Genel Başkanımız Sayın @eczozgurozel’e yönelik gerçekleştirilen saldırı, sadece şahsına değil; demokrasimize, halkın iradesine ve siyaset kurumuna yapılmış açık bir tehdit ve provokasyondur.
Bu saldırıyı en sert biçimde kınıyor; hukukun üstünlüğüne olan inancımızla, faillerin bir an önce adalet önüne çıkarılmasını talep ediyoruz.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partililer olarak her koşulda barışı, kardeşliği ve adaleti savunmaya devam edeceğiz. Hiçbir tehdit, bizi halkımıza hizmet etme kararlılığımızdan döndüremez.
Genel Başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, tüm halkımıza sağduyu ve dayanışma çağrısında bulunuyoruz.
#Yanındayız
#DemokrasiKazanacak
Sansür ve ifade hürriyetine müdahale girişimlerine karşı, herkesi sosyal medya platformlarını çeşitlendirmeye davet ediyorum.
Artık Bluesky’da da bir hesabımız olacak.
👉🏻 https://t.co/I5U2Ciyn4P
Yargının itibarını ve yargının bağımsızlığını savunan Cumhuriyet Halk Partililerdir.
Özlem Zengin gibi yeğenlerine torpilli atamalar yaptıran zihniyet ise ülkemize en büyük zararı verenlerdir.
Bugün alelacele gerçekleştirilen Komisyon toplantısıyla belirlenen 22.104 TL'lik asgari ücret, Tayyip Erdoğan'ın bu ülkenin gerçeklerinden koptuğunun son emaresidir.
Günlerdir Suriye’de zafer yaşattık diyenler emekçiye hezimeti yaşatmış sefalet ücretini dayatmışlardır.
Suriye üzerinden sahte kahramanlık yapıp gerçek gündeme sis indirenler, o sisin arasında bir kez daha işçinin hakkını yemiştir.
İlk verildiği ocak ayından bu yana hayat pahalılığı karşısında en az 7.000 lira eriyen asgari ücrete 5.000 lira zam yaptılar.
Asgari ücretlinin enflasyonu %80, TÜİK enflasyonu bile %47 iken, milyonlarca asgari ücretliyi enflasyona ezdirdiler.
Bu ülkenin işçilerinin hakkını yiyenlere, vebalini alanlara yazıklar olsun.
Emrivaki düzenlenen toplantıya katılmayan Türk-İş yönetimini tebrik ediyor, işçi sınıfını üretimden gelen gücünü kullanmaya davet ediyorum.
Milletimizin helal oylarıyla seçilmiş belediyede, CHP grubunun odasını da gasp etmeye kalktılar.
AKP'li meclis üyeleri belediyeye alınırken, CHP'li meclis üyelerine barikat kuruldu.
Bu operasyonun devletin hukuki süreci değil, AKP'nin parti siyaseti olduğu ortaya çıktı.
21. yüzyılın Türkiyesi’nde, ülkenin birinci partisini, sokakta kaldırım üzerinde grup toplantısı yapmak zorunda bırakmak da meşruiyetini yitirmiş iktidara nasip oldu.
Demokrasiyi ayıplı hale getiren bu iktidardan, milletimizi ve ülkemizi kurtaracağız.
Bileğimiz asla bükülmeyecek.
Hodri meydan!
Bugün size Kurtuluş Savaşımızın en önemli durağından, vatanın kurtuluşunu, Cumhuriyetin Kuruluşu’yla taçlandıracak olan hayati kararların alındığı Sivas’tan sesleniyorum.
105 yıl önceden, savaş koşulları içinde “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” anlayışının tezahür ettiği Sivas’tan sesleniyorum size.
Kurtuluş Savaşı şartlarında çıkardığı gazeteye “İrade-i Milliye” yani Millet İradesi adını veren, en zorlu koşullarda bile milletin iradesini temel kabul eden, Cumhuriyeti kuran kadroların partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul İl Başkanı olarak sesleniyorum:
Ekrem İmamoğlu, bin bir fedakarlık ve mücadeleyle kurtuluşu gerçekleştirmiş, kuruluşa omuz vermiş aziz milletimizin iradesidir!
İBB Başkanımız İmamoğlu, güzel Türkiye’mizin bir mozaiği olan, dünyanın en güzel ve en önemli şehri olan İstanbul’umuzda yaşayan 16 milyon vatandaşımızın iradesidir.
Bu yanıyla sadece İstanbul’un değil, tüm Türkiye’nin bir değeridir, kardeşidir, evladıdır!
Bu öyle bir iradedir ki, iki seçim döneminde üç kez tecelli etmiştir. Bu irade 2019’da gasp edilmeye çalışılmış, halkımız bu gasp girişimine en sert yanıtı yine sandıkta vermiştir.
İmamoğlu, millet egemenliğinin temsilcisi, halkımızın gören gözü, işiten kulağı, söyleyen dilidir.
Bu sebepledir ki, 2024’te her türlü gasp girişimine, yalana dolana karşı mücadele ederek, bir kez daha ezici bir zafer kazanmış, tekrar İstanbul’umuzun Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiştir.
Milli egemenliği, millet iradesini dillerinden düşürmeyen, ancak her fırsatta bu iradeyi yok saymaya çalışan zihniyet sahipleri bilmelidir ki, millet iradesi sadece siz seçildiğinizde değil, daima kutsaldır.
Bu iradeyi, hukuku hiçe sayarak sorgulamak, yargılamaya çalışmak ve hatta mahkumiyete zorlamak kimsenin haddi değildir.
Hele hele, tekeller karlarını katlarken, halkımızı yoksulluk cenderesine hapsetmiş, adalet terazisini temelinden sarsmış, çok farklı kesimlerden halkımıza çektirdiği acılarla meşruiyetini kaybetmiş bir topluluğun haddi hiç değildir!
İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun arkasında, bir asrı geçen Cumhuriyet birikimi ve demokrasi mücadelesi vardır.
İmamoğlu'nun arkasında halk vardır!
İmamoğlu’nun arkasında, Türkiye’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin yiğit kadroları vardır.
Siyasi yasak kararının sonucuna katlanmak isteyenlere tam buradan, Sivas Kongresi kahramanlarımızın huzurundan sesleniyoruz.
Hodri meydan!
Sizleri İstanbul'un sesi olmaya davet ediyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi halkın partisidir, halkımıza aittir. Ülkemizin geleceği için tarihsel öneme sahip İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı’na giderken, İstanbul halkının tüzük önerilerini bize iletebileceği bir web sitesi hazırladık. Hem üyelerimizin, hem de yurttaşlarımızın tüzük görüşlerini kurultayımıza taşıyacağız.
Katılımcı, farklı fikirlere açık, demokratik bir tüzük için:
https://t.co/M0kxmWoaNT
Yolumuz açık olsun! 🇹🇷
Çekya'yı 2-1 mağlup ederek #EURO2024'de ikinci tura çıkan A Millî Futbol Takımımızı tebrik ediyorum. #BizimÇocuklar bu işi yapar!
Vesileyle sayın baro başkanından bir ricamı dile getireyim. Bu, bu sene içerisinde kendisine yazdığım 2. mektup olacak.
Sayın Başkan,
Selefinizin gözü karaydı. Hadsizliğe tahammülü yoktu. Yeri geldiğinde nezaketi, yeri geldiğinde protokoldeki ağırlığını kullanarak meslektaşına sahip çıkardı.
Sevgili Meslektaşım @AvFilizSarac,
Gelin bu hadsiz hakimin karşısına dikilelim. "Şikayet incelensin, soruşturma açılsın" demeden, "Avukat sahipsiz değildir, meslektaşım iddia ediyorsa benim için yeterlidir." diyelim.
Bazen bürokrasiyle, prosedürle, kınama yazılarıyla değil, fiziken sıcağı sıcağına müdahale etmek gerekir.
Gelin, bunu hep birlikte yapalım.
Sonra değil, şimdi. Yarın değil, hemen bugün, gelin birlikte gidelim, mahkeme kadıya mülk değil diyelim.
İster mezkur hakime nezaket ziyareti deyin, ister hesap sormaya kapısına dayandık deyin. Orası sizin tercihiniz; ama bu meseleye bugün dur demezsek, yarın sarı öküz hikayesini anlatıp anlatıp dururuz.
Ne dersiniz?