Eski FBI Çalışanı Sibel Edmonds,
Erdoğan'ın sağlık durumu ile ilgili yine dikkat çeken iddialarda sadece fiziksel değil,akıl sağlığı ile de sorun olduğunu iddia etti. https://t.co/613ScxcV4T
🚨💥Robert Kennedy Jr.:
“La guerra en Ucrania es un plan de blanqueo de dinero para Blackrøck”.
¿Quieres saber donde va todo el dinero que dicen destinar a la guerra en Ucrania?
"Con la excusa del conflicto Ucrania ha vendido el 30% de sus tierras. Pero, ¿quién compró las tierras fértiles?... Dupont, Gargill y Monsanto. Y adivina a quién pertenecen esas empresas... a Blackrøck."
ESCUCHE A Kennedy decir VERDADES 👇🔥
Kendi kardeşlerine de bunları hatırlatıp neden sormuyorsun dedin mi hiç Varank?
-Deniz Feneri,
-Yimpaş,
-Kombassan,
-kurban paraları,
-Ayakkabı kutuları,
-Para sayma makina ve kasaları,
-Yetim, dul, fakir,
fukara, garip gureba ve kul hakları,
-KIZILAY üzerinden TÜRGEV’e vergi kaçakçılığı,
-TÜRGEV’den TURKEN’e döviz kaçakçılığı,
-Rıza Zarrap,
-Milyarlık saatler,
-Bakara, makara, din tüccarları,
-Habur’da kurulan çadır mahkemeleri ve davul-zurna ile karşılanan PKK maşaları,
-Oslo, Dolmabahçe, Apo yandaşları ve İmralı ziyaretleri,
-Askerin yoluna döşenen mayınlar,
-Kazılmasına göz yumulan hendekler,
-Heba edilen yüzlerce kahraman Şehitler, unutulan Gaziler,
-İnadına BOP eş başkanlığı sözleri,
-Başına çuval geçirilen askerler, NOTA verilsin diyenlere müzik notası mı diyenler,
-Halâ iade edilmeyen yahudi üstün liyakat nişanı,
-Allah Amerikan askerlerini korusun diye dua edenler,
-Üç beş şehit için meclisi mi toparlanırmış diyenler,
-Şehit askere kelle diyenler,
-Askerse asker ölmek için maaş alıyor diyenler,
-Belediyelerden, Kızılay Maden Suyu şişesine kadar kaldırılan T.C. ibaresi,
-Yasaklanan öğrenci Andımız,
-Tartışmaya açılan Nutuk,
-Usulen kutlanan milli bayramlar,
-Alçakça indirilen bayraklar,
-İstiklal Marşı'nda oturan gafiller,
-Türkiye Cumhuriyeti Devleti adından rahatsız olan hainler, devletin adı Anadolu olsun, Türk bayrağı değil Türkiye Bayrağı olsun diyenler,
-TRT’ye çıkarılan Osman Öcalan,
-İstanbul seçimlerinde okutulan terörist başının mektubu,
-Dağıtılan kömürler, makarnalar, suyu, elektriği olmayan köylere gönderilen buzdolapları, çamaşır makineleri,
-Gözden çıkarılan Kıbrıs ve feda edilen Ege adaları,
-Sınırda petrol kaçakçılığı,
-Barzani’ye gönderilen paralar,
-Sözde Kürt devleti televizyonuna TÜRKSAT’tan yayın izni,
-Türk düşmanı, bölücü alçak Şivan Perver ve İbo ile gözyaşları dökülerek yakılan megri megri ağıtları, elele-kolkola verilen pozlar,
-Madenlerde yandaşların çıkarı için ölen gariban işçiler,
-Yandaş cemaat ve tarikat yurtlarında tecavüze uğrayan masum çocuklar,
-Kadın cinayetleri,
-Bağımsız basına yapılan baskı, yandaş basına destek,
-Tutulmayan sözler, siyasi yalanlar,
-Büyük şehirlerdeki imar talanları,
-Katar’a satılan varlıklar,
-Cumhuriyetin kazanımlarını babalar gibi satanlar,
-İç üreticiyi bitirip, tohumdan, samana, diş macunundan deterjana kadar dışarıdan ithal edilen ürünler,
-Devlet hazine müşteri garantili otoyol, köprü, tünel, havaalanı, enerji santrali ve hastanelerle rant devşirilen uyanık yandaşlar,
-Her ihalede alınan avantalar,
-Alınan üçer-beşer, çifte çitfe maaşlar,
-Çalınan sınav soruları,
-Açız diyen çiftçiye "ananıda al git" diyen zihniyet,
-Milletin anasına küfreden yandaş işadamları,
-Bitirilen tarım ve hayvancılık,
-Zam yapıyor diye suçlanan esnaf,
-Ucuz ekmek ve tanzim satış kuyrukları,
-Çöpten yiyecek toplayan insanlar,
-Onbeş milyona yaklaşan işsiz,
-Mağdur edilmiş emekliler,
-Yok edilmiş eğitim sistemi, bilgi yoksunu öğrenciler,
-Sağlıktan, eğitim ve barınmasına kadar her şeyi bedava karşılanan, istediği üniversiteye doğrudan kayıt edilen tam burslu mülteciler,
-Kendi ülkesinde mülteci gibi yaşayan vatandaşlar,
-Dünya'nın en pahalı elektriği, suyu, benzini, mazotu, doğalgazı,
-Rant için sık sık yapılan araç muayeneleri,
-Pahalı ancak çekmeyen internet ve telefon hizmeti,
-Sıkıştıkça habire yapılan zamlar,
-20 yılda 20 kat artmış olan dolar ve 20 kat fakirleşmiş bir millet,
-İcralar, iflaslar, intiharlar, artan boşanmalar, dağılan yuvalar,
-Aynı dağda düşen ve bir saatte bulunan ABD’li dağcılardan 2 hafta önce Muhsin Yazıcıoğlu’nun 4 günde bulunamayan helikopteri,
-Ülkesinden soğutulduğu için yurt dışana giden beyinler ve yurt dışına kaçan milli sermaye,
-Kur korumalı mevduat sayesinde döviz artışından servetine servet katanlar,
-Arka kapı orerasyonlarıyla hazineden yok olan milli servetimiz,
-Avantadan gemicikler, yatlar, villalar, saraylar, uçaklar saltanat süren aileler,
-Buharlaşan 128 milyar dolar
👇
Prof.Dr.İlber Ortaylı'nın en keyifle güldüğü espiri:
Harf İnkilabı yapmışız, onu yaptığımız için de eski mirasımız gitmiş, bir gecede cahil kalmışız!
Asıl bunu söyleyenler cahil...
Siz hiç Türk Tarihini anlatan Osmanlı Kroniği gördünüz mü? Hattileri, Frigleri, Urartuları, veya Sakaları/İskitleri, Hunları, Etrüskleri, Çoban kralları, Medleri yahut Hazarları Göktürkleri, Türgişleri, Büyük Selçukluları anlatan Osmanlı kroniği gördünüz mü? Osmanlı tarihini bile Avrupalılar yazmıştı, sonradan da Cumhuriyet müverrihleri yazmıştır.
Dil Devrimiyle Türkler eğitime katıldı, okudu yazdı, meslek sahibi oldu, işi gücü oldu, Osmanlı'daki gibi cahil kalmaktan kurtuldu. Dertleri milleti tekrar cahil yapmak ve Araplaştırmak .
Meşhur Osmanlıcı fesli mısır koçanının dedesi Aya Gregory kilisesine bağlı Artin Kalaycıoğlu adlı Ermeni çıktı. Mısıroğlu soyadını kamuflaj için almış kripto!
Kriptonun kuyruk acısının sebebi belli oldu.
Yeni Osmanlıcılık Siyonist pis bir plandır. Türkiye'yi Türkler yönetmeli🇹🇷
Torunu anlatıyor dinleyelim.
🔴 ARŞİV | Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, 26 ülkeden gelen devlet ve hükümet başkanlarını ve eşlerini Dolmabahçe Sarayı’nda ağırlıyor. (2004)
Ülkede büyük burjuva olmak bile size hukuki koruma sağlamazken küçük bir ilçede AKP'li belediye meclisi üyesi olmak hukuki koruma sağlayabiliyor. Koç ailesinin en büyüğüne derhal açılan soruşturma AKP'liye açılamıyor. AKP'lilik toplumda nasıl bir imtiyazlı konum haline geldi siz düşünün.
AKP’nin Esenboğa Havalimanı’nda inşa edilen yeni kule ile ilgili skandalını ortaya çıkardık!
