@magnushelicopte Bu firmayla iş yapmayı düşünenlerin bilgisine. Çalışan maaşları 4-5 aydır ödenmemekte, tedarikçi borçları karşılanmamaktadır. Son 6 aydır iş yapmıyor. Hem iş arayanların hem de ticari iş birliği yapacak firmaların bu yüksek finansal riski göz önünde bulundurmasını tavsiye ederim.
@magnushelicopte Bu firmayla iş yapmayı düşünenlerin bilgisine. Çalışan maaşları 4-5 aydır ödenmemekte, tedarikçi borçları karşılanmamaktadır. Son 6 aydır iş yapmıyor. Hem iş arayanların hem de ticari iş birliği yapacak firmaların bu yüksek finansal riski göz önünde bulundurmasını tavsiye ederim.
Vatikan diyor ki; "Tek Tanrı. Tek Din. Tek Vaftiz." Ve İznik!.. Geliyor.. Peki, bizim Diyanet ne diyor? Ses yok!.. Biliyorsunuz.. İznik Konsilinin 1700. yıl dönümü için Papa su altı bazilikasında özel bir ayin yapacak. Bazilikanın altında Apollon Tapınağı var.. Dikkat! Papa kimlerle yapacak bu ayini? Yanında kimleri getirecek? Yer-altı!.. Metafizik İstihbarat şart!.. Unutmayın Vatikan. Kötülüğün Merkez Bankasıdır.
Papa'nın oturduğu makamın arkasında Lucifer'in heykeli vardır. Cizvitlerin yer-altı mekânıdır. Kutsal Kapının açılmasıyla iblislerin cehennemin derinliklerinden karanlığın kapısından serbest bırakılmasını temsil eder. Lucifer Mührü, PaPa'dadır. Vatikan'ın altında, Dünya'nın en büyük yeraltı üslerinden biri vardır.. Vatikan, tarih boyunca Kabal ile ortaklık kurmuştur.. Kabal ve müttefikleri kendilerini evrenin kraliyeti olarak görürler ve Vatikan Şehri onların Dünya'daki başkentidir.. CERN. Nötrino. Palantir. Hepsini birlikte düşünün. Mottoları şudur; "Küresel Hükümetin kurulmasının zamanı geldi." Ve PaPa XIV. Leo İznik'e geliyor.. Hedefleri; Tanrı Krallığı!..
Tarihi gerçekler 👇👇
Anadolu tarihin hiç bir döneminde Kürt yurdu olmadı.
Kürtlerin anayurdu İran’daki Zagros dağlarıdır, bunun en ucu da Hakkaridir.
Oğuzlar Anadolu’ya geldiklerinde Kürtler Anadoluda değildi, İran ve Irakın kuzeyindeydi. Kürtleri Anadolu’ya Oğuzlar soktu.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
• Kürtçülüğün önüne geçilmeli. Terörün altyapısını hazırlayan bu fikir ve yoldaşlarıdır.
• Devletin zeminine dinamit konmak isteniyor.
• Acil müdahale edilmeli.
• Dünya'nın başka bölgelerinden mesela Çin'de yaşam zorluğu çeken Türkleri(Doğu Türkistan) getirmeliyiz. İsrail bu sistemi uyguluyor.
• Bugün Amerika olmasın, Rus ordusu İspanya'dan çıkar. Karşısında durabilecek hiçbir ülke yok.
•Çünkü Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaşma kabiliyetini kaybetti.
•Dünyada şu anda fiilen savaş vermekte olan 3 ülke kaldı; ABD, Rusya ve Türkiye...
• Osmanlı Devleti, Doğu'dan mütemadiyen devam eden Türkmen göçü sayesinde kuruldu ve bir imparatorluk oldu.
• Fethettiği yerlere kalabalık Türkmen kitleleri yerleştirebildiği için Rumeli vatan oldu.
• Türkmenler’in göçü 16. yüzyılda Safevî Devleti’nin kurulmasına kadar devam etti. Safevî Devleti'nin kurulmasından sonra Türkistan ile Anadolu arasındaki bu göç kanalı kapandı.
• Osmanlı Devleti, Orta Avrupa'da yeni fethettiği yerlere yerleştirecek Türk nüfusu bulamadığı için bu bölgelerdeki hakimiyeti Balkanlardaki kadar kuvvetli olmadı.
• Türkiyeli diye bir şey olmaz. Kalkıp bizim kendimizi nasıl ifade edeceğimize başkaları karar veremez. Biz kendimizi ifade ederiz.
Biz Türk'üz. Bu ülkede kimliğimizi söyleriz.
