Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
N'golo Kante: "I went to Saudi Arabia because I promised my people that I would change their lives"
Today I earn millions in Saudi Arabia but I also enjoy football, but my best investment is to help my people where I was born, I promised them I would change their lives and I will.
This year I promised to build schools, hospitals, stadiums and a water reservoir for my people who are suffering too much.
My best investment of the million I earn in Saudi Arabia is for me people."
The nicest man in football. ❤️
Özgür Özel'in yaşadığı sorun gerçekten de derin ve çözümü zannedildiği kadar basit değil.
İnsan dahil tüm hayvanlar karşı tarafa kendileriyle ilgili sinyaller verir. Ama bu sinyallerin ne kadar güvenilir olduğu tartışmalıdır. Çok küçük bir hayvandan çok güçlü bir "bana bulaşma" sesi çıkabilir mesela ama aldatıcıdır, hayvan blöf yapıyordur. Aynı şekilde telefonda sizi kavgaya çağıran adamın sinyalini okumak da zordur; karşınızda blöf yapan çok çelimsiz bir adam da olabilir, milli boksör de.
Doğada bunun çözümü genellikle şu şekilde olur: Canlılar, sinyalin ne kadar "maliyetli" olduğuna bakar. Daha maliyetli, yani büyük yatırım gereken ve taklit etmesi zor sinyallere daha fazla itibar edilir. Korkutucu bir sesi taklit etmek zor değildir mesela ama çok büyük bir boynuza sahip olmayı çok kolay yoldan taklit edemezsiniz.
İnsanlar dünyasına gelelim. Hoş bir örnek değil ama çeteleri ele alalım. Bir çetenin sadık adamı olduğunuzu nasıl ispatlarsınız? Yemin edebilirsiniz, bu bir sinyaldir ama taklit etmesi kolaydır. İçinizden gelmeden de yemin edebilirsiniz. O yüzden bu tarz suç örgütlerinin elemanlarının yaptırdıkları dövmeler olur. Bu dövme çok daha itibarlı bir sinyaldir. Çünkü özellikle dışarıdan kolay görülecek bir yere yaptırılır ve tüm dünyaya, rakip çeteler dahil, sizin kimlerden olduğunuz ilan edilir. Sizin ileride başka çeteye transfer olmanızın da önü kapatılır. Bu anlamda "maliyetli bir sinyal"dir.
Hukuka uymak zorunda olduğunuz alanlarda bu kadar yaratıcı olamıyorsunuz tabii ki. Tüm siyasetçilerin boynuna YENİ PARTİ dövmesi yaptırmasını bekleyemezsiniz. Söz verdirmek, iktidara dair ağır konuşturtmak da yeterince "geri dönülemez" bir sinyal değil, yakın zamanda çokça gördüğümüz üzere. En başta bahsettiğim, Özel'in yaşadığı zorluk da tam olarak burada.
Durumun kompleksleşmesi, maliyetli sinyal prensibinden vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Sınırları olsa da bu yoldan devam etmek gerekir. Öncelikle Yeni Parti'ye katılan siyasetçiler ve vatandaşlar, partinin prensiplerini açıkça bilmeli ve prensiplere bağlılıklarını açıkça beyan etmeli. Kim olursan ol gelebildiğin bir parti belki hızlı büyür ama kolay dağılır. Önemli olan bu kişilere güvenip güvenemeyeceğinizdir. Dolayısıyla Yeni Parti'nin şu an biraz soyut kaçan siyasi tutumlarını mümkün olduğunca somutlaştırıp, bu tutumlara amasız fakatsız bir sadakat yemini beklemesi gerekir. Bu yemini de hepimiz kendi kulaklarımızla duymalıyız. Bir kereliğine değil, sürekli.
Tabii bu mucize bir ilaç değil. İktidara en ağır lafları eden biri, içine sokulduğu "hassas" durum sebebiyle ertesi gün iktidar partisine geçebiliyor. Bunun önemli bir sebebi, ilgili kişilerin kafalarındaki terazi. Oldukları yerde kalırlarsa ödeyecekleri maliyet çok hızlı ve sert olacak. Hemen ertesi gün evlerinden alınacaklarını biliyorlar. Ancak kendi (eski) partilerine ettikleri ihanet karşılığında bir bedel ödeyecekler mi, bu bedel ne olacak, hiçbiri belli değil. Olur da seçim olursa, onun da zamanı belli değil, üstüne de Yeni Parti iktidara gelirse, onun da üstüne bürokrasiyi yönetebilirse, onun da üstüne o zamana konu soğumamış olursa belki kendilerine dava açılır. O davanın sonucunda da ne olur, o da belli değil. Her şey çok uzak gelecekte ve çok soyut. Yarın sabah evinden alınmanın yanında esamesi okunmaz.
Bu durumun bana göre iki olası çözümü var. İkisi birbirini dışlayan çözümler değil.
1) Ödenecek bedeli somutlaştırmak.
1a. Tam olarak kimin, ne zaman, ne bedel ödeyeceğini anlatmak. Bunu yaparken sivil halkı ürkütmeden, siyasi elit seviyesinde hesaplaşmayı uzak geleceğin soyut bir meselesi olmaktan çıkarmak.
1b. Bedeli uzak gelecekten yakına taşımak. Size ihanet edenlere hayatı, elinizdeki olanaklar dahilinde, zorlaştırmak. Sokağa çıktığı anda yuhalayacak şekilde organize olabilirsiniz. Binasında saklanıyorsa binanın önünden ayrılmayabilirsiniz. Başka işleri, şirketleri varsa boykot edebilirsiniz. İnternet üzerinden meme'ler, edit'ler ile rezil edebilirsiniz; komik, dalga geçilecek biri haline getirebilirsiniz. Bir kereliğine değil, sistematik bir şekilde o kişinin repütasyonunu yerle bir edebilirsiniz. Bu hafta biri daha başka partiye geçti diye geçen hafta geçeni unutturmayabilirsiniz.
2) Siyasi elit seviyesinde ihaneti önemsizleştirebilirsiniz. Şu an yapılan transferlerin tek sebebi, transferi yapan tarafın bu işten bir çıkarının olması; bunun siyaseten işe yarayacak bir şey olarak görülmesi. Ancak delege sisteminin kalkması ile başlayan süreç gerçek anlamda siyaseti tabana ve sokağa yayarsa, tepedeki bir yöneticinin ne dediği, göğsüne hangi rozeti taktığının önemi gitgide azalır. İnsanlar acaba milletvekili veya belediye başkanı ne diyecek diye ağzının içine bakmaz. Onlara lider değil, basit birer memur muamelesi yapar. Biri istifa etti diye morali bozulmaz, çünkü esas öznenin kendisi olduğunu bilir. Ve en önemlisi, yapılan anketler profesyonel siyasetçi transferlerinin ne kadar işe yaramadığını açıkça gösterir.
Siyasi partilerin ve sistemin radikal değişimi için önemli bir adım. “Delegelik” denilen sistem öyle veya böyle bir çeşit derebeylik sistemi yaratıyor. Bugünkü şartlarda “yeni” olan bir hareket ancak ezberleri bozarak başarıya ulaşabilir.
Mevcut siyasi düzen, elitler düzeyinde siyasi kurgu ve baskı ile milletin iradesine şekil vermeye çalışıyor. En büyük dayanağı ise bu kurguda düzenle işbirliği yapan elitler. Bu hesaba göre, böylece sadece iktidar alanı değil muhalefet de kontrol ediliyor. Toplum ise bu piyesin seyircisi görülüyor. Haliyle, böylesine bir kurgudan çıkışın tek yolu iradeyi gerçekten de sahibine teslim etmek. Katılımı, şeffaflığı artırmak.
Mevcut düzende illerde, ilçelerde ve parti örgütlerinde siyaset çoğu zaman kurumsal rekabetten çok yerleşik güç ağları üzerinden yürüyor. Bu ağların icazeti olmadan yükselmek, bazen siyaset yapmak bile zor. Özel ve Yeni Parti bu sistemi değiştirirse bambaşka bir hikaye yazabilir. Belki de çıkış yolu “yeni” olmanın en büyük avantajını yani “reset” atmayı denemekte.
#SonDakika
Özgür Özel: Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu'nun gereğini yerine getirmek için teknik bir görev olarak kalacak. YENİ Parti'mizde her bir üye ilçe başkanını, il başkanını ve genel başkanı doğrudan seçecektir
https://t.co/J9ehF0c83x
Özgür Özel:
"Ben, genel başkan olarak kendi adıma bir kuralı bir kez daha ifade etmek isterim ki; ister yerel ister genel, girdiğim seçimden parti iktidar çıkmadıysa ertesi gün kurultay topluyorum ve aday olmuyorum."
@NazYavuzarslan Etik siyasetciler icin degerli bir kavram degil. Hatta Turk siyasetsileri icin etik hic var olmadi, ilke de ve omurga da. Tum Dunya da sisayetci buyuk problem ama bizimkiler ahlaksiz da ayni zamanda. Ifsaa etmelisizniz ne kadar gotubasi oynak tipler oldukarini.
@memetsimsek Baskan, sen Truman Show daki Trumansin emin oldum artik. Yok o ben degilim diyorsan sayet bizimle buyuk kafa buluyorsun. Analitik insanla romantik insan arasindaki analitik tavri yere gomen birisin. Ama hic birinin de farkinda degil gibisin.
@guntekin_resmi Atar mi 30/35 ? Biraz salliyorsun gibi. En son kim atmis 35 he koftehor. Yillardir bedavadan konusarak para kazaniyorsun. Bu soylediginin hicbir rasyonel destegi yok. Sallama iste. Aziz turk spor basini. Enaz hakemler, TFF yoneticileri kadar kotu ve avamsiniz.
Şampiyon Filenin Sultanları 🇹🇷
Ay-yıldızlı formayı yüreğinde taşıyarak FIVB Voleybol Milletler Ligi Şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyorum.
86 milyonun yüzünü güldürdünüz;
inancınızla, mücadelenizle gururumuz oldunuz.
İyi ki varsınız.