En ufak sarsıntıda
“daha büyüğü gelir mi?’”diye bilim insanlarına sarıldığımız gibi, binalarımızı ve kendimizi depreme hazırlamak için de geç kalmadan bilim insanlarına sarılsak.
Geçmiş olsun Adana
Geçmiş olsun Osmaniye
O gün ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz. Sorumsuz sorumlular bulunmadıkça,
ceza almadıkça yüreklerimiz daha çok yanar…
#kartalkaya
Her daim yanınızdayız. Başka türlüsü mümkün değil.
Anahtar Parti Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Emine Küçükali Gürkök, "Kesintisiz Kıyı Erişimi" konusunda merak edilenleri değerlendirdi.
Kıyılar kimin?
Vatandaşın kıyıya erişim hakkı neden önemlidir?
Mevcut uygulamalarda hangi sorunlarla karşılaşıyoruz?
Tüm bu soruların cevapları bu özel söyleşide.
@anahtarparti@yavuzagiraliog@EmineKucukali
#anahtarparti #yavuzağıralioğlu #kesintisizkıyıerişimi
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti.
O gece kaybettiğimiz binlerce canımızın acısı hala hafızamızda, yaşanan büyük yıkım ise hepimiz için unutulmaması gereken bir sorumluluk olarak önümüzde duruyor.
Depremleri engelleyemeyiz; ancak bilimin rehberliğinde, doğru şehircilik politikalarıyla, güvenli yapılar ve afetlere dirençli kentlerle kayıplarımızı önleyebiliriz.
17 Ağustos’u yalnızca anmak değil; ders çıkarmak, tedbir almak ve geleceğimizi güvenle inşa etmek zorundayız.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, milletimize bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
@anahtarparti@yavuzagiraliog@EmineKucukali
#anahtarparti #yavuzağıralioğlu #marmaradepremi #17ağustos #deprem
SANAYİSİZLEŞEN TÜRKİYE!
Türkiye sanayisi alarm veriyor.
2009 yılında imalat sanayinde çalışanların toplam ücretli çalışanlar içindeki payı %32,8’di. 2022’de %32,3 seviyesindeydi. Bugün ise %27,6’ya kadar gerilemiş durumda.
Yani yalnızca dört yılda 4,7 puanlık bir kayıp var.
Bu, kendiliğinden ortaya çıkmış bir tablo değildir.
Yanlış ekonomi politikalarının, yüksek finansman maliyetlerinin, ağır vergi yükünün, öngörülemezliğin ve üretmek isteyen insanımızı her geçen gün biraz daha zorlayan anlayışın sonucudur.
İktidar yıllardır bize “Türkiye büyüyor.” diyor.
Biz de soruyoruz:
Türkiye büyüyorsa fabrikalarımız neden küçülüyor?
Sanayinin istihdamdaki payı neden geriliyor?
Üreten insanımız neden yatırım yapmaktan korkuyor?
Mühendisimiz, teknisyenimiz, nitelikli iş gücümüz neden başka ülkelerde gelecek arıyor?
Üretimin yerine ithalatı, sanayicinin yerine rantı, yüksek katma değerli üretimin yerine düşük verimliliği koyarsanız varacağınız yer bellidir:
Sanayisizleşme.
Bir ülke fabrikalarını kaybederek güçlü olamaz.
Mühendisini, teknisyenini, ustasını kaybederek zenginleşemez.
Üretme kabiliyetini kaybederek bağımsız kalamaz.
Türkiye’nin ihtiyacı, milletimize rakamlarla başarı hikâyesi anlatan bir ekonomi yönetimi değildir.
Türkiye’nin ihtiyacı; fabrikaların bacasını yeniden tüttürecek, sanayicinin önünü göreceği güven ortamını kuracak, yüksek teknolojiyi, verimliliği ve yerli üretimi merkeze alacak yeni bir sanayi seferberliğidir.
KAMUOYUNA DUYURU
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE EVET; TERÖRİSTLE YOL YÜRÜMEYE HAYIR
Kamuoyuna “Terörsüz Türkiye” ambalajıyla sunulan çerçeve yasanın kabul edilmesini derin bir kaygıyla takip ediyoruz.
Siyasal iktidar olarak son seçimde yönetme yetkisini milletimizden isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin aziz hatırasını ve analarımızın yıllardır taşıdığı acıyı seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz de size bu iradeyi, terörle mücadelede kararlı ve tavizsiz bir politika izlemeniz için verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız yetkinin, seçim meydanlarında ortaya koyduğunuz iradenin tam aksi istikametinde kullanılmasına şahit oluyoruz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuzu söylediğiniz terör örgütünün elebaşının serbest bırakılmasının, terör örgütü mensuplarına yönelik hangi düzenlemelerin yapılabileceğinin ve hangi yollarla cezasızlık alanı oluşturulabileceğinin tartışılması, milletimizin vicdanında ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için değil; seçim döneminde verdiğiniz sözlerin gereğini yerine getirmeniz için verdi.
Seçim meydanlarında “terörle tavizsiz mücadele” vaadiyle milletten oy alıp bugün Meclis aritmetiğine sığınarak terör örgütüne ve uzantılarına zımni bir meşruiyet alanı açabilecek düzenlemelerin önünü açmanızı milletimizin vicdanına havale ediyoruz.
Anahtar Parti Teşkilatları olarak açıkça ilan ediyoruz:
Bu çerçeve yasaya ve terörle mücadelede tavizkâr olduğunu düşündüğümüz bu anlayışa karşı tavrımız amasız, fakatsız HAYIR’dır.
Biz Terörsüz Türkiye’ye EVET diyoruz.
Ancak teröristle, katille, terör örgütüyle ve onun uzantılarıyla yol yürünmesine HAYIR diyoruz.
Şehitlerimizin aziz hatırasını, milletimizin güvenlik hakkını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti ilkesini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutuyoruz.
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle yol yürümeye hayır!
Ben tek tek hiç birinizi unutmayacağım ve affetmeyeceğim…
Yolum,yolunuzla kesişmesin.
Şırnak’ta Şehit düşen Esma’yı mezara indiren kız kardeşlerini ve babasını unutamadığım için sizi hiç unutmayacağım…
Pkk terör örgütünün hain saldırısında şehit olan babasının tabutuna bakarken, o küçücük yüreği ile gözlerinden akan cesur gözyaşlarına hakim olmaya çalışan Süleyman’ı unutamadığım için sizi unutmayacağım…
Baba olmasına birkaç ay kala şehit olan Emre’nin hamile eşinin feryadını unutamadığım için sizi unutmayacağım ve affetmeyeceğim…
33 askerimizi vahşice her birine 40 kurşun sıkarak şehit edenleri mutlu edeceğiniz için sizi unutmayacağım ve affetmeyeceğim…
Daha geçen hafta orada kurşuna dizilen 33 evlattan biri olan ve arkadaşının naaşı üzerinde olduğu için sadece omuriliğine inebilen kurşunlarla 33 yıl felçli bir gazi olarak yaşayıp özlük hakları için parklarda Devletine seslenen fakat kalbi dayanamayıp hayatını kaybeden Erdal’ı unutamayacağım için sizi unutmayacak ve affetmeyeceğim…
Milletin “Vatanın bölünmez bütünlüğünü” koruyun diye tayin ettiği vekiller, o partiden bu partiye, şirazesi kaymış bir şekilde geçen vekiller, yıllarca vatan, millet, sakarya naraları atan vekiller;
bugün 10 Ağustos ve siz Sevr dayatmasının yıl dönümünde ne yaptığınızın,
ülkeyi nereye sürükleyeceğinizin farkındasınız…
Sizi unutmayacak ve affetmeyeceğim…
Buraya bunları yazmaktan başka elimden bir şey gelemediği için kendimi de affetmeyeceğim..
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun
Antalya, Balıkesir ve Muğla illerimizde meydana gelen orman yangınlarını derin bir üzüntüyle takip ediyoruz.
Yangınlardan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; canla başla görev yapan orman teşkilatımıza, itfaiye ekiplerimize, kamu kurumlarımıza ve destek veren tüm gönüllülerimize kolaylıklar diliyoruz.
Yangınların en kısa sürede kontrol altına alınmasını, vatandaşlarımızın güvenliğinin sağlanmasını ve zarar gören alanların en kısa sürede yeniden rehabilite edilmesini temenni ediyoruz.
Anahtar Parti Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanlığı olarak, yaşanan süreci yakından takip ediyor; yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.
@anahtarparti@yavuzagiraliog@EmineKucukali
#yangın
Rotamız millet: Durağımız Bursa…
Partimiz “Rotamız Millet” sloganıyla ülkemizi karış karış gezmeye devam ediyor… Genel Başkan Yardımcılarımızın Türkiye’nin 81 ilinde milletimizle, basın mensuplarıyla bir araya geleceği programlar kapsamında Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanımız Sayın Emine Küçükali, Bursa’da hemşehrilerimizle buluştu. Esnafımızı ziyaret etti, vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini dinledi, basın mensuplarının Anahtar Parti’ye dair soruları yanıtladı, çözüm önerilerini paylaştı.
Milletimizin derdiyle dertlenmek, beklentilerini doğrudan kendilerinden dinlemek ve çözüm yollarını birlikte konuşmak için yaz boyu Türkiye’nin dört bir yanında olmaya devam edeceğiz.
Dinliyor, not alıyor, yarının Türkiye’sini birlikte inşa ediyoruz...
Tam 15 yıldır faaliyette olan bir tesis…
AK Parti, MHP ve son olarak CHP belediyelerinin denetiminde geçen 15 yılın ardından, ancak yangın çıkınca tesisin izinsiz faaliyet gösterdiği ortaya çıkıyor.
Bu ihmallerin yol açtığı çevre felaketinin ve Amasyalıların sağlığı üzerinde oluşturacağı tahribatın maddi bir karşılığı olabilir mi?
Ki kestiğiniz ceza ile şimdi övünüyorsunuz?
Bırakın siyaseti de vatandaşı önceleyin…