•Türkler, cesurca "Türk’üm" diye haykırmadıkça, azınlıklar azıtıyor.
•Yunanistan'a:
“Bizim en kötü zamanımızda Anadolu'yu işgale kalktınız, Atatürk sizi Ege'de denize döktü.Bu savaşı kazanma ihtimaliniz yok.”
•Rum yok, Bulgar yok, Türk yok; hepimiz Osmanlıyız.’
Bu, bugünkü ‘Türkiyelilik’ kavramına benzer.
Dün tutmamıştır, bugün de tutmaz.
•Üniversite mezunu 25.000 TL'ye çalışırken, eli tornavida tutan 4-5 katı para alacak.
Türkiye böyle bir duruma gidiyor.
• Eğitimde reform şart.
Zorunlu eğitim 12 yıldan 8'e düşürülmeli.
Üniversite kontenjanları ve eğitim süresi azaltılmalı.
İlkokullarda öğretim yerine eğitim ön plana çıkmalı.
•Devrin şartlarına intibak edemezseniz yok olursunuz. Nüfus meselesini çözmediğimiz takdirde yok oluruz, açık ve net söylüyorum.
Devletin ailelere teşvik vermesi lazım. Bugün en önemli problemlerden biri, kadınlar çalıştığı için çocuk yapamıyor. Kadınlar çalışmak zorunda.
Devletin annelere en az 2 yıl ücretli izin vermesi lazım. Eğitim meselesinin çözülmesi lazım. Teşvikler artırılırsa, eğitim kalitesi artırılırsa ve bunlar hızlı şekilde yapılırsa nüfus sorunumuz çözülür.
•Bizim kimliğimizi sınırlamaya kalkmasınlar, biz Türküz!
Toprağını, vatanını canı pahasına satmayan, bu ülkede yaşanmaz deyip kaçmayan, içinde hain/münafık bulunmayan, tam iman etmiş, Allah'tan başkasından korkmayan hakiki Müslümanlar...
Beklenen Türk, yanınıza bu kez geliyor...
Türkiye, Türkiye’den çok daha büyüktür.
Türkiye, 783 bin kilometrekareyle ufku sınırlandırılamayacak bir ülkedir.
Türkiye’nin itibarı, gücü, sözünün ağırlığı, ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir.
Yaşadığımız her hadise bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye, kendi tabii mecrasında geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor.
Nitekim Türkiye, aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu.
Filistinli kardeşlerimiz, özellikle de Hamas, çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi.
Bölgedeki diğer Müslüman ülkeler de görüşmelere destek oldu.
Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze’de yüzler buruk da olsa ilk defa gülmeye başladı.
Kim ne derse desin, Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her anlaşma bizim için de makbuldür.
Gazze’de katliamı durduracak her projeye desteğimiz tamdır.
Motor lobisi yine devreye girmiş. Sanki ülkede 70-80 yıldır General Electric benzeri firmalar vardı ve motorlar üretilmiş de, 10-15 yıldır Türk mühendislerinin verdiği mücadeleyi karalamak için her yolu deniyorlar. Tek amaçları var yine Trump ile Sayın Erdoğanı kavga ettirmeye çalışmak. Doğalgaz olmadı şimdi Motora sardılar yine. İçerideki Siyonist yapıya, yani Cebinde Türk kimliği taşıyıpta TÜRK olmayanlara dikkat edin. Ellerine bir imkan geçirseler yapmadıklarını bırakmayacaklar. Sayın Hakan Fidan'ın bahsettiği motorlar Biden döneminde istenen ve kongreden bir türlü geçirilmeyen F-16 motorları ve sayısı sadece 20 adet. Bu motorlarla Kaan 2028'e kadar test edilecek. Yani bu motorla seri üretime girmeyecek. Hızlı bir şekilde testleri yapılsın diye bu motorlar alınıyor. Çünkü bu ülkede bugüne kadar hiç kimse motor üretmemişti. Yerli malı haftalarında elma ve portakal şov yapılıyordu. 2015 senesine kadar bırakın uçak motorunu hayal etmeyi, Piyade tüfeğimiz bile yerli değildi. Almanların hurda tüfeklerini kullanıyorduk. Anlatabiliyormuyuz ? Onun için acelemiz var, dünya koşarken bizimde koşmamız lazım. Hızlıca bu motorlarla testler yapılacak, Bu arada Türk mühendisleri 2028'e kadar yerli motoru tamamlamış olacak. Kaan yerli motorla seri üretime başlayacak. Plan bu şekil. Düne kadar piyade tüfeğini ve onun mermisini bile dışarıdan alanlar, bugün son teknoloji savaş uçağı üretmeye çalışan elleri öpülesi mühendislerimizi ve onların arkasındaki devlet aklını yıpratamaz. BUNA İZİN VERMEYİZ.
