Mersin’de tesettürlü bir kadının site havuzuna alınmadığı iddiasıyla başlatılan soruşturmada site görevlisi adli kontrolle serbest bırakıldı.
—Site yöneticisi hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
En düşük memur maaşı 90 bin TL yapılarak,kariyer meslek grubu memur maaş skalası yeniden düzenlenmelidir.
Devlerimizin asıl işini yapan memurlara ikramiye ve tediye reformu şarttır.
İkramiye ve tediye ödemesini ilk.mezunu taşeron sınavsız kadrolusu kişiler almaktadır.
#memur
Karısı adamı aldatıyor. Diğer ahlaksız herif evli kadınla beraber oluyor. Ama ikisi de utanıp kaçmak yerine mağdur olan adamla kavga ediyorlar. Bunların yaptığı utanmazlığı kâfir dediklerimiz bile yapmaz. Toplum öyle bi çürümüş ki tarif edemiyorum.
Yetkili servise teslim ettiğim Skoda Karoq’un servis personeli tarafından kullanılırken kaza yaptığını öğrendim.
♦️Takipçi şikâyeti:
“2025 model Skoda Karoq aracımı sol ön far ve ön tampon değişimi için Iğdır Egecan Otomotiv Volkswagen–Skoda Yetkili Servisi’ne teslim ettim.
Aracımın 25 Nisan’da teslim edileceği söylendi ancak teslim tarihi önce 27 Nisan’a ertelendi.
27 Nisan’da aracı teslim almak için servise ulaşmaya çalıştım fakat uzun süre telefonlarıma cevap alamadım.
Defalarca aramamın ardından aracımın servis personeli tarafından kullanıldığı sırada kaza yaptığını ve araçta ek hasar oluştuğunu öğrendim.
Aracımı incelediğimde sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk bölümünde göçükler olduğunu gördüm.
Servis yetkilileri hasarın 25 Nisan’da meydana geldiğini belirtmesine rağmen bana yaklaşık 3 gün boyunca hiçbir bilgilendirme yapılmadı.
Yetkili servise güvenerek teslim ettiğim aracımın servis sorumluluğu altındayken zarar görmesi beni ciddi şekilde mağdur etti.
Aracımda değer kaybı oluştuğunu düşünüyorum ve yetkili servis anlayışına olan güvenim tamamen sarsıldı.
Yaşanan sürecin araştırılmasını, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.”
🔴 Adana’da trafikte tartıştığı sürücüye taciz ve tecavüz ithamında bulunarak küfürler savuran kadın hakkında savcılık “kovuşturmaya yer yoktur” kararı verdi.
7. Yargı Paketi’nden son dakikada çıkarılan, ardından gelen
8,9,10,11 paketlerde de sürekli görmezden gelinen İnfaz Koruma Memurlarının özlük hakları, haftaya meclise gelecek olan 12. Yargı Paketi’nde artık yer almalıdır.
CTE personelinin umudu bir erteleme daha kaldıramaz.
CEZA İNFAZ KURUMLARINDA YAS VAR!
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü teşkilatını derinden üzen acı kayıp…
Ümraniye’de düzenlenen törende duygusal anlar yaşandı.
Meslek hayatını kamu hizmetine adayan bir isim, meslektaşlarının dualarıyla uğurlandı.
Haberin tüm detayları👇https://t.co/EkQJsTg94W’de.
https://t.co/3iBTJBP6Xb @sontv_ aracılığıyla
@adalet_bakanlik@AdaletPGM@cigm_adalet
BASINA VE KAMUOYUNA
CEZAEVİ ÇALIŞANLARININ SENDİKA HAKKI 30 AYDIR BEKLETİLİYOR.
Türkiye'de ceza infaz kurumlarında görev yapan yaklaşık 85.000 kamu görevlisinin sendikal örgütlenme hakkını doğrudan ilgilendiren ve kamuoyunun yakından takip ettiği Anayasa Mahkemesi'nin E.2024/11 sayılı dosyası hakkında önemli bir gelişmeyi kamuoyu ile paylaşma zorunluluğu doğmuştur.
Bilindiği üzere Cezaevi Sendikası, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri doğrultusunda kurulmuş, Ankara Valiliği tarafından kütük no verilip kayıt altına alınarak tüzel kişilik kazanmıştır. Ancak aynı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan;
"Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri, üye olamazlar ve sendika kuramazlar."
hükmü gerekçe gösterilerek Ankara Valiliği tarafından sendikamızın kapatılması istemiyle dava açılmıştır.
Açılan dava sonucunda ilk derece ve istinaf mahkemeleri tarafından sendikanın kapatılmasına karar verilmiş, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise son derece dikkat çekici ve tarihi nitelikte bir değerlendirme yaparak, ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlilerinin sendika kurmasını ve sendikaya üye olmasını yasaklayan hükmün Anayasa'nın 13. ve 51. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varmış; Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuruyu 18 Ocak 2024 tarihinde E.2024/11 esas numarası ile gündemine almış ve ilk inceleme sonucunda dosyanın esasının incelenmesine karar vermiştir.
Ancak bundan sonraki süreçte yaşanan gelişmeler, ceza infaz kurumlarında görev yapan binlerce personel açısından ciddi bir belirsizlik ve hayal kırıklığı yaratmıştır.
Kanunda öngörülen beş aylık sürenin çok üzerinde bir zaman geçmesine rağmen dosya yaklaşık 28 ay boyunca görüşülmemiş, nihayet 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun 32. sırasında görüşülmek üzere gündeme alınmıştır.
4 Haziran 2026 tarihini büyük bir umut ve heyecanla bekleyen cezaevi çalışanları, Genel Kurul sonrasında herhangi bir kısa karar, açıklama veya bilgilendirme görememiştir. Anayasa Mahkemesinin resmi internet sitesinde de dosyanın görüşülüp görüşülmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yer almamıştır.
Bunun üzerine tarafımızca 18 Haziran 2026 tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Anayasa Mahkemesi Başkanlığına resmi bilgi edinme başvurusu yapılmış ve dosyanın akıbeti sorulmuştur.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından tarafımıza gönderilen 18.06.2026 tarihli resmi cevapta;
"25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinin iptaline karar verilmesi talebiyle 4/6/2026 tarihinde gündeme alınan E.2024/11 sayılı dosya başka bir tarihte görüşülmek üzere ertelenmiştir." denilmiştir.
Bu cevap ile birlikte Anayasa Mahkemesi tarafından da resmen doğrulandığı üzere, 4 Haziran 2026 tarihinde görüşülmesi beklenen dosya hakkında herhangi bir karar verilmemiş ve dosyanın görüşülmesi ileri bir tarihe bırakılmıştır.
Bugün itibarıyla;
Ceza infaz kurumlarında görev yapan yaklaşık 85.000 personel sendikal haklarına ilişkin kararın sonucunu beklemektedir.
Dosya Anayasa Mahkemesinin önünde yaklaşık 30 aydır bulunmaktadır.
4 Haziran 2026 tarihinde gündeme alınmasına rağmen görüşülmeyerek ileri bir tarihe ertelenmiştir.
Yeni görüşme tarihi hakkında kamuoyuna açıklanmış herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Sendikal örgütlenme özgürlüğü bakımından son derece önemli olan bu mesele halen karara bağlanamamıştır.
Devamı yorumdadır.
Fazla memur var diye eleştirenler ile Azıcık sıra bekledi mi niye memur almıyorlar kardeşim diyenler aynı.
Ülkede memur fazlalağı gibi bir durum söz konusu değil.