📌 "Klasik Dönem İslam Dünyasında Bilginin Yayılımı: RİHLELER" sempozyumunda tebliğleriyle toplantıya katkı sunan Nilüfer Kalkan Yorulmaz, Fatma Betül Altıntaş, Ayşe Nur Aslan, Tuğçe Günaydın, Fatma Yıldız ve Ayşe Güler hocalarımıza emekleri için hassaten teşekkür ederiz.
Stephen Burge'ün derleme tenkidi yöntemini incelediğim makalem yayınlandı. Bu makale @fbetul_altintas hocamızın önderliğinde @rkrygt@MusaEsit@TahaRAkay hocalarımızla çalıştığımız projemizin güzel meyvesi. Güzel bir sürecin heyecan verici sonucu.
https://t.co/Qj6QzqgwuE
@fbetul_altintas Çok teşekkür ederim hocam. Zevkli ve yetişmeye katkı sağlayan bir sürecin güzel bir meyvesi oldu. Sizinle ve arkadaşlarımızla çalışmak bir zevkti🌹
Eskiden başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı.
Yıllarca Türkiye’nin geri kalmışlığını bu milletin inanç değerlerine bağladılar.
Biz bu ideolojik bağnazlığa itiraz ettik.
“Biz yapamayız, biz beceremeyiz” diyen öz güven yoksunlarına kulak asmadan bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik.
Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik.
Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyor hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.
Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz.
Şaibeli mal varlığıyla gündeme gelen CHP’li Murat Emir neden servetinin kaynağını açıklayamıyor? CHP il/ilçe örgütleri sokakta emek verirken Murat Emir Ankara’nın emiri oluyor.CHP’liler bunu içinize nasıl sindiriyorsunuz? Bu paralar, mallar sizle de paylaşılıyor mu?
1945 yılında her yanı enkaz olan Almanya toparlanırken, iki atom bombası atılmış Japonya ayağa kalkarken, Fransa, İtalya savaşın yaralarını sararken Türkiye 52 yıl boyunca yerinde saydı.
1950-2002 arasındaki o 52 yılda Türkiye çok ağır badireler atlattı, çok ağır bedeller ödedi.
52 yılda Türkiye’de 39 hükûmet kuruldu. Bu, 52 yılda Türkiye’de ortalama her 16 ayda bir hükûmet değişmiş demek.
Hükûmetlerin ömrünün ortalama 16 ay olduğu bir ortamda yol yapamazsınız, okul açamazsınız, hastane inşa edemezsiniz, konut üretemezsiniz; tankın, topun, füzenin, uçağın, millî savaş gemisinin hayalini bile kuramazsınız.
Şimdi bize “tabii ki yapacaksınız, bu sizin göreviniz” diyorlar.
Elbette görevimiz, elbette yapacağız ama lütfen bir sorgulayın…
102 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partisi kimi zaman seçimsiz, kimi zaman darbeyle, kimi zaman koalisyon ortağı olarak hükûmetteydi. Kendisi iktidarda olmadığında fikirleri iktidardaydı. Acaba şu ülkede dikili bir taşları var mı?
Sevgili gençler…
Büyüklerinize sorun, belgeselleri izleyin,
açın arşivden o dönemin gazetelerini okuyun; anarşi, terör, huzursuzluk, belirsizlik, karamsarlık, umutsuzluk dışında hiçbir şey göremeyeceksiniz.
AK Parti’nin daha 15 ay önce kurulmuş olmasına rağmen 3 Kasım seçimlerinde %36 oy oranına ulaşabilmesi, esasen bir isyanın, bir itirazın, bir çığlığın, büyük bir değişim talebinin tezahürüdür.
AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi, açıkçası bir halk devrimi olmuştur. 23 yıl boyunca biz 3 Kasım devrimine sadakatle bağlı kaldık.
23 yıldır her seçimde kazanıyorsak işte bu, 3 Kasım seçim sonuçlarına olan sadakatimizin bir neticesidir.
Yeterli mi? Elbette değil. Daha yapacak çok işimiz var…
Bazı sosyal medya hesaplarında “Küresel Sumud Filosu İsrail saldırısı altındayken aynı bölgede Türkiye’den İsrail’e giden ticari gemilerin bulunduğu” ve dolayısıyla Türkiye ile İsrail arasında deniz ticaretinin sürdüğü şeklinde dolaşıma sokulan iddialar, kamuoyunu yanıltmaya dönük kasıtlı bir algı operasyonun parçasıdır.
Türkiye, 2 Mayıs 2024 tarihinden itibaren İsrail ile ihracat, ithalat ve transit ticaret işlemlerini tüm ürünleri kapsayacak şekilde tamamen durdurmuştur. Bu tarihten sonra gümrüklere yapılan çıkış bildirimleri ve ihracat beyannamelerinde İsrail’e yönelik herhangi bir işlem bulunmamaktadır.
