Öğretmenin itibarını korumak için, haksızlığa dur demek için, eğitim çalışanlarınin mutlu yarınlara kavuşabilmesi için; Yetkiye adım adım yürüyoruz🇹🇷🇹🇷🇹🇷 #öğretmentekyürek@tesvan65
“HAKKIN VE EMEĞİN YANINDA 34 YIL”
24 Haziran 1992 tarihinde, "İlkemiz Önce Ülkemiz" diyerek yola çıkan Türkiye Kamu-Sen olarak kuruluşumuzun 34. yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
34 yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüz binlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
Türkiye Kamu-Sen; kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hâkim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Geride bıraktığımız 34 yılda; ek ödeme, refah payı, toplu sözleşme ikramiyesi, banka promosyonları, disiplin cezalarının affı,sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, vekil imam-hatipler başta olmak üzere güvencesiz istihdamın güvenceye kavuşturulması, 4/C’li personele kadro, ilave derece ve daha pek çok kazanımın elde edilmesinde öncü olmuş; Türk memurunun sesi, güvencesi ve vicdanı olmayı başarmıştır.
Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakkaniyetin hâkim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
34 yıldır olduğu gibi bundan sonra da devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, ay yıldızlı al bayrağımızdan ve kurucu değerlerimizden aldığımız güçle yürümeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle; başta Kurucu Genel Başkanımız Ali Işıklar olmak üzere Türkiye Kamu-Sen'in bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm yöneticilerimize, teşkilat mensuplarımıza, üyelerimize ve gönüldaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; ebediyete irtihal eden dava arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
2023 YILINDA ATAMASI YAPILAN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERE MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRME HAKKI VERİLSİN!
https://t.co/DcG9PZihib
Bilindiği üzere, 2023 yılı Mayıs ayında ataması yapılan 45 bin öğretmen Milli Eğitim Bakanlığı’nca açıklanan takvim doğrultusunda 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren göreve başlatılmışlardır. Hatta arşiv araştırması/güvenlik soruşturması geciken bir kısım öğretmen ise daha sonraki tarihlerde göreve başlamak zorunda kalmıştır. Bugün itibariyle ise Milli Eğitim Bakanlığı’nca mazeret durumuna bağlı yer değiştirme duyuruları yayınlanmış olup yayınlanan duyuru da sözleşmeli öğretmenlerin mazeret durumuna bağlı yer değiştirme başvurusunda bulunabilmesi için 24 Temmuz tarihine kadar kadroya geçmiş olmaları gerektiği şartı getirilmiştir.
Ancak, 2023 yılında ataması yapılan öğretmenlerin Mayıs ayında atamalarının yapılmasına karşın Eylül ayında göreve başlatılmaları neticesinde kadroya geçmek için gerekli olan 3 yıllık süreyi duyuru da belirtilen 24 Temmuz tarihi itibariyle doldurmalarına imkân bulunmamaktadır. Bu durum ise çok sayıda öğretmenin kadroya geçememiş olmaları nedeniyle mazerete bağlı yer değiştirmelere başvuru yapamaması sonucunu doğurmuştur. Öğretmenlerin uğramış oldukları bu mağduriyet öğretmenlerden kaynaklanmamakta olup Milli Eğitim Bakanlığı’nın tek yanlı uygulamalarının bir sonucudur. Bu haliyle de Milli Eğitim Bakanlığı’nın tek yanlı uygulamalarının ortaya koyduğu bu mağduriyetin ivedilikle çözüme kavuşturulması, mazerete bağlı yer değiştirmelerde başvuru hakkının tanınması gerekmektedir.
Mevcut mevzuat hükümleri gereği sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçiş sürelerinin hesaplanmasında göreve başlama tarihlerinin esas alındığı bilinmektedir. Ancak bu uygulamanın devam ettirilmesi durumunda sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmemiş sayıldığından mazerete bağlı atama başvurusu yapamayacaktır. Bu durumda bu uygulamanın değiştirilerek 2023 yılı Mayıs ayında ataması yapılan öğretmenlere münhasır olmak üzere kadroya geçmek için gerekli olan süre hesabında göreve başlama tarihleri yerine atama tarihlerinin baz alınması yaşanılan sorunun çözüme kavuşturulmasını sağlayacaktır.
Şayet, bu uygulamanın yapılması mümkün değil ise bunun yerine Milli Eğitim Bakanlığı mazerete bağlı atama duyurularında kadroya geçme tarihi olarak tespit edilen 24 Temmuz tarihinin 31 Aralık 2026 olarak değiştirilmesi de yaşanılan sorunları ortadan kaldıracak, binlerce öğretmenin mazeret durumlarının çözüme kavuşturulmasını sağlayacaktır.
Bilindiği üzere geçmiş yıllarda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili düzenlemelerle öğretmenlerin kadroya geçiş süreçleri öne çekilmiş, böylece oluşan mağduriyetlerin giderilmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. Benzer şekilde, 2023 Mayıs ayı ataması olup göreve 1 Eylül sonrasında başlayan öğretmenlerin de kadroya geçiş işlemlerinin öne alınması veya bu öğretmenlere mazerete bağlı yer değiştirme başvurularında bulunabilme imkânı sağlayacak bir düzenleme yapılması, hakkaniyet ve eşitlik ilkeleri bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda, Milli Eğitim Bakanlığı’nca yayımlanan mazeret bağlı yer değiştirmelerine 2023 yılında ataması yapılan sözleşmeli öğretmenlerin de başvuru yapabilmesi için kadroya geçiş işlemlerinin öne alınması; bunun mümkün olmaması durumunda ise duyuru da belirtilen kadroya geçiş tarihi olan 24 Temmuz tarihinin 31 Aralık 2026 olarak düzenlenmesi hususunda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine yazılı talepte bulunduk.
SOSYAL MEDYADA İDDİALAR HAVADA UÇUŞUYOR…
Bir sendikanın yöneticilerinin yakınlarının kooperatif kurup,
yüklü miktarda paraların konuşulduğu,kooperatif üyelerinin mağdur olduklarının iddiası…
Diğer bir sendikanın,ana muhalefet partisinde son günlerde yaşanan mahkeme sürecine müdahil,taraf olması iddiası…
İki arada bir derede kalması..
Ne yapacağız durum ne olacak endişesiyle beklemesi..
Genel merkezin taşınır taşınmaz mallarının alım-satımlarındaki iddialar…
Başka bir sendikada genel kurullarından sonra,kaybeden adayın mahkemeye başvurması,ilgili kurumlara şikayetler etmesi,çok ciddi iddialarda bulunması..Üye ve delegelerinin sosyal medyadaki iddiaları..
Başka bir sendikanın,şube başkanlarının görevden alınmaları,olağanüstü kongre için imza toplanması,sonuç alınamaması iddiaları…
Türk Eğitim-Sen için iddialar da var tabi ki..
Siyaset yapıyorlar?
Çok şükür yolsuzluk,hukuksuzluk,çalışmıyorlar,üretmiyorlar,mücadele etmiyorlar iddiaları yok..
1 milyon 200 civarındaki eğitim çalışanı aslında neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.
Her durum ve her şartta bugüne kadar ahlaklı sendikacılık yaptık,yapmaya devam edeceğiz.
Evet Devletimizin ve Necip Türk Milletinin geleceği için duruşumuz net.Türk Devletinin yanı..Bu siyasetse evet siyaset yapıyoruz. Ne mutlu bizlere ekmek kavgamızın önünde Türkiye sevdası var..
Selahattin Dolgun
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri
Aile yılında,eşler bir araya gelemiyor.
Milli Eğitim Bakanlığı bugün yayınladığı klavuzda,2023 ataması öğretmenlerimizin mazeret tayini istemesini engellemiştir.
Tüm sendikaların ve kamuoyunun bu konuda ki görüşünü değerlendirmeyen Bakanlığımız bu sorunu bir an önce çözmelidir.
Aile yılında aileler paramparça.@Yusuf__Tekin
Sendikal zemin ne yazık ki son yıllarda çok kirletildi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve yaşanan gelişmeler, çalışanların güven duyacağı, ilkeli ve kararlı sendikal anlayışın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Hak mücadelesini tavizsiz sürdüren, köklü geçmişi, ilkeleri ve güçlü teşkilat yapısıyla Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanlarının güven kapısı olmaya devam etmektedir. Dün olduğu gibi bugün de çalışanların hak ve menfaatlerini önceleyen sendikamız, sendikal mücadeleyi sorumluluk ve kararlılıkla sürdürmektedir.
