Macron kendi memleketinde bir kulvarı kapatsa adamı canlı canlı yakarlar. AKP her zamanki gibi el iyisi - Türk’ten başka herkese sonsuz hizmetkar, Türk’ün amansız düşmanı.
Ankara’da bir süredir amansız bir çalışma var.
NATO toplantısı için sokaklar yenileniyor ve yollar kapatılıyor. En ilginç yanı ise NATO zirvesi öncesi 200’e yakın terör örgütü şüphelisinin göz altına alınmasıydı.
Oysa sokaklar Türkler için her zaman temiz ve düzenli tutulmalı. Parklar ve yollar Türklerin kullanımına açık ve kullanışlı olmalı. Teröristler de Türklerin güvenliği için yakalanmalı.
Vergileri Türklerden alanlar, hizmeti NATO’ya özel kılıyor.
NATO toplantısı öncesi yaşanan baskınlar bizim açımızdan utanç verici olmalı.
1. Bu insanlar teröristse şimdiye kadar neden ellerini kollarını sallayarak geziyorlardı?
2. Değillerse önleyici ceza diye bir şey çıktı da bizim haberimiz mi yok?
3. Türkiye neden NATO üyesi? Bağımsızlığını korumak için. Bağımsızlık ne işe yarar? Kişisel hürriyetlerimizi korur. Yani biz canı isteyen NATO karşıtı eylem yapabilsin diye NATO üyesiyiz.
Eyyamcı ve vatandaşının haklarına saygısız bir ülkeysek bağımsızlığımız da tehlikeye girer. Robot gibi vatandaş arzuluyorsanız, o vatandaşın devrelerine başka ülke sızarsa, kendine hizmet ettirir.
Elinde silah olup terör faaliyeti gerçekleştiren herkes ölmeli. Teröristi öldürmüyorsun, devlet meşruiyetiyle git akademisyen ol dediğini tutukluyorsun. Absürt bir iş.
Levent Kırca'nın Taşı Toprağı Altın Şehir filminden bir kare kullanmışsınız. Kıyasladığınız kişi ona benzer bir toplumsal eleştiri yapımında hiçbir zaman oynayamayacak. Çünkü 12 Eylül döneminde bile olmayan bir sansür iklimi var. Bence en acı verici güzellik kıyası bu olsa gerek
Yine kötü bir haber: TamgaTürk engellendiğinde KuzgunTV isimli bir marka yaratmıştık. KuzgunTV'nin de para kazanma özelliği Google tarafından sonlandırıldı. Nefes alacak hale gelene dek mevcut altyapıyı kullanma kararımız görüldüğü üzere imkansızmış.
Videolarda sohbet ediyoruz, kaynaşıyoruz. Kesmek niyetinde değilim. Ancak TamgaTürk'ü aylık bir dergiye dönüştürme kararımı kesinleştirdim. Bizi herhangi bir platformdan destekleyen herkese doğrudan ulaşıp onları doğal abonemiz yapacağız. Ayrıca satış noktalarında bizi bulabileceksiniz. Öyle olmuyorsa böyle, böyle olmuyorsa şöyle - Temiz Türklerin sesi olmaya devam edeceğiz.
Bayram öncesi arkadaşlara "artık düzene girdi, dertlerimizi çözdük" dedim ve yine kötü haber geldi. Bu da talihsiz serüvenler dizimizde kayıtlara geçsin.
YouTube destekçilerimiz artık aşağıdaki bağlantıyı kullanarak bizi destekleyebilirler. Sizden ricam lütfen bunu paylaşın, eski destekçilerimize mutlaka ulaşmamız gerekiyor.
https://t.co/z1posen5S8
2 yılda çok yollar gittik, yeni kardeşler, dostlar, ahbaplar edindik. Bazen uçak bazen tren bazen feribot her türlü ulaşım aracını kullandık. Biz size geldik siz bize geldiniz büyüdük ve serpildik. Şimdi fidanı ağaca döndürme zamanı, bizi seven uzaktan izleyen herkesi kavgamıza ortak olmaya bekliyoruz.
Milletimize, demokrasimize, hukukumuza kıyıyorlar. CHP’nin ve CHP’lilerin siyasi istikbaline dair içimde bir his yok. İki asırda inşa edilenin parça parça edilmesini izlemek gerçekten insanın içini kan ağlatıyor.
BUGÜN, ŞU ANDA, HALA Kırım'da soykırım yaşanıyor! 2026 yılında, burnumuzun dibinde, gözümüzün önünde...
Kırım'daki soykırımın geçmiş acı bir hatıra olmadığını ısrarla, şiddetle, kalbimizdeki en derin acıyla vurgulamak istiyoruz.
Tembelliğe sevk eden ne mi oldu?
Milleti tembelliğe sürükleyen çalışanın kazanacağına dair inancı yok etmeniz oldu.
Çalışanın değil, torpillinin kazandığı bir düzen kurmanız oldu.
İnovasyon yapanın değil, yandaşınızın ihale aldığı bu düzen oldu.
Babasının siyasi başarılarından başka hiçbir özelliği olmayan sizin gibi şahısların kürsü sahibi olması oldu.
Babasının siyasi kampanyalarından başka hiçbir yerde çalışmamış adam gelip bizim tembelliğimizden dem vuruyor. Sen milletimize sabır ihsan et Allahım!
ODTÜ'DEYDİK!
Yaşanan olaylarda ilk andan itibaren dernek üyelerimiz sahadaydı. Gece saatlerinde Hukuk Komisyonu bünyesindeki avukat üyelerimiz saldırıya uğrayan Türk gençlerinin yanındaydı. Akşam da Türk bayraklarının ODTÜ'yü süslemesine şahitlik ettik.
Kaybedecek bir Fırat'ımız daha yok!
ODTÜ’de yaşanan olaylarda atılan sloganlara dikkat etmenizi istiyorum. Türk bayrağı açan taraf “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağırıyor. İşte biz o taraftayız. Dün, bugün ve daima.
Karşımızda ise ihanet sürecinden alışık olduğumuz işbirlikçileri var, yani Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları.
Biz @KongreDernegi olarak Mustafa Kemal’in askerleri olan öğrencilerimizin yanında, işbirlikçilerin ise tam karşısındayız.
Feda edilecek, geride bırakılacak bir tek Türk milliyetçisi bile yok; bir Fırat'ı daha şehit vermeyeceğiz. ODTÜ'de saldırıya uğrayan Türk milliyetçilerinin yanındayız.
Hiç kimse Türk milliyetçisi gençleri sindirebileceğini düşünmesin. Saldırıya uğrayan, mağdur edilen ya da desteğe ihtiyaç duyan tüm kardeşlerimiz bizimle doğrudan iletişime geçebilir. Bu süreçte hiçbir arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız.
3 Mayıs 1944, Türk milliyetçiliğinde bir mücadele ve iradenin ortaya konduğu gündür.
Hüseyin Nihal Atsız’ın yazılarıyla başlayan süreçte, Ankara’da görülen dava etrafında toplanan Türkçü gençler, inandıkları fikri savunmak için sokağa çıkmış ve bu duruş devlet müdahalesiyle karşılaşmıştır. Yaşananlar, Türk milliyetçiliği tarihinde bir kırılma noktası olmuştur.
Ardından başlayan Irkçılık–Turancılık Davası’nda Nihal Atsız, Alparslan Türkeş ve Reha Oğuz Türkkan gibi isimler yargılanmıştır. Bu süreç, Türk milliyetçiliğinin bedel ödenerek savunulan bir fikir olduğunu açık biçimde göstermiştir.
Bu bedel, yalnızca geçmişte kalmış değildir. 19 Mart’ta bir eliyle bozkurt işareti yapan, diğer eliyle Türk bayrağını taşıyan gençlerde; Milliyetçi Gazeteciler Davası’nda tutuklanan ve yargılanan arkadaşlarımızda aynı irade yaşamaya devam etmektedir.
3 Mayıs bu yönüyle bir hatırlama günüdür. Bir fikrin yalnızca savunulmadığı, aynı zamanda bedelinin ödendiği bir tarihtir.
3 Mayıs Türkçülük Günü’nü kutluyor, o gün ortaya konan iradeyi saygıyla anıyorum.
3 Mayıs 1944’te harekete geçip zulme karşı dimdik duran, işkencelere rağmen eğilmeyen, tabutluklarda bile Türk’ün kaderini omuzlayanlara selam olsun.
Hüseyin Nihal Atsız başta olmak üzere, o gün yargılanan ve geri adım atmayanlar; Türkçülüğün hiçbir baskıdan korkmadan, bedel ödenerek yaşanan bir dava olduğunu gösterdi. Türkçülük, o gün salonlardan çıkıp meydanlara indi.
Bugün de bize düşen; bu mirası kuru bir söz olarak değil, bir hayat tarzı olarak taşımaktır. Türk milletinin birliği ve yükselişi için yılmadan çalışacak, o iradeyi diri tutacağız.
3 Mayıs ruhu ebediyen yaşasın!
3 Mayıs Türkçüler Günü kutlu olsun!
Hiçbir Türk vatandaşının ev kirasını dert etmediği, helal kazancıyla pazar filesini doldururken başını öne eğip borca batmadığı ve evladının istediği o oyuncağı alırken yüreğinin burkulmadığı; refah içinde, başı dik ve tam bağımsız bir Türkiye hayaliyle yürüyoruz.
Şunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız: Emeğin şerefi, yakanın mavisinde veya beyazında değil, ülkesi ve ailesi için dökülen helal terdedir! Fabrikada çekiç sallayan da, ofiste bilgisayar başında dirsek çürüten de bu yüce milletin öz evladı, şerefli birer Türk işçisidir.
Emeğini ortaya koyan her vatan evladı işçi olduğunu idrak etmeli ve hakkını aramak için omuz omuza vererek sendikalaşma yoluna cesaretle gitmelidir.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun!
Ne Mutlu Alın Teriyle Üretene 🇹🇷
Akbelen'in Sesi Esra Işık'ın Tutukluluk Hali Devam Ediyor
💢Esra Işık'ı ziyaret eden Av. Onur Taltekin, Işık'ın sevki geciktirildiği için duruşmaya uykusuz çıkarıldığını ve bu süreçte ailesinin kendisinden haber alamadığını belirtti.
https://t.co/UV7k84CzqD