Piyasa döngüseldir.
Hiç bir enstrümana aşık olmaya gerek olmadığı gibi, hiç bir enstrümandan nefret etmeye de gerek yok.
Bazen Altın çıkar, bazen Bitcoin. Bazen konut,, bazen bono, bazen borsa.
Döngüleri yakalamak, iyi strateji kurmak ve toplam varlık miktarını arttırmak esas.
Altının Kaderi Reel Faizin Elinde!
Altın fiyatlarını jeopolitik riskler, MB alımları, ETF fon akımları ve reel faizler gibi birçok faktör etkiler.
Ancak en önemli faktör olan, aynı zamanda altının fırsat maliyetini belirleyen reel faizler son dönemde daha da öne çıktı. Savaş sonrası yükselen reel faizler, altın fiyatını düşürdü.
Dün yaptığımız bilgi dolu samimi söyleşinin ardından @ozanktarman harika saptamalar aynen devam
süper bir yazı ?
AI Balonu Patlıyor mu? Wall Street'de Büyük Rotasyonun Şifreleri - BS Ekonomi https://t.co/w8l5kOoolU
UZUN VADELİ PARA (ÇEVİRİ)
By @morganhousel
18. yüzyıl ekonomisti Adam Smith, İskoçya’nın dağlık bölgelerinde “yirmi çocuk doğurmuş ama ikisini bile hayatta tutamamış” bir anneyle karşılaşmanın nadir olmadığını yazmıştı.
Hayat buydu. Ve zengin ya da fakir olmanız pek fark etmiyordu. İngiltere Kraliçesi Anne’in 18 çocuğu vardı, ama bunların tek bir tanesi bile yetişkinliğe ulaşamadı.
ABD başkanı James Garfield, ülkenin en iyi doktoru henüz mikrop teorisine (germ theory: hastalıkların mikroorganizmalar tarafından yayıldığını anlatan bilimsel görüş) inanmıyordu diye 1881’de hayatını kaybetti.
Ölümünden iki hafta önce Franklin Roosevelt’ın tansiyonu 26/15 idi ve doktorlarının yapabileceği neredeyse hiçbir şey yoktu; basit tansiyon ilaçları henüz mevcut değildi.
Bu insanlardan herhangi birine modern bir süpermarketi gösterebilseydiniz, hayretten bayılırlardı. Market alışverişinin en büyük zorluğunun 19 farklı reçel markasından hangisini seçeceğine karar vermek olduğunu ya da Ocak ayında Minnesota’da karpuz satın alınabildiğini kavrayamazlardı. Ama onları en çok şaşırtacak şey, arkadaki eczane olurdu; bunu adeta sihirli bulurlardı.
Peki tepkileri ne olurdu?
Bence “Ne kadar harikasınız” demezlerdi.
Daha çok “Ne kadar şımarmışsınız” derlerdi.
Eczanede sırada beklemek zorunda kaldığımız için sinirlendiğimizi görür, bizi bekleyen o sihirli haplar için ne kadar nankör olduğumuza burun kıvırırlardı.
Yiyecek fiyatlarından şikâyet ettiğimizi ama bolluğun mümkün olmasına hayret etmediğimizi anlamakta zorlanırlardı.
İşin ironik tarafı şu: Her nesil, kendinden sonrakiler için daha müreffeh bir dünya yaratmak adına çalışır ve yenilik yapar. Ama o gelecek nesillerin kendi dünyalarıyla nasıl etkileşime geçtiğini gördüğünüzde, duygularınız gururdan hayal kırıklığına dönebilir. Çocuklarımız bizim yaşadığımız şekilde acı çekmeyecek—ve bunun kıymetini bile bilmeyecekler.
Bu yaygın bir problemdir. Zengin aileler, çocuklarını desteklerken onların şımarık olmamasını nasıl sağlayacaklarını düşünür.
Toplumların da, kendilerinden önceki nesillere göre daha tembel ve “doğuştan hak edilmiş gibi davranan” (entitled) gençler karşısında hayal kırıklığı yaşama konusunda uzun bir geçmişi vardır.
Parayı ve kendi çocuklarımı düşünürken ben de bunu kafa yordum. Vardığım nokta şu:
Birkaç ay önce, göçmen ebeveynleri Amerika’ya gelip düşük ücretli işlerde durmadan çalışarak geçinmeye çalışan bir adamla konuşmuştum.
Bu çocuklar şimdi yetişkin. Ve anladığım kadarıyla bu adam, üniversite mezunu bir beyaz yakalı olarak anne babasının onun için katlandığı zorlukları kendisinin çekmeyecek olmasından bir tür utanç duyuyordu. Ailesi ona tutumluluk ve azim (grit: zorluklara rağmen sebat etme) aşılamıştı.
Peki kendi çocukları, babalarının görece daha kolay bir hayat yaşadığını görürse aynı dersleri öğrenebilir miydi?
Bir örnek verdi: Kendisi çocukken tüm kitaplar kütüphaneden ödünç alınırdı. Şimdi ise küçük kızı 15 dolarlık Taylor Swift kitaplarını satın almak istiyor ve alıyor; kitaplar odasında birikiyor.
Benim cevabım şu oldu: Eğer onun göçmen anne babasıyla konuşabilseydik, eminim şöyle derlerdi: "amaç buydu".
Bu kadar çok çalışmalarının tek sebebi, ailenin durumunu bir üst seviyeye taşımaktı: bir nesil yemek bulmak için didinirken, bir sonraki nesil Taylor Swift kitaplarına para harcayabilsin diye. Torunun “şımarık” görünmesi, zenginliğin bir yan etkisi değil; hedefin kendisiydi.
Başka bir deyişle:
Bazı ebeveynlerin amacı, çocuklarının ve torunlarının önceki nesillerin standartlarına göre “şımarık” görünen bir hayat yaşayabilmesi için çok çalışmaktır.
Zenginlik gibi, “şımarık” olmanın da objektif bir tanımı yoktur—her şey başkasına göre görecelidir.
Ben kendi çocuklarıma bakıp, kendi çocukluğuma göre ne kadar şımardıklarını görebilirim.
Ama aynı şeyi benim için babanne ve dedem söyleyemez miydi? Onlar çocuk felci (polio), kızıl hastalığı (scarlet fever) ve benim aklıma bile gelmeyen bir sürü şeyle uğraşmak zorundaydı.
Peki onların kendi büyükleri? Ulaşım araçları atlarla sınırlıydı ve kötü bir hasat, çocuklarınızdan bazılarını kaybetmek anlamına gelebilirdi—sadece bir iki nesil sonra düşünülemez hale gelen bir hayat.
Burada gözden kaçan ortak nokta şu: Bir neslin hayatı öncekine göre kolaylaştığında, hayatları objektif olarak kolaylaşmaz; sadece daha önce “önemsiz” sayılan daha üst düzey sorunlarla uğraşmaya başlarlar.
Bir nesil yemek ve barınak bulmayı dert eder.
Sonraki nesil bunu dert etmez ama güvenliği düşünür.
Sonraki neslin güvenliği vardır ama hastalıklardan korkar.
Sonraki nesil hastalıklarla mücadele eder ama eğitimi dert eder.
Sonraki nesil eğitimi elde eder ama iş-yaşam dengesiyle uğraşır.
Ve bu böyle devam eder. Bu, John Adams’ın meşhur sözünün özüdür (serbest çeviri):
“Ben 'savaş' çalıştım ki çocuklarım mühendislik okuyabilsin. Onlar mühendislik okuyacak ki kendi çocukları felsefe okuyabilsin, onların çocukları da sanatla uğraşabilsin.”
Ben çocuklarımın ve torunlarımın kanser konusunda bizim yaşadığımız türden endişeler taşımamasını umuyorum. İşlerini bizimkinden çok daha kolay hale getiren inanılmaz teknolojilere sahip olmalarını diliyorum. Bugün uğraştığımız günlük sürtünmelerin (frictions: küçük ama sürekli can sıkan zorluklar) ortadan kalkmasını istiyorum. Enerjinin o kadar bol olmasını umuyorum ki, sınırsız gibi görünsün.
Bu şımarıklık mı? Belki. Ama böyle ifade edince aklınıza başka bir kelime gelebilir—belki “şanslı” ya da “talihli.”
Ya da belki şöyle:
“Kendilerinden önce gelenlerin biriktirdiği emeğin faydalanıcıları (beneficiaries) olup, günlerini yeni problemleri çözerek geçirebilen insanlar.”
Ki bugün sen ve ben tam olarak buyuz. #
Altın Uçacak Kaçacak Diyenlere Verilerle Cevabım:
Altın da nihayetinde bir emtiadır ve emtiaların değişmez bir kuralı vardır: Fiyat, uzun vadede üretim maliyetinden kopamaz! Piyasanın Denge Mekanizması:
Fiyat maliyeti aşarsa arz artar, mal bollaşır ve fiyat düşer. Fiyat maliyetin altına inerse arz azalır ve fiyat yeniden yükselir. Savaş veya krizler kısa vadeli sapmalar yaratsa da, üreticinin "kâr-zarar" denklemi fiyatı eninde sonunda maliyet eksenine geri çeker.
50 Yıllık Veri Bize Ne Söylüyor?
Altın fiyatı / Üretim maliyeti oranı son 50 yılda sadece iki kez 3.5 seviyesinin üzerine çıktı: Biri 1980 zirvesi, diğeri ise 2026 başındaki 5558 $ zirvesi. Bana altın pahalı diye 5500 $ da makale yazdıran bu aykırılıktı. Kısaca 10-15 bin dolar olacak diyenler veriden kopuyorlar.
💡 "Zirveden %30 Düştü, Buradan Alınır mı?"
En çok merak edilen ve bana sorulan soru bu. Güncel üretim maliyeti yaklaşık 1600$ seviyelerinde. Tarihsel grafiğe ve maliyet oranlarına baktığımızda, güncel 2400$ altı seviyeler üretim maliyetine kıyasla piyasa için makul fiyatlama bölgeleri olarak görünüyor.
Gelecek Projeksiyonu (Bonus Bilgi):
Çevresel düzenlemeler, yeni madenlerdeki düşük cevher yoğunluğu ve verimsiz bölgelerdeki talep artışından zorunlu üretimler nedeniyle altının üretim maliyeti yıllık ortalama %6-7 artıyor. Talep düşmese bile, bu bileşik maliyet artışıyla 2036 yılında altının sadece "üretim maliyetinin" 4500$/ons seviyelerine çıkması beklenebilir.
Kıssadan Hisse;
Fiyatlar maliyetten kopup ralli yaparken "daha da gidecek" diyen kitleler hep olacaktır; siz aklınızı ve sağduyunuzu koruyun. Unutmayın: Kendinize ait bir altın madeniniz yoksa, sadece altın biriktirerek asla zengin olmazsınız. Sadece satın alma gücünüzü korursunuz.
#Altın #Gold #xauusd #altıns1 #Emtia #Ekonomi #FinansalOkuryazarlık #Yatırım
Değil BofA, babanız yazsa raporu, bir grafiği açıp bakacaksınız.
Grafikte Madenciler / Altın rasyosunu görüyorsunuz. Bırakın ucuzluğu, madenciler son 13 yılın neredeyse en PAHALI seviyelerinde.
Basit range trading bilen birinin önümüzdeki dönem madencilerin altına karşı kanayacağını görebilir.
Artan enerji maliyetlerinin ve yükselen 10y faizlerin bilanço/değerleme açısından negatif etkilerini ise basit makro bilen biri görebilir.
Tabii arzu eden BofA'ya da inanabilir tercih meselesi.
PİYASALAR (DETAYLI)
🔑 Genel görüş
Piyasalarda makro anlamda bir sıkıntı görmediğimi yazmıştım. Fed başkanı test edildi. Yani herkesin durmadan ağzına sakız yaptığı 2001-2008 gibi krizlerin benzerinin olma ihtimali oldukça düşük.
Zaten göreceksiniz, bu adamlar bir gün haklı çıksa bile bir işe yaramayacak. Çünkü tüm trendden beş kuruş para kazanamayıp daha da kötüsünü bekliyor olacaklar. 2001'i, 2008'i ve 2020'yi piyasaların içinde yaşamış biri olarak bunu net söyleyebilirim.
Piyasalar haklıyı ödüllendirmez, disiplinli insanı ödüllendirir.
🔑 NQ teknik görüş
Nasdaq'ta V tipi dönüşten sonra bir önceki tepe üzeri kapanış veremedi. Bu da klasik SFP paternidir. Bu bölge aynı zamanda bu hacim bandının da tepe seviyesiydi. Bu bölgeleri ilk temasta geçmek zor.
Altta bıraktığı boşluk / EQ / POC (hacim bandının en yoğun yeri) bölgesi belirleyici olacak.
🔑 Rotasyon
Yaklaşık 2 senedir inanılmaz CAPEX harcamalarının yarayacağı şirketlere yatırım yaptım ve size de çokça anlattım. Bunların başında AMD ve ASML geliyor ki benim AMD maliyetim 40-50 dolar arası, ASML maliyetim de 650 dolar. Hepsinden gayet güzel kazanç oldu. Bir kısmını zaten başka reel yatırımlar için realize de ettim.
Şimdi bu CAPEX'i harcayan şirketler nakit akışı projeksiyonları konusunda sıkıntı yaşıyor. Ne bunlar? Meta, Microsoft, Amazon, Google vb… yani Mag7.
Altını arayanlara kürek satan hardware firmalarından zaten kazanıldı. Kürek karları ve marjları inanılmaz boyutlara ulaştı; 10x yapmasının sebebi de bu. Yani altı boş değil, bazı arkadaşların atıp tuttuğu gibi.
Ama eninde sonunda bu harcamalar karşılık almak için yapılıyor, havaya yapılmıyor. 2026'nın son çeyreği gibi karşılıkların yavaştan alınacağı öngörülüyor.
O yüzden ben de ana resimde yavaştan Mag7 rotasyonuna başladım. Bunların şu an çok iyi fırsat verdiğini düşünüyorum. Rotasyon derken komple satıp, komple almaktan bahsetmiyorum. Re-balance'dan bahsediyorum. Zaten düz matematikte bu tip yükselişlerde portföy balansı bozulur ve bunu her fon belli dönemlerde yeniden balanslar.
Kriptoyu ve diğer tüm yatırım araçlarını ABD büyülenmesiyle, hayatlarındaki ilk boğa döngüsünün gazıyla dışlayanları da görüyorum. Bunların aynısını 2021 kripto döngüsünde de görmüştük; kriptonun yükselmesinin gazıyla her şeyi boş vermişlerdi. Şimdi aynı durum ABD yatırımcılarında var. Bu insanlar doğru yerde bulunmaktan / şans faktöründen bihaber. Bu kadar kopuk ve yatırım konusunda faşist olmak doğru değil.
🔑 ABD dışında bana göre şu anda alınabilir assetler
Altın: Bunu ben 5500'deyken "yüzüne bakmayın, 4k civarlarında alırız" derken dalga geçenler vardı. Bakın, geldi. O zaman çok beğeniyordunuz, şimdi daha çok beğenmeniz lazım.
Bitcoin: Tarihsel olarak 200 haftalık seviyenin altına %30'dan fazla düşmemiş. Bu da kabaca 40-60k bandını veriyor; lokal dip adayı olarak.
Borsa İstanbul: Buna maalesef geç kaldınız. Yeniden destek bölgesi gelirse (250-270$ bandı) bakılır. "Borsa yerine sen ülkeye bak" diyenler bugün "alalım mı?" diyor. Siyaseti boş verip kendinize bakmanız gerektiğini milyonuncu kez gördünüz. Bu ülkede bunu görmeye devam edeceksiniz.
İran anlasmayi onayladı
Şimdi piyasalarda hafta sonuna girerken oldukça olumlu bir hava göreceğiz
Ve bu anlaşma tam Space X halka arzından önce geliyor
Tabi her şey bir tesadüf
Kısa vadeli rallinin tadını çıkarıp teknik seviyelere dikkat edelim
Bakalım barışı önce kim ihlal edecek ?
Dünyada yeni düzen bu bu şartları kabul ederek kısa vadeli işlem yapmak lazım orta uzun vadede ise gideceğimiz yerleri biliyoruz
Kaçınılmaz bir enflasyon ve durgunluk
Süper bir emtia rallisi için her şey hazır
Enflasyon yükselip fed şimdilik faiz arttırmayacağım dediği an her şey bambaşka olacak
Altın konusunda EKOTÜRK TV deki tüm yayınlarımda konuştuğum herşey gerçekleşti. Ons altın 5000 doları geçtiğinde 5500-5600 dolarlarda elimdeki altınların yüzde 90 ını kademeli olarak satmış olacağım demiştim. Son yayınlarda da kabaca son 1 aydır 4000 doların altına gelme ihtimalinin kuvvetli olduğunu söyledim. Muhtemelen bu senaryo da gerçek olacak. Giriş için dikkatle izlemesi gerekiyor. Henüz zamanı gelmedi.
Bu yazı, Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House bünyesinde çalışan Galip Dalay tarafından kaleme alınmış ve oldukça dikkat çekici bir tez ortaya koyuyor:
İran Zayıflarsa Türkiye Kazanır mı? Chatham House Analizi, Orta Koridor ve Borsa İstanbul İçin Büyük Jeopolitik Fırsat - BS Ekonomi https://t.co/lEtYmExUNn
@nes_fit1907 Adam Hapiste yatarken,kulübün neredeyse tüm gelirleri ve sponsorlukları tırpanlanmıştı.Eldeki futbolcuların maaşları ödenemez hale geldiğinde,adam hapisten 3 milyon euro para göndertti takıma maaşları ödeyip futbolcuları kaybetmemek için.Kendi içimizde düşman olmayalım lütfen...