Bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, 6 Temmuz 1997’de Başbuğ'umuz Alparslan Türkeş'ten devraldığı bayrağı hem fikriyat hem de siyasette zirveye taşımıştır. Sayın Genel Başkanımız, bilgeliği, siyasi öngörüsü ve politik hamleleriyle yalnızca Türkiye’nin değil tüm Türk Dünyasının Bilge Lideri olmuştur.
Liderimiz, millî çıkarları her türlü kişisel ve kurumsal çıkarların önünde tutarak "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben”anlayışını partimizin siyaset düsturu hâline getirmiştir.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli; siyasi duruşu ve mümtaz şahsiyetiyle milliyetçilik, ülkücülük fikriyatının geniş toplum kesimlerince benimsenmesini sağlamış, Türkiye’nin en sıkıntılı dönemlerinde milli şuuru diri tutmuştur.
Liderimizin önce ülkem ve milletim diyerek ortaya koyduğu mücadele, sadece bir siyaset değil, aynı zamanda bir iman, bir dava, bir adanmışlık, bir vefa örneğidir.
Sayın Genel Başkanımız devletin işleyişi ile ilgili krizlerin toplumsal krize dönüşmemesi için uyarılarda bulunmuş, uzlaşmayı işaret etmiştir. Hukuki boşluktan veya başka nedenlerden dolayı ortaya çıkıp krize dönüşen, devletin işleyişini zedeleyen anlarda istikrarı sağlayan çözüm önerileri üretmiştir.
Bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin bütün açıklamaları, çağrıları, siyasi hamleleri, millî tarih şuuruyla Türkiye'nin jeopolitik konumunu dikkate alan, keskin ve isabetli öngörüleri içeren stratejik bir aklın ve düşüncenin neticesidir. Türk'ün nizam kurma kudretinin stratejik aklı, bilge liderimiz Devlet Bahçeli'de tecessüm etmiştir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, öngörüleri ile bugüne kadar her zaman haklı çıkmış, bunu herkes kabul etmiştir. Liderimizin söyledikleri ve öngörüleri dikkate alınınca ülke ve millet menfaatine ne gibi faydalar sağlandığını gördük ve görmekteyiz.
Sayın Genel Başkanımız Terörsüz Türkiye için yaptığı millî birlik ve beraberlik çağrısıyla emperyalistlerin ülkemizin bekasına, milletimizin birliğine, kardeşliğine ve bütünlüğüne yönelik kirli hesaplarını boşa çıkarmıştır.
Bu vesileyle, “Önce ülkem ve milletim” diyerek Türkiye’nin karşısındaki karanlık odaklara sur olup ufkumuzu aydınlatan, varlığını Türk Milletine ve Türk Dünyasına adayan Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanlığına seçilişinin 28. yılını kutluyor, Cenab-ı Allah’tan sıhhat ve afiyetler diliyoruz. Allah başımızdan eksik etmesin.
Sayın Devlet Bahçeli’nin 6 Temmuz 1997 tarihinde MHP Genel Başkanlığına seçilmesinin 28. Seneidevriyesinde hatırladıklarımız ve hissettiklerimiz:
DEVLET BAHÇELİ’NİN VARLIĞI, TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN SİYASİ BİR TEMİNATTIR
Bazı siyasi liderler vardır; mensup oldukları milletin hayatında etkin işlev üstlenir, toplumun kaderi üzerinde müessir ve başat rol oynarlar.
Öyle ki ferasetleri ileri, görüşlülükleri, bulundukları siyasi dönemi aşar.
Yaydıkları ziya, bütün bir yüzyılı ve hatta ötesini aydınlatır.
Zira yüksek karakterli politik simalar; tecrübe, birikim ve basiretleriyle bir sonraki yüzyılın dinamiklerini de öngörürler.
Kimi zaman bir bilen, kimi zaman akil insan, kimi zaman da ak saçlı olur, milletin önüne düşerler.
En badireli, en netameli dönemlerde ümit kaynağı olur, millete rehberlik ederler.
Toplumun yolunu aydınlatırlar.
Onlar sadece içinden yetiştikleri millete değil, tarihe ve bütün insanlığa mal olmuş kimselerdir.
Bu sebeple haklarındaki hükmü; insanlar değil, tarih verir.
MHP camiası ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket için; yukarıda tafsil ettiğimiz beşerî hasletlerin şahsında temerküz ettiği kimse, şüphesiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’dir.
Liderimiz Devlet Bahçeli; Türk siyasetinin en çok ihtiyaç duyduğu uyum, hoşgörü, uzlaşma ve diyalog ikliminin tesisinde dominant rol üstlenmiştir.
Sayın Devlet Bahçeli; siyasi hayatı boyunca rakipleriyle çok sert münakaşalar yaparken bile nezaheti, nezafeti asla elden bırakmamıştır.
Huşunete, şiddete, kabalığa tevessül ve tenezzül etmemiş; siyasi nezaketi asla terk etmemiştir.
Kin ve nefretin karanlığını değil, sevgi ve merhametin aydınlığını tercih etmiştir.