Biz asırlarca İslam’ın bayraktarlığını üstlenen bir milletin efradı olarak 400 yıl Kudüs-ü Şerif’e hizmetkârlık yapmanın şerefini yaşadık.
“La ilahe illallah, İbrahim Halilullah” ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline getirdik.
Müslümanlar gibi Hristiyanların ve Musevilerin de hakkına riayet ettik.
Bugün de şairin ifadesiyle “kalbimizin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine’dir; bunların üstünde de bir tül misali Kudüs vardır.”
Kudüs, bizimle birlikte 2 milyarlık İslam âleminin ortak davası, hafızası ve ortak mirasıdır.
“Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar” olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerif’i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz.
İsrail’in Gazze’de başlattığı yeni saldırı dalgası, Netanyahu hükûmetinin işlediği soykırım suçlarının kanlı bir aşamasıdır. Bu saldırılar, uluslararası hukukun temel ilkelerini hiçe saymakta, İsrail’in işlediği savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara yeni bir boyut eklemektedir.
Binlerce Filistinlinin katledilmesine, yüz binlercesinin yerinden edilmesine yol açan bu saldırılar, insani trajediyi dayanılmaz bir noktaya taşımaktadır.
Artık uluslararası toplum için mazeret kalmamıştır. Başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere tüm sorumlu mekanizmaların derhal harekete geçmesi, ateşkesin sağlanması ve İsrail’in işlediği suçlar nedeniyle uluslararası hukuk önünde hesap vermesi bir yükümlülüktür.
Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bu zulmü asla meşru görmeyecek, normalleşmesini kabul etmeyecek ve hesabının sorulması için yapılan bütün girişimleri destekleyeceğiz.
İşlediği savaş suçları sebebiyle uluslararası mahkemelerce yargılanan, yol açtığı insani trajedi sebebiyle insanlık vicdanında mahkûm edilen Netanyahu’nun, insanlığın ortak mirası olan kadim Kudüs hakkında Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözlerinin hiçbir hükmü yoktur.
Kudüs, tarih boyunca ne Haçlı işgalcilere ne de emperyalist güçlere boyun eğmiştir. Kim ki bu şehri zorla ele geçirip halkına zulmetmiş, camilerine ve kiliselerine saldırmışsa, Kudüs’ün uzun tarihinde lanetle anılan bir ayrıntı haline gelmiştir. Bu mübarek şehir, “sadece benimdir” diyen nice ihtiraslı ve kibirli karakterlerin en büyük hezimetine sahne olmuştur.
Kudüs’ün kutsiyetinin ve maneviyatının işgal politikalarıyla gölgelenmesi asla kabul edilemez. Başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarına dayalı bağımsız ve tam egemen bir Filistin Devleti kurulana kadar kardeşlerimizin haklı davasının yanında olmayı sürdüreceğiz.
Yabancı istihbarat servislerinin gündemini takip ederek Türkiye’ye diz çöktürme hayalleri peşinde koşan ihanet şebekelerinin hesap edemediği şey; milletimizin hürriyetine ve adalete duyduğu bağlılık ve devletimizin gücüdür.
Sayın Cumhurbaşkanımızın feraseti ve aziz milletimizin iradesi, 15 Temmuz gecesi FETÖ’ye geçit vermemiştir. Milletimiz, sarsılmaz bir irade göstererek hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğini bir kez daha göstermiştir.
FETÖ’nün hain gündemini ortaya çıkaran devletimiz; bu terör örgütünü sığındığı her yerde takip etmekte, suçluların adalet önüne çıkarılması için her türlü adımı dünyanın dört bir köşesinde kararlılıkla atmaktadır.
FETÖ’yle mücadele konusunda hiçbir zaman tereddüt etmeyen kahramanlara, 15 Temmuz günü ve öncesinde bu uğurda can veren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor ve fedakar gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Bu vesileyle tekrar hatırlatmak isterim ki Türkiye’ye zarar vermeye çalışan her girişim, geçmişte olduğu gibi gelecekte de başarısızlığa mahkumdur.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Kutlu Olsun! 🇹🇷
Tuhaf şeyler oluyor, izaha muhtaç, bilenlerin anlatması gereken.
Terör örgütü PKK tüm bileşenleriyle tasfiye olacaktı, oysa YPG, Suriye’de ‘Kuzey Irak’ benzeri ‘özerk’ statüye kavuşturulmak isteniyor sanki.
