@zeynep1karaca Kitabın arka kapak metnindeki 'Fransız Yeni Dalgası' yerine 'Faransız' ifadesi kullanılmış. Bu bilinçli bir kavramsal tercih mi, yoksa gözden kaçan bir dizgi hatası mı merak ettim?
Trabzon’un ileri gelen demiryolu işletmecilerinden, Vakfıkebirli Dillioğulları eşrafından Ramiz Bey ile eşi Servinaz Hanım’ın çocuklarından biriydi Aliye Rona.
Ramiz Bey, 1880’li yılların başında Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde dünyaya gelmişti. Demiryolu işletmecisi olması nedeniyle görevi gereği ülkenin birçok farklı bölgesinde bulunmak zorunda kalmış, bu durum ailesinin de sürekli yer değiştirmesine neden olmuştu. Bu sebeple çocukları farklı şehirlerde dünyaya gelmişti.
Aliye Rona, 1 Ocak 1921 tarihinde, bugün Suriye sınırları içerisinde kalan, o dönemde Fransız Suriye Mandası’na bağlı, Ürdün sınırındaki Dera şehrinde doğdu. Eğitimini Beyoğlu Akşam Kız Sanat Okulu’nda tamamladı.
Tiyatroya olan ilgisi 1930’lu yılların sonlarında Kadıköy Halkevi’nde amatör olarak sahneye çıkmasıyla başladı. Daha sonra Ulvi Uraz ve ağabeyi Avni Dilligil ile birlikte Arena Tiyatrosu’nda profesyonel olarak tiyatro yaptı.
Sinema kariyerine 1947 yılında Kerim’in Çilesi filmiyle adım atan Aliye Rona, özellikle direnen, hakkını arayan, kavgacı, töreye bağlı köylü kadınlar ve güçlü anne karakterleriyle hafızalara kazındı. Kariyeri boyunca 205 filmde rol aldı.
Başarılı oyunculuğu birçok ödülle taçlandırıldı. 1965 yılında Hepimiz Kardeşiz, 1967’de Zalimler, 1968’de ise Son Gece filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En Başarılı Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı. 1969’da Adana Altın Koza Film Festivali’nde Kuyu filmiyle “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” seçildi.
Hayatının son yıllarını bir huzurevinde geçiren Aliye Rona, burada yaşanan sağlık sorunları ve şiddet iddiaları nedeniyle televizyon haberlerine konu oldu. Kötü durumda bulunduğu günlerde söylediği son sözlerden biri, sanat yaşamına dair derin bir özlemi yansıtıyordu. “Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı oynamak istiyorum.” diyordu.
Aliye Rona, 29 Ağustos 1996 tarihinde kaldığı huzurevinde geçirdiği beyin kanaması sonucu 75 yaşında hayatını kaybetti.
Vakfıkebir’de doğan Ramiz Bey, eşi Servinaz Hanım ve onların ardından şekillenen bu hayat hikâyesi, hem bir ailenin hem de Türk sinemasının unutulmaz bir portresini geride bıraktı.
Aliye Rona’yı kimse anmadı. 105 yıl önce, 1 Ocak’ta doğmuştu. Türk sinemasına bir ömür verdi. Sinema ise onu unutmayı seçti. Ruhu şad olsun.
20. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Trabzon'da perdelerini açıyor! 🎬
📣 12-13-14 Aralık'ta Trabzon Sanatevi'nde film gösterimleri, müzik dinletisi ve söyleşilerle geçecek üç günlük dolu dolu programımıza herkes davetlidir. 📣
@iscifilmfest