Katil çocuk okulundaki öğretmenlerine ya da öğrencilere karşı bir tavrı olmayan içine kapanık bir kişilik. Babası da bu durumun farkında. Farkında olmadığı şey, WhatsApp profil resminin 2014’te ABD’de bıçakla ve silahlı saldırıda 6 kişiyi öldüren 14 kişiyi yaralayan Elliot Rodger isimli bir katile ait bir fotoğraf olması. Emniyet müdürü babası bir katilin resmini profil fotoğrafı olarak kullanmasının üzerinde durmamış.
Hatta 1 ay önce 14 yaşındaki oğlunun birdenbire silahlara merak sarmasının anlamını, yatak odasında bıraktığı tabancayı eline almasını ve kendisini atış yapmaya götürmesinin arkasında ne olduğunu çözememiş.
Bu yetmemiş gibi 14 yaşındaki oğlunu poligona götürüp silahla atış yaparken fotoğraflarını çekip yine WhatsApp üzerinden oğluna yollamış. 7 tane ruhsatlı silahı iki av tüfeğini yatak odasına ve mermi dolu sandığı ortaya bırakmış oğlu İsa da 5 silahı alıp okula gelerek öğrenci ve öğretmenleri katledip yaralamış.
Elbette onlar da çocuklarının böyle bir katliama kalkışmasını istemezlerdi, ama hiçbir bahane hayattan koparılan masum öğretmen ve öğrencilerin acısının ağırlığını hafifletmiyor. Oğlu ile ilgili anlattıkları, hatta daha fazlası bugün birçok evde yaşanıyor. O yüzden benzer sorunları yaşayanlar, odalarına kendilerini kapatıp dijital mecralarda kaybolan çocukları kazanmak için kolları sıvamalı.
Yoksa katil çocuk İsa’nın babası Uğur Mersinli gibi “Oğlum İsa Aras’ın mermilerin içinde bulunduğu sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum, oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir” gibi bahaneler üretmek çare olmuyor. O yüzden bu yaşanan acı olay tıpkı diğerleri gibi hepimize ibret olmalı. Eğer çocuklarımızın yaptıkları ile ilgilenmezsek hele hangi dijital mecrada neyle ilgilendiğinin üzerinde durmazsak, öğretmenlerimizin okulda gözlemledikleri sorunları geçiştirir, çocuklarımızla ilgilenmek yerine okul yönetimlerini suçlayarak anne-babalık yaptığımızı zannedersek hepimizin bir gün böyle bir durumun kurbanı olabiliriz.
Sorumluluklarımızı yerine getirmezsek hepimiz potansiyel bir “katilin” velisi ya da o katilin kurbanı oluruz.
Mete Komutan, 'İran'dan sonra sıra Türkiye'de' diyenleri gömmüş!
-"Ben sıraya alınacak bir devlet miyim? Neden kendinizi devamlı tokat yiyecek adamlarla aynı sıraya sokuyorsunuz?
Bu memleket o kadar küçük, değerleri o kadar aşağıda bir yer değil."
🚨 ARAKÇİ: Bunlar, ABD-İsrail ortak bombardımanında bir ilkokulda hayatını kaybeden 160'tan fazla masum genç kız için kazılan mezarlar. Cesetleri paramparça olmuştu.
İşte Bay Trump'ın vaat ettiği "kurtarma"nın gerçekte nasıl göründüğü.
CHP’li Murat Bakan yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi için “radikal İslamcı” diyor.
Bu kadar cehalet tahsille mümkün!
Ne radikalizmden haberi var ne İslamcılıktan…
Her halinden belli…
Bakan Çiftçi düz Müslüman.
Dümdüz.
Eklemesiz, çıkarmasız.
Mesela…
Biz “seküler” deyip geçiyoruz.
“Radikal dinsiz” filan demiyoruz.
Daha bunun “siyasal kafir”i var.
Zındık…
Müşrik…
Fasık….
Bir başlarsa öyle gider yani.
Literatür geniş.
Türkiye, Türkiye’den çok daha büyüktür.
Türkiye, 783 bin kilometrekareyle ufku sınırlandırılamayacak bir ülkedir.
Türkiye’nin itibarı, gücü, sözünün ağırlığı, ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir.
Yaşadığımız her hadise bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye, kendi tabii mecrasında geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor.
Nitekim Türkiye, aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu.
Filistinli kardeşlerimiz, özellikle de Hamas, çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi.
Bölgedeki diğer Müslüman ülkeler de görüşmelere destek oldu.
Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze’de yüzler buruk da olsa ilk defa gülmeye başladı.
Kim ne derse desin, Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her anlaşma bizim için de makbuldür.
Gazze’de katliamı durduracak her projeye desteğimiz tamdır.