Türkiye, İran ile savaşa girmek isteseydi, bunu İran'dan kendi hava sahasına giren füzelerden sonra yapardı. Hindistan konusunda zaten geçmişte Pakistan'a destek verdik. Bu anlaşmanın gerçek soruları veya anlamı asla bu değil. Bunlar bomboş propaganda.
Gerçek anlamı: Suudi Arabistan, İsrail merkezli İbrahim Anlaşmaları düzeni yerine, Türkiye ve Pakistan'ın yakında Mekke Anlaşması'nın güvenlik mimarisini tercih etti. Enerji rotası için Hürmüz Boğazı yerine Türkiye merkezli yeni bir koridora yatırım yapıyor.
Bölge ülkeleri güvenlikleri için ABD'ye tamamen bağımlı olmamaya, kendi aralarında ittifak kurarak müttefiklerini çeşitlendirmeye karar verdi. Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı Körfez politikası çöktü: https://t.co/XyWyOW9WDQ
"Kim kime saldıracak?" yerine anlaşmanın askeri caydırıcılığı, jeopolitik ve ekonomik sonuçları üzerinde durulmalı. Bunun için de iyi niyet ve Türkiye odaklı bir bakış açısı gerekiyor.
Almanya’da, mazlumların üzerine yağacak işgail bombaların yazılımını bozan beş mühendis hakim karşısına alkışlar eşliğinde çıktı.
FİLİSTİN BİR İNSANLIK MESELESİDİR
Nil ile Fırat Nehri’nin arasını,
Arz-ı Mev’ud Kabristanı yapacağız..
Kim ki gözünü dikti bu iki nehrin arasındaki topraklara,
nallarını havaya dikip, o toprağa gömeceğiz hepsini..
Nefes alan tüm Armageddoncuları,
sıra sıra üst üste oraya gömeceğiz...
25 Yılda Erdoğan;
- 50 yıllık Pkk’yı bitirdi
- 40 yıllık Fetö’yü bitirdi, Devletten temizledi
- Başörtü yasağını kaldırdı
- 100 yıllık askeri vesayeti bitirdi
- 100 yıllık Türk Milletinin sırtındaki kambur Chp’yi darmadağın etti.
- Masonların içinden geçti, başlarını içeri attı.
- Orduyu temizledi, tekrar peygamber ocağı yaptı.
- 80 yıllık esaretten sonra Ayasofya Camii’ni tekrar açtı.
- Tüm Si.onist projelerini söküp attı (en son Eko)
- Türkiye’yi baştan sona sıfırdan bölünmüş modern yollarla donattı.
- Sağlık sisteminde devrim yaptı, her yeri hastanelerle donattı.
- İhracat’ı 3 milyar dolardan 500 milyar dolar seviyesine yaklaştırdı.
- Türkiye Ekonomisini 70 milyar dolardan 2 trilyon dolara getirdi.
- Karabağ’ı kurtardı
- Libya’yı kurtardı
- Somali’yi kurtardı, uzay ve füze üssü kurdu, petrolün tek üreticisi oldu
- Suriye’yi kurtardı himayeye aldı.
- Ypg’yi sakız gibi çiğnedi, Kuzey Suriye’den çıkardı,
- Pakistan petrol sahalarının tek üreticisi oldu.
- Irak’ta pkk’yı ezdi, himayeye aldı.
- Kerkük Petrolüne Ana ortak oldu.
- ABD’den sonra Dünya’da en çok askeri üsse sahip ülke oldu
- Dünya’da en çok elçiliği olan ülke oldu.
- Karadeniz’de yüksek miktarda doğalgaz buldu.
- Dünya’nın en büyük deniz enerji filosunu kurdu.
- İnsansız silah ve uçak sistemlerinde Türkiye açık ara lider oldu.
- İlk kıtalararası balistik füze yapıldı
- Hipersonik Balistik sınıfına ulaştı.
- İlk siha gemisi ve ilk uçak gemisi (2028) yapıldı.
- ilk milli araba yapıldı
- ilk tank yapıldı
- Bölgenin en büyük, Avrupanın 3.büyük ekonomisi oldu.
- Dünya’nın en güçlü bir kaç ordusundan biri olundu…
Daha uzar gider de, şimdi birileri emekli maaşı diyecek!
Her bolluğun bir darlığı, her darlıktan sonra da bir bolluk vardır.
