Kitap sever adamım. Kitap fuarına geldim. Soruyorum 500 tl indirimli 400 diyor. Online bakıyorum 300 tl aynı kitap. Sonra vay anam yayınevleri batıyor. Ben tüketiciyim hangisi ucuzsa alır geçerim. Üstelik senin asıl müşterinim kalkmış gelmişim. Bana bunu yapıyorsun.
Biliyor musunuz, öldükten sonraki ilk yarım saat içinde kaslar kendini bırakıyor.
Göz açık, ağız açık kalıyor...
Muhtemelen tuvalet ihtiyacınız varken öldüyseniz de üstünüz başınız çiş olmuş olarak buluyorlar sizi bu yüzden.
Kan akışı durduğu için vücut 10 saat içinde kaskatı kesiliyor. 24 saat sonra da beden çürümeye başlıyor. Belki de dünyada gördüklerine dayanamayan göz: “Artık salın da bi gideyim ben,” der gibi ilk çürümeye başlayan organ oluyor. Dünyaya âb-ı hayat veren kadın rahmi, adeta insanlıktan umudunu kesmiyor ve en son çürüyen organ o oluyor.
Mide ve bağırsaklar da ilk çürüyen organlardan. Dünyanın tüm çerini çöpünü galiba yıllarca taşıyınca, onlar da “kaçan kurtuluyor” mantığı ile sanırım salıveriyorlar kendilerini. Bakteriler organları sarınca mide ve bağırsaklar da gaz birikiyor, karın şişiyor, takriben 15. gün civarında “rahmetlinin mezarından ses geliyordu” diyorlar sizin için. Karnınız toprak üstünden duyulacak kadar şiddetli bir ses ile patlıyor.
40. gününüzde kaslar etten sıyrılmaya başlıyor. Saçma bir inanış ama kaslar sıyrılırken ceset acı çekmesin diye o gün yemek veriliyor, adına hayırlar yapılıyor. Bakteriler içten yok ederken, dışarıdan da et sineği göze ve buruna larva bırakıyor. Bu sinekler yiyecekleri bitene kadar burada kalıyor ve ölüyor. Ölen bu sinekleri yemek için başka böcekler geliyor. Geriye sadece kemikler kalana kadar bu istila devam ediyor. Yaklaşık bir yıl sonra iskelet olarak kalıyorsunuz.
Ve biz bütün bu ilmi biliyor olmamıza rağmen saçma şeyler ile hayatı kendimize dert ediyoruz. Aptalca şeylere kırılıyor, dert edinilmeyecek şeylere üzülüyoruz.
Bunca savaşı, bunca kavgayı, bunca istilayı, bunca gözyaşını akıbetimiz olan bu son için yaptığımızı düşününce zihnimde "Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir." ayeti yankılanır hep.
Et sineklerinin bir yıl içinde tüketeceği bedenimizin ukbası için bu kadar çaba, bu kadar hırs uzaktan baktığında gerçekten komik görünüyor.
Bir midenin akıbetini sonunda patlamak olduğu şu dünyada, bir mideyi doldurmak için atom bombaları patlatan insan nefsi nasıl ziyanda olmasın ki?
İnsan gerçekten ziyan da ve gerçekten zamana and olsun.
Ezgi Akgül
30 Eylül 2024
Gazze’de çadırlara bile bombalar yağıyor ! Bu çağda bu korkunçluk, bu vahşilik, bu hissizlik. Dijitalleşme, medeniyet, yapay zeka falan derken; duyguları körelmiş, yeni insan böyle daha çirkin, daha ilkel.
#RafafOnFıre#GazzedeÇocuklarÖldürülüyor
Son asrın en büyük katili Netanyahu...
Sen, önce kendi milletin tarafından taşlanacaksın ve ardından tıpkı Miloseviç gibi dost bildiğin Batılılar tarafından sanık sandalyesine oturtulacaksın.
İsrail Ordusu: ‘Refah'ın bombalanması sonucunda yangın çıktı ve siviller yaralandı.Olay inceleme altında ve ilgili soruşturma sürüyor.’
Baktılar ki dünya ayağa kalktı hemen inceleme, soruşturma kelimelerini kullanmaya başladılar.
Klasik kirli savaş taktiği.
Kahrolasın Netenyahu!
Mansur Yavaş: "Hayvanseverlere saygı duyuyorum ancak bu popülasyonda sadece kısırlaştırarak önlem almak mümkün değil.
Çok istiyorlarsa hayvanseverler sahiplensinler, biz de destek oluruz. Avrupa'da sokakta tek bir sahipsiz hayvan yok."