@AylinNazliaka @CAOIletisim1 Şüpheli dediğiniz insan tüm terör örgütlerinin hedefi olan ve sürekli tehdit alan bir insandı özellikle DHKPC. velhasıl CHP sizden bir bok olmaz yerin dibine girin sizi savunanın ...
Aylar öncesinden tahmin ettiğim ve beklediğim üzere; Danıştay, jet hızıyla mesleğe dönüş kararımı iptal etti...
Bugün itibarıyla meslekle tekrar ilişiğim kesildi...
Bundan sonra mücadeleme yeniden KOLLUK-DER Başkanı olarak, daha güçlü ve daha etkili şekilde devam edeceğim...
İl ziyaret edeceğim yer Diyarbakır...
Bu süreçte beni yalnız bırakmamanızı rica ediyorum...
Gerekirse siyasete de atılacağım...
Bugünden ilan ediyorum...
Önümüzdeki seçimlerde bağımsız milletvekili adayı olacağım ya da müzakere masası oluşturabilmek adına 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adaylığımı açıklayacağım...
Bu süreçte desteklerinizi bekliyorum...
Lütfen beni yalnız bırakmayın...
Vedat KILIÇEL...
@turan3400
@KollukDer
Polis Memuru Mehmet Erbil intihar etti.
İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nde görevli, evli ve biri otizm tanılı 2 çocuk babası...
İddiaya göre; polis memuru Mehmet Erbil, görevi başındayken “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca trafik cezası yazdı.
Trafik cezasını yazdığı şahıs, polis memurumuz Mehmet Erbil’i “Ben Başakşehir Kaymakamının yakınıyım” diyerek ceza yazmaması konusunda “uyardı”; polis memurumuz cezayı yazdı.
İddiaya göre; Başakşehir Kaymakamı İlçe Emniyet Müdürünü aradı, cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen" ceza yazıldığını söyledi ve bundan sonra polis memuru Mehmet Erbil mobbing görmeye başladı.
"Seninle çalışmak istemiyoruz" dendi...
Arkadaşlarıyla bir kafede otururken amiri geldi, kendisini uyardı, arkadaşlarına GBT yaptı...
Amirlerinin mobbingine maruz kaldı...
Jet hızıyla görev yerinin Bağcılar olarak değiştirilmesi "uygun bulundu."
Her şey birkaç gün içinde oldu.
İddialar sarsıcı, soruşturulmaya muhtaç...
Tüm iddiaları Meclis'e taşıdım, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye sordum:
1. Başakşehir Kaymakamı, “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca yazılan bir trafik cezası için İlçe Emniyet Müdürünü aramış mıdır? Kaymakam cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen ceza yazıldığını” söyleyerek polis memurunu müdürüne şikayet etmiş midir? Bu iddialar araştırılacak mıdır?
2. Kaymakam tarafından aranan İlçe Emniyet Müdürü, görevini yapan polis memuruna mobbing uygulamış mıdır? Polis memuru Mehmet Erbil’e görevli olduğu müdürlükte “Seninle çalışmayacağız, seni istemiyoruz” gibi beyanlarda bulunulduğu doğru mudur?
3. Mehmet Erbil’in izinli olduğu bir günde arkadaşlarıyla bir kafede otururken bir başkomiserin mekana gelip Erbil’i uyardığı, birlikte oturduğu arkadaşlarına GBT yaptığı ve tayininin çıkacağını söylediği iddiaları doğru mudur?
4. Ceza işleminin uygulandığı gün ve saatten, polis memuru Mehmet Erbil’in intihar girişiminde bulunduğu ana kadar; iddiaların odağındaki Başakşehir Kaymakamı, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürü ve ilgili Trafik Denetleme Büro Amiri arasında gerçekleşen telefon görüşmelerine ait HTS (arama/mesaj) kayıtları geriye dönük incelenecek midir?
5. Polis memuru Mehmet Erbil’in izinli gününde arkadaşlarıyla oturduğu kafeye giderek GBT sorgulaması yaptığı iddia edilen başkomiserin, bu işlemi hangi yasal gerekçe, emir veya ihbara dayanarak yaptığı resmi kayıtlarda mevcut mudur? Söz konusu kafenin güvenlik kamerası görüntüleri ve o esnada sistem üzerinden yapılan GBT sorgulama kayıtları güvence altına alınmış mıdır?
6. Polis memuru Mehmet Erbil’i intihara sürüklediği iddia edilen tüm bu olaylar zincirinin ve iddiaların araştırılarak gerçeğin ortaya çıkması amacıyla; Başakşehir Kaymakamı, İlçe Emniyet Müdürü ve söz konusu başkomiser ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Konuyla ilgili Bakanlığın ilgili teftiş kurulları harekete geçirilmiş midir?
7. Polis memuru Mehmet Erbil’in İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği’ne görevlendirilmesinin gerekçesi nedir?
Bugün, Emekli Polis Aileleri Derneği, Emniyet Teşkilatı Sendikası, Kamu Teşkilatları Sendikası, Emniyet Teşkilatı Vazife Malülleri ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Kolluk-Der ve Şehit ve Gazi Çocukları Yardımlaşma Derneği ile Ankara, İvedik, TÜVTÜRK istasyonunda, yaklaşık 30 TÜVTÜRK personeli tarafından dövülerek öldürülen polis memuru Melih Okan Keskin için toplanarak basın açıklamasında bulunduk ve siyah çelenk koyduk.
Emeklisiyle, çalışanıyla birlik ve beraberlik içinde rahmetli kardeşimizin ve acılı ailesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Safları sıklaştıralım. Kimse kendini yalnız hissetmesin.
Açıklamayı dinlemek için👇👇👇
#AnkaradaPoliseAdalet
#TüvtürkKapatılsın
#MelihOkanKeskinİçinAdalet
TÜVTÜRK’ün kamuoyuna yaptığı açıklamada, merhum polis memuru meslektaşımıza yönelik saldırının açıkça tespit edildiği, bu saldırının darp sonucu ölüme sebebiyet verdiği ve olayın kabul edilemez olduğu vurgulanmış ve saldırıyı gerçekleştiren personelin derhal işten çıkarıldığı kamuoyuna duyurulmuştur...
Yani sivil bir kurum dahi sorumluluk almış, vicdani ve kurumsal refleks göstermiştir...
Ancak gelinen noktada, bir komiserin, meslektaşının yaşadığı vahim durumu görmezden gelerek, yardım etmek bir yana, olayı gerçeğe aykırı biçimde aktardığı, merhum meslektaşımıza en küçük bir kolaylık dahi sağlamadığı, bununla da yetinmeyip utanmazca merhumdan şikâyetçi olduğu anlaşılmaktadır..
Bu tutum ne meslek ahlakıyla, ne de insanlık onuruyla bağdaşmaktadır...
Bir polis amirinin, görev başında darp edilerek hayatını kaybeden meslektaşı karşısında sergilediği bu tavır; vicdanları yaralamış, teşkilat içinde derin bir infial yaratmıştır...
Meslektaşına sırtını dönen, gerçeği çarpıtan ve karakola dahi gelememiş yaralı meslektaşından şikâyetçi olma cüretini gösteren bu anlayış, Emniyet Teşkilatı’nın temsil ettiği değerlerle taban tabana zıttır...
Bu nedenle Ankara İl Emniyet Müdürmüz Sayın Engin Dinç müdürümüzden talep ve ricamız;
bu konunun tarafsız, şeffaf ve objektif bir şekilde soruşturulmasını ve soruşturmanın selameti, kamu vicdanının teskin edilmesi ve teşkilatın itibarının korunması adına; merhum meslektaşımızdan şikâyetçi olan söz konusu komiserin derhal görevden uzaklaştırılmasını rica ediyoruz...
Bu mesele adli bir meseleden ziyade vicdan, adalet ve meslek onuru meselesidir...
Bu olayın üzerinin örtülmesine, gerçeğin çarpıtılmasına ve sorumluların korunmasına asla müsaade edilmemelidir...
Emniyet Teşkilatı, kendi evladına sahip çıkmadığı bir tabloyu kamuoyuna izah edemez...
@KollukDer @RTErdogan@tcbestepe@TBMMresmi@TC_icisleri@EmniyetGM@EmniyetAnkara@YalcinDoganVHP@turan3400 @turkish_vari @Asli3616 #polis
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü ve yalaka takımına soralım...
Psikolojik işkence yaptığınız o kavşaktan Fehmi kardeşimizi aldınız ve idari büroya verdiniz...
Fehminin yerine o kavşağa şuan başka bir polis memuru koydunuz mu?
Meslek hayatları boyunca yalakalık yapmaya alışmış ve emekli olmalarına rağmen halen yalakalığa devam eden insanlığın ve teşkilatın yüz karası dernek başkanı tiplere de soralım bunu...
@KollukDer @AydinEmniyet
On yıldır söylüyorum.
Bu ülkede polisin iki temel sorunu var. Birincisi özlük hakları, ikincisi amir baskısı.
İçişleri Bakanlığı ise bunu ısrarla reddediyor. Önceki bakan reddetti, bu bakan da reddediyor; görmezden geliyorlar.
Ama gerçek ortada: İnsanlar canına kıyıyor, haykırıyor, arkasında not bırakıyor… Yine de yok sayıyorlar. Taş olsa taştan ses gelir; bunlarda ses yok.
Bombacı Mülayim kardeşimin Vedat’ın yaşadıklarını cümle âlem biliyor.
Bugün Aydın’da benzer bir tablo polis memuru Fehmi ÇAM’a yaşatılıyor.
Ben soruyorum: Polis memurunu, hiçbir kamu yararı olmayan bir yerde nasıl görevlendirirsiniz?
Devlet o polise maaş ödüyor. Şerefli Türk polisinin üniformasını giyiyor.
Siz disiplin soruşturmasıyla, mahkemeyle, hukuki bir süreçle hareket etmiyorsunuz; görevlendirme adı altında cezalandırıyorsunuz. Bunun adı zulümdür.
Hiç mi vicdanınız yok?
Hiç mi insanlığınız yok?
Aydın Emniyet Müdürü: Bu kadar sosyal medyada gündem oluyor, siz görmüyor musunuz?
Bu milletin gözünün içine baka baka “yok” diyemezsiniz.
Bunun hesabını sorarız. Bu konu burada kalmayacak. Yarın Meclis’e taşıyacağım; soru önergesi vereceğim.
Polis memuru garip değil, yalnız değil, çaresiz değil…
Bu yılbaşında da yüzbinlerce polis kardeşimiz, aileleriyle birlikte olmak yerine, görev yapacak.
Onlar hepimizin güvenliği ve huzuru için canla başla çalışacak. Tıpkı tüm resmi tatillerde ve bayramlarda olduğu gibi aileleri yine onlara hasret kalacak.
Bu nedenle polislerimiz her yıl, 1 kez, 1 maaş-ikramiyeyi hak ediyorlar diye düşünüyorum.