Polisiye sevenler bilir.
Sherlock Holmes bir soruşturmayı, bekçi köpeğinin havlamaması bulgusuyla çözer. (Silver Blaze)
Köpek havlamadığına göre katil tanıdıktır.
Bu durumu fon krizine de uyarlayabiliriz.
Denetleyici, düzenleyici kurumlara İngilizce'de 'bekçi köpeği (watchdog)' denir.
Bu kurumlar bir sorun gördüklerinde havlayarak alarm verirler.
Fon vurgunu devam ederken Türkiye'deki düzenleyici ve denetleyici kurumlar da harekete geçmemiştir (yani havlamamışlardır)
Çünkü hırsız tanıdıktır.
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
Yeni Parti, Fatma Betül Sayan Kaya'nın borsa vurgununu ortaya çıkarmasa, olayı fon yöneticileri ile en fazla Mustafa Sandal'ın eşine yıkıp kapatacaklarmış.
Çünkü kimin paraları çekip çıktığının tespiti 1 dakikalık iş.
Nerede bu isimler?
İBB davasında HTS detaylarına kadar konuşan, benzinlikteki 15 dakikalık molayı anlatan, henüz etkin pişman olmamış Muhittin Böcek'le ilgili kehanette bulunan Adalet Bakanı burada gram detay vermiyor. Hani nerde yandaş medyata yağmur gibi yağan sızıntı bilgiler, görüntüler, telefon mesajları?
İddialar doğruysa; bu skandal çok farklı. Bu kez; AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hazineden, halkın emeği ile var ettiği kaynaklardan çalmadı. İhalelerden götürmedi. Artık yeni bir aşamaya geçildi. Dolandırıcılıkla doğrudan insanların parasını aldı. Düşünün: İktidar partisinin genel başkan yardımcısı insanları milyarlarca lira dolandırdı. Ve saatlerdir AKP’den de Fatma Betül Sayan Kaya’dan da açıklama bile yapılmıyor. Parasını çaldığı insanlarla ilgili arandığı zaman ‘Müsait değilim’ diyebiliyor. Bu ülke bu kadar çürüdü işte.
Ne kadar ağır bir süreç yaşıyoruz, değil mi? Paramız pul olmuş, yurttaşlarımız çoklu bunalımların altında ezilip cinnet getiriyor, arkadaşlarımızın çoğu memleketlerini bu kadar severken yurt dışında bizden uzakta yaşamak zorunda kalıyor. Kalanlarımızsa her güne yeni bir hukuksuzluk, yeni bir yoksullaşma ve yeni bir skandalla uyanıyor. Bütün bunların ortasında çalışmaya, üretmeye, gülmeye, normal bir hayat sürdürmeye çabalıyoruz. Belki de en ağır olanı, yaşadığımız her şeyin olağanmış gibi kabul edilmesi ve alışılması. Bu kadar keder, öfke, çaresizlik ve yalnızlık normal değil.
Muammer Karaca’nın elinde avucunda ne varsa toplayıp kurduğu ve 1955’te kapılarını açan Muammer Karaca Tiyatrosu, @IbbMiras ‘ın gerçekleştirdiği restorasyon sonrası bugün kapılarını açtı.
Burada sahnelenen ilk oyun, “Etnan Bey Duymasın” isimli üç perdelik bir politik halk güldürüsüydü. Oyunda Muammer Karaca’ya Adile Naşit, Gülriz Sururi, Renan Fosforoğlu ve Selim Naşit Özcan gibi usta oyuncular eşlik ediyordu.
1973’e kadar yaklaşık 4 bin kez sahnelenen Cibali Karakolu ile hem önemli bir başarı ve istikrar yakalayan hem de kırılması zor bir rekora imza atan tiyatroda ayrıca Lüküs Hayat, Sabık Bakan, Bulunmaz Uşak ve Şenlik Palas gibi döneme damga vuran güldürüler de defalarca kez oynandı.
2012’den beri kapalı olan sahnenin yeniden Beyoğlu’nda parlayacak olmasından çok mutluyum.
Tekrar tekrar teşekkürler @IbbMiras@mhrpolat@ohnearkitekt@TVolkanAslan
Maaşının yüzde 40-60'ı kiraya giden, kredi, kredi kartı çevirerek yaşamaya çalışan, emekli maaşı çerez olmuş çalışmak ya da çöp toplamak zorunda kalan yaşıların ve bir cep telefonu için hiçbir şey harcamadan on ay çalışması gereken geleceksiz gençlerin ülkesiyiz. Sefil haldeyiz .
Fon vurgunu konusunda yapılan tutuklamalar, AKP’nin bir göz boyamasıdır!
AKP’nin planına göre;
Tutuklananlar, en fazla genel seçimlere kadar içeride tutulup, eğer seçimi AKP kazanırsa, genel seçimden hemen sonra serbest bırakılacaklardır.
Çünkü bu fon vurgununa dahil olan siyasi ayağın kimler olduğunu, bu kişiler biliyor.
Tutuklananlar, fon vurgununa karışan siyasi ayağı bildikleri sürece de, kendilerini güvence altına almışlar demektir.
Manipülasyon sürecinde hisse alıp satan bürokratlar, onları bilenler tarafından ifşa edilebilecekleri için şu anda gizli bir şantaj altındalar.
Bu oyunu bozmak zorundayız!
O nedenle soruşturmanın selameti için⬇️
Tera şirketinin manipülatif kapalı fonunun oluşturulması ve halka arz edilmesinden bugüne kadar geçen süredeki izinleri veren ve görevde olan;
Tüm SPK üyeleri!
Ya istifa etmelidir ya da mevcut koşullarda görevden alınabilmeleri için derhal bir kanun değişikliği yapılmalıdır!
Ayrıca bu süreçte görevde olan;
Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Takasbank yönetim kurulu üyeleri derhal görevden alınmalıdır!
Soruşturma boyunca;
Bu üyeler, kamudaki diğer görevlerinden de el çektirilmelidir!
Bir gün değil, bir ay değil, tam beş yıl boyunca; bu devasa fon vurgunu süresince, tüm uyarılara rağmen uyuyan veya uyuyor numarası yapan;
Bu yönetim kurulu üyelerinin⬇️
1. HTS kayıtları incelenmelidir (Fon yöneticileriyle baz veriyor mu?)
2. Mal varlıkları tedbiren dondurulmalıdır.
3. Kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının ve çevrelerinin hesap hareketleri incelenmelidir. Mal varlıklarında olağandışı artışlar var mı tespit edilmelidir.
4. Maaşlarıyla uyumsuz mal varlığı artışları varsa soruşturulmalıdır.
5. Görevi ihmal isnadıyla derhal bir iddianame hazırlanmalıdır.
Devletin itibarı, soruşturmanın selameti ve tüm mağdurların hakkını arayabilmesi için bu adımların atılması şarttır!
Holdinglerin, sarı sendikaların onların yönlendirdiği yargının esiri olmayı reddediyoruz.
Hesabımı erişime kapatanlar işçi sınıfı ve emekçi halkı zenginin kölesi yapmak için seferber olanlardır!
Bizim sesimiz işçi sınıfının kurtuluşu fikrini taşır!
Hiçbir güç bizi engelleyemez!
2 ay önce X hesabımdan uzun uzun anlatmıştım.
Koskoca Türkiye'nin koskoca başkentinde bir tane bile solum destegi veren yaşlı bakım merkezi yok diye..
Sorun öyle büyük ki aylık geliriniz ortalama 130-150 bin TL değilse, özel kurumlara da yatamıyorsunuz demiştim.
Haliyle gördüm ki bu sadece benim meselem değil.
Anası babası yaşlanan, kendisi yaşlanacak olan, hatta henüz genç ama bir beyin kanamasıyla dünya ile ilişkisini kesecek ama kalbi attığı için yaşadığı söylenecek herkesin meselesi..
Sag olsun Now Haber ekibi de gelecekte ülkemizin en büyük sorunu olan konuya parmak bastı. Sevgili Merve Görgün'ün dosya haberine biz de birkac kelam ettik.
Öncelikle kendilerine teşekkür ediyorum. @dogansenturk@ozngndgdu@mervegorgunnn@nazliyerebasmaz
Ve son duruma gelirsek...
7 aydır yüksek enfeksiyon riski nedeniyle camekanlı bölümden cıkarmadıkları teyzemi bir sabah apar topar hasta yatagi, mama makinası, doktoru, solunum destegi olmayan bir bakımevinin 4 kisilik odasına yatirdilar.
Teyzem 24 saat dayanamadı ve yuksek enfeksiyonla yeniden Bilkent Sehir Hastanesi yogun bakıma kaldirildi.
Dedik ki bu kadın 7 ay icinde defalarca solunum sorunu yasadı, boğazını bir actiniz bir kapattınız.
Bu kadin enfeksiyon riskli diye yanina kimseyi almadiniz.
Bu kadinin tam tesekkullu bir yerde kalmasından baska çaremiz yok!
Ve bugun Saglik Bakanlığı arayıp, "Doktorunuzla konuştuk. Kendisi soluk almaya başlamış. Antibiyotik tedavisi de bitmiş. Yeniden cikartacaklar..."
Ee dedim siz hangi sorunu çözdünüz simdi?
Doktorla biz konusmayi bilmiyor muyuz?
Tamam çıkartayım ama nereye?
Diyor ki "Bu sorunu Aile Bakanlığı ile konuşun..."
Yahu dün de onlarla konuştum o da "Saglik Bakanligi ile görüşün" diyor. Çünkü Bakanliga bağlı böyle bir merkez yok!
Velhasıl çaresiz, sahipsiz ve yapayalnız bıraktılar bizi de bu sorunu yaşayan binlerce aile gibi..
Sayın @RTErdogan Gecen hafta bir konuşmamızda "Turkiye'nin her sorununu çözdük, sağlam zemine oturttuk. Lider ülke olma yolunda ilerliyoruz" dediniz.
Benim artık konuşacak, şikayet edecek sizden başka merciim kalmadı.
Şikayet ediyorum!
Ülkemizde yaşlıların ve engellilerin kalacak yeri yok.
Ne aile bakanınız, ne saglik bakaniniz size tek kelime etmemiş demek ki.
Mesela yarın Mahinur hanimi çağırıp, 70 milyonluk ülkelerde bile 15 bin bakimevi varken, 83 milyonluk Türkiye'de neden ozel-kamu toplam 480 bakimevi var diye sorar mısınız?
Ya da fiyat kotası koydukları özel merkezlerin, bakanlıgı hice sayarak fahis fiyat uygulamaya nasıl cesaret ettiklerini sorar misiniz.
Ya da nasil denetliyorsunuz ki bu kurumlar sizi dinlemiyor der misiniz?
Ben söyleyince "Şikayet edin" dediler.
Ee onu da mı ben yapayım? @MahinurOzdemir
Ya da saglik bakanina..
Bilinci kapalı, enfeksiyon riskli, mideden beslenen her yeri hortuma bagli bir hastaya, ömrünün sayılı günlerinde, insanca ölmeyi sağlayacak bir merkezlerinin neden olmadığını sorar mısınız? @drmemisoglu
Ben aylardır arıyorum, konuşuyorum. "Haklısınız, imkan yok, bütçemiz yok" cevabı aldım hep.
Bir de siz sorar mısınız lütfen, büyük ve güçlü Turkiye'ye yaşlıları ölüme terk etmek yakışıyor muymuş?
Ya da vekillerinizi çağırıp, "Madem böyle bir sorun var, neden biriniz çıkıp mecliste dile getirmedi" der misiniz?
Ya da çağırın beni, 7 aydır ne yaşadık anlatayım. Ülkemizin her sorununun cozulmedigini, birilerinin size gerçekleri anlatmadığını..
Bu ülkede, zengin olmayana insanca ölmeyi bile layık görmüyorlar. Lütfen sosyal politikaları yeniden gözden geçirin Sayın @RTErdogan
Birkaç gündür iyi hissetmiyorum. Beni yoran, kendi hesabıma gelen engelden ya da akla mantığa sığmayan bir soruşturmanın parçası olmaktan çok (bu kafkaesk absürtlükten, ismimi listelerde, profilimi sakıncalı insanlar kolajı görsellerinde görmekten zaman zaman kara bir hüzün ve neşe karışımı hissettiğimi de söylemem lazım), art arda gelen "erişime engellendi" duyurularını görmek ve herkesin sürekli yeni hesabını duyurmaya çalışmasına yardımcı olmaya çalışırken yaşadığım yorgun üzüntü. Eminim bu yorgunlukta yalnız değilim.
2009'dan beri kullandığım hesabımın tamamen erişime engellenmesi bir hak ihlali. Hukukçuların da hatırlattığı gibi, hangi içeriğin hangi gerekçeyle tedbir kararına konu olduğunun açıkça belirtilmesi gerekiyor ve sadece o içerik tedbiren engellenebilir. Normalde yani. Ama uzun zamandır normal bir evrende yaşamıyoruz.
Hesabımın engellenmesi, sanki zihnimin bir kısmına da erişim engeli getirilmiş gibi hissettiriyor. Bu yüzden ara sıra o hesaptan ekran görüntüleri alıp burada güncel notlarla paylaşacağım. Bu benim için hafızama, zihnime ve gerçeğime sahip çıkmanın, sansürle kaybettiklerimin yasını tutmanın bir yolu olacak sanırım. Tekrar günaydın. Gün aydın olana kadar, dayanışma ile günaydın 🌱
Hesabı kapanan arkadaşlar yeni hesap açın!
Yurtdışında Twitter’a class action davası çalışmalarımız devam ediyor. Yani emsal davası! Büyük tazminatlar da alacağız.
Kapanan her bir hesabınız için tazminat alabilirsiniz! @elonmusk@X#ErişimEngeliniDurdur#StopAccessBan
MERHABA CANIM
Korkma
Korkmasam "korkma" diye seslenen de olmazdı herhalde. Herhalde korkacağım, korkacağım ki tedbir alacağım. Bu en temel hayatta kalma içgüdüsü.
Korka korka, korkmaktan usanmışsak peki? Hayatımız başlı başına meydan okumaysa ezberlere? Hayat bizi yorduysa ve kaybedecek pek de bir şeyimiz kalmadıysa?
Olur mu? İnsan, 15 yıldır yazıp çizdiği, sesini duyurduğu x hesabı kapatılır diye bile korkar? Öyle değil mi?
Peki öyleyse tedbir alayım.
Hazır henüz kapatılmamışken hiçkimse okumayacak gibi içimi dökeyim şuraya.
Yarın öbür gün, bir başka 12 Eylül anlatısına katkısı olur belki de yazdıklarımın...
Önümden kelepçeyle geçiriliyor arkadaşlarım. Ben niye hâlâ dışardayım? Biri "yakın kendinizi, bizi uğraştırmayın" diye yazıyor çünkü bunu yazabiliyor. Köşe başındaki gazete bayiinde gazetenin manşeti "lgbti inlerine girildi"!
İnde mi yaşıyorum ben? Evet evi bir iki gündür temizleyemedim ama hâlâ in sayılmaz. Bir iki kriminal vakayı dahil ettikleri ve yüzbinlerce insanı "sıra sizde" diye tehdit ettikleri operasyonlar nerde biter bilinmez. Kalkıp evi toplamalıyım. Gelirlerse ayıp olmasın!
Müstehcenlik suçlaması getirmesinler şimdi durduk yere, dolaptaki kıyafetlerimi gözden geçireyim bari. Şu son paylaştığım fotoğraftaki atletim müstehcen miydi acaba? Silmedim. Silmem de. 30 yıla yakın televizyona takım elbisemle çıktım ben. Emekliyim artık. İster atlet giyerim ister giymem bile. Kime ne? Telefonları karıştırıyorlarmış içerde. Dur galerimdeki fotoğraflara da bir bakayım. Mahcup olmayalım içerde.
Mart'ta gelir vergisi ödenecek diye not var galeride. Unutup da parayı harcamayayım diye. Hatırlatıcı.
E şimdi kendi ödediğim parayla alınmış kelepçeyle mi götürecekler beni evden? Ben seçmek isterdim doğrusu. En azından rengini.
Sahi vergi kaçıranlar, insanları suça sürükleyenler, gerçek çeteler, üç kağıtçılar, ırz düşmanları cirit atacak, bizler mi içeride yatacağız?
Komşular da tempo mu tutacak, alkışlar eşliğinde aslanların önüne mi atılacağız arenada? Ne vakit imparator sıkışsa Roma'da, bir kaç köle atarmış ya aslanlara. Var mı bundan âlâ temâşa...
Ben kölelerin yanındayım, aslanların ve komşuların karşısında. Aslanların ve komşuların günahı az. Asıl imparatorun dimdik karşısında...
Yazsın bakalım tarih bizi de direnenler safında. Varsa bir hakkım, okuyana ve ses çıkarana helal ola. Zulme direnenlerin alnından öperim. Elbette rızaları varsa.
Allah'a emanet olun...
Neye şaşırdın? Şaire de mi şaşırırsın? Ne diyor Şair Arkadaş Zekai:
"annemi ve allahı da çok severim
annem de allahı çok sever
biz bütün aile zaten biraz
allahı da kedileri de çok severiz.
ah canım aristophones
barışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorum
ölümü de bir giz gibi tutuyorum içimde
ölümü tanrıya saklıyorum
ve bir gün hiç anlamıyacaksınız
güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum
düşüvericek ellerinizden ellerinizden ve
bir gün elbette
zeki müreni seviceksiniz
(zeki müreni seviniz)"
Buradayız, sözümüzü söylemeye devam ediyoruz.
ALİKEV’in X hesabı, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında erişime engellendi.
İfade özgürlüğünün ve bilgiye erişim hakkının demokratik bir toplumun temel unsurları olduğuna inanıyoruz. Gençlerin haklarını savunmaya, eşitlikten ve özgürlükten yana sözümüzü söylemeye ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
Mevcut Instagram hesabımızın da erişime engellenmesi ihtimaline karşı, çalışmalarımızı takip edebilmeniz ve bizimle iletişimde kalabilmeniz için X ve Instagram’da yedek hesaplarımızı açtık.
Yeni hesaplarımız:
X: @alikevorg_
Instagram: @aliismailkorkmazvakfi_org
Yeni hesaplarımızı takip etmenizi ve bu duyuruyu paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmamıza destek olmanızı bekliyoruz.
Buradayız. Dayanışmayla devam ediyoruz.