Bir şehir plancısı olarak, eğitimimden bugüne kadar geçen yıllarda kentin yalnızca fiziksel yapısını değil, insan hayatına dokunan yönünü düşünerek çalıştım.
Her bir çizim, her bir planlama; bir kentin bugününü ve yarınını düşünmek, o kentte yaşayan insanların hayatlarına dokunmak demektir.
İşte bizim mesleğimizi en değerli kılan şey de bu aslında. Kentler yalnızca bugün için değil; çocuklarımızın ve gelecek nesillerin yaşamı için planlanır.
Bugün, hem benim hem de tüm meslektaşlarımın dayanışma günü.
Ancak bizler bugün dayanışmamızı kentlerimizi güzelleştirmek için kullanmak yerine; mahkeme salonlarında, görüştüğümüz kısa anlarda, yeni bir günün doğacağına ve ailelerimize yeniden kavuşacağımıza dair inancımızı ve umudumuzu birbirimizle paylaşıyoruz.
Dayanışmanın, umudun ve mesleğimize olan inancımızın güç verdiği bu süreçte; tüm mühendis, mimar ve şehir plancılarının 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü’nü kutluyorum.
2022 yılında hayata geçirdiğimiz Beslenme Saati uygulamasıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki kamu kurum ve kuruluşlarına örnek olmanın, binlerce çocuğun yüzünde tebessüm oluşturabilmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum.
Bugün, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte Beslenme Saati uygulamamız Beylikdüzü’nde ve Türkiye’nin onlarca farklı bölgesinde devam ediyor.
Ben gözaltına alındığımda Beylikdüzü’ndeki tüm çalışma arkadaşlarımdan tek bir isteğim vardı: Beslenme Saati projemizle çocuklarımıza ulaştırdığımız öğünlerden bir zeytin tanesini bile eksik etmemeleri ve bu projeyi asla aksatmamaları.
Bugün bu projeyi özveriyle sürdüren; ülkemizin güzel çocuklarına umut olan, milletin derdiyle dertlenen, sorunlara çözüm arayan, amasız ve fakatsız mücadele eden tüm çalışma ve yol arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Yoksulluk hiçbir çocuğun kaderi olamaz.
Fiziken aranızda olamasam da biliyorum ki 30 Ağustos’ta taşıdığınız Türk bayraklarıyla Beylikdüzü’nün sokaklarını kırmızı beyaza boyayacaksınız.
O bayrağın altında hepimiz biriz.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı yürekten kutluyorum. Zaferimiz kutlu olsun.
Cumhuriyetimiz ilelebet yaşasın. Ne mutlu Türk’üm diyene!
Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve hasretle kucaklıyorum.
Sevgili Komşularım,
Kıymetli Beylikdüzü Ailem,
Bir Kurban Bayramı sabahına daha sizlerden uzakta uyanıyorum. Bayramın en güzel yanı; aileyle, sevdiklerle, komşularla aynı sofrada buluşabilmekken, bu bayramda da sizlere sarılamamanın burukluğunu yaşıyorum.
Bu zor günlerin geçeceğine dair inancımı hiç kaybetmedim. Adaletin, vicdanın ve dayanışmanın mutlaka kazanacağına yürekten inanıyorum. Benim en büyük gücüm; sizlerin desteği, duaları ve güzel dilekleri olmaya devam ediyor.
Bayramlar; kırgınlıkların değil, umutların büyüdüğü günlerdir. Diliyorum ki bu bayram; ülkemize huzur, sofralarımıza bereket, kalplerimize umut getirsin. Çocukların korkusuzca güldüğü, annelerin gözyaşı dökmediği, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’ye hep birlikte kavuşalım.
Ve inanıyorum…
Bir sonraki bayramda; aynı gökyüzünün altında, aynı meydanlarda, aynı sofralarda yeniden buluşacağız. Birbirimize hasret kalmadan, umutla sarılacağız.
O güne kadar; sevgimizi, dayanışmamızı ve güzel yarınlara olan inancımızı hep birlikte koruyacağız.
Mehmet Murat Çalık
Silivri Cezaevi
“Demokrasinin temeli, milletin iradesidir”
İçinden geçtiğimiz bu süreçte yaşananların toplumun vicdanında bıraktığı izleri görmezden gelmek mümkün değildir.
Bugün mesele yalnızca kişiler değil; 86 milyonun seçme ve seçilme hakkına, halkın iradesine ve demokratik düzene sahip çıkma meselesidir.
Temennimiz; demokratik temellerin, hukuk devletinin ve millet iradesine duyulan saygının güçlenerek korunmasıdır.
Türkiye’nin huzura, birliğe ve adalet duygusuna her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğuna inanıyorum.
Cezaevinde, ağır ve zorlu koşullar altında verilen bu mücadelenin; yalnızca bireysel değil, memleketimizin daha güzel yarınları için, demokrasi için verilen bir mücadele olduğu unutulmamalıdır.
Yaşadığım sürece; hukukun siyasetin gölgesinde kalmadığı, seçilmişlerin yine halkın iradesiyle değerlendirildiği bir Türkiye umudunu savunmaya devam edeceğim.
“ÖZGÜRLÜK SADECE 3 HECE AMA NE ÇOK ŞEY İFADE EDİYOR KAYBEDİNCE”
Mehmet Murat Çalık’ın 5 saatlik savunması sona erdi.