Yeni kuledeki 4 büyük kolon ve 2 balkon girişinin hatalı inşa edilmesi nedeniyle;
Pistlerin görüşlerinin engellendiğini, bu nedenle de yeni kulenin doğru düzgün kullanılamadığını tespit ettik.
Uçakların iniş, kalkış ve manevralarını yönetmekle görevli olan, kara ile havanın tüm işleyişini ve güvenlik iletişimini yürüten hava trafik kontrolörleri;
Yeni kuledeki görüşü engelleyen dev kolonlar yüzünden ⬇️
🔴 Bir pistin sadece başını görebiliyor,
🔴 Uçakların hızlandığı bölgeyi göremiyor.
🔴 Pistin orta bölümünü görebiliyorsa,
🔴 Devamında aynı pistin sonunu göremiyor.
🔴 Rüzgar diğer yönden esiyorsa, bu kez pist başını göremiyor,
🔴 Pistin ortasını görüyorsa, bu kez de pistin sonuna doğru olan tarafını göremiyor.
Tam bir beceriksizlik!
Yeni yapılan bir kule açısından, dehşet verici bir mimari hata, denetim ve güvenlik zafiyeti!
Pistlerin her milimetresini net görmesi gereken hava trafik kontrolörlerinin şu anda adeta gözleri bağlanmış durumda.
Açılışı, 19 Ocak 2026’da CB Tayyip Erdoğan’a yaptırılan yeni kule, bu güvenlik zafiyeti nedeniyle 4 aydır doğru düzgün kullanılamıyor.
Sadece göstermelik sayıda uçağa hizmet verebiliyor (3-5 uçak).
O da, 3. pistin kullanımını engelleyen hafriyat kaynaklı sıkıntıları gündeme getirmemizden sonra mecburen yapılabildi.
Pist başlarına ve sonlarına kamera sistemleri kurulsa bile sorun tam olarak çözülemiyor, tehlike büyük!
Zira Uluslararası Havacılık Standartlarına (ICAO-Annex14) göre;
Kuledeki kontrolörlerin normalde; pistler ve manevra sahalarındaki uçakları, oturdukları yerden eğilip bükülmeden, kesintisiz ve çıplak gözle görmesi zorunludur.
Sadece görüşü iyileştirmek için, ilave olarak dürbün yada kamera sistemi kullanılabileceği belirtiliyor.
Yani havalimanlarındaki kulelerde esas olan; çıplak gözle uçakların indirilip kaldırılması ve takip edilebilmesidir.
Yani havalimanlarındaki kulelerde, esas olan görüş sistemi, kamera sistemi değildir.
Yeni yapılacak kuleler, bu uluslararası standartlar doğrultusunda inşa edilmek zorundadır.
Peki durum böyleyken, Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ne yapıyor?
Yeni kuledeki bu yanlış tasarlanan kolonların önünde röportajlara çıkıp, pozlar veriyor!
Sayın Bakan’a ve DHMİ yetkililerine soruyorum!
1) Bu kule yapılırken, bu kolonlar yanlış dikilirken, uyuyor muydunuz?
2) Buradaki hatalı işlerden kaynaklanan hayati riskler ve devasa kamu zararı için idari soruşturma başlattınız mı?
3) Kulenin açılışını yaptırdığınız Genel Başkanınız Tayyip Erdoğan’ın, bu rezalet nedeniyle, kulenin ancak yarım yamalak çalışabildiğinden haberi var mı?
Vaziyet bu kadar vahim!
İşte uçuş güvenliğini tehlikeye sokan hatalı kolon ve balkon yerleşimlerinin fotoğrafları! ⬇️
Sizce bir Müslüman, Amerikalıların Müslüman bir ülkeyi işgal etmesini ister mi? Ama fesli Kadir istiyor... Sözde Müslüman olan fesli Kadir, Amerika'nın Irak'ı işgal etmesi için nasıl çalıştığını kendi ağzıyla itiraf ediyor. Görüntüleri izleyelim.
[Röportaj - Soru]: AKP'nin Irak işgaline destek vermesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
[Kadir Mısıroğlu]: AKP'yi ben ona ikna etmeye çalıştım. Bir saatten fazla Tayyip'le ben konuştum. Bunun için Ankara'ya gittim. Bu Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye için bir nimettir. Clinton zamanında ben de rapor verdim, bana da sordular. Buraya bir taşeron kullanarak...