Alınan ilave tedbirler kapsamında da İsrail bayraklı, sahipli veya iltisaklı gemilerin Türk limanlarına girişi yasaklanmıştır. Ayrıca İsrail’e gitmek üzere askeri yük taşıyan yabancı bayraklı gemilerin de limanlarımıza yanaşmasına izin verilmemektedir.
Yalnızca Filistin’e yardım veya ticaret yaptığını belgeleyen, her bir beyanı Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığı tarafından tevsik edilen ve gemide İsrail’e yasaklı yük bulunmadığına dair taahhüt veren gemilerin limanlarımıza girişine izin verilmektedir.
Uygulamanın başladığı tarihten bu yana çok sayıda İsrail iltisaklı geminin Türk limanlarına girişi engellenmiş; talimatlara aykırı hareket eden Türk bayraklı gemiler hakkında bayraktan çıkarma işlemleri tesis edilmiştir.
İddiaya konu edilen 7 geminin hiçbirinin Türkiye bandıralı olmadığı; 4’üne limanlarımızda herhangi bir yükleme yapılmadığı, 1’inin yalnızca başka limanlardan aldığı yükü ülkemize bıraktığı ve İsrail ticaretine aracılık etmediği anlaşılmıştır. Diğer 2 geminin ise liman çıkış beyanına aykırı şekilde Hayfa’ya gittiği için Türk limanlarına girişleri yasaklanmış olup ayrıca gerekli hukuki süreçler işletilmektedir.
Sonuç olarak bu tür algı yönetimlerinin Türkiye'nin Filistin'e desteğini gölgelemeye dönük bilinçli bir kampanyanın parçası olduğu anlaşılmakta olup; ülkemiz, Filistin halkının yanında durmaya ve kararlı tutumunu sürdürmeye devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@fbetul_altintas has just published an exciting volume, Beyond Orientalism: Conversations on Hadith and Islamic Studies in the West (trans. from Turkish). It includes interviews with scholars in Western academia (myself included!) on the current and future state of the field.
Çok güzel bir ekiple güzel bir projenin iki güzel meyvesi. Batıda son yıllarda yapılan hadis araştırmalarını değerlendirdiğimiz kitabımız ve çalışmalarını incelediğimiz kişilerle yaptığımız söyleşilerin yer aldığı iki güzel çalışma
“Güncel Oryantalizm Okumaları” kapsamında yürüttüğümüz uzun soluklu okuma grubumuz ve TÜBİTAK projemiz meyve vermeye devam ediyor 🍃Ekip arkadaşlarımın katkısıyla hazırlanan iki yeni kitap daha aramıza katıldı. Faydalı olması dileğiyle 📚
@TueGnaydn2@MusaEsit@TahaRAkay@rkrygt
“Güncel Oryantalizm Okumaları” kapsamında yürüttüğümüz uzun soluklu okuma grubumuz ve TÜBİTAK projemiz meyve vermeye devam ediyor 🍃Ekip arkadaşlarımın katkısıyla hazırlanan iki yeni kitap daha aramıza katıldı. Faydalı olması dileğiyle 📚
@TueGnaydn2@MusaEsit@TahaRAkay@rkrygt
📌1. Oturum |Hadis Araştırmalarında Yeni Yöntem Çalışmaları
👩💼Oturum Başkanı:Doç. Dr. Nilüfer Yorulmaz
🔹Sema Korucu Güven–Sosyal Medyada Hadis Karşıtı Söylemlerin Duygu Analizi (Sentiment Analysis) ile İncelenmesi
🔹Dr.Tuğçe Günaydın–Metin Analiz Programları(Voyant Tools Örneği)
1999 Marmara depremi sonrası, Beyazıt Öztürk bölgedeki izlenimlerini anlatıyor.
"Çıkan cesetlerin nereye götürüldüğü belli değil. Kimin olduğu belli değil. Sahibi belli değil. Kafa bir yerde, kol bir yerde.
Çocuklar böyle aç, perişan. Babalarını, annelerini bulamıyorlar.
Bu çıkan insanlar parklarda, bahçelerde yatıyor.
İnanılmaz büyük şikayetler var. Türk Milleti bunu unutmayacak. Bunun hesabını da teker teker sormaları lazım"
BASIN AÇIKLAMASI
Diyanet İşleri Başkanlığı, bazı sosyal medya mecralarında yer alan, bir Daire Başkanının hac konusunda yaptığı konuşmaya ilişkin açıklama yaptı
https://t.co/6wWoa9IxCR
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli❗
📌 Geçmişini iyi bilerek içselleştirmiş, o mirası gelecek kuşaklara aksettirmek isteyen, içinde yaşadığı dünyanın değerlerine de sahip, rekabet edebilen nesiller yetiştirmek istiyoruz.
#KöklerdenGeleceğe
🔹"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nde Türkçe alan becerileri, tüm beceri alanlarının temel bileşeni olarak ele alınmıştır.
Türkçe alan becerileri; anlama ve anlatma çerçevesinde dinleme/izleme, okuma, yazma ve konuşma becerileridir.
#KöklerdenGeleceğe@tcmeb@Yusuf__Tekin@MucahitYentur