Çalık tüm iddiaları reddetti. Duruşmanın sonunda kendi yazdığı şiirlerden birini okudu ve
Özgürlük sadece 3 hece
Ama ne çok şey ifade ediyor kaybedince…
Diyerek sözleri tamamladı.
Mehmet Murat Çalık'ın savunmasından:
"Benim dışarıda bekleyen 13 ve 22 yaşlarında iki evladım var.
Çocuklarımın her gün televizyonda "Murat Çalık ölecek mi?" tartışmalarını izlemesi, annemin ve eşimin yaşadığı derin üzüntü, bu sürecin en ağır yüküdür.
Ancak ben pes etmem; 2000 yılında lösemiyi nasıl yendiysem, bu süreci de inancımla aşacağım.
Hakikat ve Adalet Beklentisi
Bir yıldır özgürlüğümden mahrumum ama inancımdan ve vicdanımdan asla mahrum değilim."
Murat Çalık'ın eşi Zehra Evin Çalık: Hepimiz çok duygulandık ama çok da kendine yakışır bir savunma yaptı. Gurur duyuyorum ben eşimle.
Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum.
#CANLI
Mahkeme Başkanı: Ara alalım mı?
Mehmet Murat Çalık: Ben yorulmadım Sayın Başkanım.
Mahkeme Başkanı: Biz yorulduk! Çok yoğun oldu! Sizi bağlamasın sonra...
Mehmet Murat Çalık: Yoo ne bağlayacak! Beni bağlamaz sayın başkanım; ben kendimden eminim. İnanın, UYAP kaydıma baksanız benim hiçbir şey söylememe gerek kalmaz.
https://t.co/qTLmOks0xq
Özgürlüğümden mahrum bırakıldığımdan bu yana 1 yıl geçti.
��artlar ne olursa olsun, bu nefes bu bedende olduğu sürece ülkem için çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğim.
Bir yıldır özgürlüğümden uzak olabilirim. Ama halkımdan, inancımdan ve mücadelemden asla uzak değilim.
Yarın mahkemedeyim. Adaletin kazanacağına inanıyorum.
Bugün 8 Mart.
Demir kapıların ardında olsam da düşüncelerim ve selamım hayatı emeğiyle büyüten tüm kadınlarla.
Kadınların emeği bu ülkenin en güçlü harcıdır. Evde, işte, tarlada, fabrikada, okulda ve hayatın her alanında görünmeyen ama hayatı ayakta tutan büyük bir emek var. O emeğin sahibi kadınlardır.
Beylikdüzü’nde birlikte yürüdüğümüz yıllar boyunca şunu gördüm: Bir kent, kadınların sesi yükseldikçe güzelleşir; kadınların emeği çoğaldıkça güçlenir.
Beylikdüzü’nde yıllardır kurmaya çalıştığımız dayanışma kültürünün en güçlü taşıyıcılarından biri de kadınlar oldu. Kentimizin gelişmesinde, mahallelerimizin dayanışmasında, çocuklarımızın geleceğinde kadınların emeği ve aklı belirleyici oldu.
Mahallelerimizde dayanışmayı büyüten, çocuklarımızın geleceğini umutla kuran, hayatın en zor zamanlarında bile omuz omuza duran kadınların emeği bu kentin vicdanıdır.
Bugün burada olsam da olmasam da inancım değişmiyor:
Kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir ülke mutlaka kurulacaktır.
Başta Beylikdüzü’nde hayatı güzelleştiren kadınlar olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında emek veren, direnen ve umut taşıyan tüm kadınları saygıyla selamlıyorum.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.
Mehmet Murat Çalık
Aylar sonra yeniden İstanbul’dayım.
Özgürlüğümden mahrum bırakılışımın 1. yılına yaklaşırken yeniden İstanbul’da olmak; aileme, sevdiklerime, komşularıma ve Beylikdüzü’ne yakın olmak beni iyi hissettiriyor.
Yaşadığım tüm tutsaklık, sevk ve tedavi süreçlerimde manevi desteğinizi en yüksek seviyede hissettim. Allah, dualarında beni geçirerek iyi dileklerini ileten tüm yurttaşlarımızdan razı olsun.
Alnım ak, vicdanım rahat, ellerim tertemiz; bilesiniz.
Siyasi saiklerle özgürlüğümden mahrum bırakılmak ise canımı çok yakıyor.
Tek hedefim, tek ülküm; bu ülkenin vatandaşlarına, kim olduğuna bakmaksızın eşit bir şekilde hizmet götürmeye çalışmaktı. Öyle de yaptım. Sadece Beylikdüzü’nde değil; Yakuplu’dan Hatay’a, Defne’den Çanakkale’ye, Çanakkale’den Kastamonu’ya kadar nerede darda bir vatandaşımız varsa elimizi uzattık. Bu sebeple vicdanım hiç olmadığı kadar rahat.
Türk mahkemelerine, hâkimlerimizin vicdanlarına güveniyorum. Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Sağlıklı koşullarda tedavi olabileceğime ve komşularımızla yeniden el ele olacağımıza inanıyorum.
Sağlıcakla kalın, sizleri çok seviyorum.
6 Mart 2026 Cuma
Mehmet Murat Çalık – İstanbul