@BirGun_Gazetesi Yanındaki üç beş yalakayı kandırabilir ancak.
Bu saatten sonra Kılıçdaroğlu'na kim inanır.
Kendi kendini bitiren adam olarak tarihin çöplüğüne gidecek.
@ismailsaymaz@kilicdarogluk zaman kazanmak ve grup toplantısı yapmak için hamle yaptı.
İnanılır tarafı yoktur.
Seçilmiş genel başkanı @eczozgurozel dir.
Grup toplantısını ancak seçilmiş genel başkan yapabilir, İsgalciler değil.
https://t.co/xPkStgvKz4
@nowhaber Gurup konuşmasını ancak mazbatalı seçilmiş başkan yapabilir.
CHP'nin seçilmiş genel başkanı @eczozgurozel dir.
NOKTA.
Mazbatanın sahibi burada.
...👇 https://t.co/xPkStgvKz4
ÇOK GÜZEL KIRMADAN İNCİTMEDEN YAZMIŞ. YÜREĞİNE SAĞLIK ❤️
“Bir Kadından Bir Cumhuriyet’in Kadınına”
Selvi Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup
Sayın Selvi Kılıçdaroğlu,
Size bu mektubu yazmak, başlı başına ağır bir sorumluluk.
Çünkü hitap ettiğim kişi yalnızca bir siyasetçinin eşi değil…
Bir döneme tanıklık etmiş, Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı yıllarında metanetle yanında durmuş, Türkiye’nin kaderine eşlik etmiş bir kadınsınız.
Ama artık bu hikâyenin sessiz tanığı olmakla yetinilmeyecek bir noktadayız.
Çünkü söz konusu olan artık sadece bir koltuk değil.
Bir partinin değil sadece…
Bir ülkenin vicdanı, direnci ve rotasıdır kaymakta olan.
Sayın Hanımefendi,
Türkiye tarihi, nice liderler gördü.
Kimi, bir dönemi aştı; kimi, o dönemin enkazı altında kaldı.
Ama her biri, bir zamanın kaderini elinde tuttu.
Eşiniz Kemal Bey, bu ülkenin demokratik hafızasında önemli bir yer edindi.
12 Eylül sonrası suskunluğa bürünmüş sosyal demokrasiyi yeniden görünür kıldı.
Kürt meselesinden Alevi kimliğine, devlet içi yapıların açılımına kadar pek çok risk aldı.
Ancak artık tarihin çizgisi başka bir yöne akıyor.
Ve direnilen şey bir iktidar değil; bir değişim arzusu, bir tazelenme ihtiyacı.
CHP, kurucu felsefesi gereği sadece bir parti değildir.
Bir rejimin, bir kültürün, bir direnişin adıdır.
Ve bu yapı, ilk kez bu kadar ivmelenmişken…
Gençlerin yeniden umutla baktığı, kadınların sesini duyurduğu, Anadolu’da yeniden toprağa ayak bastığı bir döneme girilmişken…
Şimdi bu yükselişi, bu dinamizmi kişisel bir hesaplaşmaya kurban etmek…
Bütün bir geçmişe ihanet değil de nedir?
Sayın Selvi Hanım,
Tarih, yalnızca büyük savaşları değil, küçük suskunlukları da yazar.
Ve bazen susmak, en büyük destek biçimidir.
Bu destek artık vicdanları yoruyor.
Ben sizi yıllar içinde, hep güçlü duruşunuzla izledim.
Sade ama etkili, geri planda ama anlamlı…
Şimdi o zarif duruşu bir adım daha öne çıkarma zamanı.
Bir kadın olarak,
Bu ülkenin yorgun ama direnen evlatlarından biri olarak,
Size içten ve samimi bir çağrı yapıyorum:
Eşinize söyleyin.
Bu hikâyenin sonu, kaybettiği seçimlerle değil, çekildiği yerde kazandığı onurla yazılsın.
Giderken devleti, adaleti, muhalefeti dizayn etmeye değil,
Yeni nesle yol açmaya gitsin.
Biliyoruz ki, her zaferin önünü açan biri vardır.
Bazen bu bir lider olur.
Bazen bir kadın.
Bazen sadece bir eş.
Şimdi size düşen, bir seçim değil;
Bir uyarı, bir telkin, bir vicdanın sesidir.
Bir cumhuriyet kadını olarak, tarihin kırılma anlarından birinde susmak,
Yalnızca susmak değildir.
Bu mektup bir öfke değil.
Bu bir çağrıdır.
Bize kalan son umudun, yok yere heba edilmesine karşı yazılmış bir tarih notudur.
Saygılarımla,
Bir Cumhuriyet Kadını
Handan Atamer Engin
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
İftiralara karşı yanıtımdır!
Babam Hasan İmamoğlu’nun işlettiği herhangi bir okul olmamıştır.
Olmayan bir okulun FETÖ iltisakı sebebiyle kapanması da söz konusu olamaz.
Böyle alçakça iftiralar benim ve ailemin üzerine yapışmaz!
Bu iftiraları atarak komplo kuran kişi ve kurumlarla elbette hukuk önünde hesaplaşacağız.
“Kulaklarıma inanamadım!”
Eski CHP milletvekili ve hukukçu Atilla Kart, 2017 referandumunda YSK’nın saat 16.10’da mühürsüz zarfların geçerli sayılmasına ilişkin kararının ardından, CHP Genel Merkezi’nin sadece 10 dakika sonra tüm teşkilatlara “itiraz etmeyin” talimatı gönderdiğini açıkladı.
Deniz Zeyrek: “Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, YSK’nın o usulsüz kararını 10 dakika içinde kabul etmiş… Duyduğumda kulaklarıma inanamadım, akıl alır gibi değil!”
@oencueonurere@ozanbingoll@faikoztrak deden toruna vekil olup sonrada "makamdan bir türlü vazgeçemeyenler" derken merak ediyorum hiç utandınızmı? Yoksa "benim utanacak yüzüm yo ki" mi diyorsunuz.
Sayın @tokcem siyasetten ve sosyal medyadan en fazla bir gün uzak kalabileceğinizi düşünmüştüm.
ülkenin böyle çalkantılı ve adaletsizliğin pik yaptığı bu günlerde üç gün sosyal medyada uzak duracak kadar iradeli oluşunuzu taktir ediyorum.
Bakalım ne kadar dayanabilecek siniz?