Başkomutan Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
https://t.co/J3KHBsX7tJ
Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, terör örgütü SDG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen hain saldırıyı ve bu alçak eylemin faillerini en sert şekilde lanetliyoruz.
Terörsüz Türkiye hedefimize, birlik ve beraberliğimize, kardeşliğimize kasteden bu tür provokasyonlar asla amacına ulaşamayacak, karşılıksız kalmayacaktır.
Şanlı bayrağımıza el uzatma cüretini gösterenler, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir.
Kazanan; birlik, kardeşlik ve Türkiye olacaktır.
Sen yürüdün bir Millet, bir Coğrafya yürüdü ardından, mazlumları ardına, zalimleri karşına almaktan çekinmedin, iyi ki varsın, iyi ki seninleyiz.
#KürselLiderErdoğan
Bizi engellemek için kumpastan darbeye, şantajdan tehdide, ekonomik tuzaktan sokak terörüne kadar her yolu denediler.
Aldıkları sınırsız uluslararası desteğe rağmen başaramadılar.
İstiklal ve istikbalimize yönelik saldırılara karşı nasıl bir tavır ortaya koymuşuz, hatırlayalım.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM Grup Toplantımızdan öne çıkan açıklamalarıGenel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM Grup Toplantımızdan öne çıkan açıklamalarıGenel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM Grup Toplantımızdan öne çıkan açıklamalarıGenel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM Grup Toplantımızdan öne çıkan açıklamaları.
İster valizde ister baklava kutusunda olsun; rüşvet aldıysanız, vatandaşa harcanması gereken kaynakları birilerine peşkeş çektiyseniz…
Milletin namusunuza emanet ettiği belediyeleri arpalığa çevirdiyseniz…
Kusura bakmayın, yargıya tıpış tıpış hesap vereceksiniz.
Şu gerçeği CHP’nin kabullenmesinde fayda olduğuna inanıyorum:
CHP yönetimi hırsıza, yolsuza, sahtekâra sırf kendi partilerinden diye hoşgörülü davranabilir fakat devletin hiçbir kurumu böyle yapmaz, yapamaz.
Çalınan her kuruşun, alınan her rüşvetin, çökülen her kamu malının hesabını hukuk önünde sormak, yargı ve emniyet birimlerinin asli vazifesidir.
Biz de anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde gerekenin yapılması için üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in, katıldığı bir televizyon programında “Kocaeli’yi almadan olmaz” şeklindeki açıklaması, siyasi hırsla yapılmış, gerçeklikten uzak bir hezeyandır. Kocaeli, CHP’nin seçim haritasındaki bir boşluk değil; milletin iradesiyle defalarca kez AK Parti’ye emanet edilmiş bir şehirdir.
Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi, önce yönettikleri belediyelere dönüp baksınlar. Bugün CHP’nin elinde olan büyükşehirlerin hali ortadadır. CHP’nin belediyecilik anlayışı; yolsuzluk, beceriksizlik, çöp, çukur ve çamurdan ibarettir.
İstanbul’da yolsuzluk iddiaları Sayıştay raporlarıyla belgelenmiş, ihaleler şaibelerle anılmıştır. Reklam bütçeleri hizmet bütçelerinin önüne geçmiştir. Trafik çileye, altyapı sorunları felakete dönüşmüştür.
Ankara’da yönetim vizyonsuz, halktan uzak, yatırımdan yoksun bir hale gelmiştir. Proje üretemeyen, hizmet edemeyen bir anlayışla başkent geriye gitmektedir.
İzmir ise CHP yönetiminde adeta çöp dağlarıyla anılan bir şehir haline gelmiştir. Sokaklar çamur içinde, altyapı çökmüş, çevre hijyen açısından büyük tehdit altındadır.
CHP’nin olduğu yerde çöp vardır, çukur vardır, çamur vardır. Bu zihniyetin Kocaeli gibi Türkiye’nin üretim ve kalkınma üssü olan bir şehre hayal bile kurması abesle iştigaldir.
Kocaeli halkı, CHP’nin ideolojik ve beceriksiz belediyeciliğini de, seçimden seçime ortaya çıkan vitrin siyasetçilerini de çok iyi tanır. 22 yıldır olduğu gibi, Kocaeli AK Parti’nin eser ve hizmet belediyeciliğiyle büyümeye devam edecektir.
CHP, boş hayaller kurmayı bırakıp, elindeki şehirleri yaşanabilir hale getirmeye çalışsın. Kocaeli halkı; lafla değil, işle konuşanı bilir.
Acıyı paylaşırken güçlendik, sevinçte çoğaldık.
Şimdi yarınları el birliğiyle kuruyoruz.
Çünkü bu topraklarda kardeşlik sadece kelime değil, hayat tarzıdır.
#AdımızKardeşlikSoyadımızTürkiye
Bugün bir saatim boşa gitti.
Bir gün önce mecliste gündeme getirip, bütün cevaplarını aldıkları hususları basın toplantısı yapıp tekrar söylediler.
Yine kendileri çalıp, kendileri oynadı.
Bize Güldür Güldür Şov demişler.
Sizinkisi “HÜNGÜR HÜNGÜR ŞOV”
Bütçe kodlarından bahsediyorlar, ama ne dedikleri belli değil.
Birinin söylediğini öteki yalanlıyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bütçesinin %50’sini yatırım için harcadı. Bu oran Ankara’da %30’larda, İzmir’de %30.
Biz bunu söylüyoruz, onlar hâlâ “siz daha az yaptınız” diyerek rakamsal karşılaştırma yapıyorlar. Yüzdeler istediklerini vermeyince, rakam mukayesesine giriyorlar.
Bir insan bilmiyorsa, anlatırsınız, anlar.
Ama bilmediğini bilmiyorsa, ne anlatırsanız anlatın…
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin en borçlu belediyesi yalanını ısrarla dillerinden düşürmüyorlar.
Sizin bıraktığınız borçlara rağmen, Kocaeli Türkiye’nin en borçlu belediyesi değil.
Yalan söylüyorsunuz.
Yuvacık Barajı’nın borcunu, ta İbrahim Başkan’dan beri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ödüyor.
Bu borcun nasıl tahsil edileceği kanunda yazıyor. Ona göre ödüyoruz.
Ben, sadece kendi dönemimde son 5 yılda 4 milyar ödedim.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin piyasaya borcu varmış…
Biri 4,5 milyar diyorlar, biri çıkıyor 8,5 milyar diyor. Kendi söyledikleri rakamlar birbirini tutmuyor.
Genel başkanları çıktı dedi ki:
“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
198 milyona konser yaptı.”
Ben de sordum:
Nerede yaptı?
Kim geldi?
Ne zaman yaptım?
Dedim ki:
“İspatla, istifa edeceğim.”
İspatladı mı? Hayır.
“Özür dile,” dedim.
Diledi mi? Yine hayır.
Ben konuşunca çok rahatsız oluyorlar. Ne yapayım, cevap vermeyeyim mi?
Meydanı boş bulup konuşuyorlar:
“Kocaeli her yağmurda Venedik oluyormuş.”
Yahu… Avrupa şehri diye tabela astığınız İzmit’in göbeğinde, Belsa’nın önünü sel basardı.
Bulvar’da sel olurdu.
Şimdi o bölgede sadece sel olmasın diye 4 tane devasa pompa 7/24 çalışıyor.
Bazı horozlar vardır ki, kendi öttüğü için güneş doğuyor zanneder.
Anlatacak bir şeyleri olmayınca, oturup Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili basın toplantısı yapıyorlar.
Sayın Sarı,
Şovla belediyecilik olmaz.
Bugün yaparsınız, yarın yaparsınız…
Ama sonra insanlar hizmeti sorar.
“Kocaeli’de kentsel dönüşüm yapılmıyormuş”
Dün mecliste anlattım. 7 ilçede, 15 noktada çalışma var. Bakanlıkla görüştük, yeni projeler yolda. 6 bin konutla ilgili anlaşmalar yapıldı. 0.69 kredi imkânıyla çalışmalar başlıyor.
“Yetim hakkı, kul hakkı” diyorlar.
Eğer bu konuda samimiyseniz, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’nda yaptığınız basın toplantısının kısa mesajını belediye bütçesinden göndermeyin!
Ne söylerseniz söyleyin, cevabınızı alırsınız.
Sayın Sarı çok merak ediyorsanız,
Gelin size belediye nasıl yönetilir, onu da anlatalım.
Kentsel dönüşüm nasıl yapılır, depreme hazırlık nasıl olur tek tek anlatalım.
Çünkü bir daha söylüyorum:
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, depreme hazırlık konusunda Türkiye’nin en önde gelen belediyesidir.
Cedit konusuna gelelim.
Beklediniz, beklediniz…
Yaptık, yapıyoruz dediniz…
Yan yattı, camura battı, oyaladınız.
Sonunda “yapamıyoruz” dediniz, biz devraldık.
Şimdi de “kentsel dönüşüm yapmıyorsunuz” diyorsunuz.
Yahu biraz yüzünüz kızarsın ya, azıcık utanın.
Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’dir.
CHP İl Başkanı Bülent Sarı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın için, “Türkiye’nin en kötü belediye başkanı” demiş.
Kendilerince haklılar!
-Tahir Başkan, bantla güvenlik kamerası kapatmayı bilmez,
-Yanında valizle dolaşmaz,
-Otellerde gizli toplantılar yapmaz,
-Muş’taki bakkaldan 100 milyon TL’ye baklava almaz,
-Hakkari’den 150 milyon TL’ye börek getirtmez,
-Vatandaş karla mücadele ederken, İngiliz Büyükelçisiyle balık yemez,
-Belediye kasasından CHP toplantılarının mesajını atmaz.
Sevgili Bülent, sizin bu kriterlerinize uymadığı için Tahir Başkanı başarılı bulmayabilirsiniz.
Biz zaten sizin gözünüze girmek için değil, milletimizin gönlüne girmek için çalışıyoruz. Aramızdaki fark bu.
▪️Türkiye ekonomisine saldırarak, yolsuzlukları unutturmak istiyorlar…
▪️Yerli ve milli firmaları hedef alarak, İsrail ürünlerine boykotun intikamını almaya çalışıyorlar…
▪️Devlete güvensizliği aşılayarak, toplumsal birliği bozmaya çalışıyorlar…
#BoykotDeğilMilliZarar
Gezi olaylarında faizi fırlatan, ülkemizin huzurunu, istikrarını ve yatırımlarını hedef alan aklın bugünkü yolunun bu olduğunu biliyoruz ama Elhamdülillah devletimiz var..
#BoykotDeğilMilliZarar
Saraçhane mitinginde bu akşam; Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına, ailesine ve merhume annesine yönelik seviyesiz ve ahlaksız hakaretleri şiddetle kınıyor, lanetliyorum. Her türlü insani ve ahlaki değerlere alçakça saldırabilme fütursuzluğunu gösteren bu kendini bilmezler ve bunlara meydan veren sorumlular, milletimizin vicdanı karşısında ve adalet önünde hesap vereceklerdir.