Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner adliyeye sevk edildi. Kendisine sorulan iptal edilen ihalede iddia edildiği gibi bir kamu zararı yok, aksine KİK ve Danıştay'ın da hukuka uygun bulduğu aylık 4,5 milyon TL'lik bir kamu tasarrufu var.
Kendi iradesiyle ülkesine dönen bir başkan için tutuklama tedbirinin ölçüsüz olacağı gün gibi ortadadır.
Suçlamaların dayanağı hukuki değil, algı odaklıdır.
Güner'in serbest bırakılması ve Çankaya halkına hizmete devam etmesi adaletin yerini bulması için adaletin ve halk iradesine saygının gereğidir.
Süreci gün boyu yakından takip edeceğiz.
42 İl Başkanını,9 Milletvekilini ihraç etmiş veya görevden almış olan Butlancı “Kimse partiden ayrılmasın” diyor.
Gerçekten sağlığınız yerinde mi efendi?
Akşamdan beri şaşkınlığımı üzerimden atamıyorum.
"Masraflarımı bir iş insanı karşılıyor, ismini açıklayamam" ne demek abi?
📍Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir ayıp.
📍Normal bir ülkede bunu söyleyen bir siyasetçinin siyasi hayatı o dakikada biter.
📍Neyin karşılığında sana sponsor oldu bu iş insanı?
📍Hangi gerekçeyle sana para harcadı?
📍Geçmişte aldıkları karşılığında mı, gelecekte alacakları beklentisi ile mi?
@TURKHazall@DeSeteneya Beni ikna edemezsin mesela, aile fertlerimi de ikna edemezsin. Azınlıkta kaldın halen anlatamadın mı, oğlun bile senin yaptıklarını onaylamıyor. Ne koltuk hırsıdır bu yaaaa
Butlan kararı çıkar çıkmaz Özgür Özel ve arkadaşları hem Yargıtay'a hem YSK'ya itiraz ettiler.
YSK "bu bizim işimiz değil" dedi.
Şimdi de koskoca @herkesicinCHP'ye kayyum ataması için yine mahkemeye gittiler.
Eee! Hani yargı bağımsız değildi?
***
Aslında Özel, mutlak butlan kararı çıkar çıkmaz kararın hukuki olduğunu kabul etti.
***
Nasıl mı?
Çünkü tebligatı beklemeden Genel Başkanlığı kendisi bıraktı ve kendini Gurup Başkanı seçtirdi.
Yani...
Fiilen mutlak butlan kararını tanıdı.
Sonra tekrar gitti "Genel Başkan benim" diyerek Atatürk'ün partisini işgal etti.
Tebligatı alınca da hemen eylemden vaz geçti.
Diyorum ya...
Bunlarda devlet yönetme ehliyeti yok.
İnan Güney’in göreve iade edileceğine dair haberleri okurken, bir şeyin gözden kaçtığını fark ettim. Haberlerde İnan Güney’in tahliye olması ile yazı yazılmış gibi görünüyor. Oysa İnan Güney’in görevden uzaklaştırma kararı rutin olarak diğer tüm belediye başkanları gibi gözden geçiriliyor.
Bakanlık ve valilik savcılığa soruyor, gelen yanıtı işleme alıyor. Rutin gözden geçirme öncesi de yazı yazılıyor. İlk görsel verilen cevabın tarihi, ikincisi ise soru sorulma tarihi. Dikkat ederseniz orada da 12 Ocak 2026 tarihi var. Bu durumda rutin gözden geçirme dönemi temmuz ayına denk geliyor ve Güney için soruluyor. Savcılık da “Tahliye oldu” diyor. Güney’e özellikle bir uygulama yok yani.
@omerrcelik 128 milyar dolar kaybolmuş?
Günlerce konuştuk ırak petrolü den dolayı ödeyeceğimiz ceza tam tamına
Bu paranın 87 katı dır yani 1.471.00 dolar 128 milyar dolar 12.800 ton eder
1.471.00 milyar dolar 1.113.60 ton eder akepe suç ve Terör örgütü dür
Yüce divanda derhal yargılanmalıdır
AKP nedir diye Soran olursa ?
AKP’nin kanalı Trump’ın kaldığı oda, ayak bastığı halı, ayak bastığı merdiven, bindiği asansör strateji uzmanlarıyla oturup bunu konuşuyorlar. Utancın sınırı yok.
Başka söyleyecek bir sözüm yok
Trump bugün X hesabından çok önemli bir açıklama yaptı.
ABD Donanmasının İran’a yönelik deniz ablukasını yeniden uygulayacağını, İran’a giden gemilerin durdurulacağını ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari yüklerden %20 geçiş ücreti alınacağını ilan etti. Gerekçesi ise “Bu güvenliği ABD sağlıyor, bedelini de ödemeliler” şeklinde açıklandı .
Ayrıca kendisini “Hürmüz Boğazı’nın Koruyucusu” olarak tanımladı.
Bu açıklama, son günlerde Körfez’de yaşanan askerî gelişmeleri anlamak açısından kritik bir dönüm noktasıdır.
Görünen o ki İran, Hürmüz üzerinde fiilî egemenlik kurarak geçiş iradesini kendi kontrolüne alma stratejisini sürdürüyor.
ABD ise buna, İran’ın deniz ulaştırmasını baskı altına alarak ve seçilmiş askerî hedeflerine saldırarak karşılık veriyor.
İran bunun üzerine Bahreyn, Katar, BAE ve diğer Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerini hedef alıyor. Böylece iki taraf da birbirini sürekli besleyen bir yıpratma döngüsünün içine girmiş durumda.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir çelişki var.
Bundan yalnız birkaç gün önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, hiçbir devletin uluslararası boğazlardan geçiş ücreti talep edemeyeceğini, bunun ABD açısından asla kabul edilemeyeceğini söylüyordu. Bugün ise ABD Başkanı, aynı Hürmüz Boğazı’nda bu kez ABD adına geçiş ücreti ilan ediyor.
Bu yalnız bir çifte standart değil, aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerindeki mücadelenin artık “seyir serbestisi” değil, boğazı kimin yöneteceği ve deniz ticaretini kimin kontrol edeceği mücadelesine dönüştüğünün de ilanıdır.
Bu döngü kırılmadıkça çatışmanın sona ermesi çok zordur.
ABD’nin çok büyük çaplı bir kara harekatı düzenlemeden bu döngüyü kırması düşünülemez.
İran kontrollü savaşı uzatarak Trump’ı ve Netanyahu’yu seçim süreçlerine kadar baskı altında tutmayı hedeflerken, ABD ise askerî üstünlüğünü korumaya çalışırken her geçen gün daha fazla mühimmat, kaynak ve siyasi meşruiyet tüketiyor.
AKP'li Vekil Çelebi
"Fetö'nün, 2002'den önce yaptığı orduya sızmaydı.
2002'den sonra ise Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yerleştirme ve himaye vardı. Ve bunun neticesi 15 Temmuz oldu."
İBB Davası’nın ilk celsesi 4 ay sürdü
64 oturumluk maratonun sonunda 57 sanık tahliye edildi, 53 kişi tutuklu kaldı.
Ancak dosyada “suç örgütü lideri” olarak gösterilen Ekrem İmamoğlu’nun savunması tamamlanamadan ilk celse kapandı.
Savunma hakkı tartışması, salondaki gerilimler ve duruşmadan akılda kalanlar recap Odak’ta:
✍️ @hilmihacaloglu
https://t.co/TLJuhB6vca