Kardeş olmak; aynı kandan daha fazlasını paylaşmak, aynı yüreği paylaşmaktır.
Abi kardeşliğimize ömürlük imza attığımız adamın adıdır Koray AYDIN.
@buyuketimesgut@korayaydintr
Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yapılan usulsüzlükler nedeniyle, Türkiye aleyhine 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezaya hükmetmişti. Hükümet kararın iptali için Paris İstinaf Mahkemesi’ne başvurmuştu.
Ceza onaylanmış.
Şimdi bu 1 milyar 471 milyon dolarlık ceza Türk milletinin cebinden çıkacak.
Böyle ticaret mi olur karı onlara cezası Türk milletine…Sonra emekliye, asgari ücretliye para kalmaz tabii…
Usulsüzlüğü kim yaptıysa, kim petrolü usulsüz bir şekilde alıp satıp milyon milyon kar ettiyse ceza ondan tahsil edilmeli…
TÜRK MİLLETİ OKU VE TEPKİNİ GÖSTER…
Moldova anayasa mahkemesi, Moldova meclisinde 23 Aralık 1994 tarih, 344 sayılı kanunla kabul edilen Gagauz'yanın özel hukuki statüsü kanununda yer alan seçim hakkı maddesinin Moldova Anayasası'na uygun olmadığına karar vererek, Türk Devleti Gagauz Özerk Yeri'nin yetkilerini elinden aldı. Yani dün itibariyle Gagauz özerk Cumhuriyeti tarihe karıştı.
Özerklik, 32 yıl önce rahmetli Süleyman Demirel’in müdahalesi ile elde edilmişti.
Sayın @TC_Disisleri Bakanlığı,
Gagauz Özerk Yeri'nin özel hukuki statüsüne dair yasanın Moldova Parlamentosu tarafından kabulünün her yıl dönümünde kutlama mesajı yayınlıyordunuz. Dünden beri bekliyorum, hiç sesiniz çıkmadı.
Sayın dışişleri bakanı Suriye olayları sırasında, Türkiye Cumhuriyetinin bölgede bulunan Kürtlerin hamisi olduğunu söylemişti. Suriye’deki Kürtlerin bile hamisi olan devletimiz Türk Gagauz özerk yerinin hamisi değil mi? Neden sesiniz çıkmıyor?
Her sözlerine Türkiye yüzyılı diye başlayanlar, bir Türk özerk bölgesi olan Gagauz’yanın 32 yıl önce elde edilen özerkliğini dahi koruyamadılar. Ancak lafa gelince dünya lideriyiz diye coşku veriyorlar. Sahte dopamin gibiler.
#Gagauzya
#Gökoguzlar
Kurtuluş savaşına kurtuluş savaşı denilmeyecekmiş.
8. sınıf ders kitaplarından Vahdettin’in İngiliz gemisiyle ülkeyi terk ettiği bilgisi çıkarılmış.
Milli olmayan eğitim bakanının eğitim diye bir derdi yok. Tanrıya rakip olmuş, şirk içinde var olanı yok yok olanı var etmeye çalışıyor.
Kurtuluş savaşı kurtuluş savaşıdır. Vahdettin, İngiliz gemisi ile kaçmıştır.
Bu siyasal islamcı fesli kafa yaptıkları kelime oyunları ile tarihi değiştirebileceklerini sanıyorlar. Kafaları çok iyi.
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır. Göklerden gelen bir kararla kader tecelli etmiş, tarih yaşanmış ve hükmünü vermiştir; Türk kurtuluş savaşının başbuğu, Türk ordularının muzaffer komutanı Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Sen radyoyu kapattın diye şarkılar yarım kalmaz.
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
Türk milletinin onurunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i ve tam bağımsız Türkiye ülküsünü ömrü boyunca korkusuzca savunan; hiçbir baskı karşısında eğilmeyen, kalemini daima Türk milletinden yana kullanan Nihat Genç’i aramızdan ayrılışının yıl dönümünde rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz.
Fikriyle, cesaretiyle ve memleket sevdasıyla daima yaşayacaktır. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
#MilliyetçiFenerbahçeliler
Hem "özü başına" denilip hem de akp eski ilçe başkanının belediye başkan adayı yapıldığı ve bu kararla Ankara'nın en aktif ve dinamik teşkilatının istifasına sebep olunan #Etimesgut'ta, gösterilen aday eğer kazansaydı partisinde kalır mıydı?
Ah abla ah! 😡
@buyuketimesgut
Hayallere değil, gerçeklere taraf olan, Fenerbahçe'nin parayla satın alınamayacağını gösteren, sosyal medya aparatlarına prim vermeyen ve özellikle de 3-5 transferle çantada keklik görülen ama kulübün geleceğine sahip çıkan genç kongre üyelerimize teşekkür ediyorum.
