Gidişat böyle sürerse yakında akademisyene, “Şu konuları, şu sırayla, şu şekilde anlat. Sınavları da biz yaparız, siz gözetmen olun.” denecek.
Akademisyeni yalnızca talimat uygulayan bir görevliye dönüştürmek, üniversite fikrinin kendisini ortadan kaldırmaktır.
Bu tarz açıklamalarda içerikten, ne söylendiğinden bağımsız bir problem var. Türkiye'de 200 bine yakın akademisyen var. Alanları, deneyimleri, yaşları, fikirleri birbirinden farklı bir sürü insan.
Neredeyse hiçbirine kendi işlerini nasıl daha iyi yapabilecekleri sorulmuyor. Bir anda göklerden bir karar geliyor. Kim almış o kararı, neye göre almış, ters gidebilecek her şeyi hesap etmiş mi, alınan kararın her bölüme uygun olup olmadığını araştırmış mı... Hiçbiri belli değil.
Böyle yapacaksınız diye yazı geliyor sadece Ankara'dan. O alanda doktora yapmış insanlara, kendi alanlarıyla ilgili bir fikir bile sorulmuyor.