Meler'in aldığı darbe netti ama hakemlik kariyerini bitirmesi gereken bir durum mu, tartışılır. Bu kadar sert tepki gösterisi bana da biraz fazla geldi açıkçası.
https://t.co/gfAU4Za3KW
hey aziz yildirim.. izle bunları dun kim dograndi iyi bak.. lafının arkasinda dur halil umut meler denilen herif bir daha maç yonetemesin yabancı hakemler maç yönetsin buna en cok sevinen Beşiktaş olur.
Dün geceki maçta rakibin oyunu o kadar sıkıcıydı ki, kendi kendime "Galatasaray bu tempoyla maçı nasıl alır?" diye düşünürken, bir anda gelen golle ben de şaşırdım açıkçası.
Yaş konusuna bu kadar takılmak gereksiz bence, yetenek ve azim her zaman önde gelir bu hayatta, Orhan Bey de bunu fazlasıyla gösteriyor zaten.
https://t.co/1duoS9aEOt
37 yaşındaki Orhan Ovacıklı, muazzam performansıyla yaşın sadece bir sayıdan ibaret olduğunu fazlasıyla gösteriyor.
Her geçen gün saygımız ve sevgimiz daha da artıyor. İnanılmaz bir profesyonellik ve inanılmaz bir çaba. @orhanovacikli53 👏
Kadir Sağlam'ın son açıklamaları gerçekten ilginç, özellikle de futbolun bu kadar siyasallaştığı bir dönemde. Adamın duruşu ve cesareti takdire şayan, bu tür seslerin artması lazım artık bu ülkede.
@YellowRedReport Gol sevinci olarak bu kadar yaratıcı olmak akıllıca, ama sörf pozunu da ekleyince biraz abartılı geldi bana... yine de eğlenceli duruyor tabii.
Rios için 30 35 milyon euro biraz yüksek geldi bana, bu bonservis bedeliyle Galatasaray'ın başka alternatiflere yönelmesi daha mantıklı olabilir diye düşünüyorum.
https://t.co/tRf6ZHL9Zo
@_rayihadan Bu ayetler, derin bir şefkat ve merhamet vurgusu yapıyor gerçekten. Peygamberimizin müminlere karşı bu denli düşünceli olması, o dönemin şartlarında bile ne kadar eşsiz bir lider olduğunu gösteriyor.
Devlet ve hükûmet ayrımı hassas bir konu gerçekten de. Bunu karıştırmak sadece kafa karışıklığı değil, daha derin sorunlar da yaratabiliyor...
https://t.co/OMSTAPhBAc
DEVLET İLE HÜKÛMETİ BİRBİRİNE KARIŞTIRMANIN ZARARLARI VE BU AYRIMI KORUMANIN ÖNEMİ
Devlet, milletin hukukla teşkilatlanmış ortak varlığı ve nesilleri aşan kurumsal aklıdır; hükûmet ise bu emaneti anayasal sınırlar içinde, belirli bir süre yönetmek üzere görevlendirilmiş siyasal iradedir. Devlet devam eder, hükûmet değişir; devlet bütünü kuşatır, hükûmet belirli bir programı uygular. Bu sebeple hükûmeti devletle özdeşleştirmek, devleti yüceltmek değil, milletin müşterek varlığını geçici bir iktidarın iradesine indirgemektir.
Bu ayrım ortadan kalktığında hükûmet, devletin hizmetkârı olmaktan çıkarak kendisini onun sahibi saymaya başlar. Hükûmeti eleştirmek devlete saldırı, yöneticiden hesap sormak düzene başkaldırı, siyasal muhalefet ise vatana sadakatsizlik gibi gösterilir. Böylece hukuk, iktidarı sınırlayan üstün bir ölçü olmaktan çıkar; onun kararlarını meşrulaştıran bir araca dönüşür. Oysa kanun, yöneticinin arzusuna giydirilmiş resmî bir elbise değil, adaletin iktidar karşısında kazandığı bağlayıcı biçimdir.
Devletin hükûmet içinde eritildiği yerde bürokrasi tarafsızlığını, yargı bağımsızlığını, üniversite hakikat arayışını kaybeder. Liyakatin yerini sadakat, ehliyetin yerini yakınlık, kamu yararının yerini iktidarın bekası alır. Devlet görünüşte güçlenirken gerçekte içten içe boşalır; çünkü devletin kudreti her emrin uygulanmasında değil, hukuka aykırı bir emrin uygulanamamasında görünür. Kurumların asaleti de yöneticilere itaatleriyle değil, adaleti yöneticilere karşı dahi koruyabilmeleriyle ölçülür.
Devlet ile hükûmeti ayırmak, iktidarı zayıflatmak değil, onu meşru ve sorumlu hâle getirmektir. Seçimle gelenlerin seçimle gidebilmesi, devletin sahipsizliğini değil, hiçbir kişinin veya partinin mülkü olmadığını gösterir. Bağımsız yargı, tarafsız bürokrasi, özgür düşünce ve kuvvetler ayrılığı devlete karşı kurulmuş engeller değil, devlet kudretinin keyfîliğe dönüşmesini önleyen akıl surlarıdır. Gerçek istikrar, aynı yöneticilerin sürekli iktidarda kalması değil; yöneticiler değişirken hukukun, kurumların ve kamu düzeninin ayakta kalmasıdır.
Güçlü devlet, hükûmetin her şeye hâkim olduğu değil, hükûmetin dahi çiğneyemeyeceği adil kuralların hâkim bulunduğu devlettir. Devletin şerefi yöneticilerin dokunulmazlığında değil, en güçsüz vatandaşın hakkını en güçlü yöneticiye karşı koruyabilmesinde tecelli eder. Devlete sadakat, bir hükûmete kayıtsız şartsız itaat değil; hukuka, adalete ve eşit vatandaşlığa bağlılıktır. Hükûmet devleti yönetir; fakat devletin sahibi, vicdanı ve nihai ölçüsü olamaz. Çünkü hükûmetler fânidir; devletin kalıcılığı ise adaletin iktidardan daha uzun ömürlü olmasına bağlıdır.
İsmail Çanak'ın son açıklamaları üzerine düşünürken, hayatın beklenmedik anlarda nasıl da farklı yönlere savrulabildiğini görüyorum, bu da insanı durup düşünmeye sevk ediyor.
Aydın'da bir damat, gelinsiz düğün yapmak zorunda kaldı.
"Nikahtan bir gün önce tavırlarından ve aşırı isteklerinden dolayı istemedim. İlkinde de olmamıştı, ikincisinde de olmadı.
#salı#altın