Bazı insanların kişiliğini karaktersizliğini şahsiyetsizligini haysiyetsizliğini nankörlüğünü düzeltemezsiniz ne kadar sevgi saygı merhamet verirsen verin yedisinde neyse yetmişindede aynı halt o çirkinlik kalbine yansımış kirli kalbi temizleyemezsiniz o özsüz hayatı diliyorum
Ben sizin o küçük ucuz dünyanızın şöhretsizliğinizi çok iyi biliyorum insanları zaaflarından vurmaya çalıştığınızıda o sıralarda dala sap olmayı becermediğiniz gibi keşke insanlık altında yatan kavramıda öğrenseydiniz ama sizin aşağılıkça egonuz hep ön planda
Gelde bu şehiri sev sevdiren yok sevilen yok alıştıran yok alışasın yok .
Buz gibi duvarlarını yıkasın yok. Sahi ev neresi alıştığın yer mi ait olduğun yermi yada kendini hiç ait hissetmediğin yermi velhasıl gitmekle kalmak arasında kalan o his.
İnsan en çok neyden tutunmaya kalırken en çok ondan kaçmak zorunda kalıyor birşeyleri avazı çıktığı kadar itiraf etmeye çalışırken karşındakinin ördüğü duvarı yıkamıyor bir yol aramaya çalışırken aslında bütün kapıların açılma ihtimali bile yok yokluğun içinde durup kalıyor
Her zaman minimalist yanıma sarılıp tek başına savaşmak zorunda kaldım ama bir gün kalbim için mücadele edeceğimi tahmin etmedim ve bu kadar zorlanacağımı nasıl bir şeyle karşı karşıya kalacağımı kaçmak isterken herşeyin tam ortasında kalacağımı bu nasıl bir döngü