Varolsun Devletimiz! @RTErdogan 🇹🇷
Mekke Antlaşması ile Türkiye yaklaşık bir asır sonra Mekke’nin Medine’nin muhafazasını üstlenmiş oluyor!
Sessiz devrim bu!
Bu ittifaktan rahatsız olanlar olacak!
Birileri rahatsız olacak diye daha fazla sessiz seyredemeyiz hiçbir şeyi!
Gelecek bizimdir.
Gelecek biz böyle böyle kendimize gelince gelecek yeniden…
Ahmet Hakan:
Erdoğan’a yarayacak diye mızmızlanmak
ÇOK iyi planlanmış, çok ince düşünülmüş, çok sağlam bir süreç yürüyor.
O kadar ki...
Doğru dürüst itiraz edecek pek bir şey bulamıyorlar.
*
Mesela:
“Teröristlere genel af gelecek” diyemiyorlar. Çünkü genel af diye bir şey yok yasada.
*
Mesela:
“Eli kanlı katilleri affedecekler” diyemiyorlar. Çünkü eli kanlı katiller yasanın kapsamı dışında.
*
Mesela:
“Hiçbir şart öne sürmeden anlaştılar” diyemiyorlar. Çünkü yasanın uygulanması için terör örgütünün feshi şart tutuldu.
*
Mesela:
“Bunlar Öcalan’a statü tanıyacaklar” diyemiyorlar. Çünkü yasada yok böyle bir statü.
*
Ama yine de olmazlanıyorlar, mızmızlanıyorlar.
Peki ama neden bu olmazlanma, bu mızmızlanma?
*
Neden olacak?
Bu işten Erdoğan kârlı çıkacak diye.
*
Erdoğan’a yarayacaksa...
-Terörün devam etmesini ister bunlar.
-PKK kendini feshetmesin ister bunlar.
- Dağdakiler dağdan inmesin ister bunlar.
*
Tam bu noktada söylenmesi gereken ise sadece şudur:
*
Bir olayın Erdoğan’a yarayıp yaramayacağına değil de Türkiye’ye yarayıp yaramayacağına odaklanamayan bir zihniyetten kimseye hayır gelmez.
OLAĞANÜSTÜ BİR ŞEY YOK
Türkiye tarihinde büyük bir dönüm noktasına şahitlik ediyoruz. Terörsüz Türkiye ve bölge inşa ediliyor. TBMM’deki yasa tasarısında Türk milliyetçiliğinin lideri Bahçeli’nin imzasının yanında DEM eş başkanının imzası var. Onun yanında ise Meclis Başkanı’nın. Belki de ilk defa bu denli büyük bir konsensüs sağlanmış durumda.
Fakat toplumda büyük bir heyecan yok. Bu denli büyük bir olayı, son derece sıradan bir gelişme gibi izliyor kamuoyu. Neden?
PKK terörü ülkemizin en büyük sorunu değil mi? Kökleri 1921 Koçgiri İsyanı’na kadar uzanan bu sorun Türkiye’yi sarsan en can yakıcı problem değil mi?
Koçgiri İsyanı ki, Millî Mücadele'nin en kritik dönemlerinden birinde karşı karşıya kaldığımız en ciddi tehditlerden birisiydi. O isyan bastırılmamış olsaydı belki de Sakarya Meydan Muharebesi gerçekleşmez, Yunan Ordusu Anadolu’dan sökülüp atılamazdı.
Öyleyse neden Türkiye’nin en köklü sorunu çözülürken toplumdaki bu sükûnet?
Çok mu umursamazız?
Elbette hayır.
Çünkü toplum, PKK’nın bitişini sağlayan tüm süreçlerde “yapması gerekeni” yaptı. Düşmanlarımız Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti kurmaya çalışırken, bu planları altüst eden “Türk Ordusu’nun dört büyük harekâtını” sonuna kadar destekledi. Muhalefetin tüm karşı koyuşlarına karşı adeta cephede savaştı.
PKK’nın en büyük hamisi olan Esat diktatörlüğünü yıkmak için mücadele ederken Suriye Halkının yanında yer aldı. Muhalefet Esat’ı desteklerken, toplum hükümetle birlikte Baas diktasına karşı özgür Suriye mücadelesinin yanında yer aldı.
Çünkü bu mücadelenin sadece Baas’ı değil, PKK’yı da bitireceğinin farkındaydı.
