Türk dünyasının kalbi bu hafta sonu Kurultay’da attı! 🇹🇷🇭🇺
Başkanlığımız ile Macar Turan Vakfı iş birliğinde TİKA Hun-Türk Çadırı açıldı.
Çadırda, TİKA’nın Orta Asya’daki çalışmalarının yanı sıra Kurultay’ın bu yılki onur konuğu Özbekistan’a ayrılan özel sergi de ziyaretçilerle buluşturuldu.
****
A türk világ szíve ezen a hétvégén a Kurultájon dobogott! 🇹🇷🇭🇺
Elnökségünk és a Magyar-Turán Alapítvány együttműködésében megnyílt a TİKA Hun–Türk Sátra.
A sátorban a TİKA közép-ázsiai tevékenységeinek bemutatása mellett a Kurultáj idei díszvendégének, Üzbegisztánnak szentelt különleges kiállítás is a látogatók elé tárult.
Av. Alper Demirkol: “Polisle konuşuyorduk hiçbir sorun yoktu.
Başka biri gelip polise parmak salladı. Uyardım, ‘Ben PKK’lıyım, parmak sallarım’ diyor.
Bu adam polisin gözünün içine baka baka gidiyor, polis beni darp ediyor. Bir de ben avukatım. Lanet olsun böyle düzene!”
“Atatürk’ün Askerlerini Ordudan Atanlar, Tarih Önünde ve Millet Vicdanında Hesap Verecektir!”
Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan bağlılıklarını göstermek için “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını atan teğmenlerimizin, bugün hukuksuz ve vicdansız bir karar ile ordudan ihraç edilmeleri, Cumhuriyet tarihimize kara bir leke olarak geçecektir.
Türk Silahlı Kuvvetleri, binlerce yıllık şanlı tarihi boyunca Türk Milletinin ordusu olmuş, Atatürk’ün önderliğinde çağdaş, milli ve bağımsız bir yapıya kavuşmuştur.
Bugün alınan bu karar, Türk milletinin vicdanına ihanet eden, Cumhuriyetimizin temel değerleriyle çelişen ve Türk ordusunu milli kimliğinden uzaklaştırmayı amaçlayan bir zihniyetin eseridir.
Bu teğmenler, Cumhuriyetimizin kurucusuna olan saygılarını ve sadakatlerini ifade ettikleri için cezalandırılmıştır. Oysa Anayasa’nın değiştirilemez hükümleri arasında yer alan Cumhuriyet’in temel nitelikleri, Türk ordusunun daima Atatürk’ün yolunda olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bugün yaşananlar, yalnızca birkaç vatansever teğmenin değil, bütün Türk milletinin iradesine karşı yapılmış bir saldırıdır.
Bu karar, Türkiye’nin geleceği açısından vahim sonuçlar doğuracaktır. Türk ordusunu Atatürkçü subaylardan arındırmaya yönelik her adım, milli güvenliğimizi tehlikeye atacak, ordunun milli ve bağımsız kimliğini zedeleyecektir.
Bizler biliyoruz ki, Atatürk’ün askerlerini susturmaya çalışanlar, tarih önünde hesap vereceklerdir!
Zafer Partisi olarak, bu haksız ve hukuksuz kararın takipçisi olacağız. Atatürk’ün askerleri yalnız değildir! Bugün susturulmaya çalışılan bu vatansever subaylarımızın haklarını her platformda savunacak, milletimizin desteğiyle onların görevlerine iade edilmeleri için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu ihraç kararını alanlar, Türk milletinin vicdanında mahkûm olmuştur.
Cumhuriyet’in, Atatürk’ün ve Türk ordusunun şanına yakışmayan bu kararın Büyük Türk Milleti adına bir an önce geri alınmasını talep ediyoruz.
Aksi takdirde, Zafer Partisi olarak bu hukuksuzluğun hesabını sormak için her türlü hukuki ve siyasi mücadeleyi sürdüreceğiz.
Mustafa Kemal’in askerlerini ordudan atanları, tarih asla affetmeyecek!