CHP lideri Özgür Özel, genel merkezi terk etmeyeceklerini söyledi. Özel, bugün arayanlar arasında Kılıçdaroğlu’nun da olduğunu ancak geri dönmediğini kaydetti.
Özel:
“Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Kendisinin telefonuna henüz dönmedim. Zaten dönüp de ne konuşacağız?"
Cumhuriyet ilan edilirken mecliste yeteri kadar mebus yokmuş. Cumhuriyet, eksik sayıyla yasalara aykırı şekilde ilan edilmiş. Bu nedenle yasa dışıymış falan filan...
Şimdi size çok komik bir cehalet fıkrası anlatacağım. Dikkat buyurunuzzz...
Yanlışları nereden düzeltmeye başlasak...
1- 1923'te geçerli olan anayasanın 1876 tarihli anayasa olduğunu iddia ediyor. Yanlış. 1921 anayasası yürürlükte.
2- 1876 anasasının adını Teşkilatı Esasiye Kanunu olarak söylüyor. Yanlış. 1876 anayasasının adı, Kanun-u Esasi'dir.
Şimdi, bir kimse bu tip konulara giriyor ve 1876'ya Teşkilatı Esasi'ye diyorsa konu baştan kapanır. Çünkü fahiş hatadır. Ötesi konuşulmaz bile. Zaten bu iki ismi karıştıran, bu mevzuları bilmiyordur. Ama bir seferlik istisna yapalım. Geçelim.
3- 1876 anayasasına göre maddelerin değişmesi için 3'te 2 çoğunluk aranır diyor. Bu bilgi de eksik. Çünkü o anayasaya göre çift meclis var. Mebusan meclisi, ayan meclisi... Evvela mebusandan 3'te 2'yle geçecek. Sonra ayandan aynı şekilde geçecek. Ama bununla kalmıyor. Son olarak padişahın da onayı gerekiyor. Yani bir meclisten geçirmekle anayasa değişmiyor. Tabi, 1876 Anayasasını açıp okumayınca bilemiyor insan.
Şimdi, bu maddeye göre elimizde ayan meclisi ve padişah olması gerekir. Var mı? Yok. Zaten, 1921 Anayasası ve saltanatın kaldırılması, artık bu anayasanın uygulanabilirliği olmadığını gösteriyor. Ankara'da yeni bir millet meclisi kurulmuş ve kendi düzenini kurmuş.
4- Mecliste o dönem 333 mebus olduğundan söz ediyor. Yanlış. 1. Meclis, nisan ayında ortak kararla feshedildi ve seçim yapıldı. Yeni meclis Ağustos 1923'te toplandı. 10 Ekim tarihli meclis tutanaklarını okuduğumuzda üye sayısının 287 olduğu ve eski deyimle nisab-ı ekseriyetin 145 olduğu tespit edilmiştir. Yani yarısının bir fazlası... Tabi bu da nisabı müzakere kanununa göre belirleniyor. 1920'de çıkan bir kanun. Bu meselelerin konuşan birinin bunları bilmemesi, bu konulardan hiç anlamıyor olduğunu gösterir. Neyse... Devam edelim.
1923'teki nüfusa göre o dönemin seçim kanunu uyarınca yapılan hesaplamaya neticesinde ülke genelinde 287 kişinin mebus seçilmesi gerekiyordu.
Peki bu şahıs 333'ü nereden uydurdu? Orası komik işte. Bunu ben de düşündüm. Sonra aklıma ara seçimler geldi... Efendim, bir sonraki seçime kadar çeşitli nedenlerden ötürü görevi sona eren mebuslar için ara seçimler yapılıyordu.
Bu süreçte 47 mebusun meclisle ilişiği kesilmiş. Bu kimselerin yerine 47 kişi seçilmiş. 287 ile 47'yi toplarsanız, 334 yapar. Eh, yine 333 olmuyor. O halde bu şahıs 333 nereden bulmuş olabilir? Çok basit.
Çünkü Atatürk hem İzmir hem Ankara'dan seçilmişti. Bu nedenle 287 mebus olması gerekirken 286 mebus meclise girmişti. Buna 47'yi ekledik mi 333 yapar.
Şimdi, bu arkadaş palavrayı sıkmadan önce muhtemelen bir kaynak araştırması yapmış. Ama ara seçim nedir, seçim kanunu nedir, meclise gireni çıkanı kaçtır, bilmediği için karşısına çıkan yekün rakamı üye sayısı sanmış. Meselenin özeti budur.
Cahillik böyle şey. İnsanı komik duruma düşürür.
5- Mecliste karar almak için 222 mebus olması gerektiğini söylüyor. Burada iyice çorba yapmış. 333 rakamı doğru değil. 3'te 2 çoğunluk aranması doğru değil. Yani hem sayı yanlış hem başvurulan yasal kaynak 1876 değil... O yüzden bu çorbadan 222 sayısını bulmuş.
Ama hakkını verelim, bir doğrusu var. O da meclisin 158 kişiyle cumhuriyeti ilan ettiği... O kısım doğru. Ama başka bir gerçek daha var. Kanun çıkarmak için gereken sayı 145 olduğu için mecliste yeterli mebus da var...
Son olarak, işin tekniğine girecek olursak şahsa daha çok yanlış bulmak gerekiyor. Mesela 1923'te cumhuriyet ilan edilmedi o yüzden bugün bile cumhuriyet yok demeye getiriyor. İyi de 1924 anayasası ile edildi, sonra iki anayasa daha ilan edildi. Hepsinde cumhuriyet yapısı tekraren kabul edildi. Bu nedenle de facto cumhuriyet demek tam olarak komedidir.
Fıkra bu kadar...
Almanya'da 20 bin Euro olan Mercedes Türkiye'de neden 100 bin Euro dediğimizde:
"Türkiye araba mı üretiyor biz de üretelim biz de ucuza alırız" diyorlardı.
Togg'un Türkiye satış fiyatı 2 milyon 363 bin TL,
Almanya satış fiyatı 1 milyon 663 bin TL olacakmış.
Türk'e araba yok.
#SONDAKİKA
Timur Soykan’ın haberine göre Level C5 isimli rapçi ve diğer ünlü kişiler kasıtlı olarak içeri alınıp, salınmaları için şantajla para talep ediliyor.
Haber: Timur Soykan
Via: Targan Han
İşte Fatih Altaylı'yı bu yüzden tutukladılar. Yandaşları, sonu gelmeyen fonlarla 50 bin kişiye zor ulaşırken boş koltuğunu 1 milyon kişi izlediği için tutukladılar.
29 Mayıs 1993'te Almanya'da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük ırkçı saldırı yaşandı.
Solingen’de yaşayan Genç ailesinin evi kundaklandı, ailenin 5 ferdi yangında hayatını kaybetti. Üzerinden 32 yıl geçse de facianın acısı hala taze…
https://t.co/GFC0z5tIcz
Muhaliflere suikast yapılmalı diyen TRT muhabiri Murat Söylemez hakkında TRT Genel Müdürü "Personelimiz değil" açıklaması yaptı.
Bu kişi hakkında bizzat TRT Canlı yayınında "TRT Haber muhabiri" deniliyor.
TRT Genel Müdürü Zahit Sobacı'ya buradan soruyorum; şimdi TRT mi yalan söylemiş oldu?