| FLOOD | Bölüm: 1
"Buz Dağının Görünmeyen Kısmı"
Hepimiz, ben de dahil olmak üzere Gs'yi sadece tek bir örgütle ilişkilendirdik.
"FETÖ"
Peki, gerçekten tek bir örgütle mi bağlantıları vardı?
Yoksa..
FETÖ sadece buz dağının görünen kısmı mı?
Hep beraber okuyalım.
Buyurun..
Türkiye günlerdir devasa bir “fon” soruşturmasını konuşuyor.
Gözaltılar var.
Şirketler var.
Fonlar var.
SPK incelemeleri var.
MASAK raporları var.
Ama nedense bir kelime pek yok:
Galatasaray.
Galatasaray Sportif AŞ’nin mevcut yöneticisi Nihat Kırmızı gözaltına alınıyor.
Eski Sportif AŞ yöneticisi Emre Alkin gözaltına alınıyor.
Galatasaray’la yakın geçmişte sponsorluk ilişkisi bulunan Doğa Sigorta, Lydia Holding ve Bulls Yatırım’ın isimleri soruşturmadaki kişi ve şirket bağlantıları üzerinden gündeme geliyor.
Nihat Kırmızı ile Emre Alkin’in 2021’de, bugün Galatasaray İkinci Başkanı olan Metin Öztürk’ün yönetim listesinde yan yana olduğu ortaya çıkıyor.
Yetmiyor…
SPK’nın “piyasa dolandırıcılığı” incelemesinin konusu olan Katılımevim BIST 50 ve BIST 100’den, Destek Finans ise BIST 30, BIST 50 ve BIST 100’den çıkarılıyor.
Aynı dönemsel değerlendirmede Galatasaray Sportif AŞ de BIST 100’den çıkarılıyor.
Bütün bunlar oluyor…
Merkez medyada, spor medyasında, yorumcularda, gazetecilerde Galatasaray bağlantılarına dair neredeyse tık yok.
Kimse “Bu kadar bağlantı araştırılmaya değer mi?” diye bile sormuyor.
Bir zamanlar buna “penguen medyası” diyorduk.
Penguen değişmiş olabilir.
Medya refleksi pek değişmemiş.
Bütün Türkiye'nin konuştuğu "fon” soruşturması ne durumda mı?
Anlatayım;
Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın 2018-19 ve 2019-20 sezonlarında isim sponsoru olan Doğa Sigorta’nın Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Galatasaray Sportif AŞ’nin mevcut Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Kırmızı gözaltına alındı.
Galatasaray Teknoloji AŞ’nin 10 Haziran 2026’da Galatasaray Adası’nda gerçekleştirdiği GStatil projesinin resmî lansmanına Dursun Özbek ve Galatasaray yöneticileriyle birlikte katılan Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen gözaltına alındı.
Galatasaray Sportif AŞ’de 30 Temmuz 2019’a kadar görev yapan, 26 Haziran 2026’da Tera Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu’na giren Prof. Dr. Emre Alkin de gözaltına alındı.
Galatasaray Futbol A Takımı’nın 2025-26 sezonunda sponsoru olan ve Galatasaray Sportif AŞ’ye 58 milyon 159 bin TL + KDV ödemeyi taahhüt eden Lydia Holding’in %62,96 oranında pay sahibi olduğu Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve malvarlığı hareketleri donduruldu.
Bitmedi;
Galatasaray’ın 22 Kasım 2025’te Futbol A Takımı’nın sponsoru olarak duyurduğu Bulls Yatırım Menkul Değerler de savcılığın mali incelemesindeki şirketlerden biri.
Haaa, bir de şu var;
Gözaltına alınan Nihat Kırmızı ile Emre Alkin, 2021 Galatasaray başkanlık seçiminde aynı yönetim kurulu asil listesindeydi.
Kimin?
Bugün Galatasaray İkinci Başkanı olan Metin Öztürk’ün.
Yorumsuz yazdım, yorum sizin…
he bas bas da içinden geçsinler. İsmail Kartal dün kenar stoperlere basmayıp doğrusunu yaptı.. topu da gerekirse verip takım boyunu kısaltıp kompakt kaldı.
İtalya'nın değil Avrupa'nın şu an en formda ve etkili takımlarından birine karşı hemde..
Atalanta ya karşı 78 kez ceza alanında topla buluşan takımı 18 de tuttu.. geçiş imkanları ile de pozisyon buldu.. Vedat ve Kerem atsa başka şeyler konuşuyorduk..
çok mu iyiydik , hayır ancak plan doğru plandı. Orta saha eksiği olan, forvetinde hız sorunu olan bir takımız..
Serie A'da an itibari ile yaratılan gol şansında ;
Dybala 14 şans yaratma ile 1.
Wesley 13 şans yaratma ile 2.
onları çok iyi pasifize etti. tabi bazı açıklar veriyorsun.. Gasperini 20. dk sonrası Malen'i ara hatta soktu bu sebeple.
cahiliyete bak.. he bas bas da sana bassınlar.. çemizgezek ile oynuyorsun..
neyse, daha fazla detayı ve analizi bugün 16:00 da canlı yayında anlatıyor olacağım..
bir şey öğrenmek ve ufkunu açmak isteyen gelsin hocam..
@fikretolunay Bu tür basın toplantılarında maalesef futbola dair çok az soru soruyorlar. Sen futbol içerikli çok güzel bir soru sordun. Bu güzel soru için çok teşekkür ederim 🙏
@keremakturkoglu@dgeyikcioglu Geçmiş olsun Kerem umarım en kısa sürede formana kavuşursun… eleştirilere ve algılara aldanma. Zihnini temizlediğinde ve odaklandığında en değerli oyuncularımızdan birisin. Futbolu bilen her taraftar senin vazgeçilmez olduğunun bilincinde 💛💙
Şimdi yapılacak şey %100 destek olmak. İyi ve fit olursa ligin içinden geçer. Yaşlı ama çok şeyi yapabilecek bir hücum rotasyonunuz var. Bu sene herşey planlandığı gibi giderse çok iyi işler yapabiliriz. Şimdi kavga şimdi mücadele zamanı 💛💙
FENERBAHÇE TARAFTARI ,
Takımımızın önünde şu şekilde bir maç fikstürü var. 18 günde 5 maç !! Yani 3-4 günde 1 maç !!
Yıllardır hasret kaldığımız Şampiyonlar Ligi'ne gidebilmek için 2 tane çok önemli Lyon maçı.
Yıllardır hasret kaldığımız Şampiyonluk için sezona moralli ve avantajlı başlamak adına 2 si deplasmanda 3 tane lig maçı.
Şu konuda hemfikir olalım. Artık bu saatten sonra yeni bir transfer yapılsa bile bu 18 günlük süreçte takıma katkı sağlaması neredeyse imkansız. Yani bu maçları kadromuzda ki futbolcularımızla oynayacağız !!
Yönetim elinden geleni yapıp takviye yapmaya çalışıyor. Bizim " transfer yangını " adı altında kendi futbolcularımızı değersizleştirmemizin hiç bir faydası olmadığı gibi oyuncularımızı strese soktuğu aşikar !!
Artık bu saatten sonra ,
En iyi Santraforlar = VEDAT + CHERİF
En iyi orta sahalar = GUENDOUZİ + KANTE + İSMAİL + ASENSİO
En iyi hücumcular = TALİSCA + GREENWOOD + KEREM
En iyi bekler = SEMEDO + ARCHİE + LEVENT + MERT MÜLDÜR
En iyi stoperler = SKRİNİAR + AKE + YİĞİT EFE + ÇAĞLAR
En iyi kanatlar = OĞUZ + NENE + İRFAN
En iyi kaleciler = TARIK + MERT + EDERSON
EN İYİ FUTBOLCU FENERBAHÇE FUTBOLCUSU !!
Gerçek TARAFTAR olmaya karar verip bu 18 gün takımımıza son ana kadar destek olacağız. En azından şu 18 gün herkes dahiyane futbol ve futbolcu fikirlerini bir kenara bırakıp takımımıza güç, güven ve enerji vermeli.
İnananlarla mücadele edelim. Kusura bakmasınlar ama inanmayanlar 18 günlüğüne çenelerini kapatıp otursunlar !! Destek olmayacaklarsa bari köstek olmasınlar. Enerji si....n o berbat ruh halleri izin kimseye faydası yok !!
EN BÜYÜK FENERBAHÇE 💛 💙
@Ahmetercanlar@AGdorukduru@abakingurlek Bence bu mağdur edebiyatı için bir senaryo. Göz altına alınacağını anlayınca hemen böyle bir yazı yazdılar ve bugün göz altına alınınca mağduru oynamaya başladılar.
Burada beni takip edenler biliyordur, İsmail Kartal benim hiçbir zaman öncelikli olarak Fenerbahçe teknik direktörü olarak görmek istediğim hoca değildi. İstediğim üç tane teknik adam vardı. İlk sırada Jesus, ikinci sırada Aykut Kocaman, üçüncü sırada da Metin Diyadin'in gelmesini tercih ederdim. Ama ben. Yani sözünün hiçbir kıymeti ya da etkisi olmayan sıradan bir taraftar.
Ama İsmail Kartal'la anlaştı Fenerbahçe. Tamamdır benim için. Hiç mesele değil.
Şimdi birkaç gündür, İsmail Hoca'ya yapılanın adı tam anlamıyla itibar suikastidir. Üstelik bunu Fenerbahçeliler yapıyor. Zerre kadar utanmak şöyle dursun, bunu kendine hak görüyor insanlar.
Şimdi baştan başlayayım.
1- Yaz hazırlık dönemi denen süreç 6 hafta tüm oyuncuların BİRLİKTE antrenman yapmak zorunda olduğu bir dönemdir. Yeni bir teknik direktörün performansı ise ligin 6. haftasından sonra nesnel olarak değerlendirilir. Özellikle Dünya Kupası ya da Avrupa Şampiyonası gibi yaz organizasyonlarının olduğu dönemlerde milli takımlara çok oyuncu gönderen kulüpler, antrenman takvimlerini bu turnuvalara göre düzenler. Fakat Fenerbahçemiz, 21 Haziran'da ilk resmi maçını, Şampiyonlar Ligi öneleme turunda oynamak zorunda olduğundan, kampı erken başlatmak zorundaydı ve bunu da turnuvalara gitmeyen oyuncularla başlayarak yaptı. Fenerbahçemiz'in iki özel oyuncusu, takımı sırtlayan iki oyuncusu Skriniar ve Asensio geçen sezonu sakatlıklarından tam dönmeden bitirdi ve dönüş antrenmanlarını yapamadan izne çıktılar. Kampımızın ilk periyodu olan Topuk Yaylası kısmında önce bireysel antrenmanlarla başladılar. Asensio Topuk Yaylası'nın tamamını bireysel antrenmanla geçirdi.
2- Dünya Kupası'na giden oyuncularımız belli bir maç/antrenman ritmini, ülke takımlarında sürdürdü. Sezon bitiminde ara vermediler. Dolayısıyla oyuncuların maç süreklili��i oldu ancak koca bir sezonun arkasından hiç dinlemeden devam ettikleri için yorgunları sürüyor olabilir.
3- Gornik turu, bir şekilde geçilmesi gereken iki maçtan oluşuyor. Bu nedenle en doğru kadro, en iyi antrenman yemiş kadro olarak teknik ekibin zihninde gerçekleşti. Ancak. İsmail Hoca'nın oynattığı oyun üzerinde, topu ön tarafta geri kazanma planının, baskı başlatıcısı olan oyuncu Vedat, Topuk Yaylası döneminde sakatlandı. Bu nedenle de Taliscalı düzene geri dönmek zorunda kaldı.
4- Benim her hıyara tuzlukla koşan ve kendini teknik direktör sanan taraftarım, kulüp siyasetinde aldıkları pozisyon gereği ortalığı bulandırmak isteyenlerin yemlerine atladığı için, İsmail Hoca'nın Asensio yerine Fred'le başlama tercihinden bir kaos çıkarma hedefinde olanların amacına ulaşması için her şeyi yaptı ve yapıyor. Oyuncuları Sporx'in lineup generator'larında yan yana dizdiğin zaman, takım çıkıp maç kazanıyor sanan yarı cahiller, hocanın maça Fred'le çıkmasını "evlatçılık" diye saçma sapan bir nedene bağladı.
5- Sen hem ön alan baskısı, rakip yarı sahada oyun, topu hızlı geri kazanma vs. isteyeceksin Fenerbahçe DNA'sı diyeceksin, hem de yeterli miktarda dayanıklılık antrenmanlarına çıkmamış oyuncular için "neden oynatılmadı" diye yangın çıkaracaksın. Maçın SofaScore verilerinde Fred niye yüksek çıktı diye de mal gibi ekrana bakacaksın sonra. Adam 3 haftadır antrenmanlara bakıyor orada ve Talisca'dan, Vedat'tan aldığı baskı başlatma verimini alamıyor. E skor alması lazım Talisca'dan da vazgeçemiyor. Ne yapıyor? Top bizdeyken Fred'i forvet arkası yapıyor, karşılamada Fred'le Talisca'nın yerini değiştirip ön alan baskısını Fred'le başlatıyor. Yok evlatçılıkmış, yok adamcılıkmış. Kişi kendinden bilir işi. Kendi kafası öyle çalışan, kapasitesi o kadar olan insanlar bunu evlatçılık olarak anlatıyor.
6- Hoca, Gornik maçında oyunun ilerleyen bölümlerinde Asensio'yu sokuyor. Asensio sadece çalım atıp şut atan bir oyuncu değil. Rakiple topun arasına girerek top kazanan, pozisyon alarak baskı yerleşimine katkı sunan bir oyuncu. Oyunda kaldığ�� süre içinde, sürekli savunma yapmaktan yılmış bir rakibe karşı, bir defa bile bu özelliklerini kullanamadı Asensio. Buna bakan oldu mu acaba?
7- Gornik birkaç defa pas yaparak Fenerbahçe baskısından çıkmayı başardı maçta. Bunu 5-6 defa daha yapsa gol de bulabilirdi. Eğer önde beğenmediğiniz Kerem ve Fred'in baskı koşuları olmasaydı. Yani söylediğiniz gibi adam eksilten Musaba ve fiziksel olarak hazır olmayan Asensio, Talisca'nın solunda ve arkasında oynasa, Gornik bizim yarı alana birkaç saniye içinde geçebilecekti.
İşin analiz tarafı böyle. Bir de iletişim tarafı var. Hoca'nın konuşmasıyla, tavrıyla alay etmeler, ona "ezik" demeler vs...
Siz kimsiniz? Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Kendi hayatlarından tatmin olamayan, kendi egolarını Canımız Fenerbahçemiz üzerinden tatmin etmeye çalışan, kötü niyetli ve Fenerbahçe'nin kötülüğünü isteyen, bilgisiz, sevgisiz, cahil insanlara, kendi isteğim olmamasına rağmen Fenerbahçe'nin teknik direktörü olmuş İsmail Kartal'ı yem etmemek için canımı dişime takıp uğraşacağım. Yemin ederim çok uğraşacağım sizle. Üstelik kendine Fenerbahçeli diyerek bunları yapan gerçek eziklerin, kendi tatminsizliklerini her gün bıkmadan yüzlerine vuracağım.
İstediğiniz kötülüğü yapın, İsmail Hoca kazanacak, Fenerbahçe kazanacak, biz kazanacağız.
Kulübün menfaatlerini kulüp siyasetinin gerisine koyanlar, kendi egolarını Fenerbahçemiz üzerinden tatmin etmeye çalışanlar, gs ve destekçileri, satılmış medya kaybedecek. Hepiniz oradasınız, aynı çuvaldasınız.
Biz buradayız, Canımız Fenerbahçemiz'le omuz omuzayız. Utanacaksınız sonunda, eğer gram utanmanız kaldıysa.
İsmail Kartal'ın iletişim sorunu diye saçççma sapan, somut karşılığı olmayan bir zırvalık konuşuluyor.
Benim mesleğim iletişim yönetimi en başından söyleyeyim. Dünya kadar insana konuşma yazdım, bireysel iletişim yönetimi hizmeti verdim. Bu işin Türkiye'de en iyi öğretildiği fakülteden 23 sene önce mezun oldum. Boş yapmıyorum yani.
Senede maksimum dört ya da beş defa medya karşısına çıkan üst düzey yöneticilere medya eğitimi, kitle önünde konuşma eğitimi verirsiniz. Nasıl konuşacağına çalıştırırsınız. Çerçeveyi belirlersiniz. Basın bültenleri çıkarırsınız. Son derece kontrollü bir iletişim süreci yürütebilirsiniz.
Ama bunu her hafta maç önü ve maç sonu açıklaması yapan, adrenalinin çok yükseldiği maçların sonunda medya önüne çıkan, anlık reaksiyonların açıklamalara yansıdığı süreçlerde öyle "her şey yönetilir" kafasıyla iletişim yönetemezsiniz.
Ha ne yaparsınız? Kriz senaryoları hazırlarsınız. İletişim krizleri ortaya çıktığında, krizi derecelendirir, ölçümlenebilir hale getirirsiniz. İşte o noktada, krizlerin ölçülerine göre nasıl hamleler yapacağınızın senaryolarına göre aksiyonlar devreye girer.
İsmail Hoca, 65 yaşında. Kariyerinin başında bir teknik direktör değil. Konuşmasını, reaksiyonlarını öyle ona yapacağınız iki saatlik iletişim sunumlarıyla değiştiremezsiniz. Bu adamın bu kulüpte hocalık yaptığı dönemleri gördük. İsmail Hoca'nın iletişim değerleri belli.
Öncelikli olarak taraftarın geneli tarafından kendi haliyle sevilen biri. Kulübe duyduğu aidiyet seviyesi üst düzeyde. Teknik adamlık becerileri çok sorgulanmış biri. Adamın geçmişinde iki şampiyonluk yarışı var ki birinde Trabzon'da otobüsü kurşunlanmış, diğerinde sahaya inilmiş, takımı saldırıya uğramış, bunları yapanlar cezalandırılmamış ama kariyer sürekliliğini sağlayamamış. Eksiklikleri öne çıkarılmış.
Ve bu adam yeni bir sezona başlıyor, tek maç oynamadan oyuncusuyla arasında sorun çıkarmak üzerine kumpas gibi sorular soruluyor ve arkasından Fenerbahçe taraftarlarının bir bölümü adamı hedef tahtasına oturtmaya çalışıyor.
İletişim guruları diyor ki, İsmail Hoca'nın buraya çalışması lazım. Çok iletişimciyseniz önce süreci bir tanımlayın, durumu tespit edin, sorun ya da kriz kaynaklarını tespit edin. Ondan sonra iş gelsin İsmail Hoca'nın iletişim eğitimine.
Yalan konuşmasın kimse. 65 yaşındaki bir adamın iletişim becerileri, eğitimle, telkinle değişmez. Onun içinde bulunduğu koşullar altında, onun aldığı görevle, Fenerbahçe'yi temsilen medyanın karşısına bir çıkın da görün dünyanın kaç bucak olduğunu.
Ben demiyorum ki İsmail Kartal çok iyi basın toplantıları düzenliyor, harika medya iletişimi var. Ama şunu söylemiyorsunuz hiç. Medya harika değil. Ne söylesen sağa sola yatırıyor.
Tedesco'yla işler iyi giderken basın toplantıları övülüyordu. Üç maç üst üste kaybedince o sempatik Tedesco'dan eser kalmadı. Artık bu iletişim işini dünya üzerinde Mourinho'dan daha iyi bilen teknik direktör yok. Guardiolası, Klopp'u dahil. Adam "We Are Clean", "This Shirt is My Skin"leriyle geldi. Ne yaptınız? İblis diye lakap taktınız. Başka bir stil, Jorge Jesus. Kalecisine bir daha tepki gösterilirse üstüne alınıp, istifa edeceğini söyledi artık adam. Böyle bir yerde çalışmam dedi.
Ama kabahat hocanın iletişim eksikliğinde. Hadi oradan! Niyetinizin üzüm yemek değil, bağcı dövmek olduğu, bu kaotik ortama henüz bir maç bile oynanmadan zemin hazırlama çabanızdan belli.
Şu an final var. Sırası değil biliyorum.
Ancak Maruf Güneş üzerinden Galatasaray'a yaklaşan cisimi uzaklaştırmak için her şey yapılıyor. Fenerbahçeliler başka gündemlerle uğraşırken kamuoyunu ve yargıyı etkilemek için tüm silahlar kullanılıyor. Eğer Fenerbahçeliler bu işe eğilmezse yarın basit bir ceza çıkar, konu da kapatılır gider. Ben uyarmış olayım.
Sponsorları, oyuncuları FETÖ’cü çıkar. Adı açıklanmayan sponsorlarla transfer yaparlar. Formalarına illegal bahis firmasını sponsor alırlar. İkinci başkanları açıklanamayan para transferleri ile hapse atılır. Futbol AŞ’nin başındaki adam takımın 48 maçına bahis oynadığı ortaya çıkar. Seronomiye bahis baronlarının çocuklarımı çıkarırlar. Kendi taraftarına karaborsa yaparlar. Sonra biz şikeci bunlar tertemizler. Haydi hayırlı işler.
@97P904ID@fenersouza Algıda uzmansınız. İlk yazdığın tweette sanki yasa dışı bahis oynama gibi yazmışsın ama gösterdiğin örnek tamamen maç yayını esnasında yer alan reklamdan dolayı bir karar. Elma ile armutu karıştırmayalım. Kimin ne suçu varsa yargılansın cezalandırsın alnımız ak vicdanımız temiz