[Röportaj - Araya giren ses]: O taşeron Türkiye'dir.
[Kadir Mısıroğlu]: ...yapabilirsiniz. Kendine tâbi bir halife istiyor. O hilafet etrafında da İslam alemini birleştirmek istiyor. (Amerika acaba neden İslam alemini birleştirmek istiyor ki?) Dolayısıyla İslam alemini bir taşeron vasıtası ile istismar etmek istiyor.
Herif kendi ağzıyla Müslüman bir ülkenin işgal edilmesi için nasıl uğraştığını anlatıyor. Kendisini adam sanıp sevenlerine duyurulur. Şimdi yorumlarda bu görüntülerin kesilip kırpılarak paylaşıldığını söyleyecek olan salaklara da şimdiden cevap verelim; videonun kendisi püsküllü Kadir'in YouTube kanalındaki sohbetlerinde hâlâ duruyor. Merak edip hâlâ bize değil de bu CIA ajanına inananlar gidip izleyebilirler. Sakın unutmayın
Ali Mahir Başarır "Bize arının diyenler utansın
Vahit Kiler, 4 dönem Akp vekili
Halkbank'tan 100 milyon $ kredi çekmiş ödememiş
AVM’sini verip borcunu kapatmış
Sonra 100 milyon $’a devlete verdiği AVM’yi 48 milyon $’a geri almış
Bu adamın kapısı neden sabah 6'da çalınmıyor"
MESELENİN KÜRT DEVLETİ DEĞİL, KÜRT DEVLETİ ADI ALTINDA BÜYÜK İSRAİL OLDUĞUNU ANLAMAYAN
KALDI MI ?
DEM'li Sezai Temelli,
"Burası vaad edilmiş topraklar. Musa, bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler (Türkler) buraları da kuruttular" diyerek Türk Milletine hakaret etmiş ve kimlerin peşinden gittiği açıkça belli etmişti.
Se cumplen 23 años del saqueo al Museo Nacional de Irak por parte del ejército de EEUU, más de 15.000 piezas arqueológicas fueron saqueadas, además del robo de la mayor biblioteca de estudios cuneiformes del mundo y de antigüedades milenarias.
Los terroristas yankis quemaron la Biblioteca Nacional de Irak, que contenía alrededor de 20 millones de documentos, que tras el saqueo y la quema, perdió el 50% de sus documentos y manuscritos.
Todas las piezas saqueadas del Museo Nacional de Irak por el ejército de EEUU acabaron en mercados negros, en subastas clandestinas, donde pujan capitalistas sin escrúpulos, que adquieren estas piezas para exponerlas en sus colecciones privadas de multimillonarios.
Obviamente este robo no fue aleatorio, el ejército estadounidense, que controlaba el lugar y tenían mapas del edificio, sabía exactamente a dónde dirigirse y en qué áreas se encontraban las piezas arqueológicas y los libros más valiosos, los que más dinero podrían sacar por ellos en futuras subastas.
AÇ VE SUSUZ KALMIŞ TÜRK ASKERLERİ, SOPALAR EŞLİĞİNDE FIRAT NEHRİNDEN SU İÇİYOR / DİN KARDEŞLERİMİZ İSE ELİ SOPALI İNGİLİZİN YANINDA!
İzleyeceğiniz görüntüler yabancı arşivlerden alınmıştır ve tamamen gerçektir.
1. Dünya savaşında Arap yarımadasında/güney cephelerde yokluk içinde cansiper savaşmış, sırtından hançerlenircesine gördüğü ihanetler yüzünden İngilizlere ve onların kışkırttığı Araplara esir düşmüş Türk Askerlerini göstermektedir.
Günlerce aç, susuz, yaralı ve hasta yürütülen Türk Askerleri uzak ülkelerdeki ölüm kamplarına götürülmektedir.
Tarih konusunda uzman ve akademik kariyere sahip değerli hocalarımızın hoşgörüsüne sığınarak yerli ve yabancı kaynak kitaplardan edindiğim bazı bilgileri siz dostlar ile paylaşmak istedim.
1. Dünya savaşı başladığı günde (Cihad-ı Mukaddes ilanı 14 Kasım 1914) Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı güne kadar 2.850.000 asker mevcudunun 941.480 ölü, 990.000 yaralı ve hasta, 358.520 esir ve kayıp olmak üzere 2.290.000 kişi savaş dışı kalmıştı.
Tarihçilerin ortak fikir ve tespitine göre, kayıt ve arşiv yetersizliğinden dolayı esirlerin net sayısı bilinmemekle beraber, kayıplar dikkate alınmadığında, sadece esir kamplarında fiilen yaşayan/bulunan Türk Askerlerinin sayısı kesinlikle 200.000 üzerindedir.
Türk Askerleri en çok güney cephesinde (Arap yarımadasında) İngilizlere ve onların işbirlikçilerine (Avustralya, Hindistan ve Araplar vs.) esir düşmüşlerdir. Belgelere gore, Osmanlı devletinin elinde, itilaf devletlerinden toplam 21.506 asker esir bulunmaktaydı.
Güney Cephelerde (Irak, Sina, Filistin, Hicaz, Yemen vs.) Esir düşen Türk Askerleri, çok farklı sayıda kamplara götürülmüştür. Bunlar, Hindistan Kampları (Superpur Kampı, Ahmet Nagar Kampı, Belgaum Kampı, Bellary Kampı, Kalküta İstasyon kampı, Kataphar Kampı, Tongnung Kampı, Thatmyo Kampı, Schwebo Nekahet Kampı, Meiktila Kampı, Rangoon Karantina Kampı) Mısır Esir Kampları (Heliopolis Kampı, Abbassiah Hastanesi/Kampı, Maadi Kampı, Mısır Hilal-i Ahmer Hastanesi/Kampı, Kahire Kalesi Kampı, Ras-el-tin Kampı, Seydibeşir Kampı, Bilbeis Kampı, Kasrı Nil Kışlası/Kampı), Kıbrıs Adası Esir Kampları, Malta Adası Esir Kampı, Man Adası Esir Kampı, Yunanistan Esir Kampları, Irak Esir Kampları (Basra, Bağdat-Geçici Toplanma Kampları) ve Burma Esir Kamplarıdır. (Kızılhaç Arşivleri)
(Doğu Cephesinde esir olan Türk Askerleri ise Rusların denetiminde olan Erzurum, Kars gibi toplanma yerlerinden sonra, Tiflis Esir Kampları, Bakü/Nargin Adası Esir Kampları, Moskova Esir Kampları ve Sibirya Esir Kamplarına gönderiliyordu.)
Esir Türk Askerlerinin büyük çoğunluğu bu esir kamplarında planlı şekilde imha edilmiş ve malaria (sıtma), diarrhoea (ishal), trohom, yaralanma, zehirlenme başta olmak üzere, zihinsel ve sinirsel(dikenli tel hastalığı) rahatsızlıklar gibi çeşitli hastlalıklar da vesile kılınarak katliama maruz kalmıştır. Hayatta kalabilen çok az sayıdaki Türk Askerleri ancak 1924 yılından sonra Anadolu’ya dönebilmişlerdir.
Bunların arasında, en acımasız ve en insafsız zulüm, işkence ve vahşetler Mısır Esir Kamplarında yaşanmıştır. Bu kampta, esir Türk Askerlerine zorunlu yemek olarak ölmüş ve kokmuş beygir ve katır etleri yedirilmiştir. Türk Askerlerinin çoğunluğu bu sebeple dizanteriye ve "pellagra" denilen uyuzdan daha beter illet bir hastalığa tutulmuş ve acılar içinde şehit düşmüşlerdir.
Güneş altında perişan olan, kavurucu kumlardan kan çanağına dönen Esir Türk Askerlerinin gözleri, hususi götürüldükleri Abbassiah hastanesinde, bu sefer cellat doktorlar tarafından (Arap ve Ermeni oldukları belirtiliyor) bağırta bağırta oyulmuşlardır. Yıkanma bahanesiyle asitli havuzlara süngü ve dipçik zoruyla sokulan Türk Askerleri kör edilmiştir. Kamplarda ve hastanelerde kör edilmiş Türk Askerleri, ancak birbirlerinin ceketlerinden tutunup sürüne sürüne tuvaletlere gidebilmiş ve normal ihtiyaçlarını giderebilmişlerdir. Mısır Kamplarından çok azı hayatta kalabilen esir Türk Askerleri Anadolu’ya gözleri kör ve yardıma muhtaç olarak geri gelebilmiştir😪