ABD, YPG’ye sözde DEAŞ’la mücadele kılıfı altında 130 milyon dolar yeni kaynak hazırlıyor.
ABD ve Fransa özel temsilcilerinin gözetiminde Suriye Cumhurbaşkanı Şara, YPG lideri Mazlum Abdi’yle bugün bir araya geliyor, gündem, YPG’nin yeni statüsü.
Şara/Abdi arasında daha önce imzalanmış mutabakat metni hiç uygulanmıyor, YPG mevcut idari ve askeri sınırlarını koruyor.
Şam yönetimi, petrol ve doğal gaz gelirlerini YPG’yle paylaşmaya devam ediyor.
PKK’nın bazı ağır silahları ve kimi kadroları YPG’ye transfer ediliyor.
Eğer, PKK, YPG kisvesiyle Suriye’de devletleşecekse, Türkiye için tehdit olmaya devam edecektir.
Ve İsrail, ABD ile birlikte 4 ülkenin (Türkiye, İran, Irak, Suriye) ortasına yerleşir.
Muhtemeldir, ilk aşamada İran, sonrası Türkiye’yi bölmeye, Ortadoğu’nun yeni haritasını çizmeye çalışırken, ihtiyaç duyacakları kara gücünü buradan temin edeceklerdir.
Türkiye, bu tehlikeli oyuna asla izin vermemelidir.
Gördüğüm kadarıyla devlet içinde bu projeye destek verenler ağırlıkta ve güçlüler.
Çok yazık.
Şu an sadece ormanlar değil piyasalar da dar ve sabit gelirlinin cebi, cepkeni de yanıyor.
Bu yangınlardan etkilenmeyen, hatta keyifle izleyen kesimler yok mu, elbette var.
Onlar, faiz geliriyle konforlu yaşam sürüyorlar.
Asgari ücretli sıfır, SSK/Bağkur emeklisi yüzde 16.67, Emekli Sandığı emeklisi yüzde 15.57 zamla sistemin yükünü taşımak zorunda kalıyor.
Enflasyon yüzde 35.05 ama faiz oranı yüzde 46. O da kâğıt üzerinde. Faiz geliri de faiz borcu da yüzde 55’in üzerinde.
Yüzde 43.23’lük kira artış oranını saymıyorum.
Bu programın üzerinden 2 yıl geçti.
Programın neredeyse tüm yükünü sırtlanan orta direk adeta çöktü.
‘Seçime 6 ay kala dağıtır, yine kazanırız’ diyen arkadaşlara sesleniyorum:
-Hata yapıyorsunuz.
-Vatandaş sizden umudunu keserse, intikam duygusuyla hareket eder, ‘bunlar gitsin de kim gelirse gelsin’ der, kimin geleceğiyle ilgilenmez.
-Krizler kendi çözümünü üretir.
-Artık toplumun feryadına kulak verin.
Donald Trump: Erdoğan'ı seviyorum. O da beni seviyor. “Suriye’nin kontrolünü ele geçirdin” dedim. ''Evet geçirmiş olabilirim'' dedi. Türkiye İsrail arasında arabulucu olurum ama İsrail Makul olursa. YİNE HAKLI ÇIKTIK MI ? Amerika Türkiye'nin önünü Suriye'de açtı. Netanyahu'yu Türkiye'ye sıkıştırttı ve şunu dedi: ''MAKUL OL'' yani ''ANLAŞ'' he yok anlaşmam dersen 2 bin senelik Türk devleti seni vurur bende senin için Türkiye'yi karşıma almam çünkü Erdoğan'ı çok seviyorum. Bugüne kadar ilk kez basın açıklamalarında böyle bir itiraf gördük. Trump resmen Netanyahu'ya TÜRKİYE AYARI vermiş oldu, AYAĞINI DENK AL dedi. İşte Küresel Çete ile savaş konusunda Amerika ile birlikte Türkiye'nin hareket edeceği açıkca ortaya çıktı. Bundan sonra basını takip edin. Türkiye'deki basın daha fazla Trump'ı hedef almaya çalışacak. Dikkat ettiyseniz Trump cümle arasında şunu söyledi ''BEN ERDOĞANI SEVDİĞİMİ SÖYLÜYORUM BASIN BUNDAN RAHATSIZ OLUYOR'' Bugüne kadar size anlatmak istediğimizi 2 kelime ile söyledi. Oval Ofiste resmen bir İLK yaşandı. Türkiye'nin gücü bir kez daha dünya basını önünde ispatlandı. Teşekkürler Hakan Fidan Teşekkürler sayın cumhurbaşkanımız. @RTErdogan@HakanFidan