Güven; söylemle değil, yıllara dayanan emek, duruş ve mücadeleyle kazanılır. Bu nedenle kökü sağlam, sözü güven veren ve mücadelesiyle fark oluşturan Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının ortak sesi olmaya devam edecektir.
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım"
Hacı Bektaş-ı Veli
Hacıbektaş’ta Horasan Erenleri Dergahı Cemevi’nde düzenlenen Muharrem Ayı Oruç Açma ve Lokma Paylaşım Programı’na katıldık.
Programa İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar Yıldırım, MHP Grup Başkanvekili Sayın Filiz Kılıç ve çok sayıda STK temsilcisi de iştirak ettiler.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız!
Yakın zamanda babasını kaybeden Nevşehir Şube Yönetim Kurulu üyemiz Memiş Bülbül kardeşimin baba ocağını ziyaret ederek, taziyelerimizi ilettik.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmamasından kaynaklanan mağduriyetin giderilmesi için yürüttüğümüz hukuki mücadele kapsamında Anayasa Mahkemesi önünde yaptığımız basın açıklaması basında geniş yer buldu.
Türk Eğitim-Sen olarak, üyelerimizin mali ve özlük haklarını koruma konusundaki kararlı mücadelemizi yargı önünde kazandığımız emsal niteliğindeki sonuçlarla taçlandırmaya devam ediyoruz. Bilim ve Sanat Merkezi’nde görev yapan sendikamız üyesinin, yüksek lisans eğitimine bağlı olarak hak ettiği %7 artırımlı ek ders ücretinin “fiilen derse girmediği” gerekçesiyle idare tarafından reddedilmesi üzerine, Adana İdare Mahkemeleri ve Adana Bölge İdare Mahkemesi nezdinde kesin bir kazanımla sonuçlanmıştır. Yaşanan bu süreç, lisansüstü eğitim yapan eğitim çalışanlarının önündeki engeller ortadan kaldırmıştır.
Hukuki sürecin ilk adımında Adana 3. İdare Mahkemesi, 2024/389E.-2024/1203K. Sayılı ilamı ile psikolojik danışman/rehber öğretmen olarak görev yapan üyemizin başvurusunu haklı bulmuştur. Mahkeme, rehber öğretmenliğin doğası gereği fiilen ders görevinin olamayacağını, mevzuat uyarınca haftada 18 saatin “ders niteliğinde yönetim profesyonel görevi” sayıldığını ve bu görevin fiilen yapılmasının artırımlı ödeme için yeterli olduğunu vurgulayarak idarece verilen ret yanıtı idari işlemini iptal etmiştir. İdarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 2024/844E.-2024/1090K. Sayılı ilamı ile kesin olarak reddedilerek rehber öğretmenlerin artırımlı ek ders hakkı hukuken tescillenmiştir.
Bu hukuki gelişmenin ardından aynı merkeze Müdür olarak atanan üyemiz, idare tarafından bu kez de “müdürlerin fiilen derse girmediği” gerekçesiyle yeniden aynı mağduriyete uğratılmıştır. Sendikamızca açılan ikinci davada Adana 2. İdare Mahkemesi, 2025/1791E.-2026/529K. sayılı ilamıyla; okul müdürlerinin de mevzuat gereği haftada 20 saat “ders niteliğinde yönetim görevi” yürüttüğünü, işin niteliği gereği fiilen derse girme imkanı olmayan yöneticilerden bu koşulun aranmasının hukuka aykırı olduğunu ve yüksek lisans yapmış okul müdürlerine de ayrım gözetilmeksizin %7 artırımlı ek ders ücreti ödenmesi gerektiğini belirterek idari işlemi bir kez daha iptal edilmiştir.
https://t.co/bCQt6uwG6i
Eğitim çalışanlarının güven kapısı, ikeli, kararlı, mücadeleci ve ahlaklı sendikacılığın kutup yıldızı;
“Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız” adanmışlığıyla Türk milletinin cesur sesi olan milli sivil toplum kuruluşu Türk Eğitim-Sen 34 yaşında.
Kutlu Olsun!