Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın @a_uraloglu ’na milletimiz adına soruyorum:
Avrupa Komisyonu’nun uluslararası dolaşım (roaming) önerisini reddetiniz mi?
Türkiye’yi dünyadan koparan, vatandaşımızın pahalı veya kalitesiz hizmet almasına yol açan her adımın karşısına dikileceğiz
🔴 Üç büyük GSM operatörü, Avrupa Komisyonu'nun ortak dolaşım teklifini reddetti.
• Teklif kabul edilseydi, Türkiye ve AB arasında tüm operatörlerin paketleri ücret farkı olmadan geçerli olacaktı.
Avrupa Komisyonu ayağımıza kadar gelip "gelin iletişimde sınırları kaldıralım" diyor, bizim operatörler "yok, biz vatandaşı kendi içimizde yolmaya devam edeceğiz" deyip kapıyı kapatıyor.
Düşünün ki uçağa biniyorsunuz, Berlin'e veya Roma'ya iniyorsunuz ve telefonunuzu tıpkı Kadıköy'de, Kızılay'da geziyormuş gibi hiçbir sürpriz fatura korkusu olmadan kullanıyorsunuz. İşin asıl can alıcı kısmı ne biliyor musunuz? Roaming sisteminin çift yönlü çalışması. Yani sınırlar kalktığı için, elin Avrupalısının ayda üç beş Euro'ya kullandığı o devasa, sınırsız ve ucuz GSM paketlerini burada, kendi ülkemizde şebeke sorunu yaşamadan kullanma şansımız olacaktı.
Peki bu devasa fırsat neden elimizin tersiyle itildi?
Çünkü bu topraklarda sıradan vatandaşın herhangi bir hizmete kolay, ucuz ve dünya standartlarında ulaşmasına karşı inanılmaz bir alerji var. Sizin sınırları aşmanız, cebinizden daha az para çıkması, fatura derdi düşünmeden internete girmeniz birilerini fena halde rahatsız ediyor. Kurulmuş bir sömürü çarkı var ve yerli operatörlerin o astronomik kâr marjları düşmesin, tekel düzeni bozulmasın diye 85 milyonun dünyayla arasına bir kez daha duvar örüldü.
Mesele sadece yurt dışına çıkınca harita açmak, fotoğraf atmak değil. Mesele halkın en ufak bir refah kırıntısına ulaşmasına sermaye sahipleri tarafından duyulan o derin tahammülsüzlük. Bize reva görülen tek senaryo belli: Her şeyin en kalitesizine, dünyanın en yüksek bedellerini ödemeye mahkum edilmek.
Bugünü tarihe not düşün. Sırf siz ucuza ve özgürce iletişim kurmayın diye Avrupa'nın altın tepside sunduğu fırsatı göz göre göre çöpe attılar. Kendi insanına reva görülen bu düzeni ve bugün alınan bu kararı asla unutmayın.
Arkadaşlar ben kaza geçirmedim ..Para karşılığında tutulmuş 5 kişi tarafından bir saat boyunca darp edildim ayrıca silahları ve bıçakları vardı Gaspta edildim..Bu kişileri tutanda fenomen borsacı bir arkadaş kim olduğunu biliyorum ✅ Bir tane kaburgam ve burnum kırık vücudumun her yeri morluk içinde .@TC_icisleri@EmniyetIzmir lütfen bu Tweeti retwet edin 🙏
Mentionları açmaya cesaretiniz yok. Eh oda seçimleri yaklaşıyor o zaman tekno girişimcilerin size söyleyeceği bazı şeyler olacak. Rakam da veremiyorsunuz ben yardım edeyim:
"Yerli üretim koruması" diyorsunuz. Rakamlarla konuşalım.
2024'te sizin temsil ettiğiniz firmaların Çin'den ithalatı: 45 milyar dolar. Temu'nun Türkiye'deki toplam hacmi: 1.3 milyar dolar.
Siz 45 milyar dolarlık ithalatı yapıyorsunuz, sonra Temu'nun 1.3 milyar dolarina "yerli üretimi tehdit ediyor" diyorsunuz. Temu sizin ithalatınızın %3'ü bile değil. Tek farkı: Temu aracısız satıyordu, siz aracısınız. Simdi aracı olmadan ürün alamıyoruz, diyeceğim ürünleri ihtiyaca değil sürüm ve kara göre getirdiğiniz için ihtiyaç olabilecek şeylerin çoğunu alamayacağız bile.
"Büyük tehdit" dediğiniz YYP'den Türkiye'ye günlük 150.000 paket geliyordu. Yıllık 55 milyon paket. 85 milyon nüfusa bölün: Kişi başı yıllık 0.65 paket. Ortalama vatandaş yılda 1 paket bile almıyordu yurt dışından. Tüm bu düzenlemeler, vatandaşın yılda 1 kez bile yapmadığı alışveriş ama bir takım ithalatçıların tekelleşip karını maksimize etmesi için.
Alibaba'da 2 dolar telefon kılıfı, sizin "yerli markanızla" 500 TL. https://t.co/ZhYEm0dUWn'da 5 dolar ayakkabı, sizin "Türk markanizla" 2.500 TL. Ayni fabrika, ayni ürün, 20x fiyat farkı. Bu fark gümrük değil, vergi değil sizin tekel kariniz.
Muhafiyetler düşürülüp, gümrük kapandıktan sonra ne oldu? Hazır giyim ithalatı %18 artti. Üretim artmadı, kapasite %68'e düştü, 56.000 kişi issiz kaldı. Ayni ürünler geliyor sadece simdi sizin aracılığınızla, sizin fiyatınızla.
Katma değerden bahsediyorsunuz. Gerçek katma değer nedir biliyor musunuz?
Dream Games: 300 çalışanla 2 yılda 2.75 milyar dolar değer. Çalışan başı 9 milyon dolar.
Peak Games: 1.8 milyar dolarlık çıkış. Türkiye'ye net döviz girdisi.
Trendyol: 16.5 milyar dolar değerleme, 50.000 istihdam.
Sizin temsil ettiğiniz "yerli üreticiler"? Çin'den ithal et, etiket bas, 10x fiyatla sat. Çalışan başı değer: 50-100 bin dolar. 100 kat fark var. Teknoloji firmaları döviz kazandırıyor, siz döviz harcıyorsunuz. Onlar ihracat yapıyor, siz ithalat. Onlar değer üretiyor, siz rant.
Siz konteynerle Çin'den mal getirince "dış ticaret." Vatandaş kargoyla sipariş verince "vatan hainliği." Siz %1000 karla satınca "katma değer." Temu %50 karla satınca "haksız rekabet."
15 yıldır koruma üstüne koruma aldınız: 1.500 Euro, 150 Euro, 30 Euro, simdi sıfır. Her seferinde "yerli üretici, rekabet" dediniz. Sonuç: Hala net bir rakam ortaya koyamıyorsunuz, sadece fiyatları arttırıyorsunuz.
Türkiye'nin gerçek katma değer üreten teknoloji firmaları devlet desteği olmadan milyar dolarlık şirketler çıkarırken, sizin 100 yıllık ithalat/rant iş modeliniz sübvansiyonla, gümrük duvarıyla, korumacılıkla hala ayakta duramıyor.
"Yerli üretimi koruyoruz" demeyin, "ithalat tekelimizi koruyoruz" deyin. En azından dürüst olur.
Bim, A101 gibi firmaların benimsediği insan kaynakları ve satış stratejisi şu çocukları müşteriyle karşı karşıya getiriyor.
Mağazada yeterli personel olmaması, personelin değil firmanın kusurudur. Son kullanma tarihi yaklaşmış ürünlerin kasa etrafında konuşlandırılarak satılmaya çalışılması da bir talimatın, yer yer mobbingin ürünüdür. Bu gençleri hedef almayın, tartışmayın. Firmalarla uğraşın.
Çocuk mal mı dizecek, mal mı indirecek, kasaya mı bakacak, temizlik mi yapacak, etiket mi değiştirecek? İki personel için bu işler imkansız. Hizmet sektöründeki insanlara iyi davranın kardeşim. Bu insanların geneli zor hayatlara sahipler. Kim çeker şu tantanayı yoksa?
MTV, Damga Vergisi ve Harçlar için uygulanacak yeniden değerleme oranında indirime gidilerek %25,49 yerine %18,95 olarak belirlenmiştir. Bu düşük yeniden değerleme oranı uygulaması bahane gösterilerek, milyonlarca çalışanın vergi dilimlerine, yemek bedeli ve ulaşım istisna tutarına da düşük yeniden değerleme oranı uygulaması hatasına umarız düşülmez. Çünkü, mevzuatın yanlış kurgulanması nedeniyle sürekli yeniden değerleme oranı artışının altında kalan tarife dilimleri nedeniyle çalışanlar yıllardır mağdur olmuştur. Bu mağduriyeti katlamak değil, telafi etme zamanıdır.
-İçinde bulunduğumuz yıl Gelir Vergisi tarifesinin ilk dilimi 158.000 TL idi.
-Yeniden Değerleme Oranı artışı ile önümüzdeki yıl bu tutar 190.000 TL olacaktır.
-Oysa 2000 yılından bu yana Yeniden Değerleme Oranı kuruşu kuruşuna uygulansaydı ilk dilimin önümüzdeki yıl 190.000 TL değil 521.210 TL olması gerekirdi.
-Mevzuatın çalışanlar aleyhine kurgulanması ve sair sebeplerle milyonlarca bordro mahkumunun bu gizli vergi zammının kurbanı olması ve bu makasın her geçen yıl daha da açılması kaçınılmazdır!
Yangına müdahale eden, onlarca kişiyi merdivenli araçla kurtaran, yanarken otele girip can kurtaran itfaiye erine 78 kez müebbet hapis cezası..otele ruhsat veren, denetleme ile yükümlü Turizm Bakanlığından yargılanan kimse yok!!! Bakan yatında tatil yaparken, başlayan yargılama da adalet tecelli etti öyle mi..içim çok öfke dolu ölenlerin manevi hatırasını hürmetten zor susuyorum!!
Binance tarafından geribildirim aldım açıkcası. Seni hedef almıyoruz diyorlar. Bizi kötülemek isteyen artniyetliler de var diyorlar. İyi dileklerini bildiriyorlar.
İkna değilim tabi.
Benim iyi niyet için beklentim: Tüm kullanıcıların zararlarının TAMAMEN tazmin edilmesi.
Bu olaylarda farkedilen bir şey var ki : Topluluk gerçekten ÇOK ÇOK kuvvetli..
Yani SİZ!
Binance, flash düşüş içerisinde yani o sadece 2 saat içerisinde fonlarının %50 ve daha fazlasını kaybeden kullanıcıların zararlarını TAMAMEN karşılaması bana göre zararın tam telafisi olur.
400 milyon$ ayırdık diye açıklama yapılması değil.
Bu yüzden: #BinanceBoykot
Bu twite etkileşim verip bu etiketi paylaşabilirsiniz.
Gündeme girdi seri şekilde. Biraz daha bastırırsanız orada kalır.
Şu tagı yazın ve paylaşın: #binanceboykot
Yatırımcıları ve kendinizi korumak adına destek verenlere ve farkındalık yaratanlara teşekkür ederim.