Özünü insanın cebirinden gayri gören, nefsinden uzaklaşan canların matemleri Hak erenler katında kabul olsun.
Muharrem ayı; canların, Hakk’ın makamı olan gönüllerden cebirin ve kinin uzaklaştırıldığı, insana ve evrene karşı zalimliğin, haksızlığın lanetlendiği bir irfan ve muhasebe zamanıdır.
Bu ay; birlik, kardeşlik ve barış duygularının güçlendiği, mazlumun yanında durmanın, özü dara çekmenin ve gönülleri insan olma onuruyla yıkamanın çağrısını taşır.
Zalime karşı direnişi, haksızlığa karşı adaleti temsil eden Muharrem ayındayız.
Kerbela’nın acısını ve Muharrem yasını tüm canlarımızla birlikte gönlümüzde hissediyoruz.
Bu yas bize; geçmişin zalimlerini unutmamayı ama çağın zalimlerine karşı da mazlumun safından ayrılmamayı öğütlüyor.
Muharrem ayının ülkemize ve tüm insanlığa adalet, sağlık, huzur ve bereket getirmesini; tutulan oruçların, paylaşılan lokmaların, edilen duaların Hakk katında kabul olmasını diliyorum.
Bin defa mazlum olsa da bir defa zalim olmayan tüm canları selamlıyorum.
Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç.
Silivri halkı 31 Mart’ta sandığa gitti, oyunu kullandı, Bora Balcıoğlu’nu başkanı seçti.
Azılı bir suçlu gibi yine sabah baskınıyla, yine polis araçlarıyla, yine “yolsuzluk” iddiasıyla hedef alındı.
Bora başkanım; sen doğduğun topraklar için mücadele ettin. Silivri seni seçti, çünkü seni tanıyor. Biz de seninle durmaya devam edeceğiz.
Silivri halkına sesleniyorum: Bu muhterislerin çaresizliğidir. Merak etmeyin biz bu kötülüğü bitireceğiz. Sandık gelecek, onlar gidecek.
Binalardan çıktık, milletle yürüyoruz.
Bu hikaye birbirini çok seven Türkiye Cumhuriyeti’ndeki herkesin hikayesidir.
Milletin hikayesidir.
Başladığımız hiçbir işi yarım bırakmadık, bu yürüyüşü de yarım bırakmayacağız!
Son kale Cumhuriyet’e inananların yüreğidir.
Yol zor.
Yük ağır.
Ama hiçbir karanlık mücadelemizden büyük değildir.
Tarihin doğru tarafında duran canım Trakyalılara, Lüleburgazlılara yürekten teşekkürler.
Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı.
Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.
İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız.
Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve “arınma” ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan “saray kayyumu” da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
https://t.co/39BNFNzjca
Her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında, zalimin karşısında duran Alevi canlarla yüreğimiz birdir.
Ne diyordu Pir Sultan?
‘Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.’
Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim.
Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim!
Bazı yoklukların yerine hiçbir şey konmuyor.
Yük ağırlaştığında,
omuz verecek bir dost aradığında,
dönüp bakınca eksikliğini hissettiğinde…
Birlikte yürüdüğümüz yollar burada. O yollardan çok daha fazlasını yine seni yanımızda hissederek aşacağız.
Hatıran da hayallerin de bize emanet…
En zor koşullarda ve zamanda hiçbir arkadaşını yalnız bırakmayan Ferdi Başkan’ın beni en son Silivri ziyaretindeki güç veren kucaklaması, uzun boyuyla başını eğip omzuma koyarak yiğit duruşu ile “Seni asla yalnız bırakmayacağız” sözünü ve o güzel ruhunu hiç unutmayacağım.
O hep benim yoldaşım olacak!
Mekanı cennet, ruhu şad olsun!
İftiralara karşı yanıtımdır!
Babam Hasan İmamoğlu’nun işlettiği herhangi bir okul olmamıştır.
Olmayan bir okulun FETÖ iltisakı sebebiyle kapanması da söz konusu olamaz.
Böyle alçakça iftiralar benim ve ailemin üzerine yapışmaz!
Bu iftiraları atarak komplo kuran kişi ve kurumlarla elbette hukuk önünde hesaplaşacağız.
Tam bağımsız Türkiye vazgeçilmez ilkemizdir!
Mücadelemizin karakteri yüksek cesaret, azim ve kararlılıktır. Mücadelemizin neferleri bu bilince sahip 86 milyon yurttaşımızdır!
Mutlaka başaracağız.
Yürüyelim arkadaşlar!