Sanki Demirtaş'ı içeri atan, Anayasa Mahkemesi ve Aihm kararlarına rağmen serbest bırakmayan AKP değil, hatta, Demirtaş'ın dokunumazlığını kaldıran KK'yı kutusundan çıkartıp yeniden kullanımına sokan AKP değil... Çok ilginç bir teslimiyet isimleri serisi...
Fatma Kaplan Hürriyet'in avukatı açıklamalarda bulundu:
"Müvekkilimiz yaptığı ihalelerde defaatle hem mülkiye müfettişleri hem büyükşehir müfettişleri tarafından denetlenmiş ve hakkında birçok dosyada soruşturmaya izin verilmemesi kararı çıkartılmıştır.
Soruşturmaya izin verilen kararlarda da Danıştay bu kararı iptal etmiş ve müvekkilin idare ettiği belediyede ihalelerin usulüne uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır.
Bu dosyada sadece bir gizli tanık beyanıyla, yargılama sürdürülmüş ve müvekkil bugün tutuklanmıştır.
Gizli tanık beyanlarını ve duyuma dayalı olan gizli tanık beyanlarını Danıştay kararının önüne geçirerek, bir tanık beyanının resmi bir evraktan nasıl daha itibar edilebilir bir delil olduğu sorusu hepimizin hafızasına kazımıştır.
Müvekkilimiz adil bir yargılanma neticesinde tutuklu değildir."
Volkan Konak : 🗣 "Senin kupanı gasp eden siyasilere %70 oy vermek dalkavukluktur"
Evet bugünde yaşadığımız tam olarak bu, siyasiler Trabzon şehrine ve Trabzonspora dümdüz dalkavuk muamelesi çekiyorlar...
ara seçimler için demokrat parti'de yapılan ön seçimleri birkaç eyalette demokratik sosyalist adayların kazanması, iç düşman ihtiyacı, küba'ya müdahale ihtimali, çin'le rekabet derken yeniden antikomünizm.
Özgür Özel hattı CHP'den ayrılacağını açıkladı. CHP'nin fiilen kapatılması böylece tamamlandı. Yeni Rejim, eski rejimin kurucu partisini yok ederken eski rejimin seçme-seçimle hakkına dayalı sistemini de yok etmek için önemli mesafe kat etti. AKP rejiminin bir sonraki adımı, seçimsizliğin kanıksanması olacak, şu an toplumun AKP-MHP ve uzantısı oluşumları destekleyen %30 civarı kısmı, seçme-seçilme de dahil yurttaşlık haklarından vazgeçmiş durumda. Yeni rejimin dayandığı ABD-İsrail bloğunun yönetiminde devam etmeye ikna, bunların küçük bir kısmı belki destekledikleri rejimi ABD-İsrail hattının koruduğunu fark etmiyor ama çoğunluk bunun farkında ve buna karşılık İsrail'e hizmet etmeleri gerektiğini de reddetmiyor. Söylem bazında da eskiden reddederlerdi bunu ama son yıllarda ikili görüşmelerde AKP-MHP hattının önemli kısmı varlıklarını İsrail'e borçlu olduklarını kabul ediyorlar.
Al karşına konuş, daha çocuk o vs. Kendine muhalif diyen sanatçı, yazar (küçük burjuva entelijansiya) bile siyasal mücadele ufkundan tamamen uzaklaştı. Yapılan haksızlığa verdikleri tepki, bırakın haksızlığa karşı siyasallaşabilecek bir tepki olmayı, tam aksine egemenin mutlak gücünü ve otoritesini yeniden üreten bir retoriğe sıkıştı. Ülkeyi yöneten adamı ülkenin babası olarak görüyor, ona karşı yapılan her şeyi feodal ahlakın sınırları içinden zaten saygısızlık olarak görüyor, yapılanın suç olup olmadığıyla değil, zaten suç olana verilecek cezanın nevi ile ilgileniyorlar. Küçük burjuva entelijansiya artık Türkiye’de (ve dünyada da) gericiliğin kaleleri haline gelmiştir.