En şedit muhalifleri, en büyük siyasi rakipleri bile onun siyaset tarzından ve anlayışından övgüyle söz etmekten kendilerini alamamışlardır.
Siyasi obstrüksiyonların devleti açmazlara sürüklediği, toplumu bunalıma sevk ettiği devirlerde çözümün adresi olup devleşmiştir.
Siyasi anlaşmazlıkların giderilmesinde defalarca devreye girerek bir hal yolu bulunmasını sağlamıştır.
Gerek Parlamentoda, gerekse Meclis dışındaki siyasi faaliyetler sırasında karşılaşılan tıkanıklıkların ortadan kaldırılmasında her defasında etkin fonksiyon icra etmiştir.
Kavga ve karmaşa yerine, yapıcı ve müspet siyaseti tercih etmiştir.
Politikada “Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben!” telakkisinin savunucusu, temsilcisi ve tatbikatçısı olmuştur.
Türk siyasi hayatında asaletin, yüksek seciye ve güzel ahlakın numune-i imtisali mevkiine yükselmiştir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli; daha gençlik yıllarından itibaren beyefendiliği ve liderlik özellikleriyle temayüz etmiştir.
Gerek arkadaş, Ülküdaş ve gerekse iş çevresinde, etrafında daima bir ilgi ve sevgi haresi oluşturmuştur.
Onurlu duruşu ve örnek ahlakıyla daima Milliyetçi- Ülkücü Hareket’e rol model olmuştur.
Büyük bir tevazu ve titizlikle gizlediği hayırseverliği ve cömertliğiyle hem Milliyetçi-Ülkücü camianın, hem de toplumun her kesiminden insanların hayır duasını almıştır.
Millî ahlak ve seciyemiz, törelerimiz ve ananelerimiz; Devlet Bahçeli’nin şahsında âdeta ete kemiğe bürünmüştür.
Saydığımız bu mümtaz hususiyetleri sayesindedir ki Devlet Bahçeli; yalnız gönüldaşlarının ve MHP camiasının değil, siyasi hasım ve rakiplerinin de parmakla gösterdiği bir portre konumuna erişmiştir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bilge liderliğinde MHP; Türkiye’de millî şuurun diri kalmasında, milliyetçilik ülküsünün geniş kitlelerce benimsenmesinde kritik rol oynayan bir partidir.
Devlet Bahçeli’nin varlığı, Türkiye’de toplumsal barışın devamı için siyasi bir teminattır.
Siyasi uzlaşma iklimi için ilham kaynağıdır.
Sayın Devlet Bahçeli’nin ferasetine, tecrübesine, bilge liderliğine, devlet adamlığına, sadece partimizin değil; bütün Türkiye’nin ihtiyacı vardır.
Genel Başkanımız; üstlendiği büyük tarihî misyonu partimizin başında ve milletimizin sinesinde ifa ederken, Milliyetçi-Ülkücü Hareket ve MHP camiası daima şevk ve heyecanla ardından yürüyecektir.
MHP teşkilatları, kavi bir bağlılık ve iftiharla peşinden gittikleri liderlerinin arkasında; bütün inanç, cesaret ve cesametleriyle durmaya devam edecektir.
Lider O’ dur,
Adanmışlık Ondadır,
Dava O’nundur,
Sadakat O’nadır,
Biz dava ve yol arkadaşlarından selam olsun O’na.
Sayın Devlet Bahçeli’nin 6 Temmuz 1997 tarihinde MHP Genel Başkanlığına seçilmesinin 28. Seneidevriyesinde hatırladıklarımız ve hissettiklerimiz:
DEVLET BAHÇELİ’NİN VARLIĞI, TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN SİYASİ BİR TEMİNATTIR
Bazı siyasi liderler vardır; mensup oldukları milletin hayatında etkin işlev üstlenir, toplumun kaderi üzerinde müessir ve başat rol oynarlar.
Öyle ki ferasetleri ileri, görüşlülükleri, bulundukları siyasi dönemi aşar.
Yaydıkları ziya, bütün bir yüzyılı ve hatta ötesini aydınlatır.
Zira yüksek karakterli politik simalar; tecrübe, birikim ve basiretleriyle bir sonraki yüzyılın dinamiklerini de öngörürler.
Kimi zaman bir bilen, kimi zaman akil insan, kimi zaman da ak saçlı olur, milletin önüne düşerler.
En badireli, en netameli dönemlerde ümit kaynağı olur, millete rehberlik ederler.
Toplumun yolunu aydınlatırlar.
Onlar sadece içinden yetiştikleri millete değil, tarihe ve bütün insanlığa mal olmuş kimselerdir.
Bu sebeple haklarındaki hükmü; insanlar değil, tarih verir.
MHP camiası ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket için; yukarıda tafsil ettiğimiz beşerî hasletlerin şahsında temerküz ettiği kimse, şüphesiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’dir.
Liderimiz Devlet Bahçeli; Türk siyasetinin en çok ihtiyaç duyduğu uyum, hoşgörü, uzlaşma ve diyalog ikliminin tesisinde dominant rol üstlenmiştir.
Sayın Devlet Bahçeli; siyasi hayatı boyunca rakipleriyle çok sert münakaşalar yaparken bile nezaheti, nezafeti asla elden bırakmamıştır.
Huşunete, şiddete, kabalığa tevessül ve tenezzül etmemiş; siyasi nezaketi asla terk etmemiştir.
Kin ve nefretin karanlığını değil, sevgi ve merhametin aydınlığını tercih etmiştir.
En şedit muhalifleri, en büyük siyasi rakipleri bile onun siyaset tarzından ve anlayışından övgüyle söz etmekten kendilerini alamamışlardır.
Siyasi obstrüksiyonların devleti açmazlara sürüklediği, toplumu bunalıma sevk ettiği devirlerde çözümün adresi olup devleşmiştir.
Siyasi anlaşmazlıkların giderilmesinde defalarca devreye girerek bir hal yolu bulunmasını sağlamıştır.
Gerek Parlamentoda, gerekse Meclis dışındaki siyasi faaliyetler sırasında karşılaşılan tıkanıklıkların ortadan kaldırılmasında her defasında etkin fonksiyon icra etmiştir.
Kavga ve karmaşa yerine, yapıcı ve müspet siyaseti tercih etmiştir.
Politikada “Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben!” telakkisinin savunucusu, temsilcisi ve tatbikatçısı olmuştur.
Türk siyasi hayatında asaletin, yüksek seciye ve güzel ahlakın numune-i imtisali mevkiine yükselmiştir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli; daha gençlik yıllarından itibaren beyefendiliği ve liderlik özellikleriyle temayüz etmiştir.
Gerek arkadaş, Ülküdaş ve gerekse iş çevresinde, etrafında daima bir ilgi ve sevgi haresi oluşturmuştur.
Onurlu duruşu ve örnek ahlakıyla daima Milliyetçi- Ülkücü Hareket’e rol model olmuştur.
Büyük bir tevazu ve titizlikle gizlediği hayırseverliği ve cömertliğiyle hem Milliyetçi-Ülkücü camianın, hem de toplumun her kesiminden insanların hayır duasını almıştır.
Millî ahlak ve seciyemiz, törelerimiz ve ananelerimiz; Devlet Bahçeli’nin şahsında âdeta ete kemiğe bürünmüştür.
Saydığımız bu mümtaz hususiyetleri sayesindedir ki Devlet Bahçeli; yalnız gönüldaşlarının ve MHP camiasının değil, siyasi hasım ve rakiplerinin de parmakla gösterdiği bir portre konumuna erişmiştir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bilge liderliğinde MHP; Türkiye’de millî şuurun diri kalmasında, milliyetçilik ülküsünün geniş kitlelerce benimsenmesinde kritik rol oynayan bir partidir.
Devlet Bahçeli’nin varlığı, Türkiye’de toplumsal barışın devamı için siyasi bir teminattır.
Siyasi uzlaşma iklimi için ilham kaynağıdır.
Sayın Devlet Bahçeli’nin ferasetine, tecrübesine, bilge liderliğine, devlet adamlığına, sadece partimizin değil; bütün Türkiye’nin ihtiyacı vardır.
Genel Başkanımız; üstlendiği büyük tarihî misyonu partimizin başında ve milletimizin sinesinde ifa ederken, Milliyetçi-Ülkücü Hareket ve MHP camiası daima şevk ve heyecanla ardından yürüyecektir.
MHP teşkilatları, kavi bir bağlılık ve iftiharla peşinden gittikleri liderlerinin arkasında; bütün inanç, cesaret ve cesametleriyle durmaya devam edecektir.
Lider O’ dur,
Adanmışlık Ondadır,
Dava O’nundur,
Sadakat O’nadır,
Biz dava ve yol arkadaşlarından selam olsun O’na.
Milliyetçiliği sloganlarda arayıp basit şablon ve klişelere hapsedenlerin ucuz ve uçuk söylemlerine; izinli, icazetli, istismarcı ve inkarcı hamasi ezberlerine ne aldanacak ne de itibar edecek vardır. Fikri yaşatan, fikir namusunu canlı tutan ahlaki sorumluluk duygusu, aynı zamanda vakar ve vefa erdemidir.
Bu erdemden muaf olanların 3 Mayıs’ı özüyle idrak ve ifadesi aklın, makuliyetin ve mantığın yok sayılmasıdır, yani boşuna bir hevestir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Türklüğün varoluşuyla birlikte nice kahramanın yaktığı istiklal meşalesi 3 Mayıs 1944’ün sisli ortamında daha da güçlenmiş, çok şükür Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğum ve doğruluş müjdesi olmuştur.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
“Milliyetçi Hareket Partisi’ne organize Pensilvanya operasyonu çekenlere ne Ülkü Ocakları’nı ne de Milliyetçi Hareket Partisi’ni çiğnetmem, hayır çiğnerim diyenler varsa, istedikleri yerde, bu davaya hayatını adamış inanmış bir Ülkücü olarak hepsini birden heyecanla beklerim.”
Devlet BAHÇELİ
MHP Genel Başkanı