Hadi Bakılım Çerçeve yasadan sonra tepkinizi görelim
Yarın seçim olsa oyunuzu aşağıdakilerden hangi partiye verirsiniz?
Lütfen Rt yapalım daha fazla kitleye ulaşalım
#anket
Öcalan ile müzakereler, PKK’nın yurt içinde tükendiği; kahraman ordumuzun Kuzey Irak’ta PKK’yı Kilit-Pençe Operasyonu ile sınır bölgesinden söktüğü ve Irak-Suriye sınırını kontrol altına aldığı bir aşamada devreye girdi.
Bu süreç askeri anlamda PKK için can suyu oldu.
Sürecin en büyük hedefi anayasayı Erdoğan’ı iktidarda tutacak şekilde değiştirmektir. AK Parti-MHP-DEM ittifakı bunun için kurulmuştur.
Bu yasa tasarısı Bahçeli’nin “Önümüzdeki süreçte çok şey değişecek, her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” dediği sürecin ilk adımıdır.
Bu yasa tasarısı, Öcalan’ın cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli, demokratik Cumhuriyet’e gidişin ilk adımı olarak ifade ettiği; milli, üniter, laik devletten çok uluslu-özerk bölgeli devlete geçişin ilk adımıdır.
Bu yasa tasarısına “evet” demek Erdoğan ile ittifak yapmak, AK Parti’ye payanda olmak demektir.
Yurttaşlar sizi neden eleştiriyor?
1.Yeni Parti’nin programında bir PKK kavramı olan “eşit yurttaşlık” yazdığı için;
(Bütün yurttaşlar Anayasa’nın 10. Maddesine göre yasalar önünde eşitken neden amacı Türk ve Kürt için iki ayrı siyasi kimlik isteyen eşit yurttaşlık kavramının Yeni Parti’nin programına girmesine neden karşı çıkmadınız?)
2.Öcalan’ın “bu bize yeter dediği” Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına Türkiye’nin koyduğu şerhleri kaldıracağınızı söylediğiniz için;
3.Şimdi de PKK’ya af yasasına karşı çıkmadığınız için;
4.Bütün bunları MUHALEFET olduğunuzu söylerken yaptığınız için.
Hangi muhalefet iktidarın iktidarda kalma projesine destek olur?
Biz iktidarla ve bu yıkım projesi ile zaten mücadele ediyoruz.
Bugün anlamaya çalıştığımız şey Atatürk Cumhuriyetini korumak için sizinle de mücadele etmek zorunda kalıp kalmayacağımız:
Bizim esas meselemiz; muhalefet gibi görünüp kritik anlarda Ekmelettin operasyonu ile iktidara destek atan, kirli referandum gecesi YSK’nın önüne gitmeyen, seçimden önce çok da fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verilmedi diyerek iktidara destek atıp sonra kongrede seçimleri çok fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verildiği için kaybettik diyen majestelerinin muhalefet ile.
Şimdi bu kritik anda sizin ne yapacağınızı bekliyor, izliyoruz.
Karınca gibi tarafım belli olsun diyerek Cumhuriyet yanarken söndürmek için su mu taşıyacaksınız yoksa destek mi olacaksınız?
Hem Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni hem de Öcalan’ın sözde demokratik Cumhuriyetini birlikte savunmak mümkün değildir.
“Bizi zorla bu işin karşısında durmaya itiyorlar” diyerek mevcut politikanızı eleştiren yurtsever solcu entelektüellere kızıyorsunuz. Oysa CHP’nin de Yeni Parti’nin de yurtsever, Atatürkçü tabanı PKK affına karşı. AK Parti ve MHP tabanları da. Referandum yapılsa “Evet” oyları yüzde 25’i geçmez.
Sayın Özel, Atatürk’ün çizgisine gelin.
Bu yasaya evet diyerek, yasanın Türk devleti ve Türk milletine karşı bir suç olduğunu zımnen kabul eden bir sürecin parçası olmayın.
24 yıl boyunca iktidarın yanlış yaptığını söyleyip, günün sonunda onun getirdiği yasaya imza atmak muhalefet değil, kendi itirazını inkâr etmektir. Aynı siyasete ortak olup farklı bir sonuç beklemek ise, olsa olsa siyasi bir akıl tutulmasıdır.
Özetle, Özgür bey açık olun, net olun, gerçek muhalefet olun.
Ve son olarak bu yasa tasarısına evet derseniz, sakın “biz muhalefet partisiyiz” diye ortaya çıkmayın. Kemal Kılıçdaroğlu’da muhalefet olduğunu söylüyordu. Bu yasaya evet derseniz ancak Kemal bey kadar muhalefet olursunuz. @zaferpartisi
ANLAYAMADIK VEYA KANDIRILDIK DEMEYELİM.
YASADA DEMOKRATİKLEŞME KONUSUNDA TEK BİR HÜKÜM YOK.
10 MADDESİNİN 1O'UDA HUKUK BİR TARAFA, ANAYASA'YA DA AYKIRI.
PKK, FİİLEN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA BAĞLANIYOR.
ŞEHİTLERE HAKARET EDİLİYOR.
ÖCALAN’A SİYASET YOLU AÇILIYOR.
BU İHANET VE HIYANETE HAYIR!
Suriye'de nasıl SDG devlete entegre edildi...
Aynı akıl, başka ve daha üst bir adım atarak tüm PKK mensuplarını çok daha üst noktalara biat ettiriyor...
Nasıl mı...
İşte sadece iki ayrı Kurul ile ilgili bazı ipuçları...
MGK
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, bu yasanın uygulanması, yasanın RG’da yayımı ile değil, MGK karar tarihi ile başlıyor.
Anayasaya göre, MGK tavsiye kararı alabilen bir organ iken, burada ise MGK, anayasaya aykırı olarak bağlayıcı karar organı haline getirilmiş. (Anayasa madde 118/3)
Kuşkusuz amaç; yasadaki bu düzenleme nedeniyle istendiğinde siyasi yararın AKP’ye, sorun olursa faturanın MGK’ya çıkarılması.
Artık MGK’nın, Cumhurbaşkanı’nın sözü dışında hareket etme olasılığı yok.
Çünkü MGK, Cumhurbaşkanı başkanlığında 5 sivilden (Cumhurbaşkanı yardımcısı, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma bakanları) ve 4 TSK mensubundan (Genel Kurmay Başkanı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları) oluşuyor.
MGK’nın gerek yapılanması, gerekse sadece sivil üye sayısı bile gözetildiğinde, Cumhurbaşkanı ne zamanı işaret ederse, yasanın uygulanması, o zaman başlayacak.
Artık seçimlerde/anayasa değişikliğinde bir görelim ben de seçimlerden/anayasa değişikliğinden sonra mı bakarım denilecek....
PKK ve mensupları konusunda her şey TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan’ın) iki dudağı arasında.
“TAKİP, KOORDİNASYON, UYGULAMA KURULU” DENİLEN KURUL,
FİİLEN (PKK'LILAR İÇİN) BİR KAYYIM HEYETİ!
Yasanın 7 nci maddesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında 4 bakan (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma) ve 3 bürokratın (MİT Başkanı, CB Genel sekreteri, MGK Genel Sekreteri) yer aldığı bir Kurul kuruluyor.
Bu Kurul, Bakanlar ve bürokratlar nedeniyle, tamamı bağımsız olmayan ve tüm üyeleri Cumhurbaşkanı’na bağlı ve sorumlu olanlardan oluşan bir Kurul.
Kurul, haklarında henüz soruşturma açılmayan, soruşturulan, yargılanan, cezası infaz edilenler dahil her düzeydeki tüm PKK’lılar konusunda yetki ve görev sahibi.
Bu Kurul işlemi olmadan yargı lehe hiç bir şey yapamıyor.
MGK kararı öncesi işlenen ve haklarında henüz soruşturma açılmayan her düzeydeki her bir PKK’lı hakkında soruşturma açılıp açılmaması artık bu Kurul’un İZNİNE bağlı.
KISACASI dağda olup, haklarında soruşturma olmayanlar konusunda, bu Kurul tarafından soruşturma izin verilmeyince, bu kişiler bırakın soruşturulmayı, tüm kapılar DOĞRUDAN AÇILDIĞI İÇİN doğrudan siyaset sahnesine…
Ayrıca yargı kararına bile gerek YOK!
(AKSİNİ SÖYLEYECEK TEKLİF SAHİPLERİ LÜTFEN SES ÇIKARSIN)
Bağımsızlığı olmayan (Cumhurbaşkanlığına daha doğrusu Cumhurbaşkanına bağlı) bu idari Kurul, PKK ve bileşenleri nedeniyle yine terör suçlarından soruşturulan, kovuşturulan, mahküm edilen herkes hakkında tek yetkili.
Kurul, yasa gereği soruşturma, yargılama ve cezasının infazı ertelenen İSTEDİĞİ her düzeydeki kişilerin dosyasını yargıya taşımada, hak yoksunlukları kaldırılması talebinde bulunma konusunda tek yetkili.
Bu Kurul'un yargıya taşımadığı hiç bir dosyayı yargı inceleyemiyor.
Kısacası bu Kurul, istediği PKK’lı hakkında işlem yapılmasını sağlayan, istemediğinin dosyasını bekleten, PKK'lıların tabi olduğu, biat edeceği, yoksa dosyaları rafta bekletebilecek adeta ve fiilen bir kayyım kurulu.
Artık her düzeydeki her PKK mensubu,
Cumhurbaşkanının tek söz sahibi olduğu bu kayyım kurulunun iki dudağından çıkacak söze bakacak.
BÖYLECE PKK ve PKK ile özdeş siyasi hareket, ayrıca bu Kurul yoluyla Cumhurbaşkanı’nın vesayeti altına giriyor.
Bu durum, PKK’nın da, Cumhurbaşkanının da razı olduğu, uygun bulduğu bir durum…
Yasanın hazırlanma şekli de bunu ortaya koydu…
ŞEHİTLERE VE YAKINLARINA HAKARET EDİLDİ!
Adam öldürme suçları işleyenlerin kapsam dışı bırakıldığı ifade edilip, şehit yakınlarına mavi boncuk dağıtılıyor.
Öte yandan, dağa kaldırılıp özgürlüğünden yoksun bırakma, malı mülkü ateşe verme, tecavüze uğrama, yaralanma mağdurları vb ile ilgili PKK’lılar yasa kapsamında.
Böyle olunca Anayasa Mahkemesi (geçmişteki örneklere bakınca), iptal kararı verip, öldürme suçlarını da yasa kapsamına sokacak. Bu nedenle şehit yakınları aldatılıyor!
ÖCALAN'A SALIVERME, UMUT HAKKI VE SİYASET YOLU GELİYOR!
01.06.2005 tarihi öncesindeki suçların yasa kapsamı dışında olduğu belirtilip, Öcalan’ın yasa kapsamında olmadığı mesajı veriliyor.
Böyle bir ayrımın hukuksal dayanağı asla yok ve bu tarih kısıtlamasını Anayasa Mahkemesi kesin olarak iptal edecek.
01.06.2005 sonrası, Öcalan’ın cezaevinden örgüt yönetme suçu konusunda da malüm Kurul, müneccim olmaya gerek yok ki, soruşturma izni vermeyecek… (Madde 3/son)
Öcalan ikinci kez soruşturulmayınca, 01.06.2005 tarihi konusundaki olası bir Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında da,
Öcalan da bu yasadan yararlanacak ve umut hakkına ilişkin yasa bile çıkmadan,
Malüm bu Kurul’un infaz yargıçlığından talebi ile adli sicil kaydı varken ve Anayasa’nın 76 ncı maddesine aykırı olarak bile Öcalan’a bile siyaset yolu açılacak!
Bir yargıç bu kararı vermez ise, verecek olan bulunur da, vermeyenin halini, vesayet altındaki HSK yoluyla varın düşünün…
SORUYORUZ:
Bir sorun çözülecek ise, neden anayasa yerle bir edilerek adım atılır da, anayasaya ve hukuka uygun adım atılmaz...
Çünkü yapılan aslında 2010, 2017 anayasa değişiklikleri sonrası bir adım daha atarak,
Gerçekte üstelik anayasanın ilk dört maddesini delen bir yasa değişikliği...
Çünkü bugün görünen duruma göre, çıkacak yasanın iptali konusunda Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmayacaktır!
Yasa ile Türkiye’deki kimin ne sorunu çözülüyor…
Hiç kimsenin hiç bir sorunu çözülmüyor, PKK meşrulaştırılıyor.
PKK ve her düzeydeki militanları konusunda Cumhurbaşkanı tek söz sahibi yapılıyor.
Kısacası her düzeydeki PKK mensupları, Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bakar hale getiriliyor, bir başka ifade ile fiilen Cumhurbaşkanına bağlanıyor.
Böyle olunca başlayan bu dönemde adeta PKK’nın başına Cumhurbaşkanı geçiyor.
Bu ihanet ve hıyanete hayır!
#TerörsüzTürkiye
📊 Yapılacak ilk seçimde oyunuzu hangi partiye vermeyi düşünüyorsunuz?
🔄 Rt yapıp Oy kullanımında daha çok kişiye ulaşabiliriz
🗳️ Sebebini de yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın. Görüşlerinizi merak ediyoruz.
Eren Ali Bingöl, İBB'yi suçluyordu; meğer doğru olanı İBB yapıyormuş.
İBB'nin imar planını onaylamama nedeninin, geçmiş dönemde AKP'li belediye başkanının yaptığı hukuksuzluklar olduğu ortaya çıktı.
Dayanışmayla Başlıyoruz!
YENİ Parti'yi milletimiz kurdu, büyütecek olan da iktidar yapacak olan da milletimizdir.
Yeni nesil parti-millet dayanışmasıyla bağış kampanyamızı başlatıyoruz.
https://t.co/j7JSlJAsAT
#YeniDayanışma
Bugün hukuk tarihimizde, adalet için en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Göz göre göre, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı gasp edildi.
Ekrem Başkanımız kendini savunmak istediğinde, salondan çıkarıldı, konuşması tamamen engellendi.
9 Mart 2026 tarihinde kendini savunmak istediğinde izin verilmemişti.
4 aydır kendini savunacağı günü bekleyen İmamoğlu’nun bir buçuk gün gibi kısa bir sürede kendini savunması isteniyor.
Kendini tüm detaylarıyla savunmak isteyen İmamoğlu’na konuşma hakkı verilmiyor. Kendisinin tam tersi beyanına rağmen “susma hakkını kullandı” denilerek savunma hakkı gasp ediliyor.
Altını çiziyoruz: Ekrem Başkanımız susma hakkını değil, en doğal vatandaşlık hakkı olan savunma hakkını kullanmak istiyor.
Okunması bile günler süren 4 bin sayfalık iddianameye, bir buçuk günde cevap verilemez.
Tutuklu geçen 476 günün ardından, kimsenin sesi böyle kısılamaz.
Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu, tarihimizde düşmana bile uygulanmamış adaletsizliklere maruz bırakılıyor.
Biz tüm bu adaletsizliklere ve zulme boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.
Yaşatılan hukuksuzlukları her yerde anlatmaya devam edeceğiz.
Pes etmeyeceğiz, yılmayacağız, mutlaka kazanacağız!
Ekrem Başkan şu anda mahkeme heyetine açıklama yapıyor.
Söyledikleri şunlardır;
* Pazartesi iki mahkemem birden vardı.
* Ongun’un avukatına savunma yaptırmadınız.
* Keleş’in avukatının savunmasını kestiniz.
* Mahkeme ile bir olumsuz diyaloğum olmamasına rağmen yandaki cezaevinden duruşma salonuna getirilmedim.
* Keleş’in savunmasını dinleyemedim, soru sorma hakkım engellendi.
* 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğinizi söylüyorsunuz.
* Kalan birbuçuk günde kendi savunmamın, üç avukatın savunmasının, çarpmaz sorgu sürecinin tamamlanması mümkün değildir.
* Bu takvim değişmez diyorsanız, sorgumun yapılabilmesi ve savunmamın tamamlanabilmesi mümkün değildir.
* Selahattin Demirtaş, hiç kesilmeden 14 gün savunma yaptı.
* 143 eylem, 109 tutuklu, 20 ilişkili yargılamanın olduğu bir dava böyle görülemez.
* Bu koşullarda savunma yapılamaz, itirazlarımı kayda geçirmek istiyorum.
Heyet Başkanı ya savunma yapacaksınız, ya susma hakkını kullanacaksınız şeklinde cümle kuruyor.
Bir ceza davasında savunmanın kısıtlanması, hakkında 3 bin 739 sayfa iddianame yazılan kişinin savunmasının birkaç saate sıkıştırılmaya çalışılması, açık bir adil yargılanma ihlalidir.
Bu tutumun, herhangi bir ceza hükmü karşısında; esastan bağımsız, usul üzerinden bir bozma sebebi olacağı açıktır.
Mahkemenin bunu önemsememesi ve tutumunu ısrarla sürdürmesi, hukuk içerisinden açıklanamaz.
Hakim CMK 203 uygulaması yaparak, kimlik tespiti yapmaksızın salonu terk etti…
Salonun boşaltılmasına karar verdiler..
Duruşma salonundaki bekleyişimiz sürüyor…
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
Bugün duruşma salonuna getirilmeyen Ekrem İmamoğlu bu duruma karşı sert sözlerde bulundu.
“Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukun zirvesidir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.”
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
BARİ ŞİMDİ KONUŞUN KARDEŞİM...
Doğrudan isim vererek söylüyorum:
Cem, Yılmaz, Ata...
"Neden politik esprilerden kaçınıyorsunuz?" gibilerden eleştiriler geldiğinde şöyle savunma yaptınız hep:
"Zorunda mıyız? Sırf bir kesim istiyor diye illa ki siyasi içerikli şov yapmak diye bir mecburiyetim yok abi."
Eyvallah.
Ama, bugün bir meslektaşınız yaptığı espriler muktedirlere dokunduğu ve sinirlendirdiği için, aslında tam da "o meslekten" olduğu için, kelepçelenip gözaltına alındı.
Bari bugün çıkıp, iki satır bir şey söyleyin... Bari bugün! Zorunda mısınız? Evet kardeşim.
Bak @sevketcoruh_ "pat" diye dün konuştu. Biraz örnek alın. Biraz yürek (komedyen olsam, başka bir organ da yazabilirdim ama...) Lütfen.
İngiliz Kralına, 'Bu millete her şeyi öğrettim. Uşaklığı öğretenedim.' diyen Atatürk'ün Türkiye'sinde halkı İngiliz sömürgesi olduğu dönemdeki Hindistan'da çeviriyorlar...
Hepsi NATO zirvesine geleceklerin keyfi için. Bir ara okullara tuvalet kağıdı koyamayanlara bakın...
İstanbul'da yarın 2026'nın en sıcak günü yaşanacak.
🔴 Sıcaklık güneş altında 48, gölgede 34 derece olacak.
🔴 Asfalt sıcaklığı 55 dereceye ulaşacak.
🔴 Hissedilen sıcaklıklar nemle birlikte 42 derecelere çıkacak.
🔵 Poyraz rahatlatmaya çalışacak ama nemi de yükseltecek.
SURİYELİLER GİTMESİN HAMLESİ!
İçişleri Bakanı Çiftçi, Suriyelilerin çalışma izni alma zorunluluğunun kaldırıldığını açıkladı.
Suriyelileri Türkiye'de tutacak, Suriye'den de devam eden kaçak geçişleri teşvik edecek bir karar bu!
Son dönemdeki haberleştirdiğim nice karar gibi!