Hükümet Kürt sorununu çözmek için elini taşın altına koyduğunda halk en büyük destekçisi oldu. Muhalefetin bileşenleri küçük hesaplar uğruna kimi zaman ırkçı nefreti kimi zaman ise bölücü histeriyi körüklerken, toplum sağduyusunu hiç yitirmedi.
İşte şimdi bu mücadelenin meyvesini topluyor.
Bu sükunetin ardında Erdoğan ve Bahçeli’ye duyduğu büyük güven var.
Toplum bu sürecin her aşamasında bedel ödedi, destek verdi. Dolayısıyla bugün atılan imzayı bir başlangıçtan çok, uzun süredir yürüyen bir mücadelenin doğal sonucu olarak görüyor.
Bu yüzden Türk’üyle Kürt’üyle Türkiye toplumu, bu mücadelenin sonucunu bir zafer gösterisiyle değil, büyük bir sükûnetle karşılıyor.
Çünkü bu onun başarısı.
Çünkü 23 yıldır kesintisiz desteklediği siyasi iradeden istediği şey buydu: Terörü bitirmek, ülkenin önünü açmak ve Türkiye’yi yeni bir güç merkezine dönüştürmek.
Şimdi istediği oluyor.
Bu yüzden zaferini büyük bir olgunlukla selamlıyor.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 8 Ağustos 2026, Cumartesi.
🔴 Büyük Birlik Partisinden açıklama:
Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır..
Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında, Büyük Birlik Partimizin de adının geçtiği, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik çeşitli siyasi iddialar yer almaktadır.
Söz konusu haberlerde ifade edilen iddiaların partimizle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Büyük Birlik Partisi, Cumhur İttifakı'nın kararlı ve sorumluluk sahibi bir ortağıdır.
Partimizin bu konudaki siyasi iradesi açık ve nettir. Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici de farklı zamanlarda defaatle ifade ettiği üzere, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Norveç'te alkol satışı gündüz vakti yasak. Pazar günü komple yasak.
Türkiye'de olsa seküler kesim Şeriat geliyor diye ortalığı velveleye verir, hayatı zehir ederdi.
Çocukluğumuzun en popüler çerezlerinden biri KAVURGA idi.
Hiçbir katkı maddesi içermeyen, sadece buğdaydan yapılan atıştırmalık. Bir tas buğdayı olan herkesin evinde üretebileceği türden bir yiyecek.
Hem sağlıklı hem sınıflar üstü, eşitlikçi.
Bugün kavurgayı, değil marketlerde, Malatya çarşısında bile bulamazsınız. Belki internette özel olarak ararsanız sipariş edebilirsiniz.
Market rafları ise çocukları zehirleyen rengarenk sağlıksız ürünlerle dolu.
Kimse bundan rahatsız olmuyor mu gerçekten?
Terörsüz Türkiye Yasası “Siyonizme vurulmuş en büyük darbe” olarak tarihe geçecektir.
Yasanın orasına burasına bakarken bu en temel gerçeği gözardı etmemek gerekir.
Siyonizmin terör örgütleri vasıtasıyla Türkiye’yi sıkıştırma stratejisi çökmüştür.
Şimdi “yeni bir oyun planıyla”karşımıza çıkacaklarını bilelim.
Vazgeçmezler.
Çünkü sürecin 3 adım sonrasında ne olacağını bilirler.
Yabancı istihbarat servislerinin Türkiye’deki kadrolu ya da gönüllü, farklı ideolojik, siyasi, ticari, kültürel, medyatik, akademik, bürokratik maskeler ardına gizlenmiş tüm unsurları harekete geçecek.
Çare nedir?
- Gerçekleri, tüm taşları yerinden oynatma pahasına herkesin göreceği ve kimsenin itiraz edemeyeceği netlikte ortaya koymaktır.
Karanlıkta kalmış tüm dosyaları aydınlatarak ilerlemektir.
Zihinlerde “acaba” sorularına yer bırakmamaktır.
Selçuk Bayraktar:
▪️Hayatta rahat yok, rahatın peşinde koşmayın.
▪️Hayat inanmak ve mücadele etmektir. İnancınızı eylemlerinizle, mücadelenizle diri tutun.
▪️Genç kardeşlerim, hayat ve zaman hem dirayetinizi hem cesaretinizi muhakkak ölçecektir.
▪️O an geldiğinde dik durun. Cesur olun ve vicdanınızın sesine kulak verin.