#AzizYıldırım
Konuşma şekli, üslûbu, hareketleri ve transfer açıklamaları ile Hakan Safi insana hiç güven vermeyen bir enerji yayıyor. Umarım @Fenerbahce mizin iyiliği ve geleceği için #AzizYıldırım kazanır.
#Kongre
“Bu ülkede pezevenkler Kemalisttir” diyen AKP’li Meclis Üyesi Rümeysa Eker, “Bu umumi bir çıkarım. Doğru da, bunu biliyorum.” diyerek kendisini savundu.
Rümeysa Eker’e tek bir soru soruyoruz:
Nereden biliyorsun?
Herşeyi parayla çözeceğini sanan, 40 yaşındaki Lewa'yı dünya yıldızı diye seçim malzemesi yapan bu vizyonsuz adamda, anlaşılan o ki Fenerbaçelilik kültürü de yokmuş. Sen kimsin ki bu kulübün tarihine geçmiş adamlara bir daha buralara gelmeyin diyeceksin.
#AzizYıldırımlaYeniden
Hakan Safi: İnşallah pazar günü sandıkları patlatıp bu eski zihniyete ‘bay bay’ diyeceğiz. 'Bay bay, bay bay...' 'Bir daha buralara gelmeyin' diyeceğiz.
UYARI/YORUM
Haberlerde önünüze düşüyor ve okuyup geçiyorsunuz.
“İstanbul’da annesinin başını keserek balkondan atan uyuşturucu bağımlısı genç mahkemede olayı hatırlamıyor.”
“Bursa’da dayısını öldüren ve annesini yaralayan genç, 3 gün cesetle yaşadıktan sonra taksi durağına giderek dayısının evde hareketsiz yattığını söylüyor.”
“Hatay’da uyuşturucu bağımlısı baba 3 yaşındaki oğlunu boğarak öldürdü.”
“Bugün de Adana’da emekli polis babasından uyuşturucu parası isteyen genç para alamadığı babasına bıçakla saldırınca babası tarafından tabanca ile vurularak öldürüldü.”
Uyuşturunun zombileştirdiği kişi artık o bildiğiniz baba, anne, evlat değil. Herbiri kanımızı donduran bu canavarca ölümler dahi normalleşmeye başladı.
Uyuşturucu sebebiyle olan olaylar, basına yansıyanın belki de 100 katı, sadece biz uyuşturucu sebebiyle olduğunu tespit edemiyoruz. Trafikte, iş yerinde sokakta, okulda siz veya yakınlarınız zombileşen bu kişilerle beraber. Bu olaylar artık tekil olaylar olmaktan çıkıp toplumsal bir felaket aşamasına gelmiştir.
Bu konu ülkemizi özellikle de gençliğimizi hedef alan stratejik bir saldırıdır.
Maalesef artık toplumsal bir felaket aşamasına gelmiş bu saldırıya, yetkili makamlardan gerekli hassasiyeti göremiyoruz.
@zaferpartisi olarak üzerinde çalıştığımız, çalıştaylar yaptığımız TERTEMİZ TÜRKİYE projesi uyuşturucu ve sanal kumara karşı alınacak tedbirleri verilmesi gereken mücadeleyi anlatıyor.
Uyuşturucu ve sanal kumarı bu ülkeden kazıyıp atacağız.
(Kaçaklardan başka projeniz yok diyenler az takip edin yahu)
Mattia Ahmet Minguzzi’nin katilini anası kurban bayramında ziyaret etmiş.
Çekildikleri resmîn altına duygusal bir müzik koyup, “Canım oğlum Umut’u cezaevinde bayram ziyaretine gittik” diye sosyal medyadan paylaşmış.
Hayvan sahibinin, hayvanın verdiği zarardan sorumlu tutulması gibi bu SSÇ’lerin ailelerinin de sorumlu tutulup cezalandırılması gerektiğini defalarca yazdım. Bu katilin anasının yaptığı paylaşım fikrimin ne kadar doğru olduğunun ispatı. Yunanistan da bile SSÇ’ nin ailesi yargılanıyor.
Ebeveynlik vazifesini yapmamış. Toplumun içine bir katil salmış. Lojistik desteğe de devam ediyor. Pişmanlık yok, üzüntü yok, utanma yok. Bu paylaşımı acılı ailenin yarasına tuz basmak için yapıyor…
Ahmet mezarda yatarken annesi ve babası mermer mezar taşlarına sarılıyor.
Bu toplum zararlılarını karşı hala tedbir almayanlar, katilin anası nasıl katil oğluyla gurur duyuyor. Sizde eserinizle gurur duyuyor musunuz?
#MattiaAhmetMinguzzi
#YaseminMinguzzi
25 senelik iktidardan hala ekonomiyi, adaleti vs. düzelteceğini beklemek ne kadar hayalcilik ise, 13 seçim kaybetmiş Kemal Kılıçtaroğlu'ndan medet ummak ta bir o kadar hayalcilik ve akıl tutulmasıdır.