Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı’da intihar sonucu vefat eden Irmak Ayşe Koparan öğretmenimizin ölümüyle ilgili soruşturmanın sürdüğünü duyurdu.
Sendikamız, soruşturma sürecini ve sonucunu yakınen takip edecektir.
Öncelikle, otopsi işlemlerinden sonra ebedi yolculuğuna uğurlanacak öğretmenimize rahmet niyaz ediyorum. Yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Öte yandan, basına yansıyan haberlerde iddia edildiği gibi, öğretmenimizin bir kısım yöneticiler tarafından maruz bırakıldığı baskı, yıldırma ve mobinge varan durumlar sözkonusu ise sorumlulara yönelik müeyyidelerin tavizsiz uygulanmasını ısrarla talep ediyoruz.
Zaman zaman liyakatsiz, işgal ettiği pozisyonun ağırlığını taşımaktan uzak, devletin makamını temsil ettiğinin şuurundan yoksun kimi kamu yöneticilerinin, çalışanlara yönelik istenmeyen tutum ve davranışlarına şahit oluyoruz.
Bu nevi sözde yöneticiler, sadece çalışanları ve çalışma hayatını huzursuz etmekle kalmıyor, aynı zamanda kamu çalışanlarının devlete ve devletin kurumlarına karşı aidiyet ve güvenini de tahrip ediyorlar.
Bu itibarla, bu hadisede @tcmeb ’den beklentimiz, iddialar gerçekse, mesulleri kimliğine, mensubiyetine ve ilişkilerine bakmaksızın ibretlik bir muameleye tabi tutmasıdır.
Ki, benzeri hadiseleri bir daha yaşamayalım; hangi düzeyde olursa olsun her bir kamu yöneticisinin adaletle, liyakatle ve sadece devlete sadakatle görevlerini ifa edecekleri bir anlayışı yerleşik hale getirebilelim.
🇹🇷TEBRİKLER ŞAMPİYON🇹🇷
🥇13.Kez Avrupa Şampiyonu olarak bir rekora imza atan Milli Güreşçimiz Rıza Kayaalp’i tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.
MİLLİ YAS!
Çok acılıyız!
Çok üzüntülüyüz!
Çok öfkeliyiz!
İki günde dört can kaybımız otuzun üzerinde yaralımız var.
Başımız sağolsun. Yaralılarımıza şifalar niyaz ediyoruz.
Eğitim yuvası okullarımızda, körpecik yavrularımız felaketi yaşadılar.
Radikal ve yeterli tedbirlerin alınması için daha ne yaşamamız gerekiyor?
Sendika olarak İŞ BIRAKMA kararımızı hafta sonuna kadar uzatıyoruz.
SİLKİNİN ARTIK!
Kamu idaresi, medya yöneticileri, aileler.., tüm toplum; hepimiz sorumluyuz!
Bu büyük acı, aklımızı başımıza getirsin artık; MEB bu hafta ülke genelinde okullarımızı kapatarak YAS ilan etmelidir.
SESSİZ KALMAYACAĞIZ!
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda öğretmen ve öğrencilerimizin de olduğu 16 vatandaşımız yaralandı.
Şiddetle lanetliyoruz!
Yarın tüm yurt genelinde şubelerimiz kitlesel basın açıklamalarıyla elim olayı telin edecek ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı alınacak ve uygulanacak tedbirleri bir kez daha gündeme getirecektir.
Etkinliğimize katılımın yüksek gerçekleşmesi ve meslektaşlarımızın güçlü bir duruş ortaya koyabilmesi amacıyla,15 Nisan Çarşamba günü tüm işyerlerimizde 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKMA kararı alıyoruz.
Toplumumuzun huzur ve güvenliğinin teminatı Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıldönümünü tebrik ediyor, şehit emniyet mensuplarımızı minnet ve Fatihalarla anıyorum.
@TC_icisleri@EmniyetGM@EmniyetAnkara
TÜM ÜYELERİMİZ HAYAT SİGORTASI KAPSAMINDA!
Türk Eğitim-Sen olarak, her üyemizin yanında olmaya devam ediyoruz.
Her türlü vefat ve kaza sonucu sürekli sakatlık halinde tüm üyelerimiz 100.000 TL teminatla Hayat Sigortası kapsamına alınmıştır.
Kara tahtaya bugün ders değil, acımızı yazdık. Bir meslektaşımızı daha öğrencisi tarafından hayattan koparılmış görmenin tarifi yok. Çok üzgünüz, çok öfkeliyiz.
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
MEMUR BÜTÇESİ 2026’NIN İLK AYINDAN ALARM VERDİ
TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılının Ocak ayı enflasyon rakamları, milyonlarca memur ve emeklinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı bir kez daha bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.
Resmî verilere göre ocak ayında mal ve hizmet fiyatları ortalama %4,84 oranında artmış, yıllık TÜFE ise %30,7 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, daha yılın ilk ayında 2026 için hedeflenen %16’lık enflasyonun üçte birine ulaşılmış, hedeflerin yine kâğıt üzerinde kalacağı açıkça görülmüştür. Bu tablo, enflasyonla mücadelede uygulanan politikaların kamu çalışanları ve emekliler açısından ne denli yetersiz kaldığını bir kez daha ortaya koymuştur.
Ocak ayında memur ve emeklilere 6 ay için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir. Ancak henüz ilk ayda gerçekleşen %4,84’lük enflasyon, bu artışların piyasa gerçekleriyle örtüşmediğini, yapılan düzenlemenin daha baştan etkisini yitirdiğini açıkça göstermektedir. Maaş artışları, daha cebe girmeden enflasyon karşısında erimiştir.
Ocak ayında ortaya çıkan bu yüksek enflasyon, milyonlarca kamu çalışanı ve emekli için önümüzdeki beş ay boyunca eriyen maaşlar, daralan bütçeler ve daha da ağırlaşan bir hayat mücadelesi anlamına gelmektedir. Aileleriyle birlikte sayıları 25 milyona yaklaşan geniş bir kesimin alım gücünün sürekli düşmesi, kabul edilebilir bir durum değildir. Bir yanda her geçen gün zorlaşan geçim şartları, diğer yanda hızla yok olan alım gücü, kamu çalışanları ve emeklileri adeta ekonomik bir çıkmaza sürüklemektedir.
Yılbaşında Türkiye’nin dört bir yanında yaptığımız uyarılarda, memur ve emekli maaşlarının ekonomik gerçeklere göre yeniden belirlenmemesi durumunda ortaya adil ve sürdürülebilir bir maaş politikasının çıkmayacağını açıkça ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada, sadece bir aylık enflasyonun, altı aylık maaş artışının önemli bir bölümünü silip süpürmesi, enflasyon hedefini ulaşılabilir olmaktan çıkarması, memur ve emeklinin nefes alacak hâlinin kalmadığını net biçimde göstermektedir. Bu gidişata mutlaka dur denilmelidir.
Ekonomiyi soğutmak ve enflasyonu düşürmek adına dar ve sabit gelirlilerin alım gücünü feda etmek ne sosyal adaletle ne de toplumsal vicdanla bağdaşmaktadır. Açıklanan bu rakamlar, memur ve emeklinin korumasız bırakıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Oysa adil bir paylaşım, iyi günlerde geliri, zor zamanlarda ise külfeti birlikte paylaşmaktan geçer. Ülke büyürken pastadan hak ettiği payı alamayan memur ve emekliler, enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden olmaktadır.
Bu nedenle acilen;
Memurlara ek zam yapılması,
Bu artışın refah payı ile desteklenmesi,
Önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyonun doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılması uygulamasına geçilmesi zorunludur.
Aksi hâlde 2026 yılı, memur ve emekliler açısından en zor ve en uzun yıllardan biri olmaya adaydır. Yetkililerden beklentimiz; maaşları enflasyon karşısında sürekli eriyen kamu çalışanları için adaletin bir an önce tecelli etmesi, memur ve emeklilerimizin bütçelerinde oluşan ağır yükün hafifletilmesi yönünde gecikmeksizin karar alınmasıdır.
İlimizde etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle 13 Ocak 2026 Salı günü ilimiz geneli tüm resmi, özel, örgün ve yaygın eğitim kurumları ile rehabilitasyon merkezlerinde 1 (bir) gün eğitim-öğretime ara verilmiştir.
“ÜCRETTE HAKKANİYET, VERGİDE ADALET”
talebimizi bir kez daha yinelemek ve kamu görevlilerimizin beklentilerini dile getirmek üzere Türkiye Kamu-Sen olarak;
📅14 Ocak Çarşamba
⏰11:30’da
📍Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde, eş zamanlı olarak tüm illerimizde basın açıklaması yapıyoruz!
TES Çarşamba İlçe Yönetimi olarak Yıldıray Çınar MTAL’yi ziyaret edip, sendikal çalışmalarımız hakkında bilgi verdik. Misafirperverliği ve hoş sohbetleri için okul yöneticilerine ve öğretmenlerimize teşekkür ederiz.
@sdolgun01@BagGungor@gultekinaydinn@SamsunTes
HİÇ KİMSE ZORLA ÇALIŞTIRILAMAZ!
Türk Eğitim Sen Genel Merkezi olarak, öğretmenlerimizin üzerindeki gereksiz kırtasiyecilik ve angarya iş yükünün kaldırılması, hukuka aykırı uygulamanın sonlandırılması amacıyla; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan üyemiz öğretmenlerin, 2025-2026 öğretim yılı sonuna kadar “Öğrenci Gelişim Raporlarını” doldurmamalarına karar verilmiştir.
https://t.co/PB2F6ghNMM
KAMU ÇALIŞANLARININ EKONOMİK ZARARLARI MUTLAKA KARŞILANMALIDIR
💢TÜİK’in kasım ayına ilişkin duyurduğu verilere bakıldığında, geçtiğimiz ay mal ve hizmet fiyatlarının ortalama %0,87 oranında arttığı görülmektedir. Yıllık enflasyon ise %31,07 seviyesine ulaşmıştır. Temmuz-Kasım dönemini kapsayan beş aylık süreçte enflasyon %11,21 düzeyine çıkmış; temmuz ayında memur ve emeklilere verilen %5’lik maaş artışı bu süreçte tamamen etkisiz hâle gelerek adeta yok olmuştur. Resmî verilere göre dahi kamu çalışanlarının alım gücü yalnızca üç ay içinde 6,2 puan gerilemiş; ortaya çıkan tablo, 5 ayda gerçekleşen enflasyonun 6 aylık zammı ikiye katladığını açıkça göstermiştir.
💢Bu rakamlara göre enflasyon hedefleri sürekli boşa düşmekte, buna karşın maaşlar reel olarak gerilemektedir. Çarşıdan pazara, mutfaktan markete kadar her alanda yaşanan fiyat artışları memur ve emeklilerin bütçesini gün geçtikçe daha fazla zorlamaktadır. Hayatın gerçeklerine temas eden enflasyonun karşısında, maaş artışları bir zam olmaktan çıkıp yalnızca geçmiş kayıpları telafi etmeye çalışan bir düzeltme mekanizmasına dönüşmüştür.
💢Görülüyor ki, kamu çalışanlarının ücretleri yalnızca matematiksel maliyet hesaplarına göre belirlenemez; emeğin karşılığını, sosyal adalet duygusunu ve kamu hizmetinin önemini göz ardı eden hiçbir ücret politikası sürdürülebilir değildir. Bu noktada artık hedefler değil, sahadaki hakikatler referans alınmalıdır.
💢Bu çerçevede;
• Refah payı talebimizin bir ayrıcalık değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğu açıkça anlaşılmıştır.
• Enflasyon farkı da ortaya çıktığı anda hiçbir gecikmeye mahal bırakılmaksızın maaşlara yansıtılmalıdır.
• Seyyanen zam uygulamasıyla kamu görevlileri arasındaki ücret adaletsizlikleri giderilmeli; aynı görevi yapan çalışanlar arasında statü kaynaklı uçurumların büyümesine izin verilmemelidir.
💢Mevcut ekonomik şartlarda kamu çalışanlarının bugünkü maaşlarla ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Yalnızca %5’lik artışla geçinmeye çalışan memurlar; 5 ayda %11’in üzerindeki enflasyon ve artan kira, gıda, eğitim ve sağlık giderleri nedeniyle büyük bir çıkmazla karşı karşıyadır. İş yükü yükselirken ücretler erimekte, sosyal maliyetler ağırlaşmakta, alın terinin değeri günden güne azalmaktadır.
💢Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmelerinde mutlaka memur ve emeklilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte düzenlemelere yer verilmelidir. Türkiye Kamu-Sen olarak defalarca ifade ettiğimiz gibi, hayat pahalılığının ve enflasyonun reel etkileri dikkate alınmadıkça; alım gücünü artıracak kalıcı ve güçlü bir maaş düzenlemesi yapılmadıkça sorunların çözülmesi mümkün değildir.
💢Unutulmamalıdır ki, ülkemizin dört bir yanında özveriyle görev yapan kamu çalışanları geçim derdi ile, ücret adaletsizliği ile ve yoksulluk baskısıyla baş başa bırakılmamalıdır. Sosyal devlet anlayışı, çalışanının emeğine değer vermeyi gerektirir.
💢Türkiye Kamu-Sen olarak kamu çalışanlarının bütününe yönelik bir düzenleme yapılarak durumlarının iyileştirilmesi, memur ve emeklinin insanca yaşam standartlarına erişmesi için mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.