Bunda hepimizin imzası vardı !
Doğru yaptık. Yine olsa yine yapmalıyız. İktidar muhalefet ayrımı yapmaksızın tüm parti milletvekilleri de böyle yapmalı.
Kürsü dokunulmazlığı dışında bir suç işleme ayrıcalığı kimse için olmamalı.
Şimdi faturayı Kılıçdaroğlu'na keserek linç operasyonuna kendimizi kaptırmak tarihi gerçeği değiştirmiyor.
Barış dediler; kış kıyamette geri çekilin dediler. Üç ayda bin arkadaşımız pusularda katledildi.
Barış dediler; gerillalar gelip teslim oldu, onlarca yıl hapis yattılar.
Barış dediler; çocuklarımızı hendeklerin önüne attılar, soylarını kuruttular, taş taş üstünde bırakmadılar.
Barış dediler; 2000’den 2025’e kadar elli bin çocuğumuz yaşamını yitirdi.
Barış dediler; Dersim’i, Tendürek’i, Gabar’ı, Bagok’u, Lolan’ı, Zap’ı ve Zağros’u düşmanına teslim ettiler.
Barış dediler; 16 yaşındaki kızlarımızı Rojava’da cepheye sürdüler, nice cesedin binalardan aşağı atılmasına sebep oldular.
Bave Teyar’ın, Taybet Ana’nın gözleri kalbinize mühür olsun.
Size daha ne diyeyim?
Öcalan:
“Barzani, Erbil’i yönettiği gibi Suriye’de de benzer bir yapı istiyordu. ABD ve İsrail’i buna ikna etmişti. Türkiye bile bu tuzağa düşmek üzereydi.
Haziran 2024’te ABD ve İsrail destekli bir planı gündeme getirdiler Mazlum Abdi ile görüştüm ve plana karşı çıktım.
Barzani ve İsrail’in Suriye’de egemen güç haline geleceğini söyledim. Açıkça karşı çıktım. İtiraz ettim, geri çekilmelerini istedim. Beni dinlediler, plan boşa çıktı.”
Kaynak: İmralı Görüşme Tutanakları İkinci Bölüm