Bıraktığım yerde olmaktan hiç bıkmayan, hengamelerden yorulmayan coşkun ruhuna denk değil sarsak adımlarım. Yıkılıyor ve dökülüyorum; kimi sayende, kimi değil. Yaşıyorsun sarp yeşiller arasında heybetiyle bir çınar gibi. Yıkılmıyorsun.
Eskiden soğutan, sorgulatan ve buruk bir yürek bırakan o davranışlar dahi etkilemiyor artık. Öyle bir hissizlik çökmüş üzerimize. Üstüne bir Canozan iyi gider.
Nafile çabaların düzene baş kaldırmayışlarına avunmakta; akrebin ve yelkovanın bir olup, köklerini hiç acımadan birer birer topraktan çekip çıkarttığını bile bile yapmakta tüm bunları ise. Ruhunu içten içe çürüten hantal benliğini günden güne soldurmayı arzulamakta.
Koyu ağaçların gölgesinde,huzursuz gecenin ayazında kalmış salınıp giden bir parçası ruhunun dallarında.Derdine derman bulamamış sessizliği peşi sıra sürüyor adımlarını yaprak yaprak.Yaşanan hayatları izliyor eskimeye mahkum haliyle;asırlık bir ağacın ta kendisi öyle ki kendisi.