Yaprağım 🤌, açık deniz için uygulanan kuralı yarı kapalı Adalar Denizi'nde uygulamak istiyorsun. Karasularını 12 NM yaparak komşunu karaya hapsetmekle tehdit eden sensin.
Ortak savunmaya katkın sıfır, subayın Çin'e istihbarat sızdırırken yakalandı. Yüz değil kösele bununki.
Have you read the NDAA 2020? The US law gives the POTUS waiver option if State Department certifies that those conditions listed on NDAA 2020 are satisfied. Of course you know it but instead of working and protecting US interest, you choose to protect Israeli and Greek interest.
Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
Zamanında 100 F-35 alacağımız açıklandığında sevgili @orko_8 böyle bir sayıda almamamızı çok daha az sayıda alıp eski adıyla milli muharip uçağa yönelmemizi bu ülkede ilk dile getiren ve beni dahi ikna eden kişidir. Şimdiki duruma baktığımızda Arda Mevlütoğlu hiç almama taraftarı. Ben sadece parasını ödediğimiz uçakları alalım hatta kullanamayalım ama ülke gururu amacıyla bizde dursun taraftarıyım.
Artık ortak üretici olarak dönemeyiz F-35'e sadece alıcı olmayalım. KAAN motorlarını alalım o bize yetsin. CAATSA'nin kalkması bizim için F-35'ten çok daha önemli tarafları var. Görülmeyen kritik komponentlerde yaptırımların kalkması çok daha önemli.
Yunan basını | Pentapostagma:
▪️Türk yapımı TAYFUN Blok-3 füzeleri donanmamız için ölümcül bir tehdit oluşturuyor.
▪️Türkiye'nin gemileri vurabilecek balistik füze geliştirme çabası, devam eden bölgesel gerilim ortamında gerçekleşiyor.
▪️Bu durum, salt teknik başarıdan ziyade açık bir stratejik ağırlığa dönüşüyor.
TSK’nın savunma ve vuruş yeteneklerinde ciddi bir sıçrama sağlayacak iki milli füzeyi, en geç 2027 yılı içerisinde envantere almış olacağız. Bunlardan biri hava savunma kapasitemizi daha da ileriye taşıyacak SİPER Ürün-2, diğeri ise vuruş kapasitemizi bambaşka bir noktaya çıkaracak TAYFUN Blok-3.
@ssysfakb Yusuf, 2004’te sen muhtemelen lisede bile değildin. Odadaymış gibi neden ve nasıl bu kadar emin anlatıyorsunuz bunları?
2004 SSİK’i kadar anılmayan bir de Murad Bayar var…
…ki bir yerden sonra bile sistemin ihtiyaçlarının gerisinde ve muhafazakar, mütereddit kaldı.
Balistik füze ile hareketli deniz hedefi vurmak, klasik koordinata atıştan tamamen farklı bir mühendislik problemidir.
Sabit hedef için INS/GNSS yeterli olabilir. Hareketli gemi için terminal safhada arayıcı başlık, hedef ayırma ve son anda rota düzeltme gerekir
2/ 2024te ABD, PrSM Inc 1/EOC hattıyla deniz üstü hedefe angajman sağlayabildiğini duyurdu. Bu önemliydi ama asıl gemisavar mimari olan PrSM Increment 2, RF/IIR multi-mode seeker ile hala olgunlaştırma safhasında.
Yani Inc 1 vurabildi amaInc 2 avlayabilsin diye geliştirilmeye çalışıyorlr
3/ Tayfun Blok 3ün farkı burada ortaya çıktı hareketli deniz hedefine karşı arayıcı başlıkla kilitlenme ve canlı harp başlığıyla vuruş testi yayınlandı.Bu klasik balistik füze kabiliyetinden Asbm konseptine geçildiğini gösterdi
4/Terminal seeker Deniz paraziti içinde hedef ayırma yüksek mach hızında aerotermal koruma,Son safha manevra. Sensör-komuta-veri bağı, yani kesintisiz bir kill-chain örneği. Burada asıl mesele sadece menzil değil, hız ve terminal seeker başarısı.
5/ Tayfun blk 3 envantere girdiğinde Türkiye, kara konuşlu balistik gemisavar caydırıcılığında çok farklı bir lige çıkacak. Dünyada sayılı ülkelerin sahip olduğu bir özellik özellikle Akdeniz'de Fransa gibi güç gruplarına sahibi ülkeler yani güçlü donanmaya sahip ülkeler artık rahat hareket edemeyecek.
Roketsanın gösterdiği şey yalnızca bir füze testi değildi arkadaşlar yüksek hızda hareketli deniz hedefini nasıl etkisiz hale getirebileceğinin canlı testiydi.🇹🇷
Bugünlere gelmek hiç kolay olmadı.
Bugünler de kolay değil ve gelecek günler de kolay olmayacak
Demem o ki eski günleri yaşamadıysanız, bugünü yaşamıyorsanız ya da gelecekteki günleri yaşamayacaksanız, bir zahmet kendinize bu alanın yetkin bir değerlendirmecisi rolü de biçmeyin
Sav San sektörünün halk tarafından benimsenmesine çok sevinsem de bu sektörün herhangi bir şekilde içinde bulunmamış, kıyısından dahi geçmemiş, güzel duası dışında hiçbir katkısı olmamış insanların sektörün içini, sektörün emekçisinden daha fazla bilme iddiası beni çok üzüyor.
Bu kabiliyete sahip olmak farkli bir seviye artik. Hareketli deniz hedeflerine karsi balistik fuze gelistirmek ve bunu gosterebilmek Turk Savunma Sanayi ve Roketsan icin buyuk basari. Tebrik ederim. Bu arada vurus anina dikkatli bakinca yaklasma tapasi var fuzenin sanirim.
Bundan 26-27 sene önce 100km’ye 140kg harp başlığı atan, diz dize çalıştığım ağabeylerim ve ablalarımın tahayyülü de o zaman da buydu.
Nasip şimdiye… 🤌
Emek beren herkesin eli kolu dert görmesin.
Bügün şahit olduğumuz bu çağ dışılığın nedeni, Atatürk'ün cehalete karşı başlattığı savaşı ve aydınlanma çabasını, O'nun ebediyete göçmesinden sonra iktidara gelenlerin durdurması, hatta geriye çevirmesidir
Atatürk'ün, çağdaş bir toplum hedefleyen devrimleri, Emperyalizm/siyonizm destekli CEHALETİN VE TARİKATLARIN KARŞI DEVRİMİ ile teker teker yok edilmektedir.
Türklüğün, Türkiye'nin bugün en büyük düşmanı, emperyalizmi, siyonistleri ve selefilerin parasını arkasına alan tarikatlar, etnik- mezhebi bölücüler ve kara cehalettir.
Atatürk'ün aydınlanmacı, uluscu, devrimlerini kararlılıkla savunmadan; tarikatlar, etnik-mezhebi bölücüler, emperyalizm ve siyonizm ile kararlılıkla mücadele etmeden çağı yakalamak, bağımsızlığı egemenliği ve yurt bütünlüğünü korumak olası değildir.
Arayıcı başlık var diye anlıyorum, muhtemelen radardır. Aerodinamik sürtünmenin etkisiden dolayı IIR olmayabilir. Firkateyn, çıkarma gemisi ve lojistik destek gemilerine karşı çok büyük kabiliyet. Girit - Kıbrıs hattını kesmek için çok etkili olur.
++ değil. Bu kansızların bu kadar rahat, bu kadar kibirle ve bu kadar fazla zarar verebilmesine imkan verenin de yine herkesin ağzına lafı tıkan, her boku herkesten iyi bilen, versen iki tavuk güdemeyecek ama her şeye yeteceğini sanan bir güruhun eyyorlaması, buradan devşirilen +
++ şımarıklıktı.
Neye mal oldu bilmiyoruz. Tahayyül edemeyiz. Hesabı çıkmaz. Bir kaç projede az çok mezura alıp ölçebiliriz belki. Ona yanarız en fazla.
Bunun bırak hesabını istemeyi, bir de sağa sola parmağını sallayan herkesten tüm kalbimle nefret ediyor ve iğreniyorum.
Çinko pil vatandaş sanıyor ki buralar hep dutluktu.
2000’lerin ikinci yarısı, Fethullahçıların sadece silahlı kuvvetlerde değil, Tübitak’ın enstitülerinde, bulabildikleri vakıf şirketlerinde deli gibi örgütlendiği dönemlerdi.
Sebep oldukları zararı tahayyül etmek mümkün bile+
Fransa'ya tatil için giden Litvanyalı bir kadın emlak danışmanı, KKTC konutlarını pazarladığı için tutuklandı ve yargılanmak için Rum yönetimine iade kararı alındı.
Rum yönetimi kadın için 2025'de tüm Avrupa ülkelerinde geçerli olan AVRUPAİ TUTUKLAMA EMRİ çıkarmıştı. Kadın 19 yıl hapis istemiyle yargılanacak. Bu tutuklama ile Rum yönetimi şimdiye dek aynı suçlamayla 5 yabancı ve 1 Kıbrıs Türkünü tutuklamış oldu. 90 civarında Kıbrıs Türkü için de Avrupai tutuklama emri çıkardı. Bu kişiler Avrupa ülkelerine gidemiyor.
Rum yönetiminin 3 amacı var:
1- Yabancıların KKTC 'den mülk almasını önleyerek, eski Rum mülkleri üzerindeki yapılaşmayı önlemek
2- İnşaat sektörünü ve KKTC ekonomisini çökertmek
3- KKTC'nin sözde " işgal altındaki Rum topraklarında kurulan yasa dışı bir yönetim olduğu ve buradaki herşeyin yasa dışı ve suç teşkil ettiği" safsatasını Dünyaya yaymak
Rum yönetimi daha önce böyle tutuklamalar yaptığında, MÜTEKABİLİYET İLKESİ ÇERÇEVESİNDE MİSİLLEME YAPILMASI GEREKTİĞİNİ savundum.
Türkiye ve KKTC, " AB ve BM bizi kınar" korkusuyla, ciddi hiçbir önlem almadı, protesto bildirileri ile yetinildi .
Oysa yapılması gereken Ruma anladığı dilden konuşmak.
Bu çerçevede şu adımlar atılmalı:
1- Rum yönetiminin her tutuklamasında Maraş'ın bir sokağının yerleşime açılması
2- Güneydeki Türk mülklerini gasp edenler ve bu yönde işlem yapan Rum siyasiler hakkında KKTC mahkemelerinden tutuklama kararları çıkarılması
3- Tutuklananlar serbest bırakılmadan Rum yönetimi, BM ve AB ile Kıbrıs sorununun çözümü yönünde hiçbir görüşme, konferans ve toplantı yapılmaması
4- Rum yönetiminin bu saldırganlığa devam etmesi ve tutukladığı kişileri serbest bırakmaması halinde, KRİZ YÖNETİMİ uygulayarak Limasol ve Larnaka limanları ile hava alanlarına abluka uygulanması, Rum turizminin ve ekonomisinin bu yolla çökertilmesi
Rum yönetiminin anladığı dil budur.
Güçlü Türkiye ve KKTC, cüce Rum devletinin bu saldırganlığına boyun eğemez, protesto bildirisi ile geçiştiremez.
Onları yaptıklarına pişman etmezsek bize de yazıklar olsun!