Manisa'da gerçekleşen saldırı ile ilgili yine çok yanlış teşhisler konuluyor.
Doğru teşhis edemediğiniz hiç bir hastalığı tedavi edemezsiniz.
Saldırganı yolda tüfekle yürürken görenlerin neden polise ihbar etmediğinden bahsediyorlar.
Bakın arkadaşlar, olayın yaşandığı yerde şans eseri polis yoksa polisin sizi kurtarma ihtimali ile Superman'ın sizi kurtarma ihtimali aynıdır.
Bu tarz kriminal olaylar, Rus romanlarındaki gibi uzun uzun gerçekleşmez; saniyeler içerisinde patlar ve biter.
Siz daha 112'yi arayıp santrale bağlanana kadar çoğu zaman olay sonlanmıştır bile.
Bu tarz olaylarla etkin mücadele, ancak dehşet dengesiyle olur.
Saldırgan, yarattığı şiddetten daha büyük bir şiddetle karşılaşmadıkça durdurulamaz.
Kötüler yarattıkları kötülükten nasiplerini almadıkça kötülükten vazgeçmezler.
Unutmayın, hiç kimseye suratına doğrultulmuş bir namlu varken kötülük yapmaya devam edemez.
Saldırı esnasında, karşı saldırı yapabilecek birkaç silahlı iyi insan olsaydı şu an çok farklı şeyler konuşuyor olurduk.
Saldırıyı ise hala silahın varlığı ile sınırlandıranlara da Allah akıl fikir versin.
Aynı saldırı otomobil ile gerçekleştirilmiş olsaydı saldırganı değil de arabayı mı suçlayacaktınız?
Dünyada hiçbir şey, sandığınız kadar stres yapmaya değmez. Çünkü çoğu kaygı, zamanla anlamını yitirir, çözümler kendiliğinden ortaya çıkar ve hayat her şeye rağmen akışına devam eder. Sen sakin kalıp çabaladıkça, yeni yollar kendiliğinden açılır.