istiyoruz.
Bunun yolu da;
Ataması yapılmayan yüz binlerce sağlık meslek mensuplarının kadrolu güvenceli şekilde atamalarının bir an önce yapılması ile olur.
Haftalık 35 saat çalışma dışında kalan zamanımızı mesleki gelişmeye, dinlenmeye, sevdiklerimizle zaman geçirmeye, kültürel, sanatsal, sosyal faaliyetler ile kendimizi eylemeye ayırmak istiyoruz.
Emekçiler ve halk yararına bir sağlık sistemi mümkün. Bunu hep birlikte inşa edeceğiz.10.03.2026
SES GENEL MERKEZİ
Cumartesi insanları 1093 haftadır adalet ve hakikat mücadelesinde!
"8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü" öncesi KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve işkolları kadın MYK üyeleri Galatasaray Meydanı'nda Cumartesi insanları ile birlikte gözaltında kaybedilen kadınları andı.
Ardından İnsan Hakları Derneği'ni ziyaret ettiler.
Dünyanın dört bir yanında kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini selamlıyoruz!
Yaşasın kadın dayanışması!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde,
YOKSULLUĞA, ŞİDDETE, GÜVENCESİZLİĞE KARŞI BARIŞ, LAİKLİK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİ BÜYÜTÜYORUZ!" Şiarıyla alanlardayız.
YAŞASIN KADINLARIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ!
KADIN YAŞAM ÖZGÜRLÜK !
JIN, JÎYAN; AZADÎ !
#8Mart
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla birleşeni olduğumuz Tokat Kadın Platformu olarak basın açıklamamızı gerçekleştirdik. Kadın emeğinin görünmez kılınmasına, eşitsizliğe ve şiddete karşı mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Yaşasın kadınların örgütlü mücadelesi! ✊🌹
YETKİLENDİRİLMİŞ SENDİKAMSI YAPI EMEKÇİLERİN SORUNLARINI ÇÖZEMEZ!
Hizmet kolumuzda yetkili sendikanın 27.08.2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin 2026 ve 2027 yıları için uygulanacak TİS metninin 7. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca nöbet ücretlerinin 20.00-08.00 saatleri arasındaki süresine denk gelen kısmının %10 artırımlı olarak ödenmesi kararlaştırılmıştır.
TİS metnindeki bu hükme rağmen Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 04.02.2026 tarihli görüş yazısında, mesai süresi tamamlandıktan sonra kalan sürede nöbet tutulmuş ise ve bunun karşılığında izin kullandırılmamışsa çalışılan fazla sürenin sadece 20.0-08.00 saatleri arasına denk gelen süresi için %10 artırımlı ödeneceği belirtilerek, TİS metni oldukça daraltılmıştır.
Şimdi Soruyoruz?
Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçilerinin özgür pazarlık hakkını içeren grevli toplu sözleşmeli gerçek bir sendika yasasına ve toplu sözleşmeye ihtiyacı yok mu?
Kazanım gibi gösterilen çok sınırlı ekonomik iyileştirmelere bile sahip çıkamayan bir sendikal anlayış nasıl halen sağlık emekçilerinin yetkisini alabilir? Sağlık Sen, TİS maddesi bu kadar açık ve net ifade edilmişken, Bakanlığın bu görüş yazısını nasıl izah etmektedir? Yetkili Sendika olarak madem bir TİS imzaladınız, o halde anlaşmanızın arkasında durun, sahip çıkın ve uygulatın! Yıllardır size yetki veren üyelerinize ve tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine karşı sorumluluğunuzu, görevinizi yerine getirmek zorundasınız.
Sendikamız sağlık ve sosyal hizmet kolundaki çalışmanın çok tehlikeli iş yerlerinde ağır çalışma koşullarında olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle öncelikle insanca yaşamaya yetecek bir ücret düzenlemesine ve tüm ücretlerin emekliliğe yansıyacak biçimde uygulanmasını, yeterli istihdamın sağlanarak fazla çalışmanın ortadan kaldırılmasını, 24 saat ve gece çalışmasının bir bütün olarak riskli olduğunu ve ona göre ücretlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Yetersiz istihdamla birleşen, gittikçe kuralsızlaşan, esnekleşen çalışma saatleri; sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin güvenliğini tehdit ederken, halka verilen sağlık hizmetinin de niteliğini olumsuz yönde etkileyen ciddi bir risk olarak değerlendirilmelidir. Bu riski azaltmak, ortadan kaldırmak sağlıksızlık üreten çalışma koşullarını iyileştirmek öncellikle Sağlık Bakanlığı’nın görevidir. SES olarak hep yaptığımız gibi tüm iş yerlerinden bu görevleri hatırlatmaya devam edeceğiz.
Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tek ve gerçek mücadele örgütü olan SES’te örgütlenerek gerçek ve özgür pazarlık yapacağımız günleri yakın edelim. 24.02.2026
MERKEZ YÖNETİM KURULU
Tokat Sosyal Hizmet Merkezi ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ni, Eş Genel Başkanımız ile birlikte ziyaret ederek emekçilerin taleplerini ve sahadaki ihtiyaçları yerinde değerlendirdik.
Kamusal sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Sağlığın piyasallaştırıldığı, sağlık çalışanlarının açlık sınırı altında kölece çalışma koşullarına tabi tutulduğu emeğimizin değersizleştirildiği bir dönemde bir de sağlıklı bir çalışma ortamı için mücadele ediyoruz.
Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesinde uzun sürredir devam eden fiziki koşullardaki, bitmek bilmeyen inşaat süreci sürdürülebilir hizmet vermemizi nerede ise imkansız hale getirmiştir.
Çalışma barışını bozan, çalışanların sağlığını ve güvenliğini ciddi risk altına alan bu duruma ilişkin ne yazık ki, idarenin kayıtsız kalıyor olması gece gündüz demeden günün 24 saati hizmet veren biz emekçileri olumsuz etkilemiş ve etkilemeye de devam etmektedir.
Bu nedenle bu olumsuz durumun ortadan kaldırılabilmesi, hastalarımızın sağlıklı ortamlarda sağlık hizmeti alması ve bizlerin de sağlıklı ortamlarda sağlık hizmeti sunabilmemiz izin 1 günlük uyarı grevini hayata geçiriyoruz.
Öncelikli olarak ameliyathanede yaşanan sorunlarımıza ilişkin önerilerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Yemekhaneye gidiş ve gelişlerin uzaması nedeniyle öğle arası dinlenebilme koşulu ortadan kalktığı gibi mola sürelerinin de yetersizliği nedeniyle dinlenme aralarının uzatılmasını,
Ameliyathanede anestezi bölümüne ait oda bulunmaması nedeniyle aynı katta çalışma düzenine uygun bir oda tahsis edilmesini yanı sıra giyinme odalarının 1. Katta olması nedeniyle güvenlik ve ulaşım açısından sorun teşkil etmekte olup ameliyathane içerisinde giyinme odası tahsis edilmesini,
Ameliyathane kantininin kapalı olması ve su sebilinin bulunmaması nedeniyle çalışanlar temel ihtiyaçlarına ulaşamamaktadır. Klinik içinde ulaşılabilir bir noktada içme suyu ve çay sorununun ivedilikle çözülmesini,
İnşaat kaynaklı toz ve kirlilik; halk, hasta ve çalışan sağlığını tehdit etmektedir. Aspest ve toz ölçümünün yapılarak kliniğin operasyonlara uygunluğunun denetlenip çalışanlara bilgi verilmesini talep ediyoruz.
Bugün belki inşaattan kaynaklı sorunlarımız için bir araya geldik ama bilinmelidir ki, emekçilerin sadece inşaattan kaynaklı sorunumuz yok çalışma koşullarından ücretlerimize sorun yumağı altında eziliyoruz.
Sadece inşaattan kaynaklı sorunlarımız yok aynı zamanda fazla çalışma ve angaryaya maruz kalan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi çalışanları olarak döner sermaye ve teşvik ödemelerinin yetersizliği nedeniyle de ciddi mağduriyetler yaşamaktayız.
Sağlık emekçilerinin büyük bir kısmının yemekleri hijyenik, nitelikli ve doyurucu değilken kurum içerisinde ayrıcalık insanların 16 katta ve morfoloji binasında çok çeşitli yemeklerden tercih ediyor olması ise eşitlik ve adalet duygusunu yok etmektedir.
Personel eksikliği nedeniyle iş yükümüz artması yetmezmiş gibi, görev tanımı dışında çalıştırılıyor olmamız fazla çalışma ve angaryaya da neden olmaktadır.
Ayrıca çalışanları ilgilendiren kararlarda, çalışanların temsilcilerinin de (sendikaların) karar süreçlerine dahil olması işleyişin demokratikleşmesi ve adalet duygusunun yeniden oluşması açısından önemli olacaktır.
Başta inşaattan kaynaklı sorunlarımız olmak üzere bütün sorunlarımızı çözmek ve mutlu olduğumuz bir çalışma ortamını inşa etmek için mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.
@sesgenelmerkezi@KESK1995
ANKARA ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ'DE AMELİYATHANE BAŞTA OLMAK ÜZERE FİZİKİ KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ HAKLARININ VERİLMESİ İÇİN 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİK.