Bu konu tarihi rezillik. Devlet adına utanç verici bir olay.
Madenciler haklarını alacağına dair bizzat İçişleri Bakanı’ndan söz almıştı.
Sayın Bakan, sözünüzü mü çiğnediniz, yoksa bir holdinge söz mü geçiremediniz?
@MelihKarakelle Bunu bil8yorum ama ben accik daha advance dusunduydum ama her ota oyle dusunup isin sonumda evde hicbir sey yapmadan oturuyorum filozof gibi sadece dusunuyorum o yuzden en mantiklisi bi yerde bazi seyleri salmak bunla kucuk bir holter yapip loglasam olabilir 48 saat
Baktı ki meşru Özel yönetiminin temsilcileri Parti Meclisi'nde çoğunlukta, PM'nin toplanmasını süresiz erteledi. Tıpkı Vahdettin gibi. O da direniş yanlıları çoğunlukta diye Mondros sonrası meclisin toplanmasını süresiz ertelemişti.
Şu artık net bir gerçek: 2002 - 2019 arası AKP ülkeyi SIFIR muhalefet ile dikensiz gül bahçesi gibi yönetmiş. Ne zaman ki Ekrem İmamoğlu tırnaklarını geçirip, çalınan İBB seçimlerini o gece geri döndürdü, 17 yıllık sefahat dönemi bitti. Baykal ve KK ekibi 17 yılımızı çaldı.
Bu bir itiraftır. AKP yargısı seçime kadar tedbiri kaldırmaz, CHP seçime Kılıçdaroğlu ile girer ve Erdoğan bir dönem daha kazanır diye bir proje yapmışlar. Bu hain de bu işin CHP ayağının taşeronluğunu üstlenmiş.
@X My account is hacked and I had my 2 factory auth active. They changed my password and logout from my phone but my PC is still on! Please help me. MY phone is safe and it is not hacked. The message I got for the hackers attempted verification code the X sent is hilarious!
@X Bro, I am this accounts owner. I have friends all across the world and I have am able to use the account on my pc due to the fact that the hacker was not able to kick me out of it! HE CHANGED MY PASSWORD AND DELETED MY PHONE AND EMAIL EVERYTHING'!!!!
CHP kurultayının iptali meselesinde ortaya çıkan tablo artık çok daha net görülüyor.
Bir taraftan
“kurultay iptal edildi, yönetim değişti”
algısı oluşturulmaya çalışılıyor.
Ama ortadaki resmi belgeler başka bir şey söylüyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi parti sicil kayıtlarında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak hâlâ Özgür Özel görünüyor.
YSK kayıtlarında da
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak hâlâ Özgür Özel görünüyor.
Mevcut yönetimin mazbatası duruyor.
Yani seçim hukukunda en önemli belge olan mazbata geri alınmış değil.
İptal edilmiş değil.
Yerine başka bir isim adına yeni mazbata düzenlenmiş değil.
Üstelik YSK’nın resmi yazısında çok açık bir ifade var:
“Kurulumuzun Anayasa ve yasalar gereği mahkeme kararlarını uygulamak gibi bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır.”
Yani halkın anlayacağı şekilde konuşalım:
Ortada tartışılan bir mahkeme kararı olabilir.
Ama seçim hukukunda bir yönetimin değişmesi için resmi kayıtların değişmesi gerekir.
Mazbatanın iptal edilmesi gerekir.
Yeni mazbata düzenlenmesi gerekir.
Bunların hiçbiri yapılmadan,
“CHP yönetimi değişti” demek hukuken de siyaseten de havada kalır.
Çünkü seçim hukukunda esas olan yorum değil,
resmi kayıttır.
Yetkiyi belirleyen şey dedikodu değil,
mazbatadır.
Bugün görünen gerçek şudur:
YSK kayıtlarında değişiklik yok.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarında değişiklik yok.
Mazbata iptali yok.
Yeni mazbata yok.
O halde ortaya çıkan bu tartışmanın temelinde hukuki belirsizlik olduğu açıktır.
Bu mesele sadece CHP’nin iç meselesi değildir.
Bu mesele;
demokratik siyasetin nasıl işleyeceğiyle ilgilidir.
Çünkü bir siyasi partinin kurultay iradesi,
delegelerin oyuyla oluşur.
Eğer seçim kurullarının verdiği mazbatalar yok sayılarak,
mahkeme koridorlarında siyasi sonuç üretilmeye çalışılırsa,
yarın hiçbir partinin kongresi,
hiçbir seçimin sonucu,
hiçbir demokratik irade güvende olmaz.
Mesele tam da budur.
Sandıkla gelen iradenin,
hukuki tartışmalar üzerinden etkisiz hale getirilmek istenmesidir.
Ama unutulmamalıdır:
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine;
kapalı kapılar ardında yapılan hesaplar değil,
delegeler,
partililer
ve millet karar verir.
CHP sahipsiz değildir.
Millet iradesi de sahipsiz değildir.
CHP veya bir başka parti zerre umrumda değil. Sadece şu iki yüzlülüğü söylemek istiyorum.
Dava eden CHP’li davalı CHP’li diyen arkadaşlar.
Bülent Arınç, ‘Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı’ dediğinde kim bunu soruşturdu, kaçınız sordu?
Türkiye’deki insanlar hayattan soğudu aynı şekilde ben de öyle. Ben gelecek yıllar için buraya not düşsün diye yazıyorum. Bu yapılan adalet değildir.
AK Parti’ye veya DEM Parti’ye de yapılsa doğru bulmam. Özgür Özel ile de 2 sene önce Mavi Vatan hakkında danışmanının yaptığı bir açıklama nedeniyle tartışmıştım ve sonrasında bir kez bile konuşmadım. Şahsı umrumda değil.
Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlıktır.