Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton: O dönem ABD'de yaşayan Fethullah Gülen'in bunu uzaktan planladığı fikrinin Erdoğan'ın bir propagandası olduğunu düşünüyorum. Bu ona muhalefeti bastırmak için bir bahane verdi.
16 aylıkken cezaevine konuldu.
Asude bugün 2 yaşında ama hâlâ özgür değil.
Ev hanımı Deniz Gündoğdu, geçen yıl 2 Temmuz 2025’te kızıyla birlikte tutuklandı.
Asude tam 374 gündür annesiyle birlikte cezaevinde.
Asude2Yaşında VeHapiste
BEŞTEPE belgeselinden
''Elindeki sigarayı avucumda farklı yerlere bastı. Bana 'Fatiha suresini oku' dedi. 'Niye okuduğunu biliyor musun?' diye sordu. Artık dedim beni öldürecekler. Sonra silahına bir mermi sürdü.''
Hukuk profesörü Murat Şen, 50 AYDIR Bünyan'da tutuklu. Avukatının açıklamasına göre "olmayan delillerden 12 yıl ceza aldı." 70'ten fazla bilimsel makalesi yayınlanan, 8 kitap yazan, hayatı başarılarla dolu bir profesöre Türkiye'de reva görülen muamele bu maalesef.@adalet_bakanlik
KHK'lı Binbaşı Mehmet Gürler cezaevinde MS hastalığına yakalandı.
Gürler'in eşi:
"MS plakları eşimin beyin sapı ve beyinciğine kadar ilerledi. Adli Tıp cezaevinde kalamaz raporu verdi. Yetkililerden eşimin tahliyesini istiyorum."
Türkiye Cezaevleri
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
İNSANLIK ADINA LÜTFEN BU ÖĞRENCİLERİN SESİNİ DUYURUN!
Komedyen tutuklanıyor, herkes ayağa kalkıyor. Sırtında 22 vidayla cezaevinde yaşam mücadelesi veren ağır ameliyatlı Meryem Yılmaz (21) ve tutuklu 41 kız öğrencinin kimse sesini duymuyor.
HastaTutuklu ÖğrenciMeryem
https://t.co/ijzV65NsJX
İlkokuldayken Mamak Hafsa Sultan Kolejinin burs teklifini reddeden Deniz Göktaş,
aynı öğretmenlerden yine tam burslu olarak ders almak üzere 31 yaşında Silivri’ye gönderiliyor.
Artık takatim kalmadı maddi manevi yoruldum. Eşim içerde hergun ağlıyor. Çocuklar anne diye ağlıyor. Ne zaman bitecek Allah'ım. Ne olur Sen acı bize ya Rabbim.... Ne olur Allah'ım. Senden gelecek her hayra her yardıma muhtacım bitir artık Allah'ım
#KHKZulmündeOnuncuYılında
Ben Ayşen Gürler. Eşim Kurmay Binbaşı Mehmet Gürler cezaevinde MS hastası oldu. Artık uzun mesafelerde tekerlekli sandalye kullanıyor, koğuşta duvarlara tutunarak yürüyebiliyor. Hastalığı ilerliyor. Eşimin tahliye edilmesini istiyorum.
MehmetGürlere Adalet
@memduhtv
Cezaevinde MS teşhisi konulan Kurmay Binbaşı Mehmet Gürler’in görme kaybı ve motor fonksiyon bozukluğu giderek ağırlaşıyor. Temel tedavi hakkı bile verilmiyor.
MehmetGürlere Adalet
Kuran-ı Kerim öğretmeni Zeynep Çoban TUTUKLANDI.
Suçu; Bank Asya’ya para yatırmak, dini sohbetlere katılmak, bu sohbetlerde Kur’an-ı Kerim okumak.
Tenkil DevamEdiyor
Ayrıntılı bilgi: https://t.co/GHpAzOm2MX