“LEHİSTANLI ELÇİ HENÜZ GELMEDİ…”
Bu, Türk diplomasi tarihi ve dış ilişkiler hafızasının en etkileyici anlatılarından biridir.🇹🇷
18. yüzyılın sonlarında Polonya
🇵🇱
Rusya, Prusya ve Avusturya tarafından paylaşılarak adeta haritadan silindi. Yok sayıldı!
Osmanlı Devleti bu haksız, hukuksuz paylaşımı tanımadı. 🙅🏻♂️
Yabancı elçilerin kabul törenlerinde protokol görevlisi her zamanki gibi “Lehistan elçisi?” diye sesleniyor,
buna karşılık da
“Lehistanlı elçi henüz gelmedi” cevabı veriliyordu ..!
Bu cevabı ya bizzat Padişahın kendisi ya da sadrazam dile getiriyordu.
Aslında bu cümlenin anlamı bir elçiden çok daha büyüktü:
✔️ “Haksızlığı meşru kabul etmiyoruz.”
✔️ “Bir milleti tarihten silinmiş saymıyoruz.”
✔️ “Umudu ve hafızayı koruyoruz.”
Bu yüzden “Lehistanlı elçi henüz gelmedi”, yalnızca tarihi bir hatıra değil; adalet, vefa ve vazgeçmemenin de güçlü bir metaforudur.
Bugün bile bazen bir davaya, bir dosta, bir ülkeye ya da bir ideale olan sadakati anlatmak için kullanılabilecek kadar anlamlı bir cümledir.
ŞİMDİ BURAYA DİKKAT👇🏼
Bu anlatının en anlamlı yansımalarından biri de yıllar sonra İstanbul’da yaşanmıştır.
Polonya Avrupa Birliğine kabul edildikten sonra,
2007’de Topkapı Sarayı’nda düzenlenen ve Avrupa Birliğine üye ülkelerin liderlerinin katıldığı bir törende,
söz sırası Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczyński’ye geldiğinde,
konuşmasına şu cümleyle başlamıştır;
“Lehistan elçisi geldi !”
Bu söz, yüzyıllardır aktarılan “Lehistanlı elçi henüz gelmedi”sözüne zarif bir selam ve
Türkiye ile Polonya arasındaki tarihi dostluğa anlamlı bir teşekkür olarak hafızalara kazınmıştır. 🇹🇷🇵🇱🤝
@VPityk65030@SireneOznur Askerin disiplinsizliği sebebi ile Padişah, Ordu sistemini değiştirmeye karar verdi.
Bu nu farkeden askerler 2. Osman'ı tahttan indirdi ve ilk kez bir Padişahı öldürdüler.
Buna Osmanlı faciası denir
@HerodotDiyorKii Ali Fuad,
Rafet paşa,
Ali İhsan paşa,
Yakup Şevki paşa,
Rauf Bey,
Ali Fethi bey ne diyor acaba?
Kimbilir vatana büyük fayda sağlayacak daha kimleri uzaklaştirdilar.
Demirağlar vs hepsine bir arada bakmak lazım.
Atatürk olmadan adi bir tek yerde geçmeyecek biri...
1 Kasım 1922 Nutku'ndan
..Son peygamber olan Muhammed Mustafa (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)... diyerek doğumlarını, nübüvvet, risalet ve vefatlarını izah ve
«bir vücudu mübarek» olduğunu beyanla doğumunun bugüne tesadüfüne
ınşaallah bu hayırlı tesadüftür..
"Gazi pek asabi idi. Ali Şükrü Bey, (Ankara'ya matbaa makinası getirmiş ..Tan adında bir gazete çıkaracakmış, siz hala uyuyorsunuz) diye yaveri Abbas Bey'e verdi; veriştirdi. Ve (yakın, yıkın) diye çıkıştı"
@06melihgokcek Kılıçdaroğlu, Ekrem gibi adamlar bu memlekette bu pozisyonlara nasıl gelir diye merak eder;
Her işte bir hayır vardır derdim.
Meğer bütün foyaları, kimyalari, entrikalarını hepsi kendi ağizlarindan anlatmaları gerekiyormuş.
Karabekir
«Aramızda büyük görüş farkı vardı. O itilaf devletlerinin büyük kuvvetleri karşısında milli kuvvetierimizle karşı duramayacağımızdan bir dış siyasete dayanarak kendi diktatörlliğü altında kuracağı bir Cumhuriyet'le uyuşmak cihetine gidiyordu