Selim İmamoğlu ülkemiz adına yaptığı değerli çalışmalar sonucunda Alman Fizik Derneği tarafından sunum yapmak üzere aldığı davete, yurtdışı çıkış yasağı nedeniyle katılamıyor.
Ben de uzun süredir yurtdışı çıkış yasağım nedeniyle yurtdışındaki siyasi faaliyetlere, kongrelere, projelere katılamıyorum.
Koltuğunu yurdundan çok sevenlerin ailelere, evlatlara, Türk gençlerine yaptıkları muamele bu işte.
Nice genç aynı keyfiyetin kurbanı.
Ama işe yaramayacak.
Çünkü biz 150 yıldır istibdata karşı hürriyeti haykıran gençliğiz.
Atatürk’ün evlatlarıyız.
Halkımızı sevmekten, vatanımıza hizmet etmekten vazgeçmeyiz.
Ben yılmadım.
Selim de yılmaz.
Biz yılmayız, yıldırırız.
Vergilerimizle çalışan devlet televizyonu TRT’nin yandaşlığı aşan iftira yayını yapması serbest, bu tutumun protesto edilmesi yasak..
Yasaklarınızla birlikte ve hep beraber, tarihin çöplüğüne gideceksiniz..
"Bu şema Gökçek’in nasıl bir örgüt kurup Osmanlıspor’u, ailesine ve ailesine ait kurumları nasıl beslediği ve nasıl ihalelerin verdiğini gösteriyor. Ama bugüne kadar hiçbir dava konusu edilmedi. Biz bunlarla alakalı suç işlemek için çete kurmak hakkında dilekçeyi hazırlıyoruz."
Bugün midemizi bulandıran, içimizi kaldıran şeyler oluyor diyorduk kiii… Genel başkan ve parti zekamız devreye girdi. Günün kaybedeni yine Ak Parti genel başkanı oldu.
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller olarak mücadeleye devam edeceğiz !!
SON DAKİKA | Özgür Özel:
"Etkin pişmanlıktan yararlanıp iftira atmış olanlara sesleniyorum.
Avukatınızı çağırın, başınızdan geçenleri el yazınızla yazıp notere kapalı zarflatın. Günü geldiğinde bu ifadenizi makbul itiraf ve devletle işbirliği sayacağız."
Bu ülkede, CHP’nin demokrasiye sapladığı hançerler dışında, sandık daima milletin ve siyasetçinin baş tacı olmuştur.
Anayasa ve Seçim Kanunu değişmediğine göre cumhurbaşkanı ve milletvekilliği seçimi 2028 yılında, mahallî idareler seçimi 2029 yılında yapılacak.
Takvimde parmağını rastgele bir pazar gününe bastırıp “şu tarihte seçim yapılsın” demek CHP’nin hayali olabilir ama siyasetin ve milletin böyle bir gündemi yok.
Millet en son seçimde bize %52,18 ile ülkeyi 5 yıl yönetme görevi verdi. Allah’ın izniyle bu süreyi sonuna kadar kullanacağız.
Dolayısıyla CHP Genel Başkanı’nın şu anda hangi sandıktan, hangi seçimden bahsettiğini bilmiyoruz.
Bunlar sandığı kendi iç mücadelelerinde sergiledikleri tiyatronun bir aksesuarı sanıyorlar.
Hâlbuki sandık, namustur.
Cumhuriyet de bir kurallar ve kurumlar rejimidir.
Şayet Cumhuriyeti ve demokrasiyi hukuk önünde hesap veren hırsızları milletvekili yapıp yargıdan kaçırma projesine dönüştürmek istiyorlarsa hiç kusura bakmasınlar, millet buna asla müsaade etmez.
Cezaevlerinden Meclise tünel kazma işi, siyasetin işi değildir.
İster valizde ister baklava kutusunda olsun; rüşvet aldıysanız, vatandaşa harcanması gereken kaynakları birilerine peşkeş çektiyseniz…
Milletin namusunuza emanet ettiği belediyeleri arpalığa çevirdiyseniz…
Kusura bakmayın, yargıya tıpış tıpış hesap vereceksiniz.
Şu gerçeği CHP’nin kabullenmesinde fayda olduğuna inanıyorum:
CHP yönetimi hırsıza, yolsuza, sahtekâra sırf kendi partilerinden diye hoşgörülü davranabilir fakat devletin hiçbir kurumu böyle yapmaz, yapamaz.
Çalınan her kuruşun, alınan her rüşvetin, çökülen her kamu malının hesabını hukuk önünde sormak, yargı ve emniyet birimlerinin asli vazifesidir.
Biz de anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde gerekenin yapılması için üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.