Ben Rojin ; cansız bedenim bulunduğunda;
1. Babama -kızın intihar etti kabul et kapat bu işi- diye baskı yapan Mülki Amirler
2. Morga kadar giren bulaş riskinde şaibe yaratan Rektörlük
3. Güvenlik kayıtlarını toplamayan Kolluk Görevlileri
4. Yurtta kayıtları silen Yurt Güvenlik Görevlileri
5. Dosyaya başından beri etkin soruşturma yürütmeyen ilk adli makamlar
6. ATK Görevlilerinin varsa ihmalleri "soruşturmayı riske edecek delil torbalarının toplanması vb. ATK raporlarını değiştiren
7. Basın ve sosyal medyada başından beri hiç bir veriye belgeye ve bilgiye dayanmadan "benim intihar ettiğimi söyleyerek" haber yapanlar,
Sosyal medya algı ekipleri, ailem üzerinde itibar suikastı yaparak davanın seyrini değiştirmek isteyenler.
Etkin ve Etkili soruşturmaya engel olan kişiler kurumlar ve İhmalleri olanlar hakkında derhal soruşturma açılmalı ve Kamu vicdanı , Toplumun Adalete olan inancı zedelenmemesi için görevden alınmaları gerekmektedir !
RojinKabaiş İçinAdalet
#Vanüniversitesindeşeffaflık
🌿 Merhaba değerli Kürt kardeşlerim ❤️💛💚
Ana hesabım @m_i_r_d_a_g_l_i maalesef 1 haftalık kısıtlama aldı.
Bu yedek hesabım @MirDagli’yı takip edip destek verebilirsiniz 🤝🙏
Şimdiden hepinize yürekten teşekkür ederim🌹
Merhabalar,
Bugün Narin'in babası Arif Güran ile görüştüm. Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim.
Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır.
Yine dosya kapsamındaki deliller ışığında, Narin'in annesi Yüksel Güran’ın, Narin’in ağabeyi Enes Güran'ın ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır.
Görünen o ki, basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı, mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir. Kişisel görüşler bir kenara bırakıldığında ceza hukukunun en temel kuralı, mahkumiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir. “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, dava dosyasındaki mevcut deliller anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kalmaktadır. Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır.
Dolayısıyla İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay denetimlerinde bu cezaların kesinlikle bozulması gerekirdi. Hukuk bunu gerektirirdi çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır.
Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermek gerçek adalet değildir, kamu vicdanını tatmin etmez. Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin'in gerçek katilleri dışardayken annesinin, abisinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır.
Başta Diyarbakır Barosu olmak üzere ilgili tüm hukuk çevrelerini bu dosyada adaletin sağlanması için çaba sarf etmeye davet ediyorum. Adalet Bakanlığının, dosyayı titizlikle inceleyerek kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a başvurmasını rica ediyorum.
Narin'in hatırası, ailesi ve kamuoyu bunu hak ediyor.
Selam, sevgilerimle…