"Neden bin bile meselede sana muarız olan insanları, bir meselede mutabıksa bağrına basmasını bilmiyorsun? ... Bu ne mürüvetsizlik, bu ne zalimlik, bu ne dar düşünme."
Bamteli | 10 Haziran 2005
Dışarıya açılmak yerine içeriyi kültleştirme. Bu tür mistik mizansenler, bana göre Hocaefendi'yi putlaştırma çabası ve de Hizmet'in geleceği ve evrensel değerleri açısından çok sakıncalı. Ümit Nağmeleri ekibi kusura bakmasın, bunun Atatürk imzalı kültablası satmaktan farkı yok.
“Böyle gecelerde evin ışığı yolunu şaşıranlara bir işaret olur.” 🕯️
‘Erzurum’ skecimizden Abdülkadir ve Melike, Ramiz Bey ve Refia Hanım’ı canlandırıyorlar…
#ümitnağmeleri#vuslatınardından
MIT'ten birisinin Tuncay gibi bir isimle amirlerinin haberi olmadan ve herhangi bir operasyon kapsamı dışında irtibat kurması İMKANSIZ. Zerre inanmıyorum görüştüğüne, görüştüyse de bu it kendini kullandırmıştır bunu yazarak.
Kendinden olana koşulsuz yakınlık, olmayana ise sistematik düşmanlık üretmek; cemaat kültüründen ziyade aşiretçi bir aidiyet mantığıdır. Bu durumda temel soru şudur: Toplumsal bir cemaat mi, yoksa sadakati kimliğe indirgeyen bir aşiret yapılanması mı söz konusu?
Şeffaflık çalıştay raporunu sunacak gazeteci bile şeffaflıktan uzak hareket ediyor. Önce mesaj atıyor, ancak yalanlanınca açıklama zahmetinde bulunuyor.
Kimse adı geçmeden topa girmiyor. Gerçekten rezil ötesi ve üzücü bir durum.
Ahmet merhaba @AhmettDonmez
4 gün önce şeffaflık çalıştayı raporunun takdimi ile ilgili WhatsApp’tan sana aşağıdaki mesajı atmıştım.
Konu ruhunun uykuna yürümüş Hocaefendi’nin hukuku ve benim şahitliğim olunca bu mesajı atma ihtiyacı duydum.
Konuyu anlatırken beni kaynak gösteriyorsun, benim söylediğimi iddia ediyorsun. Ben sana böyle bir şey demedim ayrıca deme ihtimalim de yok. Çünkü senin söylediklerin gerçekte olmadı. Yaşananları aslından farklı anlatmış olamam.
Senin ısrarın üzerine yine de yanlış hatırlama ihtimalime binaen o anda orada olanlara da konuyu sordum ve yaşananları teyit ettim. Yani konu benim aynen anlattığım gibi oldu.
Beni iyi tanıyan bir arkadaşım olarak bu tarz polemiklere girmediğimi, sosyal medya malzemesi olmak istemediğimi, hatta hoşlanmadığımı da bilirsin. Ama kaynak olarak ismimi zikrettiğin için tarihe not düşmek adına bunları kamuoyu önünde yazmak zorunda kaldım.
Sen iddianda ısrarcı olduğunu bana yazdın. Ama ben de ısrarcıyım. Üstelik haberin kaynağı olarak ısrarcıyım. Üstelik diğer şahitlerle birlikte.
Artık şu saatten sonra dileyen dilediğine inansın.
Yoğunlaştığın konularda farklı düşünsek de insani ilişkilerimiz çerçevesinde dostluğumuz bakidir. Selamlar.