Neler oluyor?
Olan şu: Tuba Delirmeler Sarayı'nın ilk sayfalarını şöyle bir okurken (Çünkü daha sonra kitabı okurken baştan okuyacak) “Galiba özlediğim, beni heyecanlandıran Güray Süngü kalemi geri döndü” diye düşünüyor.
BEN Neden BU KADAR BÖYLE
Güray Süngü, Bu kitabın çıktığı gün, “Ben bir gençlik romanı yazdım, bir daha yapmayacaım, söz” demişti.
“Liseliler hemen okusa keşke, yetişkinler okumasın, yaşlılar okuyabilir” diye de eklemişti.
Bu kitabı bir yetişkin olarak bitirdiğimde
Liseli Tuba okusaydı ne hissederdi diye düşündüm. Hele 9. sınıfa başladığım ilk yıl
Beni motive eder miydi?
Bilmiyorum. Cevap bulamadım. Geçmiş bana bazen net cevap verir, bazen vermez. Cevap vermedi. Haliyle elimde bir bilmeme var. Yapacak bir şeyse yok.
Ağrılar tek kalıplı, düşler akışkandır. Olsa olsa anıların, paylaşılabilir noktalarına dayanarak, anlaşılmaz olmaktan sıyrıldığını görebilmişizdir."
Bilge Karasu, LAĞIMLARANASI YA DA BEYOĞLU, S. 134, Kumsalda Bir Köpek Öyküsünden
Bir babanın olma ihtimali olan yerlerin her birinin koca bir öykü barındırmasıyla bu öykülerde zamanın değişkenliği...
Yeter.
Daha fazla anlatmayayım.
Şaşırtıcı ve heyecan vericiydi.
Rıdvan Hatun'un Cehennemde İlahi kitabını okuyorum
Nicedir böyle anlık heyecanlanmalar yazmıyordum. Pek denk gelmiyordu çünkü
Kitaptaki İz öyküsünün tekniğine BA-YIL-DIM
İnteraktif öykü gibi ama okur doldurmadığı için tam da interaktif öykü denemez.
Bugün de böyle bir durum yaşayınca bunu esprili bir üslupla dile getireyim dedi. Şimdilik gönderileri yer işaretlerine ekleyerek daha önce "sonra bakarım" diye düşünüp unutmasıyla oluşan sevebileceği kitaplar hakkında bilgi edinmeyi unutma sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyor.
X neler oluyor diyor ya
Şu oluyor: X'te facebook ve Instagram'da olan otomatik alternatif metin özelliği olmadığından, Tuba, ilgisini çeken yorumlar olunca ve bu çok olunca sürekli görseli açıp bir ocr uygulamasına gönderme gerekliliği nedeniyle